Tarihte Bugün - George Orwell’in 1984 romanı

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı tarihte bugün köşesinde 8 Haziran'da yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken; George Orwell’in 1984 romanını anlattı

Tarihte Bugün - George Orwell’in 1984 romanı

TARİHTE BUGÜN 

632 - Peygamber Efendimiz Hazreti Muhammed, Hicrî onbirinci yılın 12 Rebîulevvel pazartesi günü kuşluk vaktinde de Kelime-i Tevhid getirerek Rabbine kavuştu. Vefat ettiğinde 63 Yaşında idi.
632 – Hz. Ebu Bekir ilk halife seçildi.
1783 - İzlanda'daki Laki Yanardağı sekiz ay sürecek püskürme faaliyetine başladı. 9000 den fazla kişi öldü, yedi yıl sürecek açlık dönemi başladı. 
1920 - Viranşehir ve Siverek yöresinde yayılmış olan Milli Aşireti isyan etti. Aşiret bir süredir Fransızlarla ilişki kuruyor, milli mücadeleye taraftar aşiretlere saldırıyor, köyleri yağma ve tahrip ediyordu.
1920 - 3 0 Mayıs tarihli 20 günlük geçici ateşkes anlaşmasına uymayan Fransızlar, Karadeniz Ereğlisi'ni işgal ettiler.
1921 – Fransız Bakanlar Kurulu Çukurova’dan tamamen çekilme ve bu durumu Ankara’ya bildirme kararı aldı.
1922- Gönüllü Alayı Kumandanı Topal Osman, Giresun Mutasarrıflığı'na çektiği telde alayın eksikliklerini tamamlamada kullanılmak üzere mal ve mülkünün satılmasını istedi.
1931 – 1827 Sayılı Vakıflar Genel Müdürlüğü Kuruluş Kanunu kabul edildi 
1933 - Cenup Demiryolları’nın işletilmesine ait itilafnamenin imzalanmasına selahiyet verilmesine dair 2285 sayılı kanun çıktı.
1949 - George Orwell'in 1984 adlı romanı yayımlandı. 
1949 -Org. Salih Omurtak 'ın yerine Org. Abdurrahman Nafiz Gürman Genelkurmay Başkanlığına getirildi.
1951 - Türkiye'de ilk kalp ameliyatı, Gülhane Askerî Tıp Akademisi'nde yapıldı.
1961 Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay, General Tansel'in Hava Kuvvetleri Komutanlığında kalmasının doğru olacağına karar verildiğini söyledi. Bu durum MGK’nın gücünü kaybettiğinin göstergesiydi.
1970 – Ülkücü Yusuf İmamoğlu solcu militanlarca vuruldu.  Öldüğünde cebinde yalnızca 35 kuruşu vardı…
1975 - Kıbrıs Türk Federe Devleti Anayasası halk oylamasına sunuldu ve onaylandı.
1982 – Lizbon Askeri Ateşesi Erkut Akbay Asala Militanları tarafından şehit edildi. 
1985 - Türk tarihçi ve sosyoloji profesörü Atatürk’ün manevi kızı  Afet İnan vefat etti
1986 - Avusturya Cumhurbaşkanlığı seçimlerini Kurt Waldheim kazandı.
1987 - İstanbul'da deniz otobüsü seferlerine başlandı.
1993 - Devlet Bakanı Tansu Çiller görevinden istifa etti ve DYP Genel Başkanlığı'na aday olduğunu açıkladı.
1993 -     Anayasa'nın 133. maddesinin değiştirilmesiyle özel radyolar serbest bırakıldı.
1995 - TBMM, Ege'de karasularını 12 mile çıkarma hazırlıkları yapan Yunanistan'a karşı Hükümet'e savaş yetkisi verdi.
2005 -  Yeni Milli Güvenlik Siyaset Belgesinde Yunanistanın karasularını 12 mile çıkarması savaş nedeni (casus beli) sayıldı


8 Haziran 1949 
1984 Romanının Yayımlanması

George Orwell’in 8 Haziran 1949 tarihinde yayımlanan “1984” isimli kitabında; yaşam alanlarının her köşesinde yerleştirilmiş kameralar bulunan, insanların her hareketinin, sarfettiği her sözün resmî makamlarca izlenip, arşivlendiği bir ülke anlatılır. “Büyük Birader”in yönetimindeki bu ülkenin adı “Okyanusya”dır.  
Okyanusya’nın en güçlü örgütü “Düşünce Polisi”dir. Büyük biradere karşı hiçbir eylemin yapılmadığı, hiçbir düşüncenin ifade edilemediği ülkede, Düşünce Polisi bütün yurttaşların hayatı yakından denetlemekte, kafasında şüpheli düşünceler geçenler  belirlenerek, yok edilmektedir. Yok edilen insanların geçmişleri de devlet arşivlerinden silinmekte, bunlar artık yaşamamış kabul edilmektedir.
“Goldsteincı”lar rejimin düşmanıdır. Büyük Birader’e göre Goldsteincılar, ülkedeki her  kötülükten sorumludur. Rejimin en önemli hedefi “Goldsteincılığın kesin ve tümden yok edilmesidir”... Ama gerçekten böyle bir örgüt var mıdır? O’nu kimse bilmez…
Winston Smith, Doğruluk Bakanlığı’nda (Bazı tercümelerde Gerçek Bakanlığı) çalışan bir memurdur. Görevi ,özel bir borudan, ona gelen notları eski verilerin ve bilgilerin yerine yazmaktır. Bir başka ifadeyle  tarihi değiştirmekle görevlidir. İşinden memnun, işini iyi yapan biridir. Ama bir gün,  antika eşyalar satan bir dükkandan, bir defter ve mürekkepli kalem almasıyla her şey değişir. Bu defteri günlük yapmaya karar verir. Tele Ekran’dan görülmeyecek şekilde saklandıktan sonra günlüğünü yazmaya başlar ve yazdıkça düşünmeye başlar. "Büyük Birader" diye biri olmadığını, devleti yönetenlerin tarihle oynadıklarını, insanların kandırıldığını yazar hatıra defterine. Artık o düşüncelerini yazmaya, kendi kendine de olsa söylemeye cesaret edebilen bir düşünce suçlusudur. Bu düşüncelerini doğrulayacak kanıt, kendisine inanacak insanlar aramaya başlar.
Kitaba göre; Televizyonun yapımı ve aynı aygıtın, hem alıcı hem verici olarak kullanılmasını sağlayan teknik gelişmeler, özel hayata son verdi. Her yurttaşın, sürekli bir resmi propaganda bombardımanı altında tutulabilmesi sağlandı. Böylece tarihte ilk kez, tüm yurttaşların devletin isteklerine boyun eğmesi ve her konuda düşünce birliğinin oluşması sağlandı. İktidar, ancak karşıtların uzlaştırılması yoluyla sonsuza dek elde tutulabilir. Eğer eşitsizlik sürdürülecekse -yani yüksek grup yerini koruyacaksa- zihinsel koşullar, denetlenmelidir. Kimse yönetime onu bırakmak için geçmez. İktidar araç değil, amaçtır. Kimse devrime bekçilik etmek için diktatörlük kurmaz; devrim diktatörlüğü kurmak için yapılır. Baskı kurmanın amacı, baskı kurmaktır. İşkencenin amacı işkencedir. İktidarın amacı, iktidardır.
George Orwell'in 1984 isimli romanı Anti-ütopyaya örnek olarak gösterilen bir eserdir. 1949 yılında yayınlanan bu eserde George Orwell, yaşadığı dönemden 39 yıl sonrasını tahayyül etmiş ve nasıl bir dünyada, ne şekilde yaşanacağına dâir fikirlerini bir öngörü olarak eserine yansıtmıştır. romana yazıldığı zaman açısından baktığımızda bu romanı bir kehanet kitabı olarak da değerlendirmemiz mümkün. 50-60 yıllık yanılmayla da olsa tahminleri doğru çıkmaya aday bir kehanet kitabı..
1984 yılında benzer olayları yaşamadık, duymadık…  Ancak, bugün romandaki olaylar çok yabancımız değil. Dinlenen telefonlar, izlenen insanlar, kontrol edilen e-postalar, herkesi fişleyen sosyal ağlar, en mahrem anları kayda alınan siyasetçiler…
Romandaki “Düşünce Polisi”nin insanları kontrol için kullandığı gözetleme mekanizması, kitabın yazıldığı yıllarda hayal ürünü olmaktan öteye gitmese de, günümüzün teknolojik imkanları, Orwell’in tasavvur edebildiklerinin de çok çok ötesinde… 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
YORUMLAR
Berna Çatalbaş
Berna Çatalbaş - 6 ay Önce

Fazlı Bey, ne güzel özetlemişsiniz kitabı ve günümüzdeki mevcut hali...Kaleminize sağlık...

SIRADAKİ HABER