Tarihte Bugün - 12 Aralık

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde; 1935 yılında kaybettiğimiz Türkiye’deki ilk Türkçülerden, Türk tarih ve dil âlimi emekli yarbay, milletvekili Necip Asım Yazıksız'ı yazdı

Tarihte Bugün - 12 Aralık

12 Aralık
1916 - Yazar ve düşünür Cemil Meriç doğdu.
1918 - Şam, Asir, Kudüs milletvekiliları Hükümet'e bir dilekçe vererek Ermeni kırımına karşılık, Müslümanların uğradığı zulmün de incelenmesini istediler. 4 Kasım'da Mebusan Meclisi'ndeki Rum ve Ermeni Milletvekililar, Rum ve Ermenilere zulmedenlerin cezalandırılmasını istemişler, 1 6 Kasım'da Rum milletvekilleri başkanlığa bu yolda bir önerge de vermişler, hükümet 23 Kasım'da Rum ve Ermeni tehcir suçlarını incelemek üzere bir kurul oluşturmuş, dün de Anadolu'yu 10 bölgeye ayırarak herbirine Ermeni tehcirini incelemek üzere bir kurul gönderilmesini kararlaştırmıştı.
1918 - Özel Divanıharp Enver ve Cemal Paşaların 10 gün içinde teslim olmalarını, olmadıkları takdirde yokluklarında yargılanacaklarını, mallarına haciz konacağını ve medeni haklarından yoksun edileceklerini ilan etti
1919 - Kilikya İşgal Bölgesi Komutanlığı'na atanan Fransız Generali Dulieux, karargâhı ile birlikte Mersin'e geldi, oradan Adana'ya geçti. Adana'da hükümet konağına ilk defa resmen Fransız bayrağı çekildi.
1920 - Çerkez Ethem-Hükümet çekişmesi devam ediyor. Mustafa Kemal, Ethem'in İsmet Bey'den şikayet eden 8 Aralık tarihli telgrafına yumuşak bir cevap vererek onu yatıştırmaya çalıştı.
1921 - Meclis'in gizli oturumunda Ordunun durumu tartışıldı. Milletvekilleri, Meclis'ten bir savaş komitesi kurularak cephe gerisi hizmetlerini çabucak organize etmesini, halkın aydınlatılmasını istediler.
1923 - TBMM, 15 Mayıs 1919 ile 1 Kasım 1923 arasında üstün hizmet gösterenlere İstiklal Madalyası verilmesini kararlaştırdı.
1925 - Donanma Cemiyeti, sahip olduğu bütün haklarıyla Türk Hava Kurumu’na aktarıldı
1928 – Türk dünyasının büyük yazarı Cengiz Aytmatov doğdu.
1929 - Başbakan İsmet Paşa, "Başlıca hedefimiz millî paramızı kıymetlendirerek altına bağlamaktır" dedi.
1935 – Türkiye’deki ilk Türkçülerden, Türk tarih ve dil âlimi emekli Asker Necip Asım Yazıksız vefat etti
1940 - Salvador gemisi Silivri önlerinde battı. Bulgaristan'dan Filistin'e gittiği açıklanan gemideki 352 Musevi yolcunun 230'u boğularak öldü.
1949 - TBMM, Türkiye'nin Avrupa Konseyine katılmasını onayladı.
1968 - Silahlı Kuvvetler içinde oluşturulduğu ileri sürülen Millî Devrim Ordusu adlı gizli bir örgütle ilişkileri olduğu iddiasıyla, 5 Tabii Senatörün (Sezai Okan, Şükran Özkaya, Mucip Ataklı, Ekrem Acuner ve Suphi Karaman) dokunulmazlıkları kaldırıldı.
1990 - Erdal İnönü ile Süleyman Demirel buluştu, ortak bildiri imzalayarak erken seçim istediler.
1997 - Recep Tayyip Erdoğan davet üzerine gittiği Siirt'te, okuduğu şiir nedeniyle dört ay hapis cezasına çarptırıldı.
2002 - AB'nin genişlemeyi ele aldığı Kopenhag zirvesinde, AB Dönem Başkanı Danimarka Başbakanı Anders Rasmussen, Kopenhag kriterlerini yerine getirdiğine karar verilirse 2004 Aralık ayında Türkiye ile müzakerelere başlama kararının değerlendirileceğini bildirdi.
2003 - Azerbaycan Devlet Başkanı Haydar Aliyev, kalp yetmezliği hastalığından dolayı uzun süredir tedavi gördüğü Ankara GATA'da 83 yaşında öldü.
2004 - Fatih Akın'ın filmi Duvara Karşı, Avrupa Sinema Akademisi'nce verilen 2004 Avrupa En İyi Film Ödülünü kazandı.
2009 - Ümit Boyner, TÜSİAD'ın yeni Başkanı seçilerek, TÜSİAD'ın tarihindeki ikinci kadın Başkanı oldu.

Günün Portresi
Necip Asım Yazıksız

12 Aralık 1935 günü Türkiye’deki ilk Türkçülerinden, Türk tarih ve dil âlimi emekli yarbay, milletvekili Necip Asım Yazıksız vefat etti… Necip Asıp Bey önemli bir bilim adamı, asker ve Türkçü olmasına rağmen, Türkçü çevrelerde bile yeterince bilinmez…
29 Aralık 1861’de Kilis’te doğan Necip Asım ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Şam Askerî İdadisi ve Kuleli Askerî İdadisinde okuduktan sonra 1879’da girdiği Harbiye’den 1881’de mülazım-ı sani rütbesiyle mezun oldu. İstanbul’da çeşitli askerî rüştiyelerde ve Harbiye’de Fransızca, Türkçe ve tarih öğretmenliği yaptı. 1913 yılında miralaylıktan emekliye ayrılınca Dârülfünun’da Türk tarihi ve Türk dili müderrisi olarak görevlendirildi. 
Necip Asım, Şam İdadisinde okuduğu sırada Arapların Türklere karşı menfi tavırları onda milliyetçi duyguların erken yaşta uyanmasına neden olmuştur. Kuleli Askerî İdadisinde öğrenci iken sık sık gittiği Ahmet Mithat Efendi’nin Beykoz’daki evinde, Veled Çelebi (İzbudak), Şemseddin Sami gibi devrin Türkçüleriyle tanışmış, ilk yazılarını Ahmet Mithat Efendi’nin sahibi olduğu Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yayımlamıştır. 1895’ten sonra, devrin Türkçü yazarlarının toplandığı İkdam gazetesinde yazılar yazmaya başlayan Necip Asım; Veled Çelebi ile birlikte, “Türk” kelimesini o dönemde kullanılan imlânın aksine “vav” ile yazdıklarından dolayı “Vavlı Türk” lakabı ile anıldılar. Zamanla “Türkçe”nin vav ile yazılması genel kabul gördü.
Daha sonra Maârif, Ma‘lûmât, Mekteb ve Servet-i Fünûn gibi dergilerde “Lisan Bahisleri”, “Dilimize Hizmet” ve “Dilimiz” gibi başlıklar altında yayımladığı yazılarında bir yandan Türkçe’nin sadeleşmesini savunmuş Türkçe’nin sorunları üzerinde durmuştur. 
1908’de II. Meşrutiyet’in ilânından sonra kurucuları arasında yer aldığı Türk Derneği’nin ilk  başkanı olmuştur. Aynı yıllarda Bilgi Mecmuası, İctihad, Türk Yurdu,  Dârülfünun Edebiyat Fakültesi Mecmuası, Anadolu Mecmuası ve Türk Tarih Encümeni Mecmuası’nda Türk dili ve Türk Tarihiyle ilgili makaleleri yayımlamıştır. Osmanlı Türkçesi’nin grameri üzerinde çalışmalar yapan,  Anadolu’daki Türk lehçeleriyle de ilgilenen Necip Asım, Macaristan’da yayımlanan bir Türkoloji dergisinde bu konuda Fransızca yazılar yayımlamıştır.
Necip Asım genel dilbilimi ve özellikle Ural-Altay dilleriyle de uğraşmıştır. Ayrıca Tarih-i Osmani Encümeni üyesi sıfatıyla Türk tarihi üzerinde incelemeler yapmış ve Mehmet Arif’le birlikte Osmanlı Devleti öncesi Türk tarihini içine alan Osmanlı Tarihi’nin ilk cildini yayımlamıştır Léon Cahun’un eski Türkleri anlatan romanını Gök Sancak adıyla Türkçe’ye çevirmiştir.
Necip Âsım, En Eski Türk Yazısı adıyla yayımladığı eserinde runik Türk alfabesini tanıtmıştır. Ayrıca Orhun yazıtlarının metnini ve tercümesini neşretmiş, Eski Savlar adlı kitabıyla Türk atasözleri üzerinde durmuştur. Süleymaniye Kütüphanesi’nde Atebetü’l-Hakāyık’ın Uygur ve Arap harfleriyle el yazısıyla çoğaltılmış bir nüshasını bularak eseri ilim âlemine tanıtmış ve bir önsöz ilâvesiyle yayımlamıştır. Kilisli Rifat (Bilge) eserin bir başka nüshasını tespit edince Necip Asım her iki nüshayı karşılaştırıp aralarındaki farkları ortaya koyarak Hibetü’l-hakāyık adıyla yayımlamıştır.
Necip Asım Dârülfünun’da Türkoloji’yi kuran kişi kabul edilmektedir. Onun Türk dili alanında yaptığı çalışmalar Türkiye dışında da takdir edilmiş ve bu münasebetle kendisine 1892’de Chicago Sergisi’nde bir madalya ile bir plaket verilmiş, 1895’te Paris’teki Fransız Şarkiyat Enstitüsü’ne üye seçilmiştir. Necip Asım, Türk Dil Kurumu’na kuruluşundan itibaren bu sunduğu katkıyı ölümüne kadar sürdürmüştür…  
1927’de Erzurum milletvekili olarak Büyük Millet Meclisi’ne giren Necip Asım Bey, 12 Aralık 1935’te İstanbul’da vefat etti.
Eserlerinden Bazıları
Ziya ve Hareket
Güvercin Postası
Yeni Tertipte Osmanlı Sarfı
Ev Kızı
Lügatı İlmiye ve Fenniye
Usul-İnşa
Ural ve Altay Lisanları
Mükemmel Sarf ve Nahiv-i Osmani
Türk Tarihi Umumisi
Milli Aruz
İlm-i Lisan
Osmanlı Tarihi
Eski Savlar : Divânu Lügati't-Türk’te geçen 290 atasözü ve bu özellikteki diğer sözlerle bunların açıklamalarını, bazılarının bugünkü karşılıklarını bir araya getiren eserdir.
Orhon Abideleri: 
Celaleddin Harzemşah
Hibetü’l-Hakayık
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 12 Aralık 2020, 08:42
banner3
YORUM EKLE