Tarihte Bugün - 20 Kasım

Fazlı Köksal, Bolşevik ihtilalinin ardından açılan İç Rusya ve Sibirya Müslümanları Millet Meclisinin başkanlığına getirilen Sadri Maksudi (Arsal) anlattı

Tarihte Bugün - 20 Kasım

20 Kasım
1612 - Nasuh Paşa Musâlahası diye bilinen Osmanlı-Safevi barış anlaşması imzalandı.
1711- Rusya, Prut anlaşmasının gereğini yapmayınca Baltacı Mehmet Paşa Sadrazamlıktan azledildi..
1863 - Ziraat Bankası kuruldu.
1909- Fikir adamı, felsefeci, Hareket Dergisinin kurucusu Nurettin Topçu doğdu.
1910 – Ünlü Rus yazar Tolstoy öldü.
1917 - Ufa’da İç Rusya ve Sibirya Müslümanları Millet Meclisi açıldı. Başkanlığına Sadri Maksudi (Arsal) getirildi
1920- TBMM, Mustafa Kemal'in Rusya'da bir temsilcilik bulundurulması ile ilgili önerisini kabul etti. Ali Fuat Cebesoy Moskova Büyükelçisi olarak atanacak…
1921- Mustafa Kemal Moskova Büyükelçisi Ali Fuat Paşa’ya verdiği talimatta Türk-Rus poılitikasının ana hatların şöyle özetledi; Ruslardan mümkün olduğu kadar çok silah almak, Rusları, dostluk konusunda şüpheye düşürmemek, Fransızlarla yapılan anlaşmada Sovyet Cumhuriyetlerini ilgilendiren hiç bir maddenin bulunmadığı konusunda güvence vermek, Misak-ı Milli'yi gerçekleştirmek için Rusya' dan gereken yardım sağlanamazsa başkalarına da başvurulabileceğini hissettirmek.
1922- İstanbul Maarif Müdürü, İkdam Gazetesine yaptığı açıklamada şunları söyledi: İstanbul’da tahminen 144.000 çocuk var. Bunların 98.000'i Türk’tür. Bizbunlardan ancak 30.000'ini okutuyoruz.
1922- Yeni Türkiye'nin uluslararası konumunu belgeleyecek olan Lozan Konferansı, İsviçre'nin Lozan kentinde, İsviçre Konfederasyonu Başkanı M.Haah'ın ev sahibi olarak yaptığı açış konuşmasıyla başladı.
1922- Hint Hilafet Komitesi Başkanı Chotani, Bombay'dan, Ankara'nın Roma Temsilcisi Celalettin Arif Bey'e gönderdiği telgrafta, Vahdettin'in, Mustafa Sabri ve Rıza Tevfık'in İngilizler tarafından Hindistan'a getirtilip propaganda için kullanılmasına Hint Müslümanlarının izin vermeyeceğini, lslamiyet'e ve vatanseverliğe aykırı davranan bu kişilerin bir saygınlığı bulunmadığını anlattı ve Hint Müslümanlarının TBMM'ne tam saygıları bulunduğunu bildirdi
1922- Meclis'in gizli oturumunda, Refet Paşa'nın İstanbul’daki hareketleri hakkında 15 mebusun verdiği gensoru tartışıldı. Rauf Bey, yaptığı açıklamada Refet Paşa'ya durumun gerektirdiği işleri yapma yetkisi verdiklerini, sorumluluğu Üzerlerine aldıklarını, Refet Paşa'nın da kanunlar çerçevesinde çalıştığını, İstanbul'da hükümet işlerini gördüğünü ve çok önemli bir görev yaptığını anlattı.
1923 - Halk Fırkası, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti örgütünü bünyesine aldı.
1934- Ereğli Sümerbank tesislerinin temeli atıldı.
1939 - BBC Türkçe Servisi, yayınlarına başladı.
1943 - İstanbul Teknik Üniversitesi kuruldu.
1959 - Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Deklarasyonunu yayınladı.
1959 - Birleşik Krallık, Avusturya, Danimarka, Norveç, Portekiz, İsveç ve İsviçre kısa adı EFTA olan Avrupa Serbest Ticaret Birliği anlaşmasını imzaladılar.
1961 - Türkiye'de ilk koalisyon Hükümeti, Başbakan İsmet İnönü tarafından Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne mensup bakanlarla kuruldu.
1979 - İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi ve Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekan Yardımcısı, Prof.Dr. Ümit Doğanay uğradığı saldırıda öldürüldü.
1984 – Ressam Eşref Üren öldü.
1989 - Birleşmiş Milletler, Çocuk Hakları Sözleşmesi kabul edildi.
1994 - Dünya Halter Şampiyonası'nda Naim Süleymanoğlu, 64 kiloda 5 dünya rekoru kırdı ve 3 altın madalya aldı.
1998 - İtalya, 12 Kasım'da Roma Hava Alanı'nda yakalanan PKK lideri Abdullah Öcalan'ı serbest bıraktı.
2003 - El-Kaide bağlantılı eylemciler; İstanbul, Levent'teki HSBC Bankası Genel Müdürlüğü ve Beyoğlu'ndaki Birleşik Krallık Başkonsolosluğu'na bombalı saldırı düzenledi. 31 kişi öldü, 450'den fazla kişi yaralandı.

Günün Portresi
Sadri Maksudi Arsal

1917 Ekim devrimini takip eden ilk günlerde Rusya’nın hâkimiyet ve etki sahasında bulunan coğrafyada, bir özgürlük havası esiyordu. “Halklara Özgürlük” ve “Halklara eşitlik” gibi parlak sloganlardan özellikle yıllarca Rus emperyalizminin demir yumruğu altında ezilen Türkler son derece memnundu. Kurulan Özerk Türk Cumhuriyetleri, kongreler, şuralar birbirini kovalıyordu. Bu parlak sloganların yaldızı dökülüp, altından kıp kızıl bir Rus milliyetçiliği çıkana kadar, bu özgürlük dönemi birkaç yıl sürdü. 
20 Kasım 1917 günü de Ufa’da “İç Rusya ve Sibirya Müslümanları Millet Meclisi” açıldı. Meclisin Başkanlığına Sadri Maksudi (Arsal) getirildi. Bu nedenle Türk Dünyasının yetiştirdiği önemli bilim insanlarından Sadri Maksudi Arsal’ı tanıtmaya çalışacağım.


Sadri Maksudi 23 Temmuz 1878 günü, bugün Rusya Federasyonu içindeki özerk Tataristan Cumhuriyeti'nin başkenti Kazan’a bağlı Taşsu köyünde dünyaya geldi. Köyünde ilköğretimini tamamladıktan sonra 1888’de Kazan'daki ağabeyinin de öğretmen olarak görev yaptığı Allâmiye Medresesi'ne başladı. Kazan yıllarında, İstanbul'dan gelen çocuk romanlarını okuyarak İstanbul Türkçesini öğrendi.  1895'te Bahçesaray'daki Zincirli Medrese'de ders vermeye davet edilen ağabeyi ile birlikte Bahçesaray'a gitti. Aynı kurumda öğretmenlik yapan ve “manevi babam” diye tanımladığı ünlü Türkçü İsmail Gaspıralı'yla tanıştı. Bahçesaray'da Rusça’sını ilerletti.


1897'de Rus Öğretmen Mektebi'ne girdi. İlk hikâye denemeleri 1899-1900'de yayımlandı[4]. 1900 yılında “Maişet” adlı romanını Kazan'da yayınladı. Romanı yazmaktaki tek amacı Tatarca'nın millî edebiyat dili  haline gelmesini sağlamaktı. Hayranı olduğu Lev Tolstoy ile tanıştı. Onun takdirini kazandı. Öğretmen Mektebi'ni bitirdikten sonra eğitimine İstanbul'da devam etmek istedi. İstanbul'a gitmeden  Kırım'da görüştüğü İsmail Gaspıralı daha iyi eğitim alabilmesi için Paris'e gitmesini önerdi. İstanbul’da tanıştığı  Ahmet Mithat Efendi de Paris'te öğrenim görmesini tavsiye edince Fransa yolunu tuttu.


Fransızca ve Latince öğrenmekle geçen bir yıl hazırlıktan sonra 1902'de Sorbon Üniversitesi'nin Hukuk Fakültesi'ne kaydoldu. Ayrıca "Paris Edebiyat Fakültesi" ve "College de France"'da da birçok dersleri takip etti.1906'da mezun oldu ve Rusya'ya döndü.

Rusya'da siyasetle ilgilendi ve II. Duma'ya (parlamento) Kazan'dan üye seçildi. II. Duma kısa bir süre sonra dağılınca yeniden yapılan seçimler sonucu III. Duma'ya üye oldu ve Rusya Türklerinin sorunlarını dile getirdi. Duma'da heyecanlı konuşmaları ile dikkatleri çeken Maksudi, Başkanlık Divanı üyeliğine seçildi. 1909 yılında İngiltere'ye giden parlamento heyetine dahil edildiğinde gözlemlerini aktardığı makaleler, daha sonra Kazan'da “İngiltere'ye Seyahat” adıyla kitap olarak yayınlandı.


1911'de Kamile Rami ile evlendi; bu evlilikten Adile ve Naile isminde iki kız çocuğu sahibi oldu. (Kızlarından Adile Ayda Hanım daha sonra Türkiye’nin ilk bayan Büyükelçisi olacaktır.) 1913 yılında avukatlığa başladı.


1917 yılında Ufa'da ilan edilen "İç Rusya ve Sibirya Milli-Medeni Türk-Tatar Muhtariyeti" adlı özerk devletin anayasasını hazırladı. Kasım 1917'de oluşturulan "Millî Meclis"'e başkan seçildi. Devlet işlerini yürütmek üzere kurulan ve üç bakanlıktan oluşan "Millî İrade"'nin de başkanlığını üstlendi. Ama kısa süre sonra Millî Meclis Ruslar tarafından dağıtıldı ve Millî İdare feshedildi.
Özerk Cumhuriyetin feshedilmesinin ardından Maksudi, Finlandiya'ya geçti. 1919 yılında Paris'e geçen Maksudi, 1922'de ise  ailesi ile birlikte Berlin'e yerleşti ve politikayı bıraktı, akademik çalışmalara yöneldi.1923'te ailesi ile Paris'e yerleşti ve Sorbon Üniversitesi Edebiyat fakültesine bağlı İslâm Ülkelerini Tetkik Enstitüsünde Türk-Tatar kavimlerinin tarihi üzerine dersler verdi.
Sadi Maksudi, Türk Ocakları'nın daveti üzerine 1924 yılında yeni Türk Cumhuriyeti'nde bir dizi konferans verdi. 24 Kasım 1924'te Çankaya'da Mustafa Kemal Paşa ile tanıştı. Yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nde görev alma teklifini kabul etti. 1925'te Türkiye'ye gelip yerleşti; Ankara'da Maarif Vekaleti'ne bağlı Telif ve Tercüme Heyeti'ne üyeliğine atandı. Bu heyetin dağılmasından Ankara Hukuk Mektebi kurucu hocaları arasında yer aldı; uzun yıllar bu kurumda ders verdi.


Sadri Maksudi, 1928 yılında Milliyet Gazetesi'nde “Lisan Islahı Meselesi” başlığı altında yayınladığı yazılarını 1930 yılında bir kitap olarak yayınladı ve cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e sundu. Mustafa Kemal'in önsöz yazdığı “Türk Dili İçin" adlı bu eser, iki yıl sonra Türk Dil Kurumu'nun kurulması talimatının verilmesinde etkili oldu[. Mustafa Kemal'in bu kitabın önsözünde yer alan veciz sözleri, Türk Dil Kurumu binasının önündeki kitabeye nakşedilmiştir.


Türk Ocakları'nın 27 Nisan 1930 tarihli VI. Kurultayı'nda yaptığı konuşmada kurulmasını önerdiği tarih heyeti 1931 yılında Türk Tarihini Tetkik Cemiyeti adıyla faaliyete geçti. Sadri Maksudi, kuruluşunda rol oynadığı ve ileride “ Tarih Kurum”u adını alacak bu cemiyetin üyesi oldu. Resmi tarih tezini içeren “Türk Tarihinin Ana Hatları”  adlı eserin yazarları arasında yer aldı. Daha sonra “Türk Hukuk Tarihi”'ni kaleme aldı.


Kendi bilgisi ve isteği dışında Mustafa Kemal'in milletvekilliğine aday göstermesi ile 1931 yılında siyasete de giren Sadri Maksudi, 1931-1935 arasında Şebinkarahisar, 1931-1935 arasında Giresun milletvekili olarak TBMM'de yer aldı. 1935'ten sonra siyasete ara verip, bilimsel çalışmalara odaklandı. 1950-1954 yılları arasında Demokrat Parti Ankara milletvekili olarak görev yaptı. 1950-51 yıllarından Türk Parlamento Grubu Başkanı olarak Avrupa Konseyi’nde Türkiye’yi temsil etti.


İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde ve Edebiyat Fakültesi'nin Tarih Enstitüsü'nde dersler veren Arsal, “Hukukun Umumi Esasları” (1937), “Hukuk Tarihi Dersleri” (1938), “Umumi Hukuk Tarihi”(1941), “Hukuk Felsefesi Tarihi” (1946) ve “Türk Tarihi ve Hukuk” (1947) isimli eserleri Türkiye'de hukuk eğitimine katkıda bulundu. Türkiye'de hukuk alanında temel ders müfredatından olan “Türk Hukuku Tarihi” disiplinini kurması, onun Türk hukukuna en büyük katkısıdır; bu dersi dünyada ilk defa veren kişidir.
1955 yılında yayımladığı  "Milliyet Duygusunun Sosyolojik Esasları" adlı eseri bu konuda yazılmış en önemli eserlerden birisidir. 
Sadri Maksudi Arsal , 20 Şubat 1957’de vefat etmiştir.


Tataristan’ın başkenti Kazan’da Ord. Prof. Dr. Sadri Maksudi Arsal adına yapılan anıtı 6 Aralık 2016 günü Başbakan Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirilmiştir. 


Hem Sadri Maksudi’nin dik duruşunu, bilim adamı niteliğini, hem de Atatürk’ün hoşgörüsünü gösteren bir olayı, Cemal Granada  Atatürk’ün Uşağı İdim kitabından şöyle anlatıyor;
Çankaya köşkünde bir akşam sofrasında Sadri Maksudî de konuk olarak bulunuyordu. Konu Türkçe deyimlerdi. Türk denizcilik sektörüne finansman sağlamak amacıyla kurulacak bankanın adı Denizcilik Bankası mı , yoksa Deniz Bank mı olması gerektiği tartışılıyordu. Sadri Maksudî, Deniz Bankın gramer kurallarına aykırı olduğunu savunuyor ve bu düşüncesinden bir adım bile geri gitmiyordu. Konu kapandıktan bir iki saat sonra Atatürk kendi tezinde ısrar eden Sadri Maksudî’nin sözünü kesip “Siz profesör değilsiniz.” dedi. Bu beklenmedik sesleniş, herkesi şaşırtmış, profesörü de can evinden vurmuştu. Hepimiz put gibi yerimizde dona kalmış, neye uğradığımızı şaşırmıştık.
Bir an süren şaşkınlığından kurtulan Sadri Maksudî’nin titreyen eliyle kadehini masaya koyup, kendini toparlayarak Atatürk’e şu karşılığı verdiği duyuldu: “Hâşâ, ben profesörüm . Hem de Türkiye’de değil. İsviçre’de de bana kürsü vermişler. Olmazsa gider orada dersimi veririm. Şimdi ben kalkıp burada bir kumandana ‘Siz kumandan değilsiniz’ dersem ne olur? Kumandanlığı elinden alınır mı? Yalnız böyle bir söz o kumandanın nasıl gücüne giderse, bu söz de benim gücüme gider. Ama kumandanlara kürsü vermediler daha.”
Sadri Maksudî’nin elinde şarap kadehiyle söylediği bu sözlere Atatürk karşılık vermedi. Az sonra da sofra dağıldı. Sadri Maksudî’yi de bir daha sofrada görmedim. 


İlginçtir, aradan yıllar geçtikten sonra Denizbank’ın 10 Ağustos 1951’de yeniden kurulmasına ilişkin yasa tasarısı Meclis’te görüşülürken, Sadri Maksudi Arsal’ın “Denizbank” adının Türkçe dilbilgisi kurallarına uygun olmadığı, bu nedenle “Denizcilik Bankası” olarak değiştirilmesi gerektiği yolundaki teklifini TBMM kabul eder Bankanın adı Denizcilik Bankası olarak değiştirilir.

banner3
YORUM EKLE