Tarihte bugün: 19 Ağustos - Gagavuz Cumhuriyeti

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 19 Ağustos'ta yaşanan dikkat çeken olayları aktardı

Tarihte bugün: 19 Ağustos - Gagavuz Cumhuriyeti

19 Ağustos

1630 - Evliya Çelebi, elli yıl sürecek seyahatlerine başladı.
1787 – Rumi 1293 yılında gerçekleştiği için 93 Harbi diye tanımlanan Osmanlı-Rus Savaşı başladı.
1821 - Navarin Katliamı: Mora İsyanı sırasında Navarin şehrini ele geçiren Yunanlar, 3000 Türk'ü öldürdüler.
1878 - Saraybosna'nın Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nca işgal edildi.
1895 - Yeni Asır gazetesi kuruldu.
1915 – Şair Tevfik Fikret öldü
1915 - Urfa’lı Ermeniler bugün Osmanlı Hükümeti’ne  isyan ettiler ve bazı Osmanlı memurlarını ve Müslümanı öldürdüler.
1919 - Afganistan, Birleşik Krallık'tan bağımsızlığını kazandı.
1920 - TBMM, 22 Temmuz'da toplanan Saltanat Şurası'nda Sevr Anlaşması'nın kabulü için olumlu oy kullananlar ve Hükümet delegesi olarak anlaşmayı imzalayanlar vatan haini ilan etti
1920 - Azerbaycan Cumhurbaşkanı Neriman Nerimanofun mesajı TBMM'nde okundu: Müslüman komünistleri, amacınıza varmanız için olanca güçlerini harcayacaklardır. Aksi halde sizin, bizim ve bütün Doğu'nun varlık sebebi yoktur.
1920 - Ankara Bakanlar Kurulu, İstanbul'daki Damga Matbaası'nda pul bastırma güçlüğünü göz önüne alarak Maliye Bakanlığı'na Avrupa'da yüz milyon pul bastırma yetkisi verdi
1934 - Adolf Hitler, Almanya'da yapılan Cumhurbaşkanlığı Referandumu'nda %89.9 oranında 'evet' oyu aldı.
1945 - Tevfik Fikret'in "Aşiyan" (Kuş Yuvası) adını verdiği evi, müze olarak düzenlenerek, şairin 30. ölüm yıl dönümünde halka açıldı. "Edebiyat-ı Cedide", "Hamit" ve "Fikret" salonları da 1946'da düzenlenerek müzeye eklendi.
1953 - İran'da Muhammed Musaddık rejimi devrildi, Muhammed Rıza Pehlevi devri başladı.
1966 - Muş, Varto'da meydana gelen 6,9 şiddetindeki depremde; 2394 kişi hayatını kaybetti, 1489 kişi yaralandı.
1980 - Suudi Arabistan Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı, Riyad Hava Alanı'na acil iniş yaptıktan sonra yandı: 301 kişi öldü.
1990 - Gagavuzlar; Gagavuzya Cumhuriyeti'ni, güneyde Gagavuzların en yoğun yaşadığı Komrat yöresinde ilan ettiler. Bu karar, Moldova Yüksek Sovyeti tarafından iptal edildi.
1992 – PKK Şırnak’ı kuşatarak, Trafoyu havaya uçurarak kentin elektriğini kesti, roketatar ve havan topları ile Tugay Konutanlığı, Emniyem Müdürlüğü, Jandarma Komutanlığı ve Valiliği ateşe tuttu..
2002 - Askeri birlik taşıyan bir Rus Mil Mi-26 helikopteri, Çeçen Birlikleri'nce Grozni yakınlarında düşürüldü; 118 asker öldü.
2002 – Türk İş Genel Başkanlığı da yapmış olan sendikacı Halil Tunç öldü.
2008 - Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Erbakan'ın ev hapsi cezasını affetti.
2019 - Türkiye'de kayyım atamaları gerçekleşti. Diyarbakır, Mardin ve Van Büyükşehir Belediye Başkanlıkları'na kayyım atandı.

Günün Olayı
Gagavuz Cumhuriyetinin Kurulması

Moldova Cumhuriyeti’nin güneybatısı ile Ukrayna’nın batısında Prut nehri civarında yaşayan Gagavuzlar Hristiyan olmalarına rağmen Türk millî kimliklerini koruyan bir Türk Boyudur. 
Gagvuzların önemli bir kısmı özerk statüye sahip oldukları Moldova’da yaşarlar.  Buradaki merkezleri Komrat kasabasıdır. Ukrayna’nın Odessa kentinde,  Romanya’da da, Bulgaristan’da ve Orta Asya’da yaşayan Gagavuzlar vardır. 170.000’i Moldovya’daki Gagavuzya özerk Bölgesinde olmak üzere dünyada  400.000’in üzerinde Gagavuz Türkü bulunmaktadır…
XIX. yüzyılın başları Gagavuz tarihinin dönüm noktası olmuştur. 1806 ve özellikle 1812 Osmanlı-Rus antlaşmaları Dinyester’le Prut nehirleri arasında kalan ve içine Bucak’ı da alan topraklar Rusya’ya kalmıştır. 1812 antlaşması gereğince Bucak’ta bulunan Müslüman halk tamamıyla buradan çıkarılarak güneye Dobruca’ya veya Kuzey Kafkaslar’a sürülmüştür. Onlardan boşalan köylere ise Dobruca’dan gelen Gagavuzlar ve Bulgarlar yerleştirilmiştir. Osmanlı topraklarından Rusya’ya göç eden bu Hristiyan muhacirler eski kaynaklarda genellikle Bulgar olarak gösterilmektedir. Oysa bu muhacirlerin yarıdan fazlasını Gagavuzlar’ın oluşturduğu bir gerçektir. Dinleri, âdetlerinin bir kısmı ve giyimleri Bulgarlar’a benzediği için Gagavuzlar’ın Tuna nehri üzerinde mavnalarla seyahat ettiklerini gören gözlemciler bunları da Bulgar saymışlardır. 
Kendi dillerinden başka dil bilmeyen Gagavuzlar’ı Hıristiyanlığa ısındırmak amacıyla Rus idaresi dinî kitapları Gagavuzca’ya tercüme ettirmişler ve bazı Gagavuz gençleri Hristiyan din adamı olarak yetiştirmişlerdir. 1918-1938 yılları arasında Romanya’nın hakimiyetinde kalan Gagavuzlara Romenler  çok insancıl davranmışlar, ama 1938’den sonra Romanya’ya egemen olan Romen ırkçıları  diğer azınlıklar gibi Gavuzlara da kötü davrandılar. Gagavuzlar’ın ve ruhanî başkanı olan Mikail Çakır Gagavuz’ların milli kimliğini kaybetmemeleri için  yoğun bir çabaya girmiştir. Rusyada papazlık eğitimi alan Mikail Çakır, ilk defa bir Gagavuz tarihi ve Gagavuzca-Romence sözlük hazırlayarak yayımlamıştır. 1930’larda Türkiye’nin Bükreş Büyükelçisi olan Türk Ocakları eski başkanlarından Hamdullah Suphi Tanrıöver de Gagavuzlar’la yakından ilgilenmiştir. Gagavuzların Türkçe okuyup yazmaları için Türkiye’den öğretmenler getirmiştir. Bu konuyu Necip Hablemitoğlu Kemal’in öğretmenleri kitabında örnekleriyle anlatır.  Romen hükümeti de Gagavuzlar’ın Ruslaşmasını önlemek amacıyla tarihî kimliklerini bulmalarını desteklemiştir. Böylece Gagavuz köylerinin bazılarında Türkçe ders veren okullar açılmıştır. Bu okullarda öğretmenlik yapan kişilerin önemli bir kısmını Mecidiye kasabasında kurulmuş, hem medrese hem öğretmen okulu vazifesini gören Mecidiye seminerinin mezunları oluşturmuştur. 
Gagavuzlar 1944-1991 arasında ise Sovyet idaresinde yaşamışlardır. 
Sovyet rejiminin ateist politikası, milliyet kimliğinin dil ve etnik köken üzerine kurulmasını kolaylaştırmıştır. Böylece Gagavuzlar’ı diğer Türk gruplarından ayıran din farkı güç kaybetmiştir. Bu arada Sovyet idaresi, gittikçe kuvvetlenen Romen milliyetçiliğine karşı Gagavuzlar’ın ayrı bir etnik grup olarak tanınmasına olumlu bir gözle bakmaya başlaması sonucu; Gagavuz dili ve edebiyatının varlığı resmen kabul edildi,  Gagavuzca’nın fonetiğine uygun “ö” ve “ü” gibi bazı harflerin Kiril alfabesine ilâve edildi, bu gelişmeler sonunda Gagavuz Türkçesiyle  hikâyeler, şiirler, romanlar yazılmaya başlandı.  
Gagavuzlar ilk defa 12 Kasım 1989 tarihinde Gagavuz Otonom Cumhuriyeti’ni ilân ettiler. Bunu 19 Ağustos 1990’da merkezi Komrat’ta olan bir Gagavuz Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin ilânı takip etti. Ama bu Cumhuriyetin ömrü uzun sürmedi.
Moldova hükümeti Gagavuzlar’ın bazı isteklerine cevap vererek ekonomik yatırımları arttırdığı gibi Komrat’ta bir Gagavuz Üniversitesi’nin kurulmasını ve bir dereceye kadar kısmî idarî otonomiyi tanımayı kabul etti. 
1993’te yapılan seçimlerde Moldova’yı Romanya ile birleştirmeyi amaçlayan milliyetçi parti ağır bir yenilgiye uğradı. Böylece Romanya’nın bir parçası olmak istemeyen Gagavuzlar’a da bir dereceye kadar güvenceye kavuştu. 1991’den sonra Türkiye Cumhuriyeti’nin Moldova Devleti’ni tanıması, Moldova Cumhurbaşkanı M. Snegur’un anlayışlı hareket etmesi ve Gagavuzlar’la çeşitli alanlarda ilişki kurması, Rus taraftarı olan Gagavuzlar’ı daha millî bir tutum almaya ve Moldova hükümetine yaklaşmaya sevketti. 1995’te Gagavuzlar’la Moldova hükümeti arasında yapılan anlaşmaya göre Gagavuzlar oldukça geniş bir dil ve kültür özgürlüğü ile bir dereceye kadar idarî otonomi elde etmelerine karşılık Moldova Cumhuriyeti içinde kalmayı kabul ettiler. 
Gagavuzlar’ın din anlayışları önemli özellikler göstermektedir. Âyin ve duaları genellikle Türkçe’dir. Fakat temel dinî terimlerin hemen hemen tamamı Arapça kökenlidir. Meselâ Allah, aaret (âhiret), cennet (ayrıca Rusça-Romence’den alınan “ray” kelimesi de kullanılır), cehennem, mâbed, haram, oruç, sevap, dava, hacı, ruh, millet gibi kelimeler bunlardan bazılarıdır. Dinî âdetleri müslümanlara benzeyen Gagavuzlar arasında kurban kesmek yaygın bir âdettir. Sığır, koyun, hatta horoz kurban olarak kesilir. Bu hayvanların içinde kurbanlık seçilen, kırlarda serbest dolaşan ve kimsenin ilişmediği “Allahlık” denen boğanın özel bir yeri vardır. Bugün Gagavuzlar bir Türk boyu olmanın bilincine varmışlar ve varlıklarını bütün dünyaya kabul ettirmişlerdir. 150 yıldan fazla süren ve Gagavuzlar’ı bir millet haline getiren bu gelişme Türk dünyası için çok önemlidir.

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 19 Ağustos 2020, 09:40
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER