Tarihte Bugün: 5 Ocak ve ilginç tesadüfler

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde Bayrak şairi Arif Nihat Asya'nın hayatında 5 Ocak günü yaşanan ilginç tesadüfleri yazdı

Tarihte Bugün: 5 Ocak ve ilginç tesadüfler

5 Ocak
1592 - Babür İmparatorluğu'nun 5. Hükümdarı Şah Cihan doğdu
1809 - 1807-1809 Osmanlı-İngiliz Savaşı'nı sona erdiren Kale-i Sultaniye Antlaşması imzalandı.
1843 - İlk Osmanlı lirası Tashihi Ayârı Sikke kararıyla basıldı.
1913 – İş adamı Nejat Eczacıbaşı doğdu
1919- İngiliz Yüksek Komiserinin raporuna göre, 2 Ocak'ta onu ziyaret eden Sait Molla, Mustafa Paşa, Bedirhanoğlu Emin Ali ve diğer bazı Kürt ileri gelenleri, İngiliz mandası altında özerk bir Kürdistan istediler.
1920 -Mustafa Kemal, yayımladığı bir genelgede, İzmir'in Yunanistan'a bağlanması halinde her yanda büyük mitingler yapılması ve protestolarda bulunulmasını istedi.
1920 - İzmir Valisi İzzet Bey, kalp sektesinden öldü. İzmir'in işgali sırasında Yunanlılarla işbirliği yapan İzzet Bey, daha sonra da Kuvayı Milliye aleyhinde çalışmalar yapmıştı. Ama ihaneti uzun sürmedi. 
1920 - İradeyi Milliye' de Aşiretlerin telgrafı yayımlandı: Dersim ve Erzincan'ın bir kısmını meydana getiren biz Kürtlerin bin yıldan beri birlikte yaşadığımız Türklerden ayrılmak hatırımıza bile gelmez. Bu birliği korumak için hayatımızı fedaya hazırız. Kimlikleri bizce bilinen bir takım kişiler, Kürtlük adına söz söylemeye yetkili değildir.
1921- Mustafa Kemal, Dağıstan'ın bağımsızlığına kavuşması nedeniyle Lenin'e bir teşekkür telgrafı çekti. "Dağıstan bağımsızlığının tanınması, Bolşevizm ile İslam dünyası arasındaki ilişkilere olağanüstü iyi etkide bulunacaktır. Bizi,Batı emperyalizmini devirmek olan ortak amacımıza daha fazla yaklaştıracaktır" dedi.
1922 - Türk ordusu Adana ve Ceyhan'a girdi. Adana resmen kurtuldu.
1922 - Meclis, ordunun elinde bulunan zayıf yük ve koşum hayvanlarının ücretsiz olarak muhtaç köylülere dağıtılmasını öngören kanunu kabul etti.
1929 - Anadolu-Bağdat ve Mersin-Tarsus Demiryolları ile Haydarpaşa Garı devletleştirildi.
1953 - Karikatürist Ramiz Gökçe vefat etti.
1958 - CHP, partisinin bir Araştırma Bürosu kurmuş olduğunu bildirdi. Bu büronun başına iktisatçı Osman Okyar getirildi, ayrıca Turhan Feyzioğlu, Bülent Ecevit, Coşkun Kırca ve Doğan Avcıoğlu gibi aydınlar da Büronun kadrosu içindeydi
1961 - Yassıada duruşmaları devam ediyor. 6-7 Eylül Olayları davası sonuçlandı. Sanıklardan Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve eski İzmir valisi Kemal Hadımlı mahkûm oldular. Aynı gün Fuad Köprülü ve Fahrettin Kerim Gökay Yassıada'dan tahliye edildi.
1975 - Şair ve yazar Arif Nihat Asya vefat etti.
1993 - Avrupa Konseyince her yıl verilen "Yılın Müzesi" ödülünü İstanbul Arkeoloji Müzeleri aldı.
1997 - Rus güçleri Çeçenistan'dan çekildi.
2007 - Emre Taner, MİT'in 80'inci kuruluş yıldönümünde yayınladığı mesajda ulus devletin tehdit altında olduğunu söyledi.
2018 - Meddah, tiyatro ve sinema oyuncusu Münir Özkul vefat etti.

Günün Olayı
5 Ocak ve İlginç Tesadüfler

5 Ocak 1922 günü Türk ordusu Adana ve Ceyhan'a girdi. Adana'da köylü-kentli mahşeri bir kalabalık orduyu karşıladı. Halk, kadın erkek sokaklarda oynadı. Tam 105 metre kumaştan dikilmiş Türkiye'nin en büyük bayrağı 200 kişi tarafından bando eşliğinde sokaklarda gezdirildi. Adana Cephesi'nin Fransız komutanları da bir savaş gemisiyle Mersin limanından yurdu terk ettiler…
Şair ve yazar Arif Nihat Asya 1928 yılında Yüksek Muallim Mektebinden mezun olduktan sonra edebiyat öğretmeni olarak Adana'ya tayin oldu. Adana Kız Lisesi ve Erkek Lisesi'nde öğretmenlik ve idarecilik yaptı. Adana’da 5 Ocak günleri Adana’nın kurtuluşu törenlerle bir bayram havasında kutlanmaktadır.
Ve Arif Nihat Asya 5 Ocak 1940 günü törenlerde okunmak için yazdığı 5 Ocak 1940 sabahı tamamlar.


Arif Nihat Asya, Bayrak şiirinin hikayesini şöyle anlatmaktadır;
 “BAYRAK şiirimi 35 yaşımdayken yazdım. Adana Erkek Lisesi’nde edebiyat öğretmeniydim. Hatay, Gazi’nin gayretleriyle Türkiye’ye bağlanmıştı. O konudaki çalışmaları 1938 yılında başlamış, 1939 yılında neticeye ulaşılmıştı. Türkiye, yeni bir sevinç içindeydi. Bu sevinci, Adana da büyük coşkunluklarla yaşıyordu. Adana’nın Fransız işgalinden kurtuluşu 5 Ocak 1922’dir.
Bu bakımdan her sene, 5 Ocak gününde Adana’da büyük şenlikler yapılır. Adeta yer yerinden oynar. Şimdi de öyle midir, bilmiyorum.
Şehrin bir Saat Kulesi var; bir de Ulu Cami minaresi. İşte o Saat Kulesi’yle Ulu Cami minaresi arasına, her senenin 5 Ocak kutlamalarında, kocaman bir bayrak asılır. Bayrak diyorsam, öyle-böyle bir bayrak değil. On beş izcinin kolları üzerinde taşınan bir bayrak. Vay babam vay. Yani Saat Kulesi’yle Ulu Cami minaresinin arasına bir güneş doğuyor...
Hatay Türkiye’ye bağlandığı için 1940 yılının 5 Ocak kutlamasının daha bir güzel, daha bir heyecanlı olması isteniyordu.
O bakımdan Adana Maarif Müdürlüğü’nden bizim lise müdürlüğümüze bir yazı geldi. Mealen deniyordu ki: ‘5 Ocak kutlamasında, Saat Kulesi’yle Ulu Cami minaresi arasına Adana’nın tarihi bayrağı çekilirken, o güne uygun bir şiirin de, liseniz öğrencilerinden biri tarafından okunması uygun görülmüştür. Gereğini rica ederim. Maarif Müdürü falan filan.’
Lise müdürü bu konuda beni vazifelendirdi. Ben de öğrencilerim arasından üç-dört kişi seçtim. ‘Gidip kütüphanelerde araştırın. 5 Ocak kutlamalarına uygun güzel bir şiir bulun. Pek duyulmamış bir şiir olsun. Meşhurların da kitaplarını karıştırın; adı pek duyulmamış şairlerin de!’
Çocuklar gittiler.
Birkaç gün sonra geldiler. ‘Efendim bulamadık’ dediler. ‘Bulamadık olur mu’ diye öfkelendim. ‘Gidin gözünüzü dört açarak bir daha araştırın’ dedim
Çocuklar çıkıp gittiler. Üç-dört gün sonra, elleri yine boş geldiler.
E peki ne olacak? Kendi kendime dedim ki, ‘Arif bu şiiri sen yazacaksın!’
Bir gün sonra 5 Ocak! Bir günüm var.
Adana’da 5 Ocak Mahallesi’nde oturuyordum. O zamanlar, bugünkü gibi evlerde günün her saatinde elektrik yok. Geceleri petrol lambası yakıyoruz. El-ayak ortalıktan çekilince, petrol lambasının yorgun ışığında, bayrağımıza sığınarak kalemi elime aldım.
Şafak sökerken Bayrak şiiri hazırdı. O gece, şiiri nasıl yazdımsa, öylece kaldı. Yani üzerinde ikinci bir defa oynamadım.
Sabahleyin liseye gidince, ‘Bana Aydın Gün’ü çağırın’ dedim. Aydın Gün, bugün bizim Opera ve Bale Genel Müdürümüz olan Aydın Gün’dür.
Bulunup getirildi; şiiri eline uzattım; ‘Şunu oku bakayım’ dedim. Okudu. Güzel şiir okuyan öğrencilerimdendi. Bayrak şiirini ona bir daha, bir daha okuttum. Mükemmel okuyordu.
Bayrak şiirimi, 5 Ocak kutlamalarında ilk defa Aydın Gün okudu ve alkışlandı.
……..
İşte o gün bugündür, benim Bayrak şiirim, bayrağımızın kendisi gibi hepimizin oldu.
Bu şiir, bana ‘Bayrak Şairi’ denilmesine yol açtı ki, bu sıfat, benim için altından dökülmüş bir İstiklal Madalyası kadar kıymetlidir.”
5 Ocak 1922’de kurtulan Adana’nın 5 Ocak 1940 günü yapılacak kurtuluş törenlerinde okunacak şiir, Adana 5 Ocak Mahallesindeki bir evde Arif Nihat Asya tarafından 5 Ocak 1940 günü sabaha karşı tamamlanır. Ve ilk kez 5 Ocak 1940 günü yapılan Adana’nın Kurtuluş Töreninde okundu…
İlginçtir bu 5 Ocak tesadüflerine, başka bir 5 Ocak günü acı bir nokta kondu. Arif Nihat Asya bir başka 5 Ocak günü, 5.Ocak.1975 tarihinde hayata gözlerini yumdu.
Şiiri yazarken omuzunu örten bayrak, bu defa tabutunu örttü...


İşte o şiir;
BAYRAK

Ey, mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,
Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü!
Işık ışık, dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım.
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım.

Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder...
Gölgende bana da, bana da yer ver !
Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar.
Yurda ay yıldızın ışığı yeter.

Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün.
Kızıllığında ısındık,
Dağlardan çöllere düşürdüğü gün.
Gölgene sığındık.


Ey, şimdi süzgün, rüzgârlarda dalgalan;
Barışın güvercini, savaşın kartalı...
Yüksek yerlerde açan çiçeğim;
Senin altında doğdum,
Senin dibinde öleceğim.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:
Yeryüzünde yer beğen!
Nereye dikilmek istersen,
Söyle, seni oraya dikeyim!


 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE