Tarihte Bugün - 19 Ekim: Müslüman - Rum mübadelesi

Tarihte Bugün - 19 Ekim: Müslüman - Rum mübadelesi

19  EKİM
1448 - Osmanlı padişahı II. Murat, Kosova Zaferi'ni kazandı.
1920 - Damat Ferit Paşa'nın önceki gün istifası üzerine, yeni hükümeti kurma görevi Tevfik Paşa'ya verildi.
İkinci Yozgat ve Konya bastırma hareketi devam ediyor.  Boğazlıyan'dan gelen birlik, Akdağmadeni'ne hâkim oldu. Konya'nın Beyşehir ilçesi, Refet Bey'in kuvvetleri tarafından bir baskınla ele geçirildi, 30 isyancı idam edildi. İsyancıların kalıntıları Antalya yönüne kaçarak tertiplendiler.
1921 - Birinci Ordu Komutanı Ali İhsan Paşa, Bau Cephesi Komutanlığı'na verdiği raporda, eldeki birliklerin durumunu şöyle anlattı: "Asker esvaplı yüzde beş insana rastlamadım. Yarıdan fazlası, yırtık palaspareler içinde, ayakkabılarının yansı kullanılamaz durumda. Onda dokuzunda matara, çanta, torba, istihkâm edevatı yok. Bununla beraber çoğunda parlak gözler dördüm."
Bozkır isyanının elebaşlarından il idare meclisi eski başkatibi Çumralı Kamil ile Atabek İbrahim, Konya Hükümet Meydanı'nda asılarak idam edildiler..
1922 - Trakya'yı teslim almakla görevlendirilen Refet Paşa, Gülcemal Vapuru ile Kabataş iskelesine çıktı ve büyük bir kalabalık tarafından coşkun sevinç gösterileriyle karşılandı.
1957 - Menderes Kayseri'de yaptığı konuşmada halka, DP'nin iktidarda olduğu 7 yıl içinde 15.000 caminin yapılmış olduğunu ve 86 camiin onarıldığını, 8 ay sonra Süleymaniye'nin yapılışının 5OO'üncü yılını kutlamak için Müslümanların İstanbul'a davet edileceğini söyledi
1970 - Ferruh Bozbeyli Millet Meclisi Başkanlığından istifa etti. Bozbeyli daha sonra Demirel’e muhalif grubun lideri olacak ve Demokratik Parti’yi kuracaktır..
1934 - Mübadele Komisyonu görevini tamamladı. Anadolu ve Trakya Rumları ile Yunanistan Müslümanlarının mübadelesini düzenlemekle görevli Komisyon 7 Ekim 1923'te kurulmuştu.
1934 - Turhal Şeker Fabrikası açıldı.
1939 - II. Dünya Savaşı'nın ilk aylarında Fransa, Birleşik Krallık ve Türkiye arasında üçlü savunma ittifakı antlaşması imzalandı.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1960 - 6-7 Eylül Olayları ile ilgili dava başladı.
1961 – Türkiye Cumhiriyeti Başbakanlarından Şemsettin Günaltay vefat etti.
1982 - Millî Güvenlik Konseyinin son şeklini verdiği Anayasa metni açıklandı. Geçici maddelerle eski parti yöneticilerine 10 yıl siyaset yasağı getiriliyor, Anayasanın kabulüyle birlikte Kenan Evren Cumhurbaşkanı oluyor.
1995 - Avrupa Parlamentosu Yeşiller sözcüsü Claudia Roth, Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir aleyhine 3 milyar liralık manevi tazminat davası açtı.
2003 - Boşnak siyaset ve fikir adamı, bağımsız Bosna-Hersek'in ilk Cumhurbaşkanı Alija Izetbegović, vefat etti…
2011 - Ekim 2011 Çukurca saldırısı gerçekleşti. 8 ayrı yerde eşzamanlı olarak PKK tarafından düzenlenen saldırı sonucu 24 asker şehit oldu.


Günün Konusu
Mübadele

 “Muhacir diye küçümsenenler, tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar, yani ‘Düşmanla sonuna kadar dövüşenler’ çekilen ordunun ri’cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak, çekilmek nedir bilmeyenlerdir. Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.” Mustafa Kemal Atatürk…


Her göç acıdır… Yıllarca yaşadığı toprakları, hatıralarını, doğup büyüdüğü vatan bildiği yerleri bırakıp gitmek kelimelerle anlatmak zordur… Ülkemiz muhacirler memleketidir desek yeridir… 93 Muhacirleri, Balkan Muhacirleri, Mübadele muhacirleri, Bulgaristan muhacirleri, Afganistan muhacirleri, Uygur Muhacirleri… Bir de Anadolu’yu bırakıp gidenler…
Mübadele bu göçlerin en hüzünlülerinden birisidir…


Türkiye ile Yunanistan arasında 30 Ocak 1923 tarihinde imzalanan “Türk ve Rum Ahalinin Mübadelesine Dair Mukavelename ve Buna Bağlı Protokol” ile Anadolu’da yaşayan Ortodoks Rumların Yunanistan’a gönderilmeleri karar altına alınmıştır. Türkiye’de yaşayan Rumlardan 30 Ekim 1918’den önce İstanbul’a yerleşmiş olanlar ile Yunanistan’da ise  Batı Trakya’da yaşayan Türkler bu değişime tabi tutulmamışlardır. Anlaşmaya göre, Türk topraklarına yaşayanlardan Rum-Ortodoks dininden olanlar ile Yunanistan’da yaşayan Müslümanlar, 1 Mayıs 1923 tarihinden itibaren zorunlu değişime tabi tutuldular. Bunların sonradan eski topraklarına dönmesi de mümkün değildir. 


Göçe tabi tutulanlar yükte hafif, pahada ağır ne varsa alabildikleriyle yollara dökülmüşlerdir. Bu süreç içerisinde yaşanan dram, yoksulluk, ağır koşullar, salgın hastalık ve yaşanan sorunlar gerek iki ülke yönetimle gerekse mübadiller için çok zor geçmiştir. 


Bence Mübadelenin en acı yönlerinden birisi Anadolu’da yaşayan, Türkçe konuşan  hatta Türkçe ibadet eden bir kelime Rumca bilmeyen, Fener Patrikhanesine tabi olmayan  Ortodoks Türklerin de göçe tabi tutulmasıdır. Ki Ortodoks Türkler arasında Türk Ordusunda fiilen savaşanlar da vardır. Milli Mücadele’nin yanında yer alan Ortodoks Türkler, Kayseri’de “Anadolu’da Ortodoksluk Sadâsı” adlı bir gazete çıkarmışlar ve başlayan Milli Mücadeleye destek vermişlerdir. “Anadolu’da Ortodoksluk Sadâsı”nın çıkış hikâyesini 29 Temmuz tarihli “Tarihte Bugün”de ayrıntılı olarak aktarmıştım… Keza Atatürk’ün “Papa Eftim bu memlekete bir ordu kadar hizmet etmiştir” sözüne mazhar olan Türk Ortodoks Kilisesi kurucusu Papa Eftim’in ve Türk Ortodoks Kilisesinin İstiklal Savaşına katkılarını da 8 Mayıs tarihli “Tarihte Bugün”de aktarmıştım.


Lozan Konferansında Anadolu’da yaşayan ve Türkçe konuşan Ortodoks Türklerin mübadele dışında tutulması konusu gündeme gelmiş ve bu konu başlangıçta olumlu karşılanmış, ancak nasıl olduysa Türk Ortodokslar da mübadeleye tabi tutulmuşlar yalnızca Papa Eftim’in de arasında İstiklal Madalyası sahibi Ortodokslara ayrıcalık tanınmıştır.  
Anadolu’dan yürürlükte olan sözleşme gereği yaklaşık 193.000 Hıristiyan Ortodoks Türk, Kayseri, Karaman, Trabzon, Sivas, Konya, Yozgat ve Ankara’dan toplanarak “Biz sizdeniz, göndermeyin” yalvarmalarına rağmen, trenlerle Yunanistan’a gönderilmişlerdir. Yunanistan’a gönderilen Ortodoks Türk Hıristiyanlar, Türkiye’de Rum olarak adlandırılıp mübadeleye tabi tutulurken, Yunanistan’da da “Turko Sporos” Türk tohumu şeklinde aşağılanmışlar ve zamanla Avrupa’nın çeşitli ülkelerine dağılarak izlerini kaybettirmişlerdi.


Mübadele ile Türkiye’ye gelen Müslüman nüfus için özel çalışmalar yapılmıştır ve bu topluluk tam olarak memnun olmasa da önemli ölçüde memnun kalmıştır. Şunu da unutmamak gerekir hiçbir göçmen geldiği memleketi tamamen sevemez, doğduğu toprakları özlemeye devam eder. 


Yine de Türkiye uzun süredir muhacir kabul ettiği için, Yunanistan’a göre sorunları daha çabuk çözdü.. Büyük sosyal krizler çıkmadığı gibi gelenler kısa sürede Türkiye’ye çabuk intibak etti.
Türkiye’de Türklük düşmanlarının öne sürdüğü  “Atatürk Ulus Devlet oluşturmak için ırkçı bir yaklaşımla mübadele fikrini ortaya attı” iddiası bir iftiradan ibarettir. Bir kere mübadele önerisi Venizelos tarafından getirildi.  Venizelos Yunanistan nüfusunu kalabalıklaştırmak Müslüman nüfustan kurtulmak için bu teklifi getirdi. Türkiye de bu teklifi kabul etti. 


Kaldı ki, mübadele Yunan-Türk değişimi değil, Müslüman-Ortodoks değişimidir. Mübadele’de Anadolu’daki Ortodoks Türkler gönderilmiş, buna karşılık Türk kökenli olmayan Pomak, Boşnak Arnavut vb. Müslüman unsurlar ülkeye kabul edilmişlerdir.
Mübadelede Türk soylu olmayan Müslüman unsurlar ülkeye kabul edilirken, Ortodoks Karamanlıların mübadeleye tabi tutulması, Cumhuriyetin kurucularının “Türk Milleti” anlayışını oluşturan unsurlar arasında İslam dinini çok önemli bir unsur olarak gördüklerinin göstergesidir…

 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 19 Ekim 2020, 08:13
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER