Tarihte bugün: 11 Temmuz - Bosna Soykırımı

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 11 Temmuz günü yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, 1995 yılında Bosna'da gerçekleştirilen Müslüman soykırımını anlattı

Tarihte bugün: 11 Temmuz - Bosna Soykırımı

11 Temmuz

1929 - Of ve Sürmene çevresinde sel ve heyelan felaketi; 700 kişi boğuldu, 3500 kişi açıkta kaldı.
1933 - Sümerbank, resmen faaliyete geçti.
1960 - İdam cezasında yaş haddi kaldırıldı.
1962 - Atlantik ötesine ilk kez uydu aracılığıyla televizyon yayını gerçekleştirildi.
1963 - Eski İstanbul Üniversitesi rektörü ve Verem Savaş Derneği Başkanı Profesör Dr. Tevfik Sağlam öldü.
1971 - Sabahattin Eyüboğlu, İsviçre asıllı piyanist Magdi Rufer, edebiyatçı Azra Erhat ile Vedat Günyol ve Yaşar Kemal’in eşi Tilda Gökçeli gözaltına alındılar.
1975 - Eski Çin’in başkenti Şian’da, 2000 yıl öncesine ait, kilden yapılmış, gerçek boyutlarda ve savaş donanımlı 6000 kişilik bir ordu bulundu. Toprak Askerler'in hiç birinin diğerine benzememesi şaşkınlık yarattı.
1979 - Abdi İpekçi cinayetinin katil zanlısı, Mehmet Ali Ağca ve Yavuz Çaylan yakalandı.
1980 - Ordu’nun Fatsa ilçesine yüzlerce asker ve polis “nokta operasyonu” düzenledi, sokağa çıkma yasağı ilan edildi ve bütün evler arandı. Sol görüşlü bağımsız Belediye Başkanı Fikri Sönmez de dahil olmak üzere 300 kişi gözaltına alındı. İçişleri Bakanı, Başkan Sönmez'i görevden aldı.
1982 - İtalya, İspanya'da düzenlenen Dünya Kupası'nda, Batı Almanya'yı 3-1 yenerek FIFA Dünya Kupası'nı üçüncü kez kazandı.
1984 - Özel dershanelerin yeniden kurulması yasalaştı.
1978 - Bedrettin Cömert, Türk eleştirmen ve çevirmen (d. 1940)
1992 - İzmir'in 3. devlet üniversitesi olan, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) kuruldu.
1992 - Kapatılan Sosyalist Parti yerine, İşçi Partisi kuruldu.
1994 - Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanlığı, PKK eylemlerini gerekçe göstererek er ve erbaşların terhislerini 4 ay erteledi.
1995 - Bosna Soykırımı: Ratko Mladiç komutasındaki Sırp ordusu, Bosna-Hersek'teki Srebrenitza Bölgesi'nde, toplamda yaklaşık 8000 Boşnak'ın öldürüldüğü Srebrenitza Katliamı'na başladı.

Tarihte Bugün
Bosna Soykırımı

Bugünün en ilginç olayı, şüphesiz 11 Temmuz 1995 günü gerçekleşen, 8000 Müslüman Boşnak’ın öldürüldüğü Bosna Soykırımı olarak bilinen Srebrenitza Katliamı'dır.

Bosna Acısı nasıl anlatılabilir. Bir Gazetenin sınırlı satırlarında bu acı anlatılabilir mi? Belki kısa bir ansiklopedik bilgi verilebilir. Ama ne kadar akılda kalıcı olabilir.  Ama bu acıyı oldukça iyi aktarmış bir roman var SEVDALİNKA…
 21. yüzyılda Bosna’da gerçekleşen etnik bir katliam, soykırım. Sevgi ve nefret. Toplu mezarlar. Kan ve gözyaşı arasında yeşeren bir aşk. Aşkı ve evliliği arasında sıkışan, çaresizlik içinde ama çok güçlü bir kadın: Nimeta. Kan, gözyaşı ve acıyla yoğrulan ama adını anonim Boşnak sevda türkülerinden alan bir roman. 
Bu romandan seçtiğim bazı cümleleri alfabetik sırayla sizle paylaşarak, bu acılar bir daha yaşanmasın diyorum;
Acılar bile özgür ortamlarda çekilmeliydi.
Allah’ın adını kullanarak, insanlara Allah adına eziyet ve kıyım yapan herkes şeytandır.
Asırların birikimi insanları teknolojinin en üst kademelerine ulaştırmış, zekâlarını geliştirmişti, ama aynı insanların iç dünyaları, davranış biçimleri, iki ayaklarının üstüne dikildiler dikileli sanki hiç gelişmemişti.
Bakma Avrupalıların öyle insan hakları havarisi kesilmelerine filan. Kendilerinden olmayana hiç merhametleri yoktur.
Batı’nın o insan hakları bayraktarı ve insan hakları baş savunucusu ülkelerin, asla yardımlarına koşmayacağını anlamışlardı sonunda.
Bir yanardağ sadece kendi yüreğinde patlayıp sönmüştü ve söndüğünde külleri sadece onun gönlünü mezara çevirmişti.
Boşnaklar, kimsenin toprağında gözleri, dini inanışlarında zorlama olmadığı halde, Balkanlar’da varoluşlarından beri barış yüzü görmemişlerdi…
Dışarıda tahmin edemeyeceğin kadar gaddar bir savaş var. Hiç kimsede insanlıktan eser kalmamış. Ne Sırplarda ne de bizde. Size de sıra gelecek yakında. Ama önce ölmek bize düştü.
Dört yıl önce, Kosova’da yaşayan Sırplara “Sizi hiç kimse dövemez” diye bağıran Miloseviç, eleştiriye dayanamadığı için, şimdi kendi halkının üstüne tankları salıyor, polise kendi gençlerini dövdürtüyor, kurşunlatıyordu.
Marifet, işleri yoluna silahsız koymaktır yeğenim.
Onlara daha iyi bir yaşam verebilmek için koşuşturup durmuştu sağ-dan sola. Ama demek ki mutluluğun yolu, daha çok para kazanmak-tan, daha iyi şartlarda yaşamaktan geçmiyordu. Evine refah getirmişti ama bu kez de huzuru kaçırmıştı elinden. Şimdi karısı bunalımda, çocukları başıboş, kendi şaşkındı. Ailesinin tüm fertleri mutsuzdu. Bu mutsuzluktan kendine düşen payın bilincindeydi Burhan.
Ölümle burun buruna yaşamaya başladıktan sonra, benim içim öncelik taşıyan şeylerin, ne denli önemsiz olduğunu fark ettim.
Sanki dünya liderlerinin vicdanına giden tek yol, televizyon ekranlarından geçiyordu.
Savaş insana her şeyi öğretir. Bir de barış içinde yaşamayı öğretse keşke.
Sonunda cehennemi gördük. Tanrı günahlarımızı bu dünyada ödememize karar vermiş olmalı.
Tanrı’nın işlerine insanlar burunlarını fazlaca soktuklarında, Tanrı da kullarını, savaşlar ve felaketlerle cezalandırmıştır her seferinde.
Ve bir kaçıştı İstanbul. Umudun yitirildiği noktaydı. Gözyaşları sel gibi akmaya başladığında, önüne katar İstanbul’a sürüklerdi umutsuzları.
Yardımlarına koşmayacaklardı, çünkü öldürülen ve işkence gören insanlar başka bir dine mensup oldukları için, Batı ülkelerinde yaşayan halkların çoğunluğu büyük bir ilgi duymuyorlardı Bosna’da olup bitene.

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER