Tarihte Bugün - 27 Kasım: Atatürk yılı

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde 27 Kasım'da yaşanan dikkat çeken olayları anımsatırken; Atatürk’ün Doğumunun 100. Yılının UNESCO tarafından Atatürk yılı olarak kabul edilmesini de anlattı

Tarihte Bugün - 27 Kasım: Atatürk yılı

27 Kasım
1842 - Divan şairi Fitnat Hanım doğdu.
1920 - Kuvayı Seyyare Komutan Vekili Yüzbaşı Tevfik Bey, kuvvetlerinin Batı Cephesi Komutanlığı tarafından yayımlanan bildiride kötülendiğini ileri sürerek durum düzelinceye kadar cephe komutanlığını tanımayacağını Albay İsmet Bey'e, Mustafa Kemal'e ve Ankara'da bulunan ağabeysi Ethem Bey'e bildirdi. Tevfik Bey, Batı Cephesi Komutanlığı'na gönderdiği cevap yazısında, "Kuvayı Seyyare düzenli bir kuvvet haline çevrilemez. Bu serserilerin başına ne bir subay ne de hesap memurları koymak mümkün değildir" dedi.
Ermeni Hükümeti'nin temsilcisi Hatissiyan, barış görüşmelerinde, Sevr Anlaşması'ndan imzalarını geri aldıklarını bildirdi. Karabekir durumu Ankara'ya müjdeledi.
Tüm gelirlerin % 5-6'sını meydana getiren hayvan vergisini bir misli artıran 58 sayılı yasa, 49'a karşı 57 oyla kabul edildi.
İngiliz Dışişleri Bakanı, Başbakan'a sunduğu raporda, "Mustafa Kemal, barış şartlarını kabul etmek şöyle dursun, belki bizzat yeni şartlar dikte edecek bir duruma bile gelebilir" dedi.
1921- Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa, Birinci Ordu Komutanlığı'na, ordu karargâhının Çay ve civarında, İkinci Ordu karargâhının ise Bolvadin'de kurulacağını telgrafla bildirdi. İsmet Paşa, İkinci Ordu Kumandanlığına getirilmiş olan Yakup Şevki Paşa'ya telgrafında, onun bu göreve getirilişini zafer için hayır işareti saydığını bildirdi. 
1922 - Lalapaşa'nın kurtuluşu.
1923 - Şark Demiryolları grevi sona erdi.
1924 - Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Başkanlığına Kâzım Karabekir Paşa seçildi.
1936 - Millet Meclisi, Hatay davasını Milletler Cemiyeti'ne götürmeye karar verdi.
1942 - Alman orduları, Toulon Limanı'na girerken; buradaki Fransız Donanması kendini yok etti.
1943 - Amasya, Çorum, Tokat, Ordu ve Kastamonu'da deprem oldu; 4016 kişi öldü, 23.785 ev yıkıldı.
1947 - İstanbul BJK İnönü Stadyumu açıldı.
1948 - İstanbul'da 22 Kasım'da başlayan 1948 Türkiye İktisat Kongresi sona erdi. Kongrede, devletçilik politikası eleştirildi, özel girişimciliğin teşviki istendi.
1967 - ABD Başkanı Johnson'un Kıbrıs Özel Temsilcisi Cyrus Vance, üçüncü kez Ankara'ya gelerek Dış İşleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile görüştükten sonra Türkiye'nin yeni önerilerini götürdü. Yunan Cuntasından kesin cevabını vermesi istendi.
1970 - Atatürk Kültür Merkezi (o zamanki adıyla İstanbul Kültür Sarayı), Arthur Miller'ın Cadı Kazanı adlı eseri sahnelenirken yandı. Kullanılamaz hale gelen bina tekrar açılacağı 1978 yılına kadar kapalı kalacaktır.
1976 - CHP, Sosyalist Enternasyonal'e üye olacağını açıkladı.
1978 - PKK, Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Fis köyünde kuruldu.
1978 - 1981 yılı UNESCO tarafından Atatürk Yılı ilan edildi.
1981 - Ankara'da 901 öğretim üyesi Yükseköğretim Kanunu'na karşı çıktı.
1994 - Özelleştirme İdaresi Başkanlığı kuruldu.
1994 - Bestekâr, edebiyatçı, gazeteci ve yazar Rüştü Şardağ vefat etti
1996 - Diyarbakır, Bingöl, Tunceli, Bitlis, Hakkâri, Mardin ve Siirt'in kırsal kesimlerinde sürdürülen operasyonlarda 52 PKK'lı öldürüldü, 5'i sağ yakalandı. Çatışmalarda 7 güvenlik görevlisi öldü.
1998 – Tuğrul Türkeş’in başkanlığında, MHP’den ayrılanlarca Aydınlık Türkiye Partisi kuruldu.
2002 – Putin Rusya’daki özerk Türk cumhuriyetlerinin Latin alfabesine geçişini yasakladı..

Günün Olayı
Atatürk’ün Doğumunun 100. Yılının UNESCO tarafından ATATÜRK YILI olarak kabul edilmesi.

UNESCO Genel Kurulunun 27 Kasım 1978 Tarihinde Paris'te gerçekleştirilen 20. Genel Kurul toplantısında, 1981 yılının Atatürk'ün doğumunun 100. yılı olması nedeniyle bütün dünyada “Atatürk Yılı” olarak kutlanmasına karar verilir.  . Kararın tam metni şöyledir;
“UNESCO Genel Konferansı; Uluslararası anlayış işbirliği ve barış yolunda çalışmış üstün kişilerin gelecek kuşaklar için örnek olacakları inancıyla, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün doğumunun 100. yıl dönümünde, 1981 yılında anılmasını kararlaştırmıştır.

   UNESCO'nun ilgilendiği tüm alanlarda Atatürk'ün olağanüstü bir reformcu olduğu göz önünde tutularak, özellikle sömürgecilik ve emperyalizme karşı en önce açılan savaşların ilk liderlerinden biri olduğu kabul edilmiştir. Atatürk'ün dünya ulusları arasında karşılıklı anlayışın, sürekli barışın kurulması için çalışmaları olağanüstü bir örnektir. Tüm yaşamı boyunca insanlar arasında hiçbir renk, din ve ırk ayrımını gözetmeden, bir uyum ve işbirliği çağının doğacağına olan inancını anımsatarak, eylemlerini her zaman barış uluslararası anlayış ve insan haklarına saygı yönünden yapmıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin Kurucusu Atatürk'ün kişiliğini ve eserinin çeşitli yönlerini ortaya çıkarmak üzere, 1980 yılında yapılacak sempozyum hazırlıkları için Türk Hükümeti ile UNESCO'nun işbirliği yapmasına karar verilmiştir.”


UNESCO'nun bu kararı doğrultusunda, Atatürk'ün doğumunun 100. yılı bütün dünyada, "1981 Atatürk Yılı" olarak kutlanır. Bu uygulama, dünyada ilk ve tektir.
Bu karar tabii ki büyük tartışmalar sonucu alınmıştır. Kısaca kararın hikayesini aktaralım:
1978 yılında Paris'te UNESCO Genel Kuruluna sırasında Başkanlık Divanına "1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anımsanmasına karar verilmesi" ile ilgili İspanya ve Yunanistan önderliğinde oluşturulan 11 ülkenin imzaladığı bir önerge verilir. Bu önergede özetle şu ifadeler yer alır:
“1981 yılı, Atatürk’ün doğumunun 100'üncü yıl dönümüdür. Atatürk 20'nci yüzyılın en büyük devlet adamlarından biridir. Muhakkak Türkler o özel gün için hazırlanıyordur ama Atatürk tüm insanlığın ortak paydasıdır, dolayısıyla, UNESCO genel kurulu bu konuda bir karar almalıdır ve bu karar üye devletlere iletilmelidir. Önümüzde 3 hazırlanılmalıdır ve 1981 yılı bütün dünyada, Atatürk yılı olarak anılmalıdır.”


Bu önergeye İsveç delegesi şöyle itirazda bulunur: “Ben, Atatürk’ün büyüklüğünü elbette biliyorum. Türkler için, insanlık için, çağdaşlaşma için ne anlama geldiğini de biliyorum. Buna rağmen bir kaygım var. Evet, Atatürk bir devlet, bir cumhuriyet kurucusudur. Fakat dünyada 200 devlet var, yarısından fazlası cumhuriyet. Bu kadar cumhuriyet kurucusu varken, bugüne kadar kimse için düşünmediğimiz bir olayı, şimdi bir tek Atatürk için ve Türkler için düşünüyor olursak bu ileride sorun çıkarır mı bilmiyorum. Ama bu endişeyi taşıyorum. Bir süre sonra başka bir meslektaşımız kürsüye gelir ve ‘şimdi de George Washington’un doğumunun şu yılı, Napolyon’un ölümünün bu yılı, bu defa dünya onların da ölümünün veya doğumunun 150'nci, 200'üncü yıl dönümünü anmalıdır...' derse ve bu seçkin kurul buna hayır yanıtını verirse, gereksiz yere kırılganlıklara yol açmış olmaz mıyız? Dolayısıyla Atatürk büyük bir lider ama onu tarihe bırakalım, bana göre bu kararı geçmeyelim. Görüşüm budur.”


İsveç delegesi konuşmasını tamamladıktan sonra Sovyetler Birliği delegesi söz alır. O kürsüye yürürken, herkes korkmuş ve salonda fısıldaşmalar başlamıştır; ‘’işte o da şimdiden Lenin diyecek’’.
Rus delegesi: “Beyler, kendinize gelin. 20'nci yüzyılda, hiçbir ülke bir Atatürk çıkarmadı ki, böyle bir kaygı söz konusu olsun. Bu mümkün değildir. Tarihler şimdiye kadar Atatürk gibi bir lider yetiştirmemiştir. Atatürk’ün olağanüstü niteliklerine baktığımız zaman ilerde böylesine bir lider gelmeyecektir. Rahatlıkla 1981 yılını Atatürk yılı ilan edebiliriz. Dolayısıyla bu karar bugün alınmalıdır...”
Aleyhte konuşan İsveçlinin de olumlu oy kullanmasıyla o gün, “1981 yılının Atatürk yılı olarak kabulüne” oylamaya katılan 156 ülkenin oy birliği ile karar verilir. 


Atatürk'ün doğumunun yüzüncü yılı dolayısıyla UNESCO'nun da girişimleriyle, Atatürk'ün kişiliğini, icraatlarını ve görüşlerini dünyaya tanıtmak için çeşitli etkinlikler düzenlendi. Devlet sanatçıları çeşitli konserler verdi. UNESCO genel merkezinde ise sergiler açıldı. Kıbrıs Türk Federe Devleti'nde de kutlamalar yapıldı. Türkiye'de ise Atatürk Yılı 5 Ocak 1981 tarihinde Kenan Evren'in TBMM'de yaptığı konuşmayla başladı. Ülkedeki kutlama programları "Milli Komite" tarafından düzenlendi. Ayrıca kutlamaların gerçekleşebilmesi için de "Kutlama Koordinasyon Kurulu" oluşturuldu. Koordinasyonun amaç ve hedefleri Kenan Evren tarafından yazılı olarak belirlendi. Ülkede 1981 yılı içerisinde Atatürk adına çeşitli spor temasları, basın-yayın etkinlikleri ve kültürel programlar ile 100. yılının kalıcılığını sağlamak maksadı güdüldü.


Atatürk Yılı vesilesiyle ülkenin farklı yörelerine kültür merkezleri açıldı. Ankara'da Atatürk Kültür Merkezi'nin temelleri atıldı, birinci ve ikinci meclis binaları ise müze olarak faaliyet göstermeye başladı. Atatürk ile ilgili kitap ve belgeler Millî Kütüphane'de toplanırken, il ve ilçelere de Atatürk kitaplıkları kuruldu. Farklı bölgelere toplamda 24 Atatürk anıtı yapıldı. Atatürk'ün kaldığı evler ise restore edilerek müze haline getirildi. Atatürk 100 Yaşında sloganı ile 73 adet ilkokul yapıldı.

Bu yıl içerisinde Atatürk'ün çeşitli illere yaptığı ilk ziyaretlerin yıl dönümünde kutlamalar gerçekleşti. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı gibi günlerde törenler düzenlendi.

Ülkenin tanınmış sanatçılarına da 100. yılı simgeleyen plaketler verildi. Ünlü ressamlardan ısmarlanan Atatürk ve Atatürk Devrimleri konulu resimler, düzenlenen sergilerde ziyarete açıldı. Tanınmış müzisyenlere de Atatürk hakkında marşlar besteletildi. TRT ise Atatürk'ün görüşlerini yansıtan programlara yer verdi. Yapılan diğer çalışmalar ise ülkedeki okuryazar oranın arttırılması ve ağaçlandırma çalışmaları yönünde oldu.
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE