Tarihte Bugün - 20 Ekim: Caber Kalesi ve Kaledeki Türk Mezarı

Tarihte Bugün - 20 Ekim: Caber Kalesi ve Kaledeki Türk Mezarı

20 Ekim
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1919 - İstanbul hükümeti adına Bahriye Nâzırı Sâlih Paşa, Hey’et-i Temsîliyye adına da Mustafa Kemal, Hüseyin Rauf ve Bekir Sâmi beylerin katıldığı ve üç gün sürecek olan Amasya toplantısı başladı.
1920 - Konya isyanında Delibaş'la işbirliği yapmaktan yargılanan Konya milletvekilleri Abdülhalim Çelebi ve Kazım Hüsnü Bey, Konya İstiklal Mahkemesi'nce Erzurum'da oturmaya mahkûm edildiler. TBMM, yargılamadaki usulsüzlük nedeniyle, 6 Aralık'ta kararı yok sayacaktır
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükûmeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Henry Franklin-Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi. Türkiye'nin savaşı kazanacağı konusundaki tereddütleri Sakarya Zaferi ile giden Fransa'yla imzalanan anlaşma, Ankara Hükümeti'nin de ilk kez batılı bir devlet tarafından tanınması anlamına da geliyor. Caber Kalesi de bu anlaşmayla Türkiye’ye bırakıldı…
1924 - İsmet Paşa’nın sıkıyönetim isteğinin parti grup Toplantısı’nda reddi sonucunda İsmet Paşa istifa etti, Fethi (Okyar) Bey Hükümeti kuruldu
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Türk Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 - 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması sona erdi,
1931 – 2. Balkan Konferansı İstanbul’da başladı
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1951 - Birinci Akdeniz Oyunları sona erdi. Türkiye 10 altın, 3 gümüş ve 7 bronz madalya aldı.
1954 - Dünya Bankası Genel Sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1957 – Celal Bayar “Öyle ümit ediyoruz ki, 30 sene sonra bu mübarek memleket 50 milyon nüfusu ile küçük bir Amerika olacaktır.” Dedi. Böylece “Küçük Amerika” ifadesi siyasi literatüre girdi…
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce Anayasa metnini açıklayan MGK, Devlet Başkanı Kenan Evren'in Anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl’ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
1998 - Türkiye ile Suriye arasında Adana Mutabakatı imzalandı.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
2011 - Libya lideri Muammer Kaddafi öldürüldü.
2016 – Atatürk’ün yakın arkadaşı Kılıç Ali’nin oğlu, ünlü futbolcu ve teknik direktör Gündüz Kılıç’ın kardeşi, Gazeteci ve yazar Altemur Kılıç vefat etti…

Günün Konusu
Caber Kalesi ve Kaledeki Türk Mezarı

“…………..
Yiğitlerim uyur gurbet ellerde
Kimi Semerkant'ta bekler beni
Kimi Caber'de

Caber yok, Tiyanşan yok, Aral yok
Ben nasıl varım?
Ağla ey Tanrı dağlarından
İndirilmiş Tanrım”
Arif Nihat Asya

20 Ekim 1921 tarihinde TBMM ile Fransa hükûmeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Henry Franklin-Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi. Bu anlaşma Ankara Hükümeti'nin de ilk kez batılı bir devlet tarafından tanınması anlamına da geliyordu. Bu anlaşmanın önemli bir maddesi de o zaman Fransa yönetiminde olan Suriye sınırlarında olan  Caber Kalesi’nin de Türkiye’ye bırakılmasıydı.

Kuzey Suriye’de Rakka’nın 50 km. batısında Fırat nehrinin sol sahilinde ve volkanik bir tepe üzerinde yer alan Caber kalesine uzun süre Ca‘ber b. Sâbık el-Kuşeyrî isimli eşkıya hükmettiğinden kale onun adıyla anıldı.  Selçuklu Sultanı Melikşah 1086 yılında kaleyi ele geçirerek  Kuşeyroğulları’nı bölgeden uzaklaştırdı. Kale daha sonra çeşitli atabeyler arasında el değiştirdi.  Halep Atabeyi Nûreddin Zengî zamanında çeşitli imar faaliyetlerine sahne olan Ca‘ber Kalesi çok gelişti Nûreddin Zengî’nin ölümüyle Selâhaddîn-i Eyyûbî’nin eline geçti… Sonraki yıllrda kale stratejik önemini kaybetti…  Osmanlı Devleti’nin son döneminde Ca‘ber Rakka kazasına bağlı bir nâhiye merkeziydi. 1918’de İngilizler tarafından işgal edildi, ardından Suriye’ye bağlanarak Fransız mandasına bırakıldı.
Ca‘ber Kalesi’nin- bilinir yapan kaledeki  “Türk mezarı” diye anılan türbe idi.  Bu Türbede Süleyman Şah’a izafe edilen kitâbesiz mezar bulunuyordu. Prof. Dr. Aydın Taneri Süleyman Şah ile ilgili şunları söylüyor; Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kurucusu sıfatıyla Anadolu Türkleri arasında gazilik pâyesini kazanmış ve efsanevî bir hüviyet almıştır. Bazı Osmanlı tarih yazarları tarafından Osmanlılar’ın ceddi sayılan Ertuğrul Gazi’nin babası Süleyman Şah ise Urfa tarafında bulunduktan sonra Fırat’ı geçerken boğulmuş ve Cabir Kalesi önüne gömülmüştür  Enverî bu Süleyman Şah’ı Kutalmış’ın oğlu sayarak Selçuklu sultanını Osmanlı şeceresi ile irtibatlandırır. Halbuki kaynaklar Anadolu Selçuklu Sultanı Süleyman Şah’ın Suriye Selçuklu Sultanı Tutuş ile savaşırken öldüğünü (1086) ve Halep Kapısı’nda defnedildiğini zikrederler. Bazı Osmanlı tarihlerinde görülen bu karışıklık muhtemelen Süleyman Şah’ın, Fırat’ın kolu Habur ırmağında 1107 yılında boğulan I. Kılıcarslan ile karıştırılmış olmasından ileri gelmiştir. Ancak eski Osmanlı tarihçilerinden itibaren asırlar boyunca Süleyman Şah’a izâfe edilip kutsî bir hâtıra olarak yaşatılan ve folklorik bir değer taşıyan Türk mezarı rivayetini de tamamıyla reddetmek mümkün değildir.
Caber’deki türbe , zamanla harabe haline gelince II. Abdülhamid’in döneminde, dikdörtgen şeklinde yeniden yaptırılmış ve üzeri tonozla örtülmüştür. Türbenin bakımı için maaşlı bir türbedar tayin edilmiş ve bunun ikameti için avluya bir ilâve bina yaptırılmıştır. Ancak I. Dünya Savaşı sonunda Ca‘ber Kalesi ile birlikte Suriye’nin sınırları içinde kalan ve Fransa’nın mandasına verilen türbe, Anadolu Türkleri için büyük bir mânevî değer taşıdığı için 20 Ekim 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetiyle Fransa hükümeti arasında imzalanan Ankara Anlaşmasının 9. maddesi gereğince Türkiye’ye bırakılmıştır. Çevresindeki 8797 m2’lik Türkiye Cumhuriyeti toprağında Türk bayrağını dalgalandırma görevini yürüten bir jandarma karakolu bulunuyordu. 
Ancak 1974 yılında mezar Tabya Barajı’nın suları altında kalacağı düşünülen mezar , Suriye hükümetiyle varılan anlaşma uyarınca biraz daha kuzeydeki Karakozak mevkiine nakledilmesine karar verildi. Halep’in Karakozak mevkiindeki mezarının üzerine modern Türk-İslâm mimarisinde kesme taştan bir türbe ve onun yanına da aynı malzemeden bir karakol binası yapıldı.
13 Mart 2014 tarihinde Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) ile DEAŞ arasındaki çatışmalar sonucu Karakozak köyü ve türbenin bulunduğu bölge IŞİD kontrolüne geçti. 22 Şubat 2015'te, Türk Silahlı Kuvvetleri artan güvenlik problemleri ve IŞİD tehdidi nedeniyle 'Şah Fırat' adlı askeri bir operasyon ile türbede bulunan 40 askeri ülkeye geri getirmek için Suriye'ye girdi. Türbede bulunan Süleyman Şah'ın naaşı ve diğer manevi değeri bulunan eşyalar alındıktan sonra Süleyman Şah Türbesi ve yakındaki karakol patlayıcılarla havaya uçuruldu.
Süleyman Şah Türbesi Saygı Karakolu ise 2015 yılında Şanlıurfa'nın Birecik İlçesi'nin karşısında, sınıra yakın Suriye'nin Eşme Köyü'nde kuruldu. 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 20 Ekim 2020, 09:32
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER