Tarihte bugün: 26 Mart

Fazlı Köksal'ın hazırladığı 'Tarihte Bugün' köşesi ile 'Günün Portresi' her gün Sakarya Yenihaber Gazetesi'nde...

Tarihte bugün: 26 Mart
banner24

26/03/1931                Mecliste kabul edilen Ölçüler Kanunu ile okka, endaze gibi eski ölçülerin yerine kilo, gram, metre, litre gibi uluslararası ölçüler kullanılmaya başladı.
26/03/1942                Naziler Yahudileri Polonya'daki Auschwitz kampına götürmeye başladı.
26/03/1971                Boğaz Köprüsü'nün 57. ünitesinin de yerine konulmasıyla İstanbul’un Asya ve Avrupa yakaları birbirine bağlandı
26/03/1971                Doğu Pakistan, Bangladeş adını alarak bağımsızlığını ilan etti. 
26/03/1971                Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 12 Mart muhtırası sonrası Başbakanlığa atanan Nihat Erim'in kabinesini onayladı. Profesör Türkan Akyol ilk kadın bakan olarak parlamento dışından hükümet üyesi oldu.
26/03/1981                Sosyal Güvenlik Eski Bakanı Hilmi İşgüzar ve 15 sanık Yüce Divan'da yargılanmaya başladı. Yüce Divan Hilmi İşgüzar'ı 27 Mart'ta tutukladı.
26/03/1984                Tahran Büyükelçiliği Ticaret Müşavir Yardımcısı Işıl Ünel'in otomobiline bomba yerleştirmek isteyen Ermeni terörist, bombanın patlaması sonucu öldü. 
26/03/1986                Yurtdışında yaşayan Türk vatandaşlarına gümrük kapılarında oy kullanma hakkı tanıyan düzenleme Mecliste kabul edildi.
26/03/1986                Ressam ve grafik sanatçısı İhap Hulusi Görey İstanbul'da öldü
26/03/1989                Yerel seçimler yapıldı. İstanbul, Ankara, İzmir belediye başkanlıklarını kazanan SHP yüzde 28,7 oy oranıyla birinci, yüzde 25,1 oy oranıyla DYP ikinci, yüzde 21,8 oy oranıyla  ANAP üçüncü parti oldu. 
26/03/1994                Yerel seçimlerde  DYP yüzde 21,4 oy oranıyla birinci,  ANAP yüzde 21 oy oranıyla ikinci, oy patlaması yapan RP yüzde 19,1 oy oranıyla üçüncü parti oldu. İstanbul'daki büyükşehir belediye başkanlığını Refah Partisi'nden Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da ise aynı partiden Melih Gökçek kazandı. Önceki yerel seçimlerin galibi SHP büyük bir seçim yenilgisine uğradı.
26/03/1995                Yozgat Sorgun'da özel bir şirkete ait kömür ocağında grizu patlaması sonucu 37 işçi öldü, 10 işçi yaralandı.
26/03/1995                Türk sinemasının "Küçük Hanımefendi"si Belgin Doruk, İstanbul'da öldü.
26/03/1998                Şişli'nin eski Belediye Başkanı Gülay Aslıtürk hakkında, yolsuzluk iddiaları nedeniyle gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı. 
26/03/2002                İsrail'de düzenlenen saldırıda Türk Binbaşı Cengiz Toytunç şehit oldu, Yüzbaşı Hüseyin Özarslan yaralandı.
26/03/2005                ''Kiziroğlu Mustafa Bey'' türküsünün derleme ve düzenlemesiyle tanınan halk ozanı Murat Çobanoğlu vefat etti.
 

Bir Portre
İHAP HULUSİ GÖREY
28 Kasım 1898/Kahire-26 Mart 1986/İstanbul

Bugün Türk reklamcılığının piri, ressam, grafiker İhap Hulusi Görey’in vefatının 34. Yılı..
Türkiye’ye reklamsız ticaret olmayacağı fikrini ilk defa dile getiren de odur. İktisadi Yürüyüş dergisi için 1939 yılında kaleme aldığı bir yazısından alıntıladığımız şu cümlelerinde reklamın önemini ne güzel anlatmıştır; “İslam Peygamberi Hz. Muhammed (SAV), “Cesur olun ve ticaret yapın. Rızkın onda dokuzu ticarettedir.” demiştir ümmetine rızık için yol gösterirken. Peygamberimizin öğüdü bugün de geçer akçedir elbette. Rızık için ticaret yaparken “reklam” günümüzde artık elzemdir. “Propaganda bir malın dilidir. Reklamsız kalmış mal, bir kapalı kutu içerisine hapsedilmiş gibidir. Mevcudiyetinden haberdar olmak için kutuyu açmak lazımdır. Bunu da ancak reklam yapabilir.” 

Bir yıl sonra yine aynı dergide yazdığı bir başka yazısında da, reklamın önemini şu sözlerle anlatmıştır; “Reklam, çok geniş ve çok güç bir iştir. Bunun ehemmiyetini kavramış olan memleketler, bu iş için mütehassıslar yetiştirmişlerdir. Reklam mütehassısı bizzat kendisi bu işin vasıtası değildir. … O, reklamın dimağıdır. Reklam tarzının yolunu çizer, kendisi reklamı yapmaya girişmez.”
O tarihlerde reklamcılık denince akla ilk gelen şey afiştir. İhap Hulusi Görey de, Türkiye’ye afiş sanatı denilince ise akla ilk gelen isimdir.
İhap Hulusi, babasının Mimar olarak  görev yaptığı Kahire’de  28 Kasım 1898’e dünyaya gelir. ilk, orta ve lise öğrenimini Kahire’de önce İngiliz, sonra da devlet okullarında yapar. Kahire, İngiliz işgaline uğrayınca aile, İstanbul’a döner.

Mimar bir baba ile resim ve müziğe ilgi duyan annenin evladı olarak İhap Hulusi’nin sanata ilgi duyması kaçınılmazdır. İhap Hulusi, 1920’li yıllarda resim eğitimi almak için Almanya’ya gider. Münih’teki Heimann Schule’a girer ve burada iki yıl eğitim görür. Desen, perspektif, ışık-gölge ve siyah-beyaz resim teknikleri üzerinde çalışmalar yaparak resim tekniğini epey ileriye götürür. Resim onun için sadece hobi değil, ekmeğini de kazanacağı bir meslektir aynı zamanda.

İhap Hulusi Görey Türkiye’ye dönüşünde Akbaba Dergisi'nde çizmeye başlar. Abdülmecid’in takdir ve tebriğine mazhar olmuş, Batı’da eğitim görmüş, dört yabancı dil bilen, geniş kültürlü bir sanatçı olan Görey, bir kitle iletişimci olarak, yeni Türkiye’nin halka anlatılması görevini üstlenir. Türkiye Cumhuriyeti politika olarak, halkın yerli mallarını kullanmasını ister, bu isteğini de İhap Hulusi’nin tasarladığı afişlerle geniş kitlelere duyurur. Ülkemizde Latin harfleriyle yazılan ilk alfabenin, Atatürk ve manevi kızı Ülkü’nün yer aldığı kapak resminde de, onun o çok tanıdık üçgen imzası var.
Yaptığı ilk afiş 1926 yılında İnci Diş Macunları için hazırladığı afiştir. Sonra Vog Çorapları, Sahibinin Sesi Gramofonları,  Türk Tayyare Cemiyeti, Piyale Makarnaları, Türkiye İş Bankası, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Emniyet Sandığı, Turing Kulübü, Nüfus Sayım afişleri, Sivas-Erzurum demiryolu tahvilleri, Vakıflar Bankası, Bayer, Kodak, Pirelli, Kurukahveci Mehmet Efendi, Kızılay, Yeşilay, Sümerbank, Spor Toto, Ford Otomobilleri, Beykoz Kunduraları, Harrison Çorap Makineleri, Yerli Mallar Pazarı, Burla Biraderler gibi firma ve kurumlara yaptığı afişler afişle özdeşleşen bir imza olur...

Ender Merter, İhap Hulusi Görey’i anlattığı kitabında, onun afiş çalışmaları için, “Cumhuriyet’in ilk yıllarından 1975’lere kadar Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin resimli romanlarını çizmiştir âdeta.” Diyor ki bu tespite katılmamak mümkün değil.  Afişlerini yaptığı hemen her firma, marka haline gelmiştir. Çoğu firma hala onun hazırladığı logoları kullanmaktadır. İhap Hulusi’nin tasarladığı Milli Piyango biletleri ise yıllarca insanları piyango bileti almaya yöneltmiştir. 

45 yıl hizmet verdiği Milli Piyango İdaresi’nden yaptığı hizmetlerin takdirle karşılandığını, ancak bundan böyle başka bir ressamla çalışılacağını belirten bir yazı alır. Bu, olay İhap Hulusi için bir yıkım olur. . Bunun üzerine suluboya yapmaya ayırır tüm vaktini. Karakalem desenler çizer, hat sanatını modernize ettiği güzel işler yapar. 
26 Mart 1986’da İstanbul’da vefat eder…
Milli Piyango İdaresi, vefatının 16. yılında usta sanatçı anısına piyango bileti çıkartır.. PTT tarafından 100 yıl anı pulu bastırılır ve Heykeltıraş Prof. Vedat Somay’a bir İhap Hulusi büstü yaptırılarak gecikme ile de olsa sanatçıya vefa örneği sergilenir…
Onun çizdiği Kulüp Rakısı şişesindeki iki ayyaş epey tartışma konusu olmuştu… Doğrusunu söyleyelim İhap Hulusi’nin çizdiği Kulüp Rakısı şişesinde resmettiği “iki ayyaş”tan birisi kendisi diğeri de yakın arkadaşı Fazıl Ahmet Aykaç’tır..
Tanrı rahmet eylesin..


 

Sakarya Yenihaber

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner22

banner21