Tarihte bugün: 18 Mayıs - Kırım Türklerinin sürgünü ve soykırımı

Fazlı Köksal; Sakarya Yenihaber için hazırladığı tarihte bugün köşesinde 18 Mayıs'ta yaşanan dikkat çeken olayları ve 1944'teki Kırım Türklerinin sürgün ve soykırımını yazdı

Tarihte bugün: 18 Mayıs - Kırım Türklerinin sürgünü ve soykırımı

TARİHTE BUGÜN- 18 MAYIS

1048 -  Şair, filozof, matematikçi Ömer Hayyam doğdu
1268 – Memluk Sultanı Baybars Antakya’yı haçlıların elinden aldı
1622 – Yeniçeriler Genç Osman’a karşı isyan başlattılar
1898 – Şair Faruk Nafiz Çamlıbel doğdu
1906 – Ünlü ressamlardan Şeker Ahmet Paşa öldü
1910 - Çıplak gözle görülebilen tek kuyruklu yıldız olan Halley kuyruklu yıldızı, Dünya'nın çok yakınından geçti.
1921- Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin  Kars’taki Rus halka kötü davranıldığı gerekçesiyle Ankara’yı protesto etti
1921 – Balıkesir’in Dursunbey kasabası Yunanlılar tarafından işgal edildi. 
1922- Trabzon mebusu Ali Şükrü Bey ve 14 arkadaşı Dahiliye vekili Fethi Bey hakkında gensoru önergesi verdi.
1929 - Suşehri'nde 6,1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi, 64 kişi öldü.
1944 - Kırım Türklerinin Sürgünü: Josef Stalin, Kırım Türklerinin tamamını Kırım Yarımadası'ndan sürgün etti. Sürgün edilen Kırım Türkının %45'i sürgünde hayatını kaybetti.
1974 - Hindistan,  ilk nükleer silah denemesini başarıyla gerçekleştirdi. Hindistan'ı nükleer silah sahibi olan 6. ülke oldu.
1982 – Ünlü Hattat Hamit Aytaç öldü
1996 - Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e, İzmit'te İbrahim Gümrükçüoğlu tarafından suikast girişiminde bulunuldu. Demirel, olaydan yara almadan kurtuldu. Koruma Müdürü Şükrü Çukurlu kolundan, bir gazeteci ise ayağından yaralandı.
1997 - MHP kurultayında kavga çıktı. Kurultay, hakim kararıyla bir ay ertelendi.
2009 - Tıp doktoru, akademisyen, yazar, eğitimci ve eski ÇYDD Genel Başkanı Türkan Saylan FETÖ’nin Ergenekon Kumpası çerçevesinde yargılandı.

KIRIM TÜRKLERİNİN SÜRGÜNÜ ve SOYKIRIMI

1944  yılının 11 Mayısında toplanan Stalin’in başkanlığında SSCB Devlet Savunma Komitesi (GKO) Kırım Türk halkının tamamının Sovyetler Birliği’ne ihanet ettiklerini öne sürerek tamamının Özbekistan’a sürülerek cezalandırılmalarını karara bağladı.
18 Mayıs günü tan ağarırken Kırım’daki önceden tespit edilen bütün Türk evlerine sayıları on binleri bulan NKVD’ye (İçişleri Bakanlığı) ve NKGB’ye (Devlet Güvenlik Bakanlığı) bağlı birlikler baskın yaptılar. Bunlar daha önce Kuzey Kafkasya’daki halkların sürgün operasyonlarını yürütmüş tecrübeli birliklerdi. Halka hazırlanmaları için yalnızca 15 dakika verildi. Yanlarına ancak en acil ihtiyaçlarını karşılayacak eşyalarını alabileceklerdi. Sağlıklı aktif erkek nüfus silah altında olduğundan sürgüne yollananlar kadınlar, çocuklar ve yaşlılardı. Komünistler, partizanlar, Sovyetler Birliği kahramanı madalyası sahipleri bile sürgünden kaçamadı. Özetle kırımda yaşayan tek bir Kırım Türkü kalmadı… Güvenilir olmayan resmî istatistiklere göre Kırım’dan sürülen Türklerin sayısı 191.000 (daha sonra bu rakam 238.000 olarak düzeltildi) civarındaydı. Kırım dışında yaşayan ve askerlik hizmetinde olanlar bu sayının dışındadır.  Ordudan terhis edilen sağlıklı erkekler kalan askerlik süreleri dikkate alınarak önce Emek Ordusu’na (karın tokluğuna ağır bayındırlık işlerinde çalıştırıldıkları amele taburları), bilahare sürgüne yollanıyorlardı. Hayatta kalan aile üyelerinin birbirlerine kavuşmaları 1947 yılını buldu.
Köylerde uygun bir mevkide toplanan sürgün kafileleri akşamüstü at arabalarıyla en yakın tren istasyonlarına götürüldüler. Ve burada kendilerini bekleyen yük trenlerine, çoğu zaman hayvanlarla birlikte bindirilerek, Orta Asya’ya ve Urallara gönderildiler. Ayrıca askerlik çağına gelmiş 11,000 genç de Emek Ordusuna yollandı.
Özel yerleşimci adıyla yurttaşlık haklarından mahrum olarak karın tokluğuna çalışmak üzere çeşitli kolhoz, sovhoz ve fabrikalara dağıtıldılar. Vardıkları yerlerde yeterli bir hazırlık yapılmadığı için derme çatma barakalarda ikamet etmek zorunda kaldılar..
Sürgüne gönderilenler daha yolda kırılmaya başladılar. Başta çocuklar ve yaşlılar olmak üzere hastalık, açlık ve susuzluktan insanlar sapır sapır döküldüler. Bu durum sürgün yerlerine vardıktan sonra da uzun bir süre boyunca devam etti. 
1944 Temmuz sonlarına doğru Sürgün Operasyonu tamamlanmış, sürgünü yöneten büyükbaşlar madalya ve nişanlarını alırlarken Kırım’ın kuzey-doğunda yer alan Arabat şeridindeki bir küçük Türk balıkçı köyünün unutulduğu anlaşıldı. Derhal Geniçesk’ten kalkan bir tekne köy kıyılarına yollandı ve erkeksiz köy halkı tekneye bindirilerek Azak denizi açıklarına doğru çekildi. Su vanaları açılarak tekne batırıldı, yüzmeye kalkışanlar operasyona nezaret eden makineli tüfeklerce taranarak temizlik tamamlandı.
Yol boyu insanlar ölülerini gömemeden geride bıraktılar. Günde bir kez tuzlu balık başı ya da lahana çorbası veriliyordu. Susuzluk ve bağırsak hastalıkları insanları kıvrandırıyordu. Varış yerlerinde camsız çerçevesiz barakalar, tavanı ya da tabanı olmayan kulübeler bekliyordu onları. 1 Temmuz 1944 ile 31 Aralık 1946 arasında ölen Kırım Türkü sayısı 110,000’i buluyordu (nüfusun % 46,2’si).,.
1946-1947 yıllarında çeşitli yaştaki erkekler, kardeşler, babalar, dayılar, amcalar, büyükbabalar Emek Ordusundan dönmeye başladılar. Aile birleşmeleri için büyük çaplı ve yorucu bir mübadele  süreci yaşandı. Binlerce insan mektup ya da kulaktan kulağa soruşturma yoluyla birbirini arıyordu. Birbirini bulanlar kamp komutanlarının izniyle birinden birinin kampında birleşebiliyorlardı.
1945 yılında, Türkçe yer adları değiştirildi. Mezarlıklar ortadan kaldırıldı, kültür yadigârları yıkıldı, tahrip edildi. Rusya içlerinden ve kısmen Ukrayna’dan yeni insanlar getirilerek Türklerden boşalan konutlara yerleştirildi. Kırım’da yaşayan az sayıdaki Rum, Ermeni ve Bulgarların da sürgüne gönderilmesinin ardından bu demografik hareketlerle, bin yıla yakın bir süredir Türk yurdu olan Kırım  Slavlaştırıldı..


 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER