Tarihte bugün - 27 Temmuz

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 27 Temmuz'da yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, Milli Mücadelenin önemli isimlerinden Rauf Orbay'ın da hayatını anlattı

Tarihte bugün - 27 Temmuz

27 Temmuz
1122 - Mardin Artuklu Beyliği’nin kurucusu ve ilk hükümdarı İlgazi Bey vefat etti…
1302 - Osmanlı Beyliği ile Bizans İmparatorluğu arasındaki Koyunhisar Savaşı, Osman Gazi'nin zaferiyle sonuçlandı.
1526 - Osmanlı İmparatorluğu ile Macaristan Krallığı arasında yaşanan Petrovaradin Kuşatması, Osmanlı zaferiyle sonuçlandı.
1794 - Fransız Devrimi'nin jakoben önderlerinden Maximilien Robespierre, iktidardan düşürüldü ve Fransa Millî Meclisi'nce tutuklandı. Robespierre, 28 Temmuz'da idam edildi.
1881 – Hamidiye kahramanı,  Atatürk’ün silah ve mücadele arkadaşı TC Başbakanlarından Rauf Orbay doğdu.
1926 - Osmanlı devlet adamı ve Karakol Teşkilatı'nın kurucularından Kara Kemal vefat etti (Öldürüldü?, İntihar etti?)
1953 - Panmunjom Ateşkes Antlaşması: İki milyondan fazla kişinin öldüğü Kore Savaşı'nı sona erdiren ateşkes anlaşması, Panmunjom köyünde imzalandı. 
1972 - Kartal kod adlı avcı uçağı F-15, ilk uçuşunu yaptı.
1976 - Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'e, Waldorf Astoria Oteli'nde konuşurken, Kıbrıslı Rum Staviros Skopetrides tarafından suikast girişiminde bulunuldu.
1983 - Türkiye’nin Lizbon Büyükelçiliği, 5 Ermeni terörist tarafından basıldı ve bina içindekiler rehin alındı. Baskın sırasında büyükelçilik Müsteşarı Yurtsev Mıhçıoğlu’nun eşi Cahide Mıhçıoğlu hayatını kaybetti.
1991 - Adıge Cumhuriyeti kuruldu.
1995 – Eski diplomatlardan ve dışişleri bakanlarından Melih Esenbel vefat etti.
1995 - Sakarya'nın Pamukova ilçesindeki Mühimmat Bölüğü'nde yangın çıktı, cephanelik havaya uçtu. 15 bin nüfuslu ilçe boşaltıldı.
2000 – Eski Türk Edebiyatı hocası Prof. Dr. Abdulkadir Karahan vefat etti..
2002 - Ukrayna'da hava gösterisi sırasında bir savaş uçağının (Su-27) düşmesi sonucu izleyicilerden 77 kişi öldü.
2008 - İstanbul Güngören, Güven Mahallesi'deki, Kınalı Caddesi üzerinde bulunan Menderes Çıkmazı'nda saat 22:00 civarında 2 ayrı patlama meydana geldi. Patlamada 18 kişi hayatını kaybetti, 154 kişi de yaralandı.

Günün Portresi
Rauf Orbay


27 Temmuz 1881'de İstanbul'da dünyaya geldi. Babası, Bahriye Birinci Feriki (Oramiral) ve Ayan Meclisi azası Mehmet Muzaffer Paşa; annesi Bedirhan Paşa'nın kızı Rüveyde Hanım'dır.

Heybeliada Bahriye Okulu'nu 1899'da bitirerek güverte mühendisi bir teğmen olarak askeri yaşamına başlayan Hüseyin Rauf, 1901'de üsteğmen, 1904'de yüzbaşı oldu. 1905-1911 arasında gemi satın alma, gemi inşa tezgâhlarını inceleme gibi görevlerle Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Almanya'da bulundu. 13 Kasım 1907'de 31 Mart Ayaklanması sebebiyle İstanbul’a gelen Hareket Ordusu'nda görev aldı. Bu harekât sırasında Mustafa Kemal ve İsmet Bey ile tanıştı.

25 Mayıs 1909’da Hamidiye Gemisi komutanlığına atandı Arnavutluk Ayaklanmasının bastırılmasında rol oynadı. 1911 Türk-İtalyan Savaşı’nda Trablusgarp'a ikmal sevkiyatında görev aldı. Balkan Savaşları başladığında Hamidiye kruvazöründe süvari idi.

I. Balkan Savaşı sırasında Yunan donanması Çanakkale'yi abluka altına almıştı. Rauf Bey komutasındaki Hamidiye, ablukadan kaçmayı başararak Akdeniz'e açıldı; tarihin ilk korsan kruvazör harekâtını gerçekleştirdi. 7 ay 24 gün süren harekât, bütün Akdeniz'i, zaman zaman Kızıldeniz'i de içine alıyordu. Harekât boyunca Hamidiye Kruvazörü Sırbistan’da askeri tesisleri bombaladı, düşman savaş ve ticaret gemilerini batırdı, Çanakkale üzerindeki Yunan baskısını azalttı. Bütün dünya basının bu harekâtı gün gün takip etti. Bu olay Rauf Bey’in "Hamidiye Kahramanı" olarak tanınmasına neden oldu. 

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı gizli örgütü Teşkilat-ı Mahsusa adına İran ve Irak'ta görev yaptı. Kerkük'te görev yaparken yarbay oldu; 1917'de Albay oldu. Brest Litovsk Barış Konferansı'nda Deniz Kuvvetleri delegesi olarak Osmanlı'yı temsil etti.

Rauf Bey, savaşın kaybedilmesi ve İttihat ve Terakki hükûmetinin istifa etmesinden sonra kurulan Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Bahriye Nazırlığı görevine getirildi ve Osmanlı Devleti'nin çöküş belgesi olan Mondros Mütarekesi'ni hükûmet adına imzalamak zorunda kaldı. Bahriye Nazırlığı, onun son askeri görevi oldu. 

Rauf Paşa, Ahmet İzzet Paşa kabinesinin çekilmesi üzerine Bahriye Nazırlığı’ndan ayrıldı ve Anadolu'daki Millî Mücadele hareketine katıldı. 8 Haziran 1919'da Ankara'ya ulaştı. Mustafa Kemal Paşa'ya katılmak üzere Ali Fuat Paşa ile birlikte Amasya’ya geçtiler. 22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi'ni imzaladılar. Mustafa Kemal Paşa ile birlikte Erzurum'a giden Rauf Bey, Erzurum Kongresi'nde Heyet-i Temsiliye Başkan vekili idi. Ardından Sivas'a geçti ve Sivas Kongresi başlamadan önce kongrenin başkan yardımcılığına getirildi. İstanbul'daki Son Meclis-i Mebusân toplantısına Heyet-i Temsiliye adına katılacak delege olarak seçildi.

Hüseyin Rauf Bey, Sivas Kongresi'nden sonra Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı'na Heyet-i Temsiliye adına katılmak üzere Hüsrev Gerede ile birlikte İstanbul'a gitti. Mecliste Felah-ı Vatan grubunun kurulmasına önderlik etti. 16 Mart 1920'de meclisin İngiliz kuvvetleri tarafından basılmasından sonra tutuklanan Rauf Bey, 22 Mart 1920'da Malta'ya sürgüne gönderildi. Rauf Bey, Malta'da 20 ay süre tutuklu kaldıktan sonra İnebolu'da Binbaşı Rawlinson'la mübâdele edildi. 15 Kasım 1921'de Ankara'ya gelen Rauf Bey, Sivas milletvekili sıfatı ile TBMM'ye katıldı.

21 Kasım 1921’de Nafia vekilliği (Bayındırlık Bakanlığı) ve Meclis ikinci başkanlığı görevlerine getirilen Rauf Bey, 14 Ocak 1922'ye kadar bu görevlerde kaldı. 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Muharebesi öncesinde Fevzi Paşa'nın yoğun çalışmaları sebebiyle TBMM İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı (Başbakanlık) görevine geldi ve 12 Temmuz 1922-4 Ağustos 1923 arasında TBMM İcra Vekilleri Heyeti Başkanlığı yaptı.

Kurtuluş Savaşı'nın Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanmasının ardından başlayan Lozan Barış Konferansı sırasında İsmet Paşa’nın üstlendiği Millî Savunma ve Dışişleri Bakanlıklarına vekalet etme görevi Rauf Bey'de idi. Lozan görüşmeleri sırasında bazı hükûmet kararlarının dışına çıktığı için İsmet Paşa'ya sözleşmeyi imzalama yetkisini vermemesi iki devlet adamının arasını açtı. İsmet Paşa'ya gerekli yetkiyi TBMM reisi Mustafa Kemal verdi. Lozan Anlaşması’nın imzalanmasından sonra Rauf Bey başbakanlıktan istifa etti.

İkinci dönemde İstanbul milletvekili olarak mecliste yer alan Rauf Bey, Halk Fırkası'ndan bağımsız bir politika takip etmeye başladı. 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurulduğunda Rauf Bey, daha önce İkinci Grupta başlattığı muhalefetini bu toplulukta sürdürdü. Parti, 3 Haziran 1925'te kapatılıp, yönetici kadro, 17 Haziran 1926'daki İzmir Suikastı ile ilgili görülerek yargılandı. Yargılama sırasında Rauf Bey, tedavi için Viyana'da bulunmaktaydı. Mahkeme on yıl kalebentliğe, medeni haklardan mahrum edilmesine ve mallarının haczine hüküm verdi. Rauf Bey hakkındaki suçlamaları ve kararı kesinlikle kabul etmedi, kararı temyiz imkânı olmadığı için de yurda dönmedi. Yurt dışına kaldığı dönemde Birleşik Krallık, Hindistan, Çin ve Mısır'da bulundu. 1933'te çıkan af kanunundan yararlanmayı "...benim asla ve hiçbir suretle en ufak bir cürümle dahi suçlu olmadığım için, ilan edilen aftan katiller ve şakiler gibi faydalanmayı düşünmem mümkün değildir" diyerek reddetti. Eniştesinin 1935'te vefatı üzerine ailesinin ısrarıyla yurda döndü.  12 Aralık 1940 tarihinde mahkûmiyet kararının haksızlığının tescil ettirmek amacıyla Millî Müdafaa Vekâleti aleyhine dava açtı. Askeri Temyiz Mahkemesi 23 Temmuz 1941 tarihli 1342 Esas sayılı kararı ile bunu tescil etti.

TBMM’nin VI. Döneminde açık bu­lunan bir milletvekilliği için CHP Genel Başkanlık Divanı, 22 Ekim 1939 tarihli bir beyanname ile kendisini aday gösterdi. Bu beyannamede suikast olayı ile bir ilgisi olmadığı da vurgulandı. Sonuçta Kastamonu Milletvekilliğine seçildi ve TBMM’ne katılarak yasama görevine başladı. Ama CHP’ye üye olmadı. İkinci Dünya Savaşı’nın en kritik döneminde Türkiye’yi İngiltere’de temsil etmesi, hükümetçe daha uygun görülerek, 1942’de Londra Büyükelçiliği’ne atandı ve milletvekilliğinden çekildi. 1944’te bu görevden ayrılarak yurda döndü. Yeniden bir görev kabul etmedi ve politikadan da uzak kaldı. Hiç evlenmemiş olan Rauf Orbay, 16 Temmuz 1964’te İstanbul’da öldü ve Erenköy Sahrayı Cedid Mezarlığı’nda toprağa verildi.  
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER