Tarihte Bugün - 23 Kasım

Fazlı Köksal, 2015 yılında hayatını kaybeden Türk diplomat, hukukçu ve siyasetçi Kamuran İnan'ı anlattı

Tarihte Bugün - 23 Kasım

23 KASIM
1248 - 711'den beri Müslümanlarca yönetilen İşbiliye (Sevilla); Kastilya ve León Kralı III. Ferdinand tarafından ele geçirildi. İspanya'da Müslüman yönetiminde yalnızca, Ben-i Ahmer (Gırnata) Emirliği kaldı.
1914 – Cihad-ı Ekber İlan edildi.
1920- Mustafa Kemal, Ermenilerle görüşmelere memur edilen Hamit ve Necati Beylere çektiği telgrafta, görüşmelerde hiç bir tarafın müdahale ve arabuluculuğunun kabul edilmemesini istedi.
9. Tümen Kumandanı Hayri Bey, Fransızların çemberi içinde bulunan Antep'te kumandan Özdemir Bey ile Merkez Kurulu'na güvercinle bir mektup gönderdi. Mektupta "Bizden bir yardım beklemeyiniz. Elimizde mevcudumuz pek az. Bazı şartlar altında şehri teslim edebilirsiniz" denildi. Mektuphalka duyurulmadı. Şehir savunma karan aldı. Antep savunması, çok zor şartlar altında 8 Şubat'a kadar devam edebilecektir
Marmara Bölgesi'nde Yunan zulümleri devam ediyor. Yunan askerleri Karamürsel'in 90 hanelik İlyas Köyü'nü yaktılar, hayvanlara el koydular. Yunanlılar, Rum çeteleriyle birlikte Denizçatı, Dereköy, Karaahmetli, Karaova, Oluklu, Çamçukur ile Yalova'ya bağlı Taşköprü köylerini de yakacak, hayvanlara el koyacak ve halkı göçe zorlayacaktır.
1921- Padişah, Balmumcu Kasrı'nı, konut olarak İngiliz Karadeniz Orduları Kumandanı General Harington'a tahsis etti
1925 - Şura-yı Devlet (Danıştay) kanunu kabul edildi.
1935 - İstanbul-Haliç Şirketi'nin faaliyetine son verildi; vapur hizmetlerini İstanbul Belediyesi üstlendi.
1936 - İstanbul'da tramvay ücretlerine on paralık zam yapılması üzerine Hüseyin Cahit Yalçın, İstanbul Valisi Muhittin Üstündağ'ı mahkemeye verdi.
1946 - Fransız Donanması, Vietnam'ın Hải Phòng kentini topa tuttu; 6.000 sivil öldü.
1948 – Azerbaycanlı besteci Üzeyir Hacıbeyov öldü
1964 - Başbakan İsmet İnönü başkanlığında toplanan Millî Güvenlik Kurulu, Türkiye karasularının 6 milden 12 mile çıkarılmasını kararlaştırdı.
1970 - Türkiye'nin Ortak Pazar'a üyeliği için 22 yıllık geçiş dönemi öngören Katma Protokol, Brüksel'de imzalandı.
1980 - Güney İtalya'da deprem: yaklaşık 4.800 kişi öldü.
1985 - Atina'dan Kahire'ye gitmek üzere havalanan Mısır Havayollarına ait bir yolcu uçağı silahlı kişilerce kaçırılarak Malta'ya indiridi. Mısırlı komandoların kurtarma girişiminde 60 kişi öldü.
1985 - DSP Genel Başkanlığına Rahşan Ecevit seçildi.
1990 - Tansu Çiller, DYP'den siyasete atıldı.
1992 - Islahatçı Demokrasi Partisi, Millet Partisi adını aldı.
1992 - Tiyatro sanatçısı Vasfi Rıza Zobu vefat etti
1996 - Bergama'da siyanürle altın üretimine karşı çıkan köylüler, büyük bir gösteri yaptı.
1996 - Etiyopya Havayollarına ait bir yolcu uçağı kaçırıldı. Yakıtı biten uçak Hint Okyanusuna düştü: 123 kişi öldü.
2003 - Çin'de yapılan Dünya Liseler arası Futbol Şampiyonası'nda Trabzon Lisesi, ev sahibi ülke temsilcisini 1-0 yenerek ilk kez şampiyon oldu.
2015 - Kamuran İnan, Türk diplomat, hukukçu ve siyasetçi (d. 1929)
2015 - Seyfi Tatar, Türk millî boksör (d. 1945)
2018 - Yeniden Refah Partisi Fatih Erbakan öncülüğünde 99 kurucu üye ile resmen kuruldu.


Günün Portresi
Kamuran İnan

Türk siyaset hayatında önemli izler bırakan, çalışkan, üretken bir politikacı, diplomat ve hukukçu olan Kamuran İnan’ı bir 23 Kasım günü, 23 Kasım 2015’de kaybetmiştik.. 
18 Şubat 1929’da Bitlis’de doğan ve 9 yaşındayken ailesiyle birlikte Bitlis’ten Bursa’ya sürgün edilen Kammran İnan, "9 yıllık çöl yolculuğu" olarak tanımladığı bu dönemi "Bursa'da kulağımı telefona vermeyi öğrendim, çevrilen düğmeden ışık çıktığını gördüm, açılan musluktan su aktığına şahit oldum, radyo dinledim, gazete okudum, denizi ilk defa gördüm, vapura bindim. Çölde yürürken ufukta hürriyetlerin mahcup yıldızlar gibi, yavaş yavaş parladığını gördüm" şeklinde anlatır.
Bursa Erkek Lisesi'ni ve  Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra  Cenevre Siyasal Bilgiler fakültesini bitirdi. Cenevre Üniversitesinde "insanlığa karşı işlenmiş cürümler" konulu teziyle hukuk doktorasını tamamladı. 1955 yılında aday hariciye memuru olarak Dışişleri Bakanlığı’na girdi. Demokrat parti milletvekili olan babası Selahattin İnan, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra Yassıada’da yargılanırken, Kâmran İnan 18 yıl boyunca Dışişleri Bakanlığında diplomat olarak birçok ülkede Türkiye’yi temsil etti. 
14 Ekim 1973 tarihinde Adalet Partisi'nden Bitlis senatörü seçildi. Cumhuriyet Senatosu Dışişleri Komisyonu Başkanlığı, Türkiye-AET karma parlamento grubu başkanlığı ile 1977-1978 yılları arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar bakanlığı görevlerinde bulundu. 
Ülkenin çalkantılı bir sürece girdiğini gören İnan, Cumhuriyet Halk Partisi ile Adalet Partisi'nin bir araya geleceği "geniş tabanlı mutabakat hükümeti" arzusunu gerçekleştirmek için yoğun bir çaba sarf etti. Ancak bu çabalarında başarılı olamayan inan, 2 Haziran 1979'da rejimin çökmesi ve memleketin iç savaşa sürüklenmesine seyirci kalamayacağını belirterek, senatörlük görevinden istifa ederek  dışişleri bakanlığındaki görevine dönerek Birleşmiş Milletler Cenevre Temsilciliği'nde Türkiye'nin daimi temsilcisi oldu. 1983 yılına kadar bu görevinde kaldıktan sonra yeni kurulan Milliyetçi Demokrasi Partisi'ne katıldı ve Bitlis milletvekili seçildi.
1987 yılında Anavatan Partisi'ne geçti ve bu sefer bu partiden milletvekili seçildi. 1987-1991 yılları arasında kurulan ANAP hükümetlerinde devlet bakanı olarak görev aldı. 1993 yılında Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü üzerine yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Anavatan Partisi tarafından DYP Genel Başkanı ve Başbakan Süleyman Demirel'e karşı aday gösterildi. 1. ve 2. Tur'da 95, 3. Tur'da 94 oy olarak Süleyman Demirel'in ardından ikinci oldu. 17., 18., 19. ve 20. dönemlerde Bitlis'ten, 21. dönemde Van'dan milletvekili seçildi. TBMM Dışişleri Komisyonu başkanlığı görevinde bulundu. 
2006 yılında Fransa Parlamentosu tarafından görüşülen Ermeni Soykırımının inkarını suç sayan yasa tasarısı görüşmelerini gerekçe göstererek Fransa Cumhurbaşkanı François Mitterrand tarafından tevcih edilen Légion D'Honneur Nişanını  iade etti. 
Avrupa Parlamentosu Altın Madalyası ile Türkiye-AET Ortaklığı Gümüş Madalyası sahibi olan Kamran İnan - Fransızca, İngilizce, İtalyanca dillerini çok iyi derecede bilirdi.
Hatıralarını ve siyasete ilişkin görüşlerini; Bir Ömür, Türkiye Gerçeği, Olaylar ve Düşünceler, Dış Politika, Devlet İdaresi, Cenevre Yılları, Siyaset Yılları isimli kitaplarda topladı..
Onun kitaplarından yaptığım cümleler seçkisi onu ve görüşlerini daha iyi tanımamızı sağlayacaktır;
İnsanın hizmetinde olan, hürriyetlerine saygılı bir idare kurmak sadece kanun ve kararnamelerle olmuyor. Bu bir eğitim ve anlayış işidir./Devlet İdaresi
Hiç olmazsa haksız olduğu zaman zengine “hayır” diyebilen, haklı olduğu zaman fakire “evet” diyebilen bir idare görmek istiyorum. Çok mu? /Devlet İdaresi
12 Binden fazla kanunu 100 bine yakın kanun hükmü bulunan, bunların hepsinin de “kanunu bilmemek mazeret sayılmaz” çağdışı kaidesiyle vatandaş tarafından bilindiği farzedilen bir memlekette hürriyetten, serbest ekonomiden söz etmek ciddi olmaz. Parmaklarına varıncaya kadar bu hükümlerle bağlanan ve yasaklar denizinde boğulan insanlara “HÜR” demek mümkün mü? Bu insanın fikir geliştirmesi, ekonomide yaratıcı olması beklenir mi? /Devlet İdaresi
Partiler içine kapalı, dış dünya ile ilişkileri sınırlıdır. Araştırma ekipleri, fikir üreten kaynakları yoktur ve zaten lider buna müsaade etmez. /Devlet İdaresi
ABD, eski Sovyetler Birliği, İngiltere gibi memleketlerde dünya devletlerine ait detaya inen bilgiler bulunmaktadır. Bunlar arasında her memleketin idareci kadroları ile idareye gelmeye aday genç nesillerine ait şahsi bilgiler de bulunmaktadır./Dış Politika
Dış politikada tarih bilgisi, tarihi analiz çok önemlidir. Komşu devletlerden başlayarak dünyadaki önemli güçler, dış ilişkiler tarihini, milli hedef ve motiflerini iyi bilmek, tespit etmek lâzımdır. Diğer memleketlerin, yalnız hükümet olarak değil, millet olarak ta Türkiye’ye karşı duygu ve tutumlarını iyi takip ve analiz etmek lâzımdır./Dış Politika
Bürokrasiden büyük ufuklar çizmek beklenemez. Bürokrasi statüko ve hareketsizlikten yanadır. Hareket kararının siyasi otoriteden gelmesi lâzımdır. /Dış Politika
Ekonomik güç bugün dış politikada askeri güçten dahi daha etkili olmaktadır. Zira her türlü bağımsızlığın temel şartı ekonomik bağımsızlıktır. Askeri gücün ağırlığı da esasında ekonomik güce bağlıdır. Bilhassa günümüzde soğuk savaşın sona ermesiyle para ve ekonomi milletlerarası ilişkilerde ön plana geçmiştir. /Dış Politika
Bütün diplomatik ve siyasi hayatımda yabancılara karşı devleti koruma mücadelesinde zorluk çekmedim; engel daima içerden geldi. Türkiye’ye hizmet için Türklerle mücadele durumunda kalmak zor ve son derece acı oluyor. /Dış Politika
Bizim insanımız karşı taraftan gelen ısrarlara karşı fazla mukavim değildir. Vermek, kurtulmak ister. Uzun süren bir meselede bıkkınlık, yılgınlık gösterir. Maliyetine bakmadan bu meseleden kurtulmak ister. Bu zaafımızı bilenler iyi kullanmışlardır. /Dış Politika

 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 23 Kasım 2020, 16:43
banner3
YORUM EKLE