Tarihte bugün - Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun hayatı

Tarihte bugün - Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun hayatı

21 Eylül
1858 - Babür İmparatorluğu yıkıldı.
1871 - Posta Nezâreti ile Telgraf Müdürlüğü birleştirilmesi sonucu Posta ve Telgraf Nezâreti kuruldu…
1920 - Rus limanlarından Karadeniz kıyılarına yapılan ulaştırmayı düzenlemek amacıyla, Bahriye Kaçakçı Müfrezesi kuruldu. Sovyetlerden silah ve diğer savaş araçları gelmeye başladı.
Kazanç vergisini 5- 10 misli artıran kanun, oylamaya katılan 85 mebustan 71'inin oyu ile kabul edildi
1921- Yunan işgalinden memnun olan Türkler de var. Eskişehir' de yayımlanan Hedef gazetesi, Balıkesir' de yayımlanan Adalet'ten aktarıyor: Ey millet-i İslamiye, geçen seneden beri Yunan Kuvayı işgaliyesin Anadolu'ya vürudundan bu ana kadar hanginizin malına canına, ırzına taarruz edildi? Hele Balıkesir'de bulunan Yunan memur-u aliyesi tarafından geçen Ramazan-ı şerifte İslam milleti hakkında gösterilen ulvi hamiyet ve muavenet ve insaniyet hangi Müslüman'ın kalbinden çıkar? Kütahya ve Eskişehir'de işbu muharebede haksız mahv ve itlaf edilen cenazelerin kemikleri büyük katil Mustafa Kemal'den intikam diye bağırıyorlar. Lanet bu hain-i vatana, lanet katil, zalim Mustafa Kemal'e!
1922 -  Fransız Yüksek Komiseri Pelle, Mustafa Kemal ile görüşmesini İngiliz Yüksek Komiseri Rumbold'a aktardı. "İstanbul, belki Çanakkale üzerine yürüyecek. Meriç'e kadar Trakya'yı istiyor. Konferans yeri olarak Üsküdar'ı önerdi."
Kayseri'de Türk Ortodoksları Kongresi açıldı. Kayseri Metropoliti Eftim Efendi'nin önderliğinde, Yunanlılarla işbirliği yapmayı reddeden ve kendilerinin ırken Türk olduklarını ileri süren yerli Rumların kongresine 72 ruhani daire başkanı katılıyor. Kabul edilen bildiride, düşmanla işbirliği yapan Fener Patrikhanesi red ve protesto edildi.
1924 - Mustafa Kemal Paşa, "Halk bana her yerde iş programını şu iki kelime ile ihtar ettiler; Yol, mektep" dedi.
1932 – Yazar Ahmet Rasim vefat etti..
1945 – Adnan Menderes ve Fuat Köprülü CHP’den ihraç edildi..
1947 - Zonguldak Kozlu kömür ocaklarında grizu patlaması: 48 işçi öldü.
1949 - Erzurum - Hasankale demiryolu ulaşıma açıldı.
1958 - Başbakan Adnan Menderes, Cumhuriyet Halk Partisi'nin parti olmadığını, İsmet İnönü'nün siyaseti bırakması gerektiğini, basının istediğini yazamayacağını söyledi. Menderes, "Bize yumruk atan İsmet Paşa'yı alır layık olduğu muameleyi yaparız" dedi.
1960 - 27 Mayıs günü "Millî Birlik ve Hürriyet Bayramı" olarak kabul edildi.
1977 - Türk Lirası devalüe edildi; Dolar 19,25 lira, Mark 8,27 lira oldu. Bu, Milliyetçi Cephe hükümetinin bir yılda yaptığı üçüncü devalüasyon oldu.
1980 - Orgeneral Haydar Saltık devlet başkanı genel sekreteri oldu. Aynı gün Başbakan Bülend Ulusu kabinesini açıkladı. 
1959 - Ruşen Eşref Ünaydın, Yazar, siyasetçi ve diplomat (d. 1892)
1975 - Ressam ve şair Bedri Rahmi Eyüboğlu vefat etti..

Günün Portresi
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Hem büyük bir şair, hem büyük bir ressam… Resimleri şiir, şiirleri resim gibidir… Yalnız şiir ve resim değil gravür, seramik, heykel, vitray, mozaik ve hat gibi sanatın pek çok dalında eser veren Bedri Rahmi Eyüboğlu 1911 yılında babasının kaymakam olarak görev yaptığı Giresun'un Görele ilçesinde dünyaya geldi. Çocukluğu Babasının görev yaptığı Havza, Kütahya, Ankara, Artvin'de geçti... Babasının Trabzon milletvekili seçilmesi üzerine ailesi 1925'te ailesiyle Trabzon'a yerleşti. Trabzon Lisesi'nde okurken, 1927 yılında bu liseye resim öğretmeni olarak atanan ve yalnızca yedi ay görev yapan ressam Zeki Kocamemi, yeteneğini keşfetti ve onu resme ilgi duymasını sağladı. Bursu olarak Fransa'da okuyan ağabeyi Sabahattin'in (Deneme yazarı yazar, çevirmen ve akademisyen Sebahattin Eyüboğlu) gönderdiği resim kitapları, ilgisinin devamını sağladı. Bedri Rahmi, ilk şiirlerini de lise yıllarında iken yazdı.
1929’da İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’ne girdi. Nazmi Ziya Güran ve İbrahim Çallı’nın öğrencisi oldu. Edebiyata ilgisini de sürdürerek Ahmet Haşim'den estetik ve mitoloji dersleri aldı. 1931'de diplomasını almadan, kendisiyle bursunu paylaşan ağabeyi ile beraber Fransa’ya gitti. Dijon ve Lyon'da Fransızcasını geliştirmek için çalıştı. Bu arada Gauguin ve El Greco gibi beğendiği ustaların resimlerini bulundukları müzelerden kopya etti. Van Gogh, Gauguin, Cezanne onu mesleğine bağlayan ustalar oldu. 1932 yılında, Paris’te bir ay kadar André Lhote Atölyesi´nde çalıştı; ilerde yaşamını birleştireceği Ernestine Letoni ile tanıştı. Matisse, Brague ve Chagal’ın resimlerini, Türk kilimlerini, minyatürlerini inceledi. 1933 yılında yaptığı Yavuzlu, Gülcemalli resimleri ses getirdi; o yıl Londra’ya gitti; yılsonunda Türkiye’ye geri döndü.
Güzel Sanatların pek çok dalında eserler veren Bedri Rahmi  eserlerinde;  geleneksel süsleme ve halk el sanatlarında seçtiği motifleri yapıtlarında Batı’nın teknikleriyle birleştirerek kullandı. Şiirlerinde de halk kaynağından beslendi; masallardan, söylencelerden, türkülerden yararlanarak, doğa tutkusunu, insan sevgisini, yaşama sevincini, toplumsal sorunları yansıttı. 
27 Aralık 1934 tarihinde 30 resim ile D Grubu Sergisi´ne katıldı. İlk kişisel sergisi 1 Ocak 1935 tarihinde Bükreş´te Hasefler Galeri´sinde kendi katılımı olmadan açıldı. Bir firmada çevirmenlik yapmak için geçici bir süre gittiği Çerkeş'te çocukluğunun manzaralarını yeniden keşfetti. İstanbul'a yerleşen ve “Eren” adını alan Ernestine Letoni ile 16 Nisan 1936 tarihinde evlendi. Tekel Genel Müdürlüğü´nde işe girdi. Vitrin düzenleyici olarak göreve başladı ve Sipahi Ocağı sigarasının kapağındaki “Koşan Mızraklı Atlar” figürünü tasarladı. Güzel Sanatlar Akademisi´nin 1936 yılında diploma yarışmasında “Hamam” adlı çalışması ile birinci olarak diplomasını aldı.
1937 yılında, Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü başkanı olan Fransız ressam Leopold Levy’in kendisine asistan olarak seçtiği birkaç genç ressamdan biri Bedri Rahmi oldu, böylece uzun yıllar sürecek akademik kariyeri başladı. Akademi Başkanı Burhan Toprak o yıllarda Türk ressamları hakkında kitaplar hazırlatıyordu. Bedri Rahmi, eski öğretmeni Nazmi Ziya Güran üzerine bir inceleme kitabı hazırlayıp kitap haline getirdi.
1 Kasım 1938 tarihinde çıkan Ses Dergisi yazarları arasında yer aldı. Resimlerini, desenlerini ve deneme yazılarını bu dergide yayımladı. 
1939 -1941 yılları arasında askerliğini yaptı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra ilk şiir kitabını "Yaradana Mektuplar"ı yayımladı. Geleneksel halk sanatlarından seçtiği motifleri başarılı bir biçimde kullandığı gibi şiirlerinde de halk edebiyatının masal, deyiş gibi türlerine karşı duyduğu hayranlığı yansıttı.

Paris’te İnsan Müzesi’nde ilkel kavimlerin sanatını inceledikten sonra güzelin yararlı, yararlının güzel olabileceği fikrini benimsedi ve eserlerinde bu görüşü yansıttı. 1942 yılında katıldığı İskilip gezisi, onun resim anlayışını etkiledi ve değiştirdi. Resimlerinde yoğun olarak halay çekenler, han avluları, çocuk emziren kadınlar, saz çalan aşıklar temalarını işlemeye başladı. 31 Ekim 1942 tarihinde Dördüncü Devlet Resim ve Heykel Sergisi´nde ikincilik ödülünü kazandı.
Bu arada duvar resimlerine ilgi duyan sanatçı 1943 yılında, Ortaköy Lido Yüzme Havuzu için ilk duvar resimlerini gerçekleştirdi. 1946 yılında, Ankara Büyük Tiyatro´nun (operanın) girişindeki kapıların üstüne ikinci duvar çalışmasını yaptı (“Kız kaçırma” konulu bir fresk). 1946 yılı Kasım ayında UNESCO´nun Paris´te düzenlediği uluslararası sergiye gönderilen resimleri ilgi çekti.
1947 yılında, genç sanatçılardan oluşan “10´lar Grubu”nun kurulmasına öncülük etti. Grubun üye sayısı bir yıl içinde otuzu geçti. Bedri Rahmi, kendisini tümüyle resme vermesi konusundaki telkinlere rağmen şiir yazmayı da hiç bırakmadı ve 1948 yılının Ağustos ayında ikinci şiir kitabı “Karadut” yayımlandı.
Eren Eyüboğlu ile birlikte 1947 yılında, o yıl portrelerini sergilediği bir sergi açtı; 1950 yılında ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi´nde 150 resimden oluşan “Retrospektif” sergisi düzenledi ve büyük ilgi gördü. Serginin ardından birkaç aylığına Paris'teki eşinin yanına gitti. 1933'ten beri ilk defa yurt dışına çıkan Bedri Rahmi, müzeleri gezdi ve İnsan Müzesi´nden çok etkilendi. Başörtüsü veya kilimin hem güzel, hem işe yarar olması gibi sanat eserlerinin bir iş görmesi gerektiği düşüncesi sanat anlayışını şekillendirdi. “Güzel yararlı olmalıdır” düşüncesinden hareketle “Yazmacılık” geleneğine yeni bir yorum getirdi. Eşi ile birlikte 1950'de yurda döndükten sonra İstanbul'da Maya Sanat Galerisi'nde sergi açtı. Aynı yıl, Kariye Camii düzenlemesini yaptı ve Bizans mozaikleriyle ilgilenmeye başladı. 1951 yılında, “Küçük Sahne”yi süsledi. ve ilk “Yazma Sergisi”ni açtı. 1953 yılında Yazmaları ve özgün baskıları Philadelphia Print Club da sergilendi. 14 Eylül´de Time dergisi iki renkli sayfa ayırdı. 1954 yılında Bedri Rahmi “Türk Tepsisi” adlı motifi ile Steuben Glass adlı bir firmanın tertiplediği yarışmada ödül kazandı ve motif kristale oyularak teşhir edildi.
Yazı yazma tutkusunu ise 1951'de Yeni Sabah gazetesindeki yazılarıyla sürdüren Bedri Rahmi, yazarlığını bu gazetede sürdüremeyince Cumhuriyet gazetesine geçti ve 1952- 1958 yıllarında düzenli olarak yazdı. 1953'te üçüncü şiir kitabı "Tuz", 1956'da ilk düzyazı kitabı "Canım Anadolu", 1957'de “Üçü birden”adlı kitabını yayınladı yayımlandı.
1953-1960 arasında resim alanına çalışmalarını büyük boyutlu mozaiklerle sürdürdü. 1954-1957 yılları arasında Hilton ve Divan otellerinde ve KLM İstanbul merkezindeki panoları yaptı. 1957 yılında Tokyo özgün baskı Bienaline katıldı. 1958 yılında 1958 Brüksel Expo’sundaki Türk Pavyonu için yaptığı 227 metrekarelik çalışmasıyla altın madalya aldı. 1959 yılında, Paris´te Nato merkezine 50 metrekarelik bir pano hazırladı.
Bedri Rahmi, 1961'de aldığı Rockfeller Bursu ile iki yıl için eşi ile birlikte ABD'ye giderek çalışmalarını yurt dışında sürdürme fırsatı buldu. Bu dönemde zengin renklerle soyut biçimlere yöneldi. Görülmedik, bilinmedik renkler bulabilmek için denemeler yaptı, plastik tutkal - plastik boyalar – kum – talaş ve buruşturulmuş Japon kağıdı kullandı. ‘Amerika Dönemi´'nin sanatına başka bir boyut kazandırdığına ifade etti. Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley´de iki yıl misafir profesörlük yaptı. 1961 Ağustos´ta Unicef çocuklar yararına “Eşeğin Üzerinde Çocuklarını Taşıyan Anadolu Köylü Kadın” motifi Amerika´da kartpostal olarak basıldı. 1962 Aralık ayında New York Modern Sanat Müzesi “Zincir” adlı resmini satın aldı.
21 Eylül 1975 tarihinde İstanbul'da pankreas kanserinden yaşama veda etti ve Küçükyalı Mezarlığı'nda defnedildi.
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER