Tarihte Bugün - 14 Ekim: Besteci Osman Nihat Akın

Tarihte Bugün - 14 Ekim: Besteci Osman Nihat Akın

14 Ekim
1092 - Büyük Selçuklu Devleti'nin Veziri Nizam-ül Mülk vefat etti.
1240 -Delhi Sultanlığı hükümdarı Radıyye Begüm vefat etti
1808 - Nizam-ı Cedid, Sekban-ı Cedid adıyla yeniden kuruldu.
1920 - Diş Doktoru Ahmet İhsan Bey, İngilizlere casusluk suçundan Ankara'da İstiklal Mahkemesi kararıyla asılarak idam edildi
1921 - Azerbaycan Elçisi İbrahim Abilof, Mustafa Kemal'e güven mektubunu sundu. Mustafa Kemal, Abilofun konuşmasına verdiği cevapta " Milletimiz, Müslümanlığın kurtuluşuna, dünya ezilenlerinin refahının artmasına hizmet etmekle iftihar eder. Anadolu halkı, Azeri Türklerinin bir daha esirliğe düşmemelerini diler" dedi
1922 - Batı Cephesi Komutanı ismet Paşa, İngilizlerle yeni bir savaş başlayabileceğinden Batı Cephesi karargahı ve Altıncı Kolordu karargahında bulunan İngiliz irtibat subaylarının görevlerine son verilmesini Mustafa Kemal'den istedi
Müttefik Generalleri Harington, Charpy ve Mombelli; yayımladıklan ortak tebliğde, yarın Trakya'ya Müttefik kurulları ve arkasından birlikler gönderileceğini, bunların bölgeyi Yunanlılardan teslim alarak mümkünse aynı gün Türklere teslim edeceğini, Türk idaresinin tamamen kurulmasından sonra Müttefik birliklerin Trakya' dan çekileceğini bildirdiler
1925 - Türkiye'de ilk betonarme köprü, Menderes Nehri üzerinde yapıldı.
1926 - İlk medeni nikâh Şehremini Muhittin Bey tarafından İstanbul'da kıyıldı.
1950 - Kore'ye Türk askeri birliği ulaştı.
1959 -  Besteci Osman Nihat Akın öldü
1960 - Yassıada Yargılamaları başladı. İlk dava Afgan Kralı'nın Celâl Bayar'a hediye ettiği köpeğin hayvanat bahçesine satışıyla ilgili "Köpek Davası" idi.
1964 - Tokyo'daki Olimpiyat Oyunları'nda Türk serbest güreş millî takımı şampiyon oldu.
1973 - Genel seçimler sonuçlandı. Cumhuriyet Halk Partisi 185, Adalet Partisi 149, Millî Selamet Partisi 48, Demokratik Parti 45, Cumhuriyetçi Güven Partisi 13, Milliyetçi Hareket Partisi 3, Türkiye Birlik Partisi 1 milletvekilliği kazandı. 6 milletvekili de bağımsız olarak seçildi.
1979 – Bağımsız Sosyalist aday Fikri Sönmez (Terzi Fikri) Fatsa Belediye Başkanı seçildi.
1980 - Diyarbakır'a kaçırılan Türk Hava Yollarına ait Diyarbakır uçağına operasyon düzenlendi. Kökten dinci oldukları öne sürülen 4 hava korsanı yakalandı. Operasyon sırasında bir yolcu öldü.
1982 - Yaşar Kemal Fransa'da uluslararası Cino del Duca ödülünü kazandı.
1987 - Uluslararası Atatürk Barış Ödülü, Almanya Cumhurbaşkanı Richard von Weizsaecker'e verildi.
1987 - Yerli üretim ilk F-16 savaş uçağı, Şener Koltuk tarafından test edilerek Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesine katıldı.
1994 - Nobel Barış Ödülü Yaser Arafat, İzak Rabin ve Şimon Perez'e verildi.
2006 - Akademisyen ve siyasetçi eski Çalışma Bakanı Cahit Talas vefat etti
2006 – Bestekar Selahattin İçli vefat etti…

Günün Portresi
Osman Nihat Akın

Osman Nihat Akın, 1905 yılında İstanbul Bakırköy’de dünyaya geldi. Babası Çorlu eşrafından Osman Beyzâde Nihat Bey, dedesi de, bir süre PTT’de memur olarak çalışmış olan edebiyatımızın unutulmaz isimlerinden, bestekâr-yazar Ahmet Rasim Bey’dir…
Ondaki müzik yeteneğini, ortaokula gittiği sıralarda mûsikî hocalığını yapmış olan piyanist Sadri Bey sezmiş ve kendisiyle yakından ilgilenerek okuldan mezun oluncaya kadar, ona iyi denecek kadar piyano çalmasını da öğretmiştir.
Osman Nihat, bir ara Leon Hancıyan’dan ders almaya başladı. O aldığı her dersten sonra; öğrendiği usûl ve makamda bir eser besteleyerek hocasına götürüyor; hocasını, hayretten hayrete düşürüyordu. Basit güfteler üzerinde yaptığı bu beste denemeleri çok ümit verdiği için Leon Hancıyan, Osman Nihat’ın dinleyici sıfatıyla dahi olsa, İtalyan konservatuarlarından birine devam etmesi için, Ahmet Rasim nezdinde pek çok teşebbüste bulunduysa da, Ahmet Rasim’i ikna etmeyi başaramaz.


İlk bestesi “Ne müşkilmiş seni sevmek, sana yâr olmak” güfteli suzinâk makamındaki şarkısıdır. Dedesi bir gün yanına çağırarak bir şeyler okumasını istemiş. Osman Nihat Akın bu eserini okuyunca, çok beğenen Ahmet Rasim Bey, kimin olduğunu sormuş. Osman Nihat, kendi eseri olduğunu söylemeye cesaret edemeyerek Hacı Ârif Bey’in olduğunu söylemiş. Duygulanarak gözleri dolan Ahmet Rasim Bey “Böyle bir eseri ancak o yapabilir…” diye söylenmiş. Şarkısının beğenilmesinden yüreklenen Osman Nihat dedesine gerçeği anlatmış, buna çok kızan dedesi “Düzenbaz, yalancı!” diyerek onu bastonla kovalamış.
Osman Nihat, dedesinin isteği doğrultusunda, İstanbul Yüksek Ticaret Okulu’nda iktisat eğitimini tamamlar. Daha sonra, PTT Genel Müdürlüğü’nde memuriyete başlar. Ve nihayetinde Müfettiş olur.


Yıl 1941, Osman Nihat Akın bir PTT Merkezine teftişe gider. Teftişe gelmeden müdürün eşinin hasta olduğunu duymuştur.
Kasa sayımına başlar. Kasa 25 lira eksik çıkmıştır. Müdürün hâl ve hareketinden, bu parayı müdürün aldığını tahmin eder. Herhâlde hanımının tedavisi için gerekti, diye düşünür. Müdüre, “Müdür Bey, ben yol yorgunuyum, sen heyecanlısın, herhâlde karıştırdık, bir zahmet Malmüdürünü çağır da, bir de o saysın, ne de olsa onlar her an parayla iç içeler.” der. Müdür süklüm püklüm gider. Müdür gidince, Osman Nihat cebinden 25 lira koyarak açığı kapatır. Malmüdürü gelir. Kasa sayılır ve tam çıkar. Teftişte başka bir olumsuzluk yaşanmaz. İşlemler düzgündür. Osman Nihat Akın bir süre sonra teftişi tamamlar ve oradan ayrılır. Ankara’ya döner.


Birkaç ay sonra, Osman Nihat Akın, Ankara’da Teftiş Kurulu Başkanlığı’ndaki odasında çalışırken teftiş ettiği ilçeden bir mektup gelir. Mektubu gönderen Merkez müdürüdür.
Mektubu okurken kendisini tutamaz ağlar. Oda arkadaşları sorunca, mektubu onlara da okur…


“Müfettiş Bey;
Teftişe gelmenizden birkaç gün önce, eşim hastalandı. İlaç ve doktor için ödeyecek param olmadığı için kasadan 25 lira aldım. Parayı denkleştirip yerine koyamadan siz geldiniz.
Beni malmüdürünü çağırmaya gönderdiğinizde, kasa noksanlığını siz cebinizden tamamladınız, haliyle kasa tamam çıktı. Sizin ince ve hassas kalbiniz durumu anladı ki; bana mesele yaşatmadınız. Bu yüzden size minnettarım…. 25 lirayı adresinize havale ile gönderdim.”


Herkes duygulanır, bazıları onu tebrik ederler. Daha sonra içlerinden biri, Genel Müdürlüğe imzasız bir mektup yazarak, Osman Nihat Akın’ı ihbar eder. Onu vazifeyi suiistimal etmek ve yolsuzluğu örtbas etmekle suçlar… Dilekçe üzerine soruşturma başlatılınca, Osman Nihat Akın çok etkilenir ve “Bir ihtimal daha var, o da ölmek mi dersin?” isimli unutulmaz eserini besteler.


Soruşturma sonucunda herhangi bir işlem yapılmazsa da, kişiliğinin müfettişlik mesleğini yapmaya uygun olmadığına karar verir. Kendi isteği ile PTT Genel Müdürlüğü Posta Daire Başkanlığı’nda boş bulunan bir şube müdürlüğüne talip olur ve 16.01.1942 tarihinde “şube müdürü” olarak atanır.
PTT’de uzun yıllar görev yapan, Türk musikisinin bu dev ismi 14 Ekim 1959 yılında vefat etmiştir. 
Not: Fazlı Köksal’ın Posta ve Telekomünikasyon Tarihinden Portreler kitabından alınmıştır.

 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 14 Ekim 2020, 07:56
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER