Tarihte Bugün - 9 Ekim

Fazlı Köksal Osmanlı'nın serhat kalelerinden Ciğerdelen'in düşüşünü anlatan aynı isimli romanı anlattı...

Tarihte Bugün - 9 Ekim

9 Ekim
Dünya Posta Günü

1504 – Babürşah Kabil’i fethederek Devletine başkent yaptı..
1609 – Sultanahmet Camisinin temel atma töreni..
1683 – Ciğerdelen kalesi düşman eline geçti. Ciğerdelen kalesi ünlü romancı Safiye Erol bu kalenin romanını anlattı…
1690 - Belgrad yeniden Osmanlı egemenliğine girdi.
1854 - Kırım Savaşı'nda Sivastopol kuşatması başladı.
1862 –İlk Kadın Romancımız Fatma Aliye Topuz (Fatma Aliye Hanım) doğdu..
1914 - Ziya Gökalp, İstanbul Darülfünunu'nda Sosyoloji Kürsüsü'nü kurdu.
1920 - İstanbul Hükümeti, Ankara'ya uzlaşmak istediğini bildiren bir telgraf gönderdi. İtilaf Devletleri, Sevr Anlaşması'nın imzalanması için Ankara'yı ikna etmek üzere bir hükümet kurulu gönderilmesi için önceki gün Damat Ferit'e ortak bir yazı vermişlerdi.
Yarbay Kasap Osman Birliği, şiddetli bir çarpışmadan sonra Ilgın'ı isyancılardan kurtardı. Yedi isyancı linç edilerek öldürüldü.
1921 - Ankara Hükümeti, çıkardığı bir yönetmenlikle, tarım ürünleri ve tarım topraklarının tespit edilmesini emretti. Yönetmeliğe göre her yerde haftada bir gün imece usulü ile asker aileleri ve yetimlerin ekim-dikim işleri yapılacak.
1937 - Nazilli basma fabrikası, Atatürk'ün de katıldığı törenle açıldı.
1944 - Başbakan Şükrü Saracoğlu, Anıtkabir'in temelini attı.
1944 - İngiltere, Çin, ABD ve Sovyetler Birliği Birleşmiş Milletler'in kurulacağını açıkladı.
1946 - Türkiye Cumhuriyeti eski başbakanlarından Tansu Çiller doğdu.
1971 - Deniz Gezmiş ve 17 arkadaşı idama mahkûm edildi.
1988 - TC Kültür Bakanlığı, 36 sanatçıyı devlet sanatçısı ilan etti. Yaşar Kemal, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hüseyin Gezer, Füreya Koral, Zühtü Müritoğlu ve Lütfi Ömer Akad bu unvanı reddettiler.
1988 - Siyasi ve askeri makamların kararlı tutumlarıyla ve izlenilen baskı politikalarıyla, terörist başı Abdullah Öcalan Suriye’yi terk etti..
1989 - Roman ve öykü yazarı Yusuf Atılgan vefat etti…
2006 - Google, YouTube'u 1.65 milyar dolara aldığını açıkladı.
2006 - Güney Kore Dışişleri Bakanı Ban Ki-mun, Ganalı Kofi Annan'ın yerine 1 Ocak 2007'den itibaren göreve başlamak üzere Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğine seçildi.


Ciğerdelen’in Düşüşünün Hatırlattığı Bir Roman:
“Ciğerdelen”

Ciğerdelen Osmanlı’nın serhat kalelerinden birisiydi. Ciğerdelen’deki askerî garnizon Uyvar ve Leva’dan Osmanlı topraklarına gelebilecek tehlikeleri önlemekle yükümlüydü. Ciğerdelen 1546’dan 9 Ekim 1683’e kadar Osmanlı’nın en uçtaki askeri garnizonlarından birisi olarak kaldı… 9 Ekim 1683’de Ciğerdelen’deki garnizon 30.000 kişiden oluşan Leh kuvvetlerine dayanamadı… Ciğerdelen Leh kuvvetlerinin eline geçti…

Cumhuriyet dönemi kadın romancılarından Safiye Erol, 1946 yılında “eski Türk ruhunun kuvvetli ve zayıf taraflarını ortaya koymak” amacıyla Ciğerdelen Kalesi’ni merkez yaparak Türkler’in Rumeli fetihlerini konu edinen Ciğerdelen adıyla bir roman kaleme aldı. Unutulmaması gerekirken unutulmuş, unutturulmuş bir romandır Ciğerdelen… Atsız, Ruh Adam’da Güntülü’nün ağzından, Ciğerdelen’in en iyi Türk romanı olduğunu ifade eder. ‘ İyi’, ‘güzel’, ‘önemli’ gibi tanımlamalar sübjektiftir. Ama Ciğerdelen’i okumuş her edebiyatsever onun iyi bir roman olduğuna şahadet edecektir.

Ciğerdelen bir tarihi roman olması yanında, tarihten bugüne, bugünden geömişe göndermeler yapan bir aşk romanıdır…

Emel Esin, Ciğerdelen hakkında şunları söyler; “Safiye Erol’un kılıcının bir parıltısı ‘Ciğerdelen’ oldu. Bizim neslimiz için, ‘Ciğerdelen’ bir dönüm noktası idi. İşte milli kültür ölmemişti. Yeniden bahar oldu ve çınar taze filiz verdi.”

En iyisi romanı, romandan bir iki alıntıyla, yani Safiye Erol’un cümleleriyle anlatmak;

“Ey benim Asya ile Avrupa kavşağı güzel yurdum! Ey benim tanrısal bir ibre gibi hem doğuya hem batıya ölçülü âhenkle cevelân uran Türk milletim! Yeryüzünde insanlığın bir baştan bir başa yarattığı birbirine zıt mânâların hepsini tadan, ayrıksı ve küskün âlemleri kendi vücudunda bir araya yoğurarak “yeni insan”ı kalıba dökmek namzetliğini nurdan çelik gibi alnında taşıyan yurt kardeşlerim!”

“Hiçbir garplı Kerem’in ardından gidemezdi, ben Türk olduğum için gidebildim. Son menzile ulaştım, gemimi yokluğun sınırlarından ge-çirdim. Hiçbir şarklı bu bölgeden geri dönemezdi, ben Türk olduğum için dönebildim. Kıtalar arasında sefer etmek, hem Asya’ya, hem Avrupa’ya yurdum diyebilmek bana dedeler mirasıdır. Doğu ülkemi gezdim dolaştım, oradaki zenginliklerden gemime seçme bir yük yükledim. Fakat dip-doğulunun ifrit suratlı Tanrı taslaklarına el vermedim. Dümen kırdım, batıya gidiyordum. O diyarların mahsulünü de seçe seçe devşirmeye alışkınım. Onların soysuzlaşmaya yüz tutmuş yaratıkları gözümde değer bulamaz. Beğenlik, övünlük metaı bir bakışta ayırt ederim. Hazinem kabaracak, yeryüzünde biricik olacak. Onu kendi döküm evimde eritip kendi görüşümün, anlayışımın mü-cevherlerini ortaya çıkardığım zaman isterim ki hem batıdaki, hem doğudaki dostlarım benim numunemde kendilerini, kendi eksiklerini, üstelik de yeni çağın müjdesini bulsunlar.”

“Alnımın terinden altın sarısı başaklar bitti, yüreğimin sızısından kan kırmızı güller açtı, savaşımın gücünden katı yapraklı buruk kokulu zafer defneleri yeşerdi. Buğdayımı, gülümü, defnemi bir araya düre-yim; kendime en yüce çelengi öreyim. Orta katta bir cihangir olarak oturup dinleneyim. Beni çağırdığın gün Pir Sultan köçeklerinin hafif kanatlı oyun adımlarıyla süzülerek sana gelirim.”

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 09 Ekim 2020, 08:32
banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yunus Türkölmez.
Yunus Türkölmez. - 3 hafta Önce

Safiye Erol hemen hemen bütün eserlerini ve hakkında yazılmış değerlendirme yazılarını okuyup yaklaşık 35 - 40 kişiye sunum yaptığım tek yazardır.
Kadıköyün Romanını da, Dineyri Papazını da çok sevdim ama Ciğerdelen'i çok farklısevdim, beğendim. Kelimenin ram anlamıyla ciğeri delip geçen bir romandır.
Gururla söyleyebilirim ki okuduklarım içerisinde beni en çok etkileyen bir romandır.
Kaleminize sağlık. Tanıtım yazınızı buna ayırmanıza da sevindim.
Teşekkürler.

SIRADAKİ HABER