banner67

Tarihte Bugün - 13 Kasım: 14'lerin sürgünü

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırlandığı Tarihte Bugün köşesinde 27 Mayıs 1960 askeri ihtilalinin ardından Alparslan Türkeş'in de aralarında bulunduğu 14 kişinin sürgüne gönderilişini yazdı

Tarihte Bugün - 13 Kasım: 14'lerin sürgünü

13 Kasım
1420 - Karakoyunlu Devleti’nin kurucusu Kara Yûsuf Bey vefat etti.
1918 - İstanbul Limanı'nın İtilaf Devletleri'nce işgâli. I. Dünya Savaşı sonunda; Atatürk'ün "Geldikleri gibi giderler" dediği İtilaf Devletleri Donanması, İstanbul Boğazı'na demirledi.
1920 - Milletler Cemiyeti'nin Cenevre'deki açılışına 41 ülkeden 5 bin temsilci katıldı.
1920 - Hakkı Behiç'in "Türk komünist yoldaşlar" adına Ekim Devrimi'ni kutlayan 7 tarihli telgrafına, Merkez Komite ve Ordular Murahhası Vliilofun verdiği cevap: Kahraman müttefiklerimiz olan Türk Kırmızı Ordusu'nun başarılarını tebrik eder, Şark'ın kurtuluşuna ve dünya devrimi tarihine birçok altın sayfalar ilave edeceklerini ümit ederiz.
1920 - Meclis'te kurulan Tesanüt Grubu, başkanlığa Yusuf İzzet Paşa getirildi
1921 – Nurettin Paşa’nın başında bulunduğu Merkez Ordusu; 439 Türk köyünü yakan Pontusculardan  3.887’sini öldürdü. 
Sovyetler, Türkiye'ye verdikleri nota ile Kars'taki Malakanlara kötü davranılmasını bir kere daha protesto ederek bu hareketten vazgeçilmesi ve sorumluların cezalandırılmasını istedi
1922 -Yunanlılardan teslim alınan Tekirdağ’da Türk yönetimi kuruldu
Yunan kuvvetleri, 19 Haziran 1920'den beri bulundukları Çanakkale'den ayrıldılar. İngilizlerin varlığı devam ediyor..
1942 - Devlet memurlarına, parasız elbise ve ayakkabı verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
1943 Kırım Türkletinin lideri Abdülcemil Kırımoğlu doğdu
1957 - Türk iş adamı ve siyasetçi Nuri Demirağ vefat etti.
1960 - Millî Birlik Komitesi'nin 14 üyesi (Alparslan Türkeş ve arkadaşları), komiteden atıldı. Bu kişiler yurt dışına gönderildi. 
1966 - Adana'da Amerikalı erlerin kadınlara sarkıntılık ettikleri iddiasıyla Amerikalılara ait bina ve otomobiller tahrip edildi.
1966 - Tank ve zırhlı araçlardan kurulu bir İsrail birliği, Ürdün hududunu geçerek 4.000 nüfuslu Samu Köyüne hücum etti ve köy halkını yok etti.
1970 - Saatte 150 mil süratle esen Bhola kasırgası Doğu Pakistan'ın Ganj deltasını (şimdiki Bangladeş) vurdu. Bir gecede yaklaşık 500.000 kişi öldü. 20. yüzyılın en büyük doğa felaketi olarak kabul edilir.
1970 - Suriye'de, Hafız Esad darbe yaptı.
1971 - Türk sanat tarihinin öncü araştırmacılarından, ansiklopedi yazarı ve ressam Celal Esat Arseven vefat etti..
1976 - BM Genel Kurulu, Kıbrıs'taki bütün yabancı askerlerin çekilmesini ve mültecilerin yerlerine dönmesini öngören tasarıyı kabul etti.
1983 - Yüksek Seçim Kurulu, 12 Eylül Darbesi'nden sonra yapılan ilk seçimin kesin sonuçlarını açıkladı: ANAP 211, HP 117, MDP 71 milletvekili çıkardı.
1995 - Açık Radyo yayın hayatına başladı.
1995 - Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bomba yüklü araçlarla gerçekleştirilen saldırıda 7 kişi öldü.
2002 - Irak, silah denetçilerinin ülkeye dört yıl aradan sonra dönmesini öngören BM kararını kabul etti.
2007 - İlk kez bir İsrail Cumhurbaşkanı (Şimon Peres), TBMM'de konuştu.
2009 - Su bulma umuduyla Ay'ın güney kutbunu bombalayan NASA, çarpma sonuçlarını açıkladığı basın toplantısında, Ay'da önemli miktarda su bulunduğunu duyurdu.
2011 - Millî İstihbarat Teşkilatı Dış Operasyonlar Dairesi Başkanı Kaşif Kozinoğlu vefat etti
2015 - Paris'te akşam saatlerinde konser salonu, stadyum, restoran ve barlara yönelik koordineli şekilde düzenlenen terör saldırılarında 132 kişi öldü.


Günün Olayı
14’lerin Sürgünü

Fransız ihtilalinin liderlerinden Dalton ve Ropespier’in öldürülmesinden sonra, önce Fransızcaya sonra tüm dünya dillerine yerleşmiş bir deyim vardır: “İhtilaller çocuklarını yer” . Gerekten de öyledir. İhtilalciler belli bir hedefi yıkmak üzere bir araya gelmişlerdir. Ama yıkılanın yerine yapılacak yapı üzerinde ortak görüşleri yoksa orada ayrışma başlar. Ayrışan taraflardan güçlü olan veya çabuk davrananlar diğerlerini devre dışı bırakır. 

Bunun ülkemizdeki bir örneği 13 Kasım 1960 tarihinde yaşandı. Sabaha karşı saat 03.00’te valiliklere verilen talimatla MBK’nin 14 üyesinin telefonları aynı anda kesildi. Sabah saat 07.00’de hepsinin kapıları teker teker çalınmaya başlandı. 27 Mayıs 1960 İhtilali’nin lider kadrosunu oluşturan Milli Birlik Komitesi’nin (MBK) 14 üyesine adlarına yazılmış aynı metin tebliğ ediliyordu:

“Sayın ...

1. Türk Silahlı Kuvvetleri adına millete verilen sözün yerine getirilmesinde uğranılan aksaklıklar ve güçlükler karşısında vaki istek üzerine Milli Birlik Komitesi’ni feshetmiş bulunuyorum.

2. Başarmış olduğunuz yüksek hizmete layık bir şekilde size verilecek olan dış görevi beklemenizi, bu müddet içinde memleketin ve şahsınızın menfaati bakımından evinizden dışarı çıkmamanızı, ziyaretçi kabul etmemenizi, aksi takdirde hakkınızda 6 ve 25 numaralı kanunların hükümlerinin tatbik edileceğini ve bugünden (13 Kasım) itibaren emekliye sevk edilmiş bulunduğunuzu bildiririm.

Cemal Gürsel 
Orgeneral, Devlet Başkanı ve Silahlı Kuvvetler Başkumandanı

Ondörtler’in tasfiyesi 27 Mayıs’ın önemli bir dönüm noktasını oluşturdu. Aslında bu tasfiye, MBK’yı oluşturan subayların arasında siyasi bir amaç birliğinin olmadığının göstergesidir.

Resmi tarih 14’ler olayını, “en kısa zamanda seçimleri yaparak iktidarı seçimle gelecek olan sivil yönetime devretmek” isteyenlerle, “askeri diktatörlüğü devam ettirmek isteyenler” olarak değerlendiriyor.

Aslında genel hatlarıyla doğru. Ancak yönetimi sivil iktidara devretmek isteyenlerin amacı yönetimi CHP’ye devretmek, karşılığında da “Tabii Senatörlük” alarak rahat bir şekilde hayatlarını sürdürmek istiyorlardı…

Buna karşılık; 14’ler diye nitelenen grup, sivil yönetimle başarılamayacak olan temel dönüşümleri sağlayacak düzenlemeleri yapmak, sonra MBK’ni partileştirerek seçime katılmak istiyorlardı. Zaten ihtilalden sonra Başbakanlık Müsteşarlığını üstlenen Alparslan Türkeş, kısa süre zarfında; DPT, Atom Enerjisi Kurumu, Devlet İstatistik Enstitüsü, Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü gibi kurumları kurarak, bu konuda ciddi adımlar atılmasını sağlamıştı.
MBK’da fikir ayrılıkları doruğa ulaşmış, herkes birbirinden kuşkulanır hale gelmişti. Komite içinde ihtilal havası yeniden esmeye başlamıştı. Türkeş ekibi, Komite toplantılarında hâkimiyeti iyiden iyiye ele geçiriyordu. Cemal Madanoğlu, iplerin Türkeş’in eline verildiğini düşünüyor, bu durumdan rahatsız oluyordu.

MBK 14’ler, 11’ler, 7’ler ve 5’ler olmak üzere dört gruba ayrılmıştı. 14’ler grubunu Alparslan Türkeş, Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı, Muzafer Özdağ, Rifat Baykal, Fazıl Akkoyunlu, Ahmet Er, Dündar Taşer, Numan Esin, Mustafa Kaplan, İrfan Solmazer, Şefik Soyuyüce, Muzaffer Karan ve Müner Köseoğlu;

11 ler grubunu Ahmet, Haydar Tunçkanat, Şükran Özkaya, Selahattin Özgür, Emanullah Çelebi, Sezai Okan, Fikret Kuytak, Vehbi Ersü, Mucip Ataklı, Refet Aksoyoğlu ve Ekrem Acuner;

7 ler grubunu Sami Küçük, Suphi Gürsoytrak, Kâmil Karavelioğlu, Suphi Karaman, Muzaffer Yurdakuler, Kadri Kaplan ve Mehmet; Özgüneş;

5’ler grubunu da Cemal Gürsel, Cemal Madanoğlu, Fahri Özdilek, Sıtkı Ulay ve Osman Köksal oluşturuyordu.

14’ler grubunun lideri Alparslan Türkeş,11’ler grubunun lideri Ahmet Yıldız, 7’ler grubunun lideri Sami Küçük ve 5’ler grubunun lideri de Cemal Gürsel idi .

Suphi Karaman’ın da bulunduğu 7’ler grubu, 14’ler ve 11’ler arasında bir denge unsuru gibiydiler. Daha çok 14’ler grubuna yatkındılar.

CHP Genel Başkanı İsmet İnönü’nün askeri yönetimin bir an önce sona erdirilmesi ve en kısa zamanda seçimlerin yapılarak iktidarın sivil yönetime devredilmesi yönünde MBK’yı da etkiliyordu. Aynı günlerde İnönü tarafından önerilen “Tabiî Senatörlük” MBK’da 11’e karşı 26 oyla reddedildi. 

13 Kasım 1960’ta İnönü’nün istediği oldu.  14’ler TSK’dan emekli edilerek çeşitli görevlerle yurtdışına sürgüne gönderildiler. Bu kararın alındığı toplantıya 14’ler yanında 7ler de çağırılmadı.

İhtilal öz çocuklarını yedi.

14’lerin Yeni görev yerleri şöyleydi: Alparslan Türkeş: Yeni Delhi (Hindistan), Orhan Kabibay: Brüksel (Belçika), Orhan Erkanlı: Mexico City (Meksika), Münir Köseoğlu: Stockholm (İsveç), Mustafa Kaplan: Lizbon (Portekiz), Muzaffer Karan : Oslo (Norveç), Şefik Soyuyüce: Kopenhag (Finlandiya), Fazıl Akkoyunlu:Kâbil (Afganistan), Rıfat Baykal: Tel-Aviv(İsrail ), Dündar Taşer: Rabat (Fas), Numan Esin: Madrid (İspanya), İrfan Solmazer: Lahey (Hollanda ), Muzaffer Özdağ: Tokyo (Japonya ) ve Ahmet Er: Trablus (Libya ).

14’ler içinde de, “daha bir süre iktidarda kalmak” dışında siyasal bir fikir birliği olmadığı kısa sürede anlaşılacaktı. Aralarında Alparslan Türkeş gibi milliyetçiler olduğu gibi, sol görüşlere sahip olanlar da vardı. 14’lerin sürgün hayatı dönüp Türkiye’ye dönünce Alparslan Türkeş, Rıfat Baykal, Numan Esin, Dündar Taşer, Mustafa Kaplan, Muzaffer Özdağ ve Ahmet Er CKMP’ye katıldılar. Alparslan Türkeş 1965’te yapılan ilk genel kurulda Genel Başkan Ahmet Oğuz’a karşı adaylığını koyarak CKMP Genel Başkanı oldu. CKMP’nın adı sonraki genel kurulda MHP’ye dönüştü. Orhan Kabibay, Orhan Erkanlı ve İrfan Solmazer 1965’te CHP’den seçimlere katıldılar. Muzaffer Karan ise Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) milletvekili olacaktı.
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 13 Kasım 2020, 07:55
YORUM EKLE