Tarihte Bugün - 3 Kasım: Tanzimat Fermanı’nın İlanı

Tarihte Bugün - 3 Kasım: Tanzimat Fermanı’nın İlanı

3 Kasım
1839 - Gülhane Hattı Hümâyunu'nun açıklanmasıyla Tanzimat dönemi başladı.
1890 - İstanbul'da Sirkeci Garı'nın açılışı yapıldı.
1914 - Çanakkale Deniz Savaşları'nın ilk taarruzu olarak iki İngiliz ve iki Fransız gemisince Boğaz'ın giriş tahkimatları bombalandı.
1918 - İngilizler Musul'u işgal etti.
1920 – Antep’de Fransızlara casusluk ettiği anlaşılan Azizoğlu Ahmet idam edildi. Öte yandan, Fransızlann harekâtını hergün düzenli olarak bildiren Sarkis adlı Ermeni'ye her gün bir altın veriliyor.
1921 - Meclis'te Elcezire Kumandanı Nihat Paşa yolsuzluğundan, Merkez Ordusu Kumandanı Nurettin Paşa da Pontusçulara ve Koçkiri isyancılarına zulüm yapmakla suçlandı.
İngiliz Savaş Bakanlığı, Hükümet Muhtırasında, Yunanlıların Anadolu'da savaşı sürdürerek bir şey kazanamayacaklarını, Türk askerinin moralinin yüksek, Türk komutanların kararlı olduğunu bildirdi 
1922- İsmet Paşa, Lozan'da izleyeceği yol konusunda Meclis'te bilgi verdi. "Misak-ı Milli'yi savunacağız" dedi. Uzun bir görüşme yapıldı. Mebuslar konferansta Türkiye'nin haklarının iyi savunulmasını istediler. 
Sovyetler Ankara Hükümeti'ne çektikleri telgrafta "Despot monarşi iktidarının tahttan indirilmesini" candan kutladıklarını bildirdiler.
1926 - Atatürk'e karşı planlanan İzmir suikastından suçlu bulunan Rüştü Paşa idam edildi.
1936 - Ankara'da Başbakan İsmet İnönü'nün katılımıyla Çubuk Barajı açıldı. 1929'da inşaatına başlanan yapı Türkiye'nin ilk betonarme barajıdır.
1951 - Rusya, Türkiye’nin Nato'ya girişini protesto etti ve bunu Sovyet Rusya'nın çembere alınması olarak tanımladı.
1971 - Tarihi Tepebaşı Tiyatrosu, yangın sonucu harap oldu.
1981 - Eski Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit uluslararası bir ajansa demeç verdiği gerekçesiyle 4 ay hapis cezasına çarptırıldı.
1983 - Atatürk Barajı ve hidroelektrik santralinin temeli atıldı.
1985 - Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) ve Halkçı Parti'nin (HP) birleşmesiyle; Sosyaldemokrat Halkçı Parti (SHP) kuruldu.
1986 - Zaman gazetesi yayın hayatına başladı.
1996 - Susurluk'ta meydana gelen trafik kazasında, eski İstanbul Emniyet Müdür Yardımcısı Hüseyin Kocadağ ile Mehmet Bozbey ve Gonca Us öldü. Mehmet Bozbey kimlikli kişinin Abdullah Çatlı olduğu anlaşıldı. Aynı araçtaki DYP Şanlıurfa milletvekili Sedat Edip Bucak yaralandı.
2002 - Adalet ve Kalkınma Partisi, erken genel seçimlerden birinci parti çıktı.

Günün Olayı
Tanzimat Fermanı’nın İlanı

Hariciye Nâzırı Mustafa Reşid Paşa 3 Kasım 1839’da Gülhane meydanında devlet üst yönetimi, Rum ve Ermeni patrikleri, hahambaşı, esnaf temsilcileri, elçilerin de katıldığı bir törende Tanzimat Fermanı’nı okudu. Sultan Abdülmecid de töreni Gülhane Kasrı’ndan izledi. 
Gülhane Hattı Hümayunu olarak da bilinen ferman, devletin son 150 yıldan beri zaaf ve fakirliğe düştüğünü; coğrafî konumu, arazilerinin verimliliği ve halkının çalışkanlığı göz önünde tutulduğunda gerekli tedbirlerin alınması halinde devletin beş on yıl içerisinde eski durumuna kavuşacağı belirtilerek başlar. Bunun için can güvenliği, mal, ırz ve namusun korunması, vergilerin düzenlenmesi, asker alımının ıslahı gibi konuları belirleyen kanunların çıkarılması gerektiği ifade edilir.

Bu arada halkı ve hazineyi zarara uğratan iltizam usulünün sakıncalarından söz edilerek kaldırılma ihtimali vurgulanır. Verginin herkesin gücü nisbetinde tahsil edilmesi ve kimseden fazladan bir şey istenmemesine ifade edilir. Askerlik süresinin belirsizliğinden ve askerlerin bir nisbet dahilinde değil gelişigüzel alınmasından hatalı olduğu, bunun tarımı, ticareti ve nüfus artışını olumsuz yönde etkilediğine vurgu yapılarak askerlik süresinin dört veya beş yıl olarak belirlenmesi gerektiği belirtilir.

Hiç kimse için yargılanmadan ölüm cezası verilmemesi, herkesin malına mülküne istediği gibi kullanabilmesi, tüm haklardan müslim-gayri müslim bütün tebaanın aynı şekilde yararlanması, bu konuları görüşmek üzere görevlendirilen Meclis-i Vâlâ’nın üye sayısının arttırılması, bakanlar ve üst düzet bürokratların da zaman zaman meclisin toplantılarına katılması, askerî kararların Dâr-ı Şûrâ-yı Askerî’de görüşülerek kararlaştırılması, ülkenin harap olmasına yol açan rüşveti önlemek amacıyla etkili bir kanun hazırlanması ve bu fermanın bütün iç ve dış kamuoyuna duyurulması gerektiği belirtilir.


Reşid Paşa’nın hatt-ı hümâyunu okumasının ardından toplar atıldı ve kurbanlar kesildi. Sultan Abdülmecid ilân edilen hususlara uyacağına dair Hırka-i Şerif Dairesi’nde, “Hatt-ı hümâyunumda münderiç olan kavânîn-i şer‘iyyenin harf-be-harf icrasına ve mevâdd-i esâsiyyenin fürûâtına dair ekseriyyet-i ârâ ile karar verilen şeylere müsaade eyleyeceğime ve hafî ve celî hâricen ve dâhilen taraf-ı hümâyunuma ilkā olunan şeyleri kavânîn-i müessiseye tevfik ve tatbik etmedikçe kimsenin lehine ve aleyhine bir hüküm ve ferman etmeyeceğime ve vazolunmuş ve olunacak kavânînin tağyîrini tecviz buyurmayacağıma, vallahi!” şeklinde yemin etti.


Fermana göre vekiller, devlet memurları ve ulemâ Hattı Hümayuna uyacakları konusunda  yemin ederek görevlerine başlamaya başladılar.
Ferman, Yunan ve Sırp isyanlarıyla birlikte milliyetçi bir tutum sergileyen gayri müslimlerin imparatorluktan ayrılmasını önlemek amacıyla ortaya atılan ve daha sonra sık sık vurgu yapılan bir “Osmanlı Milleti” oluşturmayı amaçlayan önemli projenin ilk adımıydı. 


Tanzimat Fermanı dış kamuoyunda farklı tepkilerle karşılandı. İngiliz ve Fransız kamuoyu fermanı olumlu, Avusturya ve Rusya olumsuz karşıladı. Bu düzenlemeyle padişahın ve üst düzey yöneticilerin yetkilerinin sınırlandırıldığını gören Avusturya Başbakanı Prens Metternich ülkesinde de benzer taleplerle karşılaşabileceği endişesiyle reformları eleştirdi. Rusya ise iç ve dış siyasette devlete güç katacağı ve İngiltere ile Fransa’nın Osmanlı Devleti üzerindeki etkinliklerini arttıracağı kaygısıyla yeni kararlara karşı olumsuz bir tavır takındı.
Valilere gönderilen sûretleri ve Takvîm-i Vekāyi‘ aracılığı ile Tanzimat Fermanı bütün ülkeye duyuruldu. Valilerden halkın ileri gelenlerini meydanlarda toplayıp fermanı okumaları, herkese içeriğini “güzelce” anlatmaları ve ayrıntıları daha sonra belirlenecek olan vergi ve askerlik dışındaki maddelerini hemen uygulamaya koymaları istendi. 


Müslümanlar gayri müslimlere verilen yeni haklardan hoşlanmadı; gayri müslimler ise büyük bir beklenti ve ümide kapıldışar. Öte yandan çıkarları zedelenen ulemâ, âyan ve hatta valiler şeriatın çiğnendiğini ve müslümanların “gâvurlar”la aynı seviyeye getirildiğini söyleyerek halkı tahrik etti. Hükümet Tanzimat reformlarını uygulama bağlamında bu duruma hazırlıklı değildi. Dolayısıyla öngörülen ıslahat ülkenin tamamında değil öncelikle Edirne, Bursa, İzmir, Ankara, Aydın, Konya ve Sivas gibi nisbeten merkeze yakın, yapılanların kolaylıkla denetlenebileceği yerlerde uygulamaya konuldu. 


Büyük devletlerin İstanbul’daki sefirleri bu dönemde sürekli devletin iç işlerine müdahale ettiler. 1846-1857 yılları arasında altı defa sadârete getirilen Reşid Paşa da İngiltere’nin desteğini aldı. Bu durum, kendisinden sonra gelen devlet adamlarının iktidarda kalmak veya iktidarı ele geçirmek amacıyla aynı yolu kullanmalarına yol açan bir dönem başladı.  Nitekim Âlî Paşa, Fuad Paşa ve Rızâ Paşa Fransa’nın ve Mahmud Nedim Paşa Rusya’nın desteğini aldıkları için bu ilkelerin adamı olarak nitelendirildiler..


Özet olarak Tanzimat fermanı, batılılaşma hareketinde önemli bir merhale, meşrutiyete geçiş yönünde atılmış bir adımdı… Ama sonuç olarak yanlış bir batılılaşma anlayışının yerleşmesine, yabancı ülkelerin müdahalesine açık bir yapının oluşmasına, sumulanın aksine Hristiyan topluluklarda ayrılma isteğinin güçlenmesine yol açtı.
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 03 Kasım 2020, 08:02
banner3
YORUM EKLE