Tarihte bugün: 2 Eylül - Tarık Buğra

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 2 Eylül'de yaşanan dikkat çeken olayları aktardı.

Tarihte bugün: 2 Eylül - Tarık Buğra

2 Eylül

1595 - Osmanlı Devleti, bir aydır kuşatma altında olan Estergon Kalesi'ni teslim etmek zorunda kaldı.
1633 - Büyük İstanbul yangını başladı. Cibali'de çıkan yangında 20 binden fazla bina kül oldu. Kâtip Çelebi'ye göre, şehrin beşte biri yandı.
1666 - Büyük Londra Yangını başladı ve üç gün sürdü; 13.200 ev ve 87 kilise kül oldu.
1826 - Osmanlı İmparatorluğu'nda Zabıta Teşkilâtı kuruldu.
1885 - Rock Springs-Wyoming'de sendikalaşmaya çalışan 150 beyaz madenci, Çinli maden işçilerine saldırdı; 28'ini öldürdü, 15'ini yaraladı ve diğer birkaç yüz kadarını da kentten ayrılmaya zorladı.
1916 – Yönetmen Lütfi Ömer Akad doğdu.
1918 - Roman, hikâye, oyun yazarı ve gazeteci Tarık Buğra doğdu
1920 -İktisat Bakanı Yusuf Kemal Bey, Moskova'dan ayrıldı. Yusuf Kemal Bey, yanında 1 milyon altın ruble, 1 vagon mavzer fişeği ve 24 Ağustos tarihinde parafe edilmiş Dostluk ve Yardım Anlaşması ile Bekir Sami Bey'in raporunu da getiriyor.
1920 - Meclis, bedelli askerlik yasasını görüşmeye başladı. Bazı mebusların sert tepki gösterdikleri tasarıya göre, yaşıtları silah altında olan İslam ve İslam olmayanlardan, seferberlik süresince, ilk altı ay içinde 200 lira, 1 tüfek ve 100 fişek alınacak, daha sonraki altı ay için de 200 lira alınacak. Teklife karşı çıkanlar, savaşmanın zengin fakir herkes için farz olduğunu savundular.
1921 - Sakarya Savaşı: Türk cephesinin kilit noktası sayılan Çaldağı,  Yunanlıların eline geçti. Bu durum  Yunanlıların moralini düzeltti. Türk savunma mevzileri, Haymana'nın hemen güneyine alındı. 
1922 - Büyük Taarruz'un sekizinci günü. Başkomutanlık ve Batı Cephesi karargahları Dumlupınar'dan Uşak'a nakledildi. Bazı Yunan birlikleri daha teslim alındı. 6 dağ topu ele geçirildi. Teslim alınan 190 subay ve 4.400 er arasında Birinci Kolordu Kumandanı General Trikopis ile ikinci Kolordu Kumandanı Diyenis de var.
İzmir’deki ABD Konsolosunun hükümetine telgrafı: Askeri durum, Yunan ordusunun bitmiş, tükenmiş ve moralinin çökmüş olmasından dolayı son derece ağır ve korkunçtur. Yunan ordusunun kurtarılmasına imkân yoktur. Şehirdeki Hıristiyanlar, panik içinde şehri terk etmek istiyorlar. Yunanlılar şehri yakmak istiyorlar. Amerikalıların hayatlarını kurtarmak için bir gemi gönderiniz. (
1925 - Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ve memurların şapka giymesine karar verildi.
1929 - Cumhuriyet gazetesinin düzenlediği ilk güzellik yarışmasında Feriha Tevfik Hanım, "Türkiye Güzeli" seçildi. Feriha Tevfik, sinema ve tiyatro oyuncusu oldu.
1935 - Florida Keys'te kasırga; 423 kişi öldü.
1938 - Hatay Millet Meclisi açıldı. Tayfur Sökmen Devlet Başkanı seçildi.
1945 - Missouri Zırhlısında, Japonya'nın teslim antlaşması imzalandı.
1968 - İran'da deprem: 11 bin kişi öldü.
1985 - Kaş limanı açıklarında 3400 yıl önce batan, fildişi eşya ve bakır, kalay parçalarıyla yüklü bir gemi enkazı bulundu.
1993 - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) kuruldu.
1994 - Uluslararası Olimpiyat Komitesi, halterci Naim Süleymanoğlu'na "Yüzyılın En Güçlü Sporcusu Ödülü" verdi.
1998 - İsviçre Hava Yolları'na ait bir yolcu uçağı, Peggy's Cove-Yeni İskoçya'da düştü; 229 kişi öldü.
2011 - Türkiye, BM'nin Mavi Marmara Raporunu açıklaması üzerine, İsrail'e karşı 5 maddelik yaptırım kararı aldı.
2016 - Özbekistan Devlet Başkanı İslam Kerimov vefat etti

Günün Portresi
TARIK BUĞRA

2 Eylül 1918 tarihinde Akşehir’de doğan inli romancımız Tarık Buğra, Tıp, hukuk ve edebiyat fakültelerinde okudu.
Ortaokulda Rıfkı Melül Meriç’in, lisede Hakkı Süha Gezgin ve Pertev Naili Boratav’ın, edebiyat fakültesinde Ahmet Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan’ın öğrencisi oldu.
Gazetecilik yaşamında Reşat Ekrem Koçu, Peyami Safa ve Abdi İpekçi ile uzun süre çalıştı. Yalın ama edebi anlatımı ile Türkçeyi en güzel kullanan romancılarımız dan birisidir. 
Türkçe’ye hakimiyet dedik de, aslında onun için Türkçeyi doğru kullanmak bir kaderdi… Ortaokulda Rıfkı Melül Meriç, lisede Hakkı Süha Gezgin ve Pertev Naili Boratav, üniversitede Ahmet Hamdi Tanpınar ve Mehmet Kaplan, gazetecilikte de Abdi İpekçi, Reşat Ekrem Koçu ve Peyami Safa gibi Türkçe ustalarına öğrenci olmak her insana nasip olmaz… Türkçeyi en iyi kullanan üstatların öğrencisi olabilme şansını yakaladığı için kıskanılacak insandır o..
Onun içindir ki; Nihal Atsız, Emine Işınsu gibi pek çok usta romancıyı yok sayan sol eleştirmenler,  Tarık Buğra’nın romancılığını yok sayamamışlar; ancak, onu “Kasaba Romancısı”, “Muhafazakâr Romancı” gibi dar kalıplarla tanımlamaktan da geri kalmamışlardır.  
Özgün ve akıcı üslubu, Türkçe'ye hakimiyeti  ve müthiş tasvirleri ile unutulmaz romanlara, oyunlara ve hikayelere imza atmıştır...
Dönemeçte hariç romanlarının tamamını okudum... Yalnızca “Firavun İmanı”nını okurken biraz sıkıldım... Küçük Ağa'yı, Osmancık'ı ; Yağmuru Beklerken'i birden fazla okudum... Bu romanları ikinci okuyuşlarımda Kemal Tahir'in aynı dönemleri anlattığı romanları ile eş zamanlı okudum;
Osmancık ile Devlet Ana'yı,
Küçük Ağa ile Yorgun Savaşçı'yı,
Yağmuru Beklerken ile Yol Ayrımı'nı...
Aynı dönemleri ( Osmanlının Kuruluş, İstiklal Savaşının başlangıç ve Serbest Cumhuriyet Fıkra Dönemi) iki usta yazarın kaleminden okumak benim için ilginç bir deneyim oldu...
Bu arada bir "Galat-ı Meşhur" dan bahsetmek bir hakkın teslimi olacaktır;
Bürokratların odalarından, esnaf kahvelerine hemen her yerde, "Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Nasihatı", "Şeyh Edebali'nin Osman Bey'e Vasiyeti ", gibi başlıklar taşıyan "Beysin, bundan sonra öfke bize; uysallık sana... Güceniklik bize; gönül alma sana... Suçlamak bize; katlanmak sana... Acizlik yanılgı bize; hoş görmek sana... Geçimsizlikler, çatışmalar, uyumsuzluklar, anlaşmazlıklar bize; adalet sana... Kötü göz, şom ağız, haksız yorum bize; bağışlama sana..." diye başlayan bir metine rastlarız... Bu metin, Tarık Buğra'nın Osmancık romanından alınmıştır. Tarık Buğra'nın Şeyh Edebali'ye söylettiği sözlerdir…
Romanları: Yalnızlar, Siyah Kehribar, Küçük Ağa, Küçük Ağa Ankara’da, İbiş’in Rüyası, Firavun İmanı, Gençliğim Eyvah, Dönemeçte, Yağmur Beklerken, Osmancık.
Aldığı Ödüller: İbiş’in Rüyası ile 1970 yılında TRT Roman Ödülü, Firavun İmanı ile Türkiye Millî Kültür Vakfı Edebiyat Ödülü, Yalnızlar ile 1976 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı Edebiyat Ödülü, Kültür Ba-kanlığı Başarı Ödülü,  Osmancık ile 1983 yılında Türkiye Millî Kültür Vakfı Edebiyat Ödülü,  1984 yılında Küçük Ağa ile Türkiye Millî Kültür Vakfı Televizyon Ödülü, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Televizyon Ödülü, Boğaziçi Yayınları Başarı Ödülü, 1988 yılında Türk Basın Birliği Hakkı Tarık Us Başarı ve Basın Ödülü, Türk Dün-yası Araştırmaları Vakfı Başarı Ödülü, Türkiye Millî Kültür Vakfı Televizyon Ödülü, 1989 yılında Yağmur Beklerken ile Türkiye İş Bankası Büyük Ödülü, 1992 yılında Sinema Tiyatro Müzik Radyo ve Televizyon Sanatçıları Derneği Özel Ödülü,  Türkiye Yazarlar Birliği Üstün Hizmet Ödülü,    1993 yılında TMKV Türk Millî Kültürüne Hizmet Şeref Armağanı. 
Tarık Buğra ayrıca Hür Macarlar Derneği tarafından da Ayakta Durmak İstiyorum adlı oyunu dolayısıyla şeref madalyasıyla ödüllendirilmiştir. 
1991 yılında Devlet Sanatçısı ilan edildi…
26 Şubat 1994 tarihinde İstanbul’da vefat etti…

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 02 Eylül 2020, 08:29
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER