Tarihte bugün: 19 Mayıs’ın Bayramlaşma Süreci

Fazlı Köksal; Atatürk'ün Samsun'a çıktığı gün olan 19 Mayıs'ın nasıl bayram olduğunu yazdı. İşte tarihte 19 Mayıs günü yaşanan dikkat çeken olaylar ve Türk yazar ve diplomat Ahmet Hikmet Müftüoğlu'nun hayatı...

Tarihte bugün: 19 Mayıs’ın Bayramlaşma Süreci

Günün Olayı
19 Mayıs’ın Bayramlaşma Süreci

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nın, milli bayram olarak kabul edilme süreci diğer bayramların kabul edilme süreçlerinden daha farklı oldu. Bu günün milli  bir bayram olarak kabul edilmesinde, Samsun ilimizin ve spor kuruluşlarının önemli rolleri oldu.
19 Mayısın Bayram olma hareketini ilk başlatan 19 Mayısı’ı 1926’dan itibaren “Gazi Günü” olarak  Samsunlular olmuştur. Samsunlular 19 Mayıs’ı Gazi Günü olarak kutlamakla kalmamışlar  resmi bir bayram olarak kabul edilmesi için de girişimde bulundular.
Bu konudaki önemli bir girişim de Güneş Kulübü’nün* Atatürk’ün Samsun’a ayak bastığı 19 Mayıs gününün Atatürk günü olarak kabul edilmesi için Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’na yaptığı teklif olmuştur.  merkezince karar altına alındı. Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı’nın kararıyla 1935 yılında tüm Türkiye’de 19 Mayıs “Atatürk Günü” olarak kutlandı.
CHP’ye bağlı olarak çalışan Türk Spor Kurumu, 1936 yılı Nisan ayı içinde yaptığı genel kongresinde, 19 Mayıs tarihinin “Spor ve Gençlik Bayramı” olarak kabul edilmesinin Cumhuriyet Halk Partisi’ne teklif edilmesini kararlaştırdı. Bu karar parti yönetimi tarafından onaylandı. Bu arada Cumhuriyet’in ilk yıllarından beri Mayıs ayının üçüncü Cuma günü kutlanmakta olan Jimnastik şenliklerinin de aynı güne alınması kararlaştırıldı. Böylece 19 Mayıs sporla bütünleştirilmiş oldu.  
Uzun bir süre bayramın ismi konusunda da farklı uygulamalara rastlandı. “Atatürk Spor Günü” “Atatürk Spor Merasimi” “19 Mayıs Şenlikleri”, “Atatürk Günü”, “İdman Bayramı”, “Atatürk Spor Bayramı” “Jimnastik Bayramı”, “19 Mayıs Bayramı”, “İdman Şenlikleri”, “Jimnastik Şenlikleri” gibi farklı isimler altında anıldı.
04.07.1938 No: 3950 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 20/06/1938 tarih ve 3466 Sayılı Kanunla  19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı resmi bayram olarak kabul edildi. 
17 Mart 1981 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde kabul edilen ve 19 Mart 1981 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 2429 Sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun ile de adı; 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olarak değişti. “Atatürk’ü Anma” ifadesinin eklenmesindeki amaç hem 19 Mayıs’in baş kahramanının Atatürkolması hem de Atatürk’ün doğum tarihinin “19 Mayıs” olarak kabul edilmesiydi…
19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.
* Güneş Spor Kulübü, 1933 yılında bir anlaşmazlık nedeniyle Galatasaray’dan ayrılan Ulvi Yenal, Yusuf Ziya Öniş gibi isimlerin de olduğu bir grup tarafından kuruldu. Futbol takımı, 1937-38 sezonunda hem Millî Küme'de hem de İstanbul Futbol Ligi'nde şampiyon oldu. Fakat daha sonra ani bir kararla ligden çekildi ve kendini feshetti.

TARİHTE BUGÜN
Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

1881 -  Abdülaziz Suikastından suçlandığı için Fransız konsolosluğuna sığınan Mithat Paşa, Fransız konsolosluğunca hükümete teslim edildi.
1910 - Halley kuyruklu yıldızı Dünya'ya yaklaştı.
1919 -  Mustafa Kemal Paşa'nın 9. Ordu müfettişi olarak Anadolu'ya Samsun'dan ayak basması ve Milli Mücadele'yi başlatması.
1920 – İsyancıların elinde bulunan Bolu’nun Mutasarrıfı Osman Kadri; Kuvayı Milliyecileri Bolşeviklikle, soygunculukla, halka zulmetmekle suçlayan bir bildiri yayınaladı.
1921- Meclis Mustafa Kemal’in gösterdiği 2-3 aday arasından Bakanlar Kurulunu seçti. Fevzi Paşa Bakanlar Kurulu Başkanlığını, Milli Savunma Bakanlığını ve Genelkurmay başkanlığını üstlenmesine karar verildi.. Milli Eğitimi Hamdullah Suphi, İktisat’ı Mahmut Celal, Sağlık’ı Refik Bey yürütecek
1924 - Musul Sorunuyla ilgili Türk ve İngiliz heyetleri arasında, Haliç Konferansı görüşmeleri başladı. 9 Haziran'a kadar sürecek olan görüşmelerden sonuç alınamayınca, konu Milletler Cemiyeti'ne götürüldü. 
1927 - Türk yazar ve diplomat Ahmet Hikmet Müftüoğlu öldü. 
1934- Bulgaristan’daki Türk Öğretmenler Birliği ve Turan Cemiyeti kapatıldı
1939 – Yazar, fikir adamı, siyasetçi Ahmet Ağaoğlu öldü
1935 - Arabistanlı Lawrence adıyla tanınan, İngiliz arkeolog, asker, istihbaratçı ve yazar Thomas Edward Lawrence motosiklet kazasında öldü.
1944 – Cumhurbaşkanı İsmet İnönü 19 Mayıs Nutkunda Türkçüleri hedef alan onları fesatçı, yabancıların çıkarlarına hizmet eden, macera peşinde kişiler olarak suçladı
1971 - Türkiye’de Batılı anlamda Doğu dilleri filolojisinin ve Türkoloji’nin kurucusu Alman bilim adamı Helmutt Ritter öldü
1986 – Behçet hastalığını bulan ünlü cilt doktoru Behçet Uz öldü

GÜNÜN PORTRESİ
Ahmet Hikmet Müftüoğlu

Şair Yahya Sezai Efendinin oğlu olan Ahmet Hikmet, ilköğrenimini Dökmeciler’deki Taş Mektepte, Aksaray’daki Mahmudiye Vakıf Rüştiyesinde ve Soğukçeşme Askerî Rüştiyesinde okuduktan sonra girdiği Mekteb-i Sultani (Galatasaray Lisesi)’den 1888’de mezun oldu Hariciye Nezareti (Dışişleri Bakanlığı)nde görev alarak Pire, Marsilya, Poti ve Kreç’te konsolos kâtipliği yaptı. Yurda dönüşünden sonra Dışişlerindeki görevini sürdürürken Galatasaray Lisesinde Türk edebiyatı, Darülfünûn (İstanbul Üniversitesi)’da Alman ve Fransız edebiyatı dersleri okuttu.1912-1918 yılları arasında Peşte Başkonsolosluğu yaptı. 1918’de İstanbul’a döndü ve önce Abdülmecit Efendinin Serkâtipliğine atandı. 1926’da Dışişleri Bakanlığı Müsteşarlığına atandı. Anadolu - Bağdat Demiryolları ile Elektrik Şirketi İdare Meclisi üyeliklerinde bulundu. 10. Mayıs.1927 tarihinde karaciğer kanserinden vefat etti ve Maçka Şeyhler Mezarlığında toprağa verildi.
Müftüoğlu, edebiyat dünyasına Servet-i Fünûn dergisinde yayımladığı bir hikâye ile girdi. Daha sonra Haristan ve Gülistan isimli hikaye kitabı yayımlandı  İlk hikâyelerinde Servet-i Fünûn topluluğunun dil ve edebiyat anlayışını benimsedi. Bu hikâyelerinde çoğunlukla aşk ve evlilik sorunlarına değinmiş, servet-i Fünun’un marazi ve bedbin ruh haline uygun konuları seçmiştir.  Bu hikayeler; özenle seçilmiş kelimeler, birbiri ardınca sıralanmış tamlamalar, uzun cümleler ve süslü üslûpla Servet-i Fünûn edebiyat anlayışının tipik örnekleridir. .
Onun hikâyeciliğinin ikinci dönemi 1909’dan sonraki dönemdir ki, Türk Derneği ve Türk Yurdu dergilerinin de kurucuları arasında yer aldığı  bu dönem onun asıl kimliğini ve şöhretini kazandığı dönemdir. Hikayelerinde gerçek ismi dışında; Alparslan, Sezaizade Abdülhakim Hikmet, Yavuz imzalarını da kullandı.
Türkçü edebiyatın güzel bir örneği olan Çağlayanlar adlı eseri, ile hikayeleri romantik çizgiden tamamen uzaklaşmış millî hassasiyetler ön plana çıkmıştır.  . Dil sadeleşmiş, üslûp Yeni Lisan hareketine uygun olarak  sade ve gösterişsiz hale dönüşmüştür… Gönül Hanım romanı ise Türkçülük fikrini, o dönemde en güzel işleyen romanların başında gelir. 
Ahmet Hikmet Müftüoğlu Türk edebiyatında monolog türünün ilk örneğini veren yazarlarımızdandır.   Yazdığı “İlk Görücü, Ah Şu Erkekler, Yeğenim” hikayeleri monolog türünün ilk örnekleridir.
Ahmet Hikmet, her şeyden önce idealist, ülkücü bir yazardır. Onun hikâyeleri idealizminin bir yansımasıdır . Hikâyelerinin edebi açıdan çok kaliteli olduğunu üstün olduğunu söylemek güçtür. Ama Türkçülük düşüncesini çok sağlam  bir şekilde işlemesi, sanatını düşüncesinin  emrine vermesi onu edebiyatımızda onu  Ömer Seyfettin kadar önemli kılar…

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 19 Mayıs 2020, 08:22
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER