Tarihte Bugün - 8 Aralık

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde 8 Aralık'ta yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken; 2. Abdülhamit'e ihtilal girişimiyle tanınan, “Sarıklı İhtilalci" olarak bilinen gazeteci ve yazar Ali Suavi'yi anlattı

Tarihte Bugün -  8 Aralık

8 Aralık
1839 - “Sarıklı İhtilalci" olarak bilinen gazeteci ve yazar Ali Suavi doğdu
1883 - Bilim ve siyaset adamı, gazeteci, yazar Abdullah Battal Taymas Kazan’da doğdu
1918 - 30 Kasım - 2 Aralık tarihleri arasında toplanmış olan Kars İslam Şurası Başkanı Emin Ali imzasıyla, Japon İmparatoruna çekilen telgrafta "Asya Asyalılarındır" denilerek Kars İslam Şurası'nın tanınmasına İmparator'un yardım etmesi istendi
1918 - Harbiye Nazırı Abdullah Paşa, Medine Muhafızı Fahrettin Paşa'ya, 6 ve 28 Kasım tarihli teslim ol emrini tekrar bildirdi. 
1919 - Mustafa Kemal, 1 2. Kolordu Kumandanı Fahrettin Bey'e gönderdiği mektupta, Sivas'taki bazı çalışmalarını anlattı. Toplanacak olan Mebuslar Meclisi millete dayanarak vakur ve azimli bir tutum takınırsa, millet de vekillerine dayanarak bir birlik gösterirse, mahvolmaktan kurtulunabileceğini belirtti.
1919 - İngiliz Yüksek Komiserliği memurlarından Hohler, Kürt ileri gelenlerinden Seyit Abdülkadir ile görüşmesini rapor haline getirdi: Seyit Abdülkadir, Mustafa Kemal'in kendileri için bir tehlike haline geldiğini söylüyor. Kürtçülük davasında kararlı görünüyor. Ben de Mustafa Kemal'in gittikçe zayıfladığını, ondan korkmamaları gerektiğini söyledim
1920 - Çerkez Ethem'le başı dertte olan Mustafa Kemal, sert huylu, atak ve gerektiğinde kahredici bir arkadaş saydığı Albay (Deli) Halit Bey'in kendi emrine gönderilmesini Karabekir'den istedi.
1921- Adapazarı'nın işgali sırasında düşmanla işbirliği yapmaktan İstanbul 1 Numaralı Divanıharp'te yargılanan Adapazarı eski Kaymakamı Vatansız Mustafa, idam cezasına çarptırıldı
1930- Sosyolog ve düşünür Mehmet İzzet vefat etti 
1938 – Kazak dil biliminin kurucusu, gazeteci ve şair Ahmed Baytursunov Türkçü kalkışma içinde olduğu iddiasıyla kurşuna dizildi.
1942 - Vatan gazetesi, Hitler ve Mihver devletleri aleyhtarı yazılar nedeniyle kapatıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler, Güney Kore'nin tanınmasını onayladı.
1953 - DSİ (Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü) kuruldu.
1966 - Dünyanın ilk "işçi şirketi" olduğu söylenen Türksan kuruldu. Şirketin kuruluş amacının yurt dışında çalışan Türk işçilerin tasarruflarını değerlendirmek olduğu açıklandı.
1968 - Tokyo Uluslararası Maratonu'nda, İsmail Akçay dördüncü oldu.
1973 - Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, yazar Çetin Altan'ın cezasını affetti. Ancak Altan'ın 2 yıllık cezası af kapsamı dışında kaldı.
1987 - Ömer Kavur'un yönettiği Anayurt Oteli, 9. Nantes 3 Kısa Film Şenliği'nde büyük ödülü aldı.
1992 - TBMM, Somali'ye asker gönderilmesini kararlaştırdı.
1995 - Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, kısaltması KESK olan memur sendikaları konfederasyonu kuruldu.
1996 - PKK, rehin tuttuğu 6 askeri, Kuzey Irak'taki Zap kampında Refah Partisi Van Milletvekili Fethullah Erbaş, İnsan Hakları Derneği Genel Başkanı Akın Birdal ve Mazlum-Der İzmir Şube Başkanı Halit Çelik'e teslim etti.
2003 - Erdoğan Teziç, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından YÖK Başkanlığına atandı.


Günün Portresi
Ali Suavi

Gazeteci, yazar, ansiklopedist, eğitimci, düşünce adamı ve ihtilalci… Türk Tarihinin en ilginç aydınlarından birisi olan Ali Suavi II. Abdülhamit’e karşı düzenlediği başarısız darbe girişimi ile tanındığı için ve aydın düşüncesine rağmen hep sarıkla dolaştığı için, ölümünden sonra kendisine “Sarıklı İhtilalci” de denilmiştir.
8 Aralık 1839 günü İstanbul'da kâğıt tüccarı Çankırılı Hüseyin Ağa’nın oğlu olarak dünyaya gelen Ali Suavi'nin Sıbyan mektebinde başlayan eğitim hayatı Davutpaşa Rüştiyesinde devam etti. Girdiği rüştiye muallimliği imtihanında büyük başarı göstererek Bursa Rüştiyesine Muallim-i Evvel tayin edildi. Öğretmenlik görevinin yanı sıra Bursa Ulu Cami'de vaazlar verdi. Bir yıl kaldığı Bursa’dan sonra Sofya’da ticaret mahkemesi reisliği, ardından Filibe’de tahrirat müdürlüğü görevlerinde bulundu. İstanbul’a dönüşünde Şehzade Camii medresesinde ders verdi ve dinî ilimlerdeki bilgisiyle İstanbul’daki aydınların dikkatini çekti.
1867 yılı Ocak ayından itibaren Muhbir gazetesinde yazı yazmaya başladı.  Eğitim alanında yazılara ağırlık verdi. Şehzadebaşı Camii'nde verdiği vaazlar ve Muhbir gazetesinde yayımlanan yazıları nedeniyle Kastamonu’ya sürüldü.
Mustafa Fazıl Paşa’nın , davetiyle  Namık Kemal ve Ziya Paşa ile birlikte Paris’e davet gittiler.
Avrupa gezisine çıkan Abdülaziz'in Paris'e gelmesi üzerine Fransız polisinin isteğiyle, Namık Kemal ve Ziya Paşa ile birlikte ülkeyi terk etti; Londra’ya gitti. Mustafa Fazıl Paşa'nın maddi desteğiyle Londra’da "Muhbir" gazetesini çıkardı. Osmanlı topraklarında dağıtılan gazete, 50 sayı yayımlandı. Ali Suavi'nin sert üslubu, Osmanlı hükûmeti ile barışmak isteyen Mustafa Fazıl Paşa'yı memnun etmeyince gazete Kasım 1868’de maddi güçlükler nedeniyle kapandı. Ali Suavi yazılarını Namık Kemal ve Ziya Paşa'nın Londra'da çıkardığı Hürriyet gazetesinde yayımlamayı sürdürdü.
Londra'da tanıştığı bir İngiliz hanım ile evlenen Ali Suavi'nin diğer Genç Osmanlılar ile arası yaşam tarzları ve çeşitli fikirleri nedeniyle açıldı. 1869'da Fransa'ya geçerek "Ulum" adlı gazeteyi çıkardı ve bu gazetede Türkçülük akımına öncülük etti Ulum'u 25. sayıda kapatmak zorunda kaldı.
1872 yılında Abdülaziz’in doğum günü nedeniyle çıkan genel aftan yararlanarak yurda dönme imkanı doğduysa da Ali Suavi için İstanbul dışında ikamet  şartı getirildiğinden Paris’te kaldı. 1876’da II. Abdülhamit’in tahta çıkmasından sonra İstanbul’a dönebildi.
Eski sadrazam Mithat Paşa aleyhine yazıları ile Abdülhamit’in gözüne giren Ali Suavi, Yıldız Sarayı Kütüphanesi Müdürü olarak görevlendirildi. 1 Şubat 1877’de Galatasaray Sultanisi müdürlüğüne getirildi. Kendisinden daha liberal ve batı yanlısı düşüncelere sahip olan Maarif Nazırı Münif Paşa ile anlaşamadı ve 28 Ekim 1877’de görevden alındı. Bu olaydan sonra Abdülhamit yönetiminin şiddetli bir karşıtı oldu.
20 Mayıs 1878 günü V. Murat'ı tekrar tahta çıkarmak için yüz elli kadar Rumeli göçmeniyle Çırağan Sarayı'nı bastı. Olay yerine yetişen Beşiktaş karakol komutanı Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından başına sopa darbeleriyle vurularak öldürüldü. Yıldız Sarayı civarında bir yere defnedildi. 
Ali Suavi, Osmanlı’nın siyasi ve sosyal sıkıntılarına çözüm bulmak için kafa yormuş, İslam’ı referans olarak almış ama Türkçü, Turancı görüşler öne sürmüş farklı bir aydındı. Suavi’ye göre sıkıntıların nedenlerinden biri de herkesin üzerinde anlaştığı resmî dilinin olmayışıydı. Ortak bir dilden yoksun olmak eğitimde güçlüğe, devlet işlerinde karışıklığa, sosyal yapıda da halkın bir mensubiyet duygusuna ulaşamamasına neden olmaktaydı. Dillerin kelime alışverişi yapmalarını son derece doğal bulmakla birlikte gereksiz yabancı kelimelerin Türkçeden çıkarılıp dilin sadeleştirilmesi gerektiğini savundu. Osmanlıca diye bir dil olmadığını Şemsettin Sami’den çeyrek asır önce söyleyen ve bu düşünceleriyle Ahmed Vefik Paşa, Şemseddin Sami gibi pek çok ismi etkileyen Ali Suavi; Genç Osmanlılar arasında yazılarında dini konulara en çok yer veren yazardı. Dinde reform yapmak gerektiğini, hutbenin her milletin kendi dilinde okunmasını savunmuştur. 
Hayatı çırpınışlar, arayışlar ve fikir sancısı ile geçen, yüzün üzerinde kitap kaleme alan bunlardan çok azı günümüze intikal eden Ali Suavi, ne yazık ki bugün fikir adamı yönüyle değil başarısız ihtilal girişimi ile tanınmaktadır.

ESERLERİ:
DÜŞÜNCE-MAKALE-RİSALE:
Hive (Le Khiva, Paris, 1873; İstanbul 1910; yeni harflerle baskısı Ali Suâvi’nin Hive Hanlığı ve Türkistan’da Rus Yayılması adıyla, yay.haz. M. Abdülhalûk Çay, 1977), Nasıreddin Chah d’Iran (Paris, 1873), A. Propos de L’Herzegovine (Paris, Ali Suâvi’nin yaptığı iki harita ekli, 1875), Montenegro (Paris, 1876), Taharriyat-ı Suavi alâ Tarih-i Türk, Saydu’l Mefkûd (2 cilt), Defter-i Âmâl-i Ali Paşa (Paris, tsz; Âlî Paşa’nın Siyâseti adıyla ikinci bas. 1907), Ali Paşa’nın Siyaseti (Paris, tsz; 2. bas. İstanbul 1909), Devlet Yüz On Altı Buçuk Milyon Lira Borçtan Kurtuluyor (Paris, 1875), Kani Paşazade Ahmet Rıfat Bey’e Yazılan Mektup Sureti (Paris, tsz), Hukuku’ş-Şevari (1908).
ÇEVİRİ: Arâbî İbâre Usulü’l-Fıkıh (The Principles of Jurisprudence, Londra, 1868),
ANSİKLOPEDİ: Kamusu’l Ulûm ve’l-Maarif (5 forması yayımlanabildi, Paris, 1870).
YILLIK: Mısır fî Sene 1288 (Paris, 1871), Türkiye fi Sene 1288 (Paris, 1871), Türkiye fi Sene 1289 (Paris, 1872), Türkiye fi Sene 1290 (Paris, 1873).
YAYINA HAZIRLAMA: Sefâretnâme-i Fransa (Paris, Yirmisekiz Mehmed Çelebinin sefaretnâmesi, hâşiyeler ekli, 1871), Tercüme-i Lugaz-ı Kâbis-i Eflâtun (İbn Miskeveyh tarafından Yunancadan Arapçaya tercüme edilmiş olduğu iddiası ile Eflâtun’a nisbet edilen eser, Paris, 1873), Takvîmü’t-tevârîh (Katib Çelebiden, notlar ve zeyil ilâvesiyle, Paris, 1874).
 

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 08 Aralık 2020, 07:57
banner3
YORUM EKLE