Tarihte bugün: 21 Ağustos - Türk Yurdu Derneği

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 21 Ağustos'ta yaşanan dikkat çeken olayları aktardı.

Tarihte bugün: 21 Ağustos - Türk Yurdu Derneği

21 Ağustos

1651 - İstanbul halkı ve esnafı Yeniçeri ağalarına isyan etti; bütün çarşılar kapandı.
1723 - Boğdan voyvodası, mûsikişinas ve Osmanlı tarihçisi kantemiroğlu vefat etti.
1898 – Eleştirmen ve deneme yazarı Nurullah Ataç doğdu
1911 - Mona Lisa tablosu, Louvre Müzesi'nin bir çalışanı tarafından çalındı.
1915 - İkinci Anafartalar Savaşı başladı.
1920 - İngiliz, Fransız ve İtalyan yüksek komiserleri, Padişah Vahdettin'i ayrı ayrı ziyaret ederek milli hareketin bastırılmasını istediler. Görüşme sırasında Başbakan Damat Ferit Paşa da hazır bulundu. Padişah, İngiliz Yüksek Komiseri'ne Ankara'ya düşmanlığını dile getirdi, İngilizlerden yardım istedi
1920 - Mustafa Kemal Meclis'te Antep ve Demirci çarpışmaları hakkında bilgi verdi. Ethem'in başarılarını öven sözleri alkışlarla karşılandı. Genel kurul, rahatsız olduğu duyulan Ethem Bey'e üzüntülerini bildirme karan aldı.
1920- Genelkurmay Başkanı İsmet Bey, Cephe komutanlıklarından, bundan böyle gönüllü teşkilatından vaz geçilmesini, var olanların kadroya alınmasını istedi
1921 - İzmit Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin düzenlediği mitingde, başkumandana bağlılık ve orduya güven belirtildi. Zafere kadar, askerlik çağındaki bütün erkeklerin çarpışmaya hazır olduğu bildirildi. Malatya ve Konya'da da toplantılar yapılarak orduya güven ve bağımsızlık için her türlü fedakârlığa hazır olunduğu belirtildi.
1922 - Mustafa Kemal Paşa, Ordu Komutanlarıyla Akşehir'de yaptığı son toplantıda, Büyük Taarruz emrini verdi.
1926 - Şair ve çevirmen Can Yücel doğdu.
1940 - Sovyet Devrimi liderlerinden Leon Troçki, Meksika'da öldürüldü.
1944 - Son Osmanlı Halifesi Abdülmecid, Paris'te vefat etti.
1959 - Bağdat Paktı Konseyi'nin adı değişti. Paktın yeni adı, Merkezi Antlaşma Teşkilatı CENTO oldu.
1959 - İstanbul'da yeniden düzenlenen Askeri Müze halka açıldı.
1960 - Çanakkale Anıtı törenle açıldı.
1964 - İstanbul Kuledibi'ndeki Eskiciler Çarşısı yandı; 167 dükkân ve 25 apartman kül oldu, 1000 kişi evsiz kaldı.
1968 - Sovyetler Birliği askerlerinin Çekoslovakya'yı işgal etmesinin ardından, Romanya Devlet Başkanı Nicolae Ceauşescu, halkını benzer bir işgale karşı silahlanmaya çağırdı.
1969 - Denis Michael Rohan adlı Avustralyalı bir Yahudi, Mescid-i Aksa'yı ateşe verdi.
1987 - Türk Eximbank kuruldu.
1989 - Bulgaristan'dan gelen göçmen sayısı 300 bine ulaşınca hükümet sınırı kapattı.
1992 - Heykeltıraş Zühtü Müridoğlu vefat etti. 
2008 - Pakistan'ın başkenti İslamabad'ın 20 mil batısındaki bir silah fabrikasının önünde iki Taliban intihar bombacısı kendilerini havaya uçurdu; 59 kişi öldü, 70 kişi yaralandı.


Günün Portresi
Halife Abdülmecit

Vahdeddin’in 17 Kasım günü bir İngiliz gemisiyle İstanbul’dan firar edince hilafet makamı boşaldı. Bunun üzerine Şeriyye Vekili Vehbi Efendi TBMM’de Müslümanlara yeni bir halife seçilmesi ve ona biat edilmesi gerektiğini dile getirdi…

TBMM üyeleri hanedan mensuplarından Abdülmecit Efendi’ye gerek milli mücadeleye bakışı gerekse bilgi ve kültürü nedeniyle sempati duyuyorlardı…

Abdülmecit Efendi; Fransızca, Almanca, İngilizce, Farsça, Arapça, beş lisan bilen çok iyi yetişmiş bir hanedan üyesiydi. Ressamdı. Türk resim sanatının öncülerinden Osman Hamdi Bey'in öğrencisiydi.


Halkın ve askerin padişahı “Baba” ve “Halife” olarak görmesi TBMM Hükümetini isyanlarda çok zor durumda bırakıyordu.  Bu durumda hanedandan birinin Ankara’ya getirilmesi, Milli Mücadele’ye önemli bir katkıda bulunabilirdi. Bunun için de Abdülmecid Efendi düşünülmüştü. Bu konu gerçekleşseydi  “Padişah ve halife İstanbul’da esirdir. Lakin veliahdı kaçırıp yolladı. Padişaha vekillik ediyor” denecekti. Böylece isyan gailesinden kurtulunacaktı. Fakat Abdülmecid Efendi Anadolu’ya geçmek yerine bu sorumluluktan kurtulmak için durumu İngilizlere ihbar ettirmişti. İşgal güçleri diğer taraftan merkez kumandanı Emin Paşa’ya emir vererek Abdülmecid Efendi’nin Beşiktaş’taki sarayını abluka ettirtmişlerdi. Türk ordusu İzmir’e girdikten sonra ise Abdülmecid Efendi, geleceğini, fakat bunu İngilizlerin duyduğunu, sonrasında da gelemediğini söylemiş, İnebolu yoluyla oğlu Ömer Faruk’u yollamış ise de Ömer Faruk Efendi de Ankara tarafından kabul edilmemiştir. 

Özetle Abdülmecit Efendi Milli Mücadele yanlısı bir düşünce içerisinde olmakla birlikte aktif olarak bu mücadeleye katılmakta tereddüt yaşamıştır. Abdülmecid Efendi veliaht iken meclise yazdığı mektupta TBMM’yi doğrudan tanıyan bir dil kullanmış, kazanılan siyasal başarılardan bahsetmiş, “milli meclisimiz” demişti.

Mustafa Kemal Paşa TBMM’nin İstanbul’daki   temsilcisi Refet Bey’e gönderdiği bir telgrafta; “halifeliğe getirilecek Abdülmecid Efendi’nin eğilimleri, ruhsal durumu gibi konularda bilgi toplayıp kendilerine bilgi vermesini ” istemişti…

Mecliste yapılan oturumlarda Abdülmecid Efendi’nin halife seçilmesi yönünde değerlendirmelerde bulunulmuştu. Nihayet yapılan seçim sonucunda Abdülmecid Efendi 162 oyun 148’ini alarak  hilafet makamına seçilmişti. Meclis halifeye biat ve halifeyi kutlamak üzere Kırşehir milletvekili Hoca Müfid Efendi başkanlığında bir heyet oluşturdu. TBMM’nin tebrikleri iletildi.  Batı basınında da yeni halife Abdülmecid Efendi’nin, edebiyat ve güzel sanatlara olan ilgisine dikkat çekilerek, halifenin müziğe ve resme ilgisinden yaptığı kıymetli resimlerden ve bu resimlerin Paris’in  resim galerilerinde sergilendiği yolunda yazılar yer alıyordu… 

Abdülmecit Efendi Topkapı Sarayı'nın kutsal emanetler dairesinde halifeliği devralırken, tarihte ilk kez Arapça yerine Türkçe dua edildi. Halife olarak ilk cuma namazına Fatih Camisi'ne gitti, tarihte ilk kez Türkçe hutbe okundu. O hutbede, İslam aleminin artık “cehaletle savaşması gerektiği” anlatıldı.

Ancak hilafete Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere Cumhuriyetin ileri gelenleri  sıcak bakmıyordu. Osmanlı’da da hilafet etkin olmaması bu kuruma soğuk bakılmasının en önemli nedenlerinden birisiydi…  Abdülmecid Efendi’nin bazı hareketleri de Ankara’da kuşku uyandırıyordu. Padişahlar gibi cüppe giyme hevesine düşmüş, gösterişli Cuma namazları törenlerine heves etmişti. İstanbul halkın halifeye ilgisini canlı tutmaya çalışıyordu.
Refet Bey(Bele)’in halifeye olan aşırı saygısı ile hediyeleşmesi, Rauf ve Kazım Karabekir’in halifeye nezaket ziyaretleri Ankara’yı tedirgin etmişti. Bunun yanında iki ünlü Hintli Müslümanın, Ağa Han ve Emir Ali’nin İsmet Paşa’ya halifenin daha etkin olması konusunda gönderdiği mektubun daha başvekile ulaşmadan İstanbul basınında yer alması, Ankara’yı iyice sinirlendirmişti. Böylece 1 Mart’ta yeni yasama yılının açılmasıyla beraber hanedana ve halifeye ayrılacak bütçe hususu ile başlayan görüşmeler sonunda 3 Mart 1924’te hilafet kaldırıldı. Halife Abdülmecit ve ailesi de hanedanın diğer mensuplarıyla birlikte yurt dışına sürüldü.

Halife Abdülmecit 1924 yılından vefat ettiği 21 Ağustos 1944 tarihine kadar Nice ve Paris’te yaşadı… 
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 21 Ağustos 2020, 08:59
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER