Tarihte bugün - 22 Eylül

Tarihte bugün - 22 Eylül

22 Eylül
1520 – Yavuz Sultan Selim vefat etti.
1908 - Bulgaristan, Osmanlı'dan bağımsızlığını ilan etti.
1919 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Sosyalist Fırkası kuruldu.
1920 - Sovyet yardımı ilk silahlar Trabzon'da teslim alındı
Ankara Hükümeti, bir kararname ile bakanlar, cephe kumandanları ile yüksek  dereceli yöneticiler dışında telefonla veya telgraf makinası başında görüşmeyi yasakladı. Telgraf yoluyla haberleşmeye kısıtlamalar getirdi.
1922 - Fransızlar Çanakkale'den çekilerek Türklerle İngilizleri karşı karşıya bıraktılar.
Damat Ferit, Mediha Sultan, oğlu ve kızıyla birlikte İstanbul’dan kaçtı. Orient Ekspres ile polislerin koruması altında Fransa'ya hareket eden Damat Ferit'i kimse uğurlamadı.
1950 - Yeni Baştan gazetesinin kurucusu ve yazarı Aziz Nesin hakkında gıyabi tutuklama kararı verildi. Nesin "Sosyal düzeni yıkmaya yönelik yayın" yapmakla suçlanıyor.
1955 - Birleşmiş Milletler, Yunanistan’ın Kıbrıs sorununun gündeme alınma önerisini geri çevirdi.
1958 - CHP Genel Başkanı İsmet İnönü, "Demokrasiye paydos demeye Demokrat Parti genel başkanının gücü yetmeyecektir" dedi.
1962 - CHP Meclis Grubu toplantısında Ferda Güley, bu rejim İnönü'süz işlemez diyen görüşü ortadan kaldırmak için, İnönü 'nün Başbakanlıktan ve Parti •Genel Başkanlığından çekilmesini önerdi. İnönü hayatta iken, herkes tarafından kabul edilecek yeni bir Genel Başkanın partiye getirilmesi gerekliydi. İnönü 24 Eylülde 79 yaşına basıyordu! İnönü cevabında istifa etmek niyetinde olmadığını ve aldığı görevi başarana kadar uğraşacağını söyledi.
1964 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel Yassıada hükümlüsü Refik Koraltan, Rüştü Erdelhun, Selim Yatağan ve Nedim Ökmen'i hastalık nedeniyle affetti.
1970 - Polonya'da Dayanışma Sendikası kuruldu.
1980 - İran-Irak Savaşı başladı.
1980 - Kuruluşundan 10 yıl sonra Lech Walesa liderliğindeki Dayanışma Hareketi Polonya'da yasallık kazandı.
1984 - Gökova Körfezi'nde termik santral kurulmasına karşı çıkan köy kadınları eylem yaptılar.
1986 - 12 Eylül darbesi sonrası Alparslan Türkeş ilk kez Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) İstanbul mitinginde konuştu.
1993 - New York Metropolitan Müzesi, "Karun Hazinesi"ni Türkiye'ye geri göndermeye karar verdi.
2000 - Bakanlar Kurulu, Kopenhag Kriterleri ile paralel olan İnsan Hakları Raporunu kabul etti.
2011 - Kırım Türkü romancı Cengiz Dağcı vefat etti…

Günün Portresi
Cengiz Dağcı

40 yıldır nerede bir KIRIM sözü duysa içim CIZZ eder… Yüreğim yanar…
18 Mayıs 1944 gecesi Kırım Türkleri tarihi yurtları Kırım’dan insanlık dışı bir muamele ile hayvan vagonlarında Sibirya ve Orta Asya çöllerine sürgüne gönderildiler... Dünya o gün insanlığın en büyük acılarından birisine tanık oldu...
Ben, Kırım gerçeğini daha doğrusu Kırım acısını 1970’li yılların başlarında, Cengiz Dağcı'nın romanlarından öğrendim...
Cengiz Dağcının romanlarının ismi insanı ürkütür; Onlar da İnsandı, Badem Dalına Asılı Bebekler, Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam. Oysa romanlarında yer alan, çoğu Kırım Türkünün yaşanmış acılarından aktarılan olaylar, romanların isimlerinden çok daha ürkütücüdür. O romanlar, acının ve hüznün zirvesidir.
Cengiz Dağcı’nın “Korkunç Yıllar” isimli kitabını gözlerim yaşararak okudum… Uzun süre romanın kahramanı “Sadık Turan” ismi zonkladı beynimde… Kitabın çok etkisinde kaldım… Daha Lise 1. Sınıf öğrencisi iken, yeni yeni oluşan “Türkçü” kimliğimi güçlendirdi “Korkunç Yıllar”
Korkunç Yıllar'ın ardından Cengiz Dağcı’nın Kırım acısını anlattığı diğer kitapları; “Yurdunu Kaybeden Adam”, “Onlar da İnsandı”, “Badem Dalına Asılı Bebekler”, “Ölüm ve Korku Günleri”, “O Topraklar Bizimdi.”yi okudum…
Liseyi bitirdiğimde, Kırım’ı, Akmescit’i, Çukurca’yı, Kızıltaş’ı memleketim Talas’tan daha iyi tanıyordum neredeyse…
Cengiz Dağcı şanssız bir yazar… Türk’ün acısını anlattığı için, Batı romanlarına itibar etmedi… Türkiye’de kitaplarını o tarihte “Solcu” bilinen “Varlık” yayınları yayınladı… Türk Solunun, O günün şartlarında Sovyetleri eleştiren kitaplara sıcak bakması düşünülemezdi… O nedenle Sol okumadı Dağcı’yı… Geniş anlamda Sağ da, kitapları “Sol” bir yayınevi yayınladığı için okumadı… Sonuçta Cengiz Dağcı’yı “Sol” ve “Sağ” bağnazlıktan kurtulabilmiş bir avuç insan okudu… O’nu okuyanların çoğu Türk Milliyetçileri idi…
İkinci yayınevi “Ötüken” oldu… “Ötüken” ismi de hem Solcular hem de İslamcılara itici geldiği için ve maalesef bizim aydınımız “mazruftan ziyade zarfla uğraştığı için” Cengiz Dağcı burada da geniş kitlelere ulaşamadı…
Büyük bir acıyı, Sovyet Sisteminin çarpıklıklarını, Hitler Rejiminin vahşetini ortaya koyan bu kitaplar hak ettiği ölçüde okuyucu ile buluşamadı…
Kırım’ı , Kırım Türklerinin çektiklerini, Stalin Despotizmini, Hitler Faşizmini daha iyi öğrenmek isteyen herkese Cengiz Dağcı’nın romanlarını şiddetle ÖNERİYORUM.
CENGİZ DAĞCI KİMDİR?
İlk ve orta öğrenimini köyünde ve Akmescit`te yaptı. 1938'de ortaokulu bitirdi. Kırım Pedagoji Enstitüsü ikinci sınıfında iken II. Dünya Savaşı çıktı. 1941`de Ukrayna cephesinde Almanlara esir düştü. Kader onu, Kızılordu’da Nazi Ordusuna, Nazi Ordusunda da Kızılordu’ya karşı savaşmak zorunda bıraktı. Yıllarca esir kampları, mülteci kampları… Almanların yenilmesi üzerine esir kampından kurtuldu. 
Türkiye sığınma başvurusunu kabul etmeyince, İngiltere’ye sığındı. 1946’dan sonra hep İngiltere’de yaşadı.. Cengiz Dağcı, vatanından ayrıldığından bu yana hiç Kırım'a gitmedi, gidemedi. 22 Eylül 2011 Perşembe günü saat 12.30 sularında İngiltere’de evinde vefat etti. Mekanı cennet olsun.
Orada yaşadı ve öldü. Cenazesi 65 yıl hasretiyle yaşadığı Kırım’da defnedildi.
Türkiye’ye hiç gelmediği halde kitaplarını Türkiye Türkçesi ile yazdı.
Romanları: Korkunç Yıllar, Yurdunu Kaybeden Adam, Onlar da İnsandı, Ölüm ve Korku Günleri, O Topraklar Bizimdi, Dönüş, Genç Temuçin, Badem Dalına Asılı Bebekler, Üşüyen Sokak, Anneme Mektuplar, Benim Gibi Biri, Yoldaşlar, Biz Beraber Geçtik Bu Yolu, Bay Markus Burton`un Köpeği, Bay John Marple`ın Son Yolculuğu, Oy Markus Oy, İhtiyar Savaşçı.
Ödülleri: Türkiye Yazarlar Birliği 1987 Roman Ödülü, 1993 İLESAM Türk Dünyası Hizmet Ödülü, 1997 Türkiye Yazarlar Birliği Yılın Kültür Adamı Ödülü, 1999 Türk Kültürüne Hizmet Vakfı Türk Dili Şeref Ödülü, 2001 Kıbatek Uluslararası Türk Kültürüne Hizmet Ödülü, 2004 Türk Ocakları Üstün Hizmet Ödülü, 2008 Eskader Üs-tün Hizmet Ödülü.
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Cennet Türkoğlu
Cennet Türkoğlu - 4 hafta Önce

Bilgilendirme için teşekkürler Fazlı bey, Kırım Türklerinin yaşadıkları ile ilgili bende bir kaç kitap okumuştum, Cengiz Dağcı’nın Yurdunu Kaybeden Adam beni çok etkilemişti, ışıklarda uyusun...

SIRADAKİ HABER