Tarihte bugün - 25 Temmuz

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 25 Temmuz'da yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken; seslendirme sanatçısı, çevirmen, eleştirmen ve yazar Adalet Cimcoz'ın hayatını anlattı

Tarihte bugün - 25 Temmuz

25 Temmuz

1543 - Estergon Kuşatması: Avusturya Arşidüklüğü'nün elindeki Estergon, Osmanlı İmparatorluğu tarafından kuşatıldı ve yaklaşık iki hafta süren kuşatma sonrasında şehir Osmanlı egemenliğine girdi.
1795 - Galata Kulesi'nin ahşap kubbesi yandı.
1920 - Yunanistan, Edirne başta olmak üzere bütün Doğu Trakya'yı işgal etti.
1923 - İzmirspor, Eşrefpaşa'nın ileri gelenleri tarafından kuruldu.
1931 - Cumhuriyet döneminin ilk basın yasası olan Matbuat Kanunu kabul edildi.
1950 - Bakanlar Kurulu, Kore’ye 4500 kişilik bir askeri birlik göndermeye karar verdi.
1951 – Atatürk’i Koruma Kanunu, TBMM'de kabul edildi. Amaç, Atatürk devrimlerini korumak, Atatürk heykel ve anıtlarına saldırıların önüne geçmek.
1951 - Türk şair Nâzım Hikmet'in Bakanlar Kurulu tarafından Türk vatandaşlığından çıkarılmasına karar verildi
1957 - Bursa’da askeri uçak düştü; 15 ölü, 19 yaralı.
1958 - Sovyetler Birliği Türkiye’ye nota verdi: “Türkiye’nin Irak’a girmesi kötü sonuçlar doğurur.”
1959 - Türkiye Kerkük Türkmenleri için Irak’tan teminat istedi.
1967 - Anayasa Mahkemesi, sosyalizmin Anayasa’ya aykırı olmadığına karar verdi.
1973 - Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Profesör Faruk Erem, üniversite özerkliğinin gasp edildiği gerekçesiyle öğretim üyeliğinden istifa etti.
1975 - Türkiye İncirlik dışındaki bütün Amerikan üslerine el koydu.
1981 - DİSK İlerici Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Kenan Budak, İstanbul Yedikule'de polisler tarafından vurularak öldürüldü.
1984 - Salyut 7 kozmonotu Svetlana Savitskaya, uzayda yürüyen ilk kadın unvanını aldı.
1992 - Kürdistan Demokrat Partisi lideri Mesut Barzani ve Kürdistan Yurtseverler Birliği lideri Celal Talabani’ye, diplomatik Türk pasaportu verildiği açıklandı.
1992 - Türkiye'de Atatürk Barajı’nın iki ünitesi açıldı.
2000 - Concorde uçağı Paris’ten kalkıştan kısa bir süre sonra düştü; 100 yolcu ve 9 mürettebattan kurtulan olmadı.
1910 - Seslendirme sanatçısı, çevirmen, eleştirmen ve yazar Adalet Cimcoz doğdu.
1917 - Gazeteci, yazar, siyaset adamı Osman Yüksel Serdengeçti doğdu
2009 - Gazeteci, yazar Nezihe Araz vefat etti..
2014 - Tiyatro ve sinema oyuncusu Çolpan İlhan vefat etti..
2016 – Ünlü tarihçi Halil İnalcık vefat etti

Günün Portresi
Adalet Cimcöz

Adalet Cimcoz, 25 Temmuz 1910 yılında, benim büyük dedemin de doğum yeri olan Çanakkale Kilitbahir'de dünyaya geldi. Annesi Alman, babası topçu subayı bir Türk'tür. Babası Boğazlar Komutanı Miralay Hüseyin Tayfur; annesi ise aslen Alman olup Müslümanlığı kabul etmiş Aliye Hanım’dı. Miralay Hüseyin Tayfur, Osmanlı Ordusu’na top almak için gittiği Almanya’daki bir baloda tanışmıştı Aliye Hanım ile... Altı yaşındayken ailesi Almanya'ya göç etti. İlköğrenimini 1921 yılında tamamladıktan sonra Almanya'ya gidip Ortaokul ve lise öğrenimini orada bitirdi. Dönünce ağabeyi Ferdi Tayfur (Dublaj)’la birlikte 1931 yılında dublaj yapmaya başlayan Adalet Cimcoz, Türk sinemasının önde gelen kadın oyuncularından Belgin Doruk, Türkan Şoray, Fatma Girik, Filiz Akın, Muhterem Nur, Sezer Sezin, Neriman Köksal, Zeynep Sırmalı, Ayfer Feray gibi birçok sanatçıyı uzun yıllar beyazperde de seslendirdi.
Toprak Mahsulleri Ofisinde mütercim (çevirmen) olan Cimcoz, dublajcılığa bir rastlantı sonucu başladı. 1931 yılında ağabeyi Ferdi Tayfur (O yıllarda Laurel ve Hardy'i seslendirirdi) eşi Melek Kobra ile İpek Film stüdyosunda seslendirme yapmaktadırlar. Melek'in hastalandığı bir gün Ferdi Tayfur (Dublaj) kız kardeşini çağırır. Böylece Adalet Cimcoz'un seslendirme çalışmaları başladı. İlk seslendirdiği film ise ‘King Kong’ olur. Resmi bir kurumda da çalıştığı için adı Seniye Sonku olarak kayıtlara geçer.
Mine Söğüt'ün kaleme aldığı "Bir yaşam Öyküsü Denemesi: Adalet Cimcoz" isimli kitabın tanıtımında, o ve kitap şöyle tanıtılmış:

Türk sinemasının yıldızlarının sesiydi o. Buğulu, hafif burundan gelen, ama pırıl pırıl bir Türkçe ile Filiz Akın'dan Türkan Şoray'a kadar beyaz perdenin büyük yıldızlarını konuşmuştu, onların gönüllerde kurdukları tahtlarda payı vardı. Lorel Hardy'ye -ikisine de- sesiyle hayat veren dublaj sanatçısı Ferdi Tayfur'un kız kardeşiydi. İki kardeş mucizevi bir şekilde dublaj yaparlardı. Kısa sürede Adalet Cimcoz'un adı "Dublaj Kraliçesi"ne çıktı.
Türkiye'nin ilk özel sanat galerisini açmıştı. Maya'yı. Dönemin bütün sanatçıları ve yazarları Maya'da buluştular, tartıştılar, soluklandılar. Adalet Cimcoz bu galeriyi beş yıl boyunca yürüttü. Sanatçı değildi ama sanat dünyasında etkindi, karizmatikti. Sabahattin Eyüboğlu'dan Sabahattin Ali'ye, Ahmet Hamdi Tanpınar'dan, Aloş'a, Kuzgun Acar'dan Azra Erhat'a kadar geniş bir arkadaş çevresi vardı. Dönemin plastik sanatları onun da içinde bulunduğu bu bir grup sanatçı tarafından yönlendirildi. Maya herkesin hayatına girdi.
Yazar değildi ama çok iyi bir çevirmendi. Kafka'dan yaptığı Milena'ya Mektuplar çevirisiyle en iyi çevirmen ödülü aldı. Brecht'in Sezuan'ın İyi İnsanı onun çevirisiyle sahneye taşındı, çok başarılı oldu. Onun çevirdiği oyunların sahnelenişini gördükten sonra, birçok eleştirmen oyunun oyuncusunu ya da yönetmenini yerse de, Adalet'in çevirisini övmekten kendini alamıyordu. Tibor Dery'den B. Traven'e kadar birçok ünlü yazarı Türkçeye o kazandırdı.
Bütün bunların dışında dostlarının "Ada" dediği Adalet Cimcoz, Türkiye'nin ilk dedikodu yazarlarındandı. Bu tür yazıları için kullandığı takma adı da kendi gibi iddialıydı: Fitne Fücur. Hafta, Salon, Tasvir, Aydede, Tef gibi dergilerde rüküş olanla, görgüsüz, biçimsiz, zevksiz ve adi olanla dilini hiç sakınmadan dalga geçti, zaman zaman açıkça alay etti, hatta aşağıladı. Ama öyle çekici bir kadındı ki, kim kiminle nerede ne yaptıysa duyuyor ve yazıyor; ama yazdığı şahıslardan birçoğu ona kızmıyorlardı.
Bir köpek delisiydi. En uzun birlikte olduğu köpeği Zibidi en az kendi kadar ünlüydü. Diğer köpekleri Tommy ve Hayta da öyle.
Bir dönemin ünlü milletvekillerinden Selah Cimcoz'un yeğeni Mehmet Ali Cimcoz'la evliydi. İyi bir karı koca, iyi birer arkadaştılar birbirleri için. Hiç çocukları olmadı. Adalet Cimcoz 60 yaşında kanserden öldüğünde radyodan sesi kadınlara öğüt veriyordu.
Ölümünün ardından hayatı dağıldı, savruldu. Özenle sakladığı fotoğrafları sahafların raflarına düştü. Gazeteci Mine Söğüt, bütün bu dağılmış yapraklardan ulaşabildiklerini topladı, derledi ve bu çekici kadının, melek mi şeytan mı olduğu kestirilemeyen, kimilerine göre melek kimilerine göre şeytan, kimi zaman melek kimi zaman şeytan olan, çekici bir hale ile çevrelenmiş muhteşem kadının yaşam öyküsünü yazdı. Sahaflardan toplanan yüzlerce fotoğrafın eşlik ettiği bu yaşam öyküsü denemesi, Türkiye'nin üstünde çok konuşulmamış yüzüne de bir ayna.

 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER