Tarihte Bugün - İstanbul’un Kurtuluşu

Tarihte Bugün - İstanbul’un Kurtuluşu

6 Ekim
1657 – Ünlü bilgin Katip Çelebi vefat etti..
1875 - Ramazan Kararnamesi: Padişah Abdülaziz, Osmanlı'nın dış borçlarını ödeyemeyeceğini açıkladı.
1889 - Thomas Edison ilk hareketli resim gösterimini gerçekleştirdi.
1907 - İstanbul'da ilk otomobil Beyoğlu'nda görüldü.
1908 - Girit Devleti, Yunanistan'a katılma kararı aldı.
1917 - Mustafa Kemal 7. Ordu Komutanlığı'ndan istifa ettiğini Enver Paşa'ya bildirdi.
1920 - Genç Buharalılar ve Buhara Komünist Partisi kontrolünde/yönetiminde, Buhara Halk Cumhuriyeti kuruldu.
1920 - Konya'ya gelen Refet Bey kuvvetleri, önceki gün şehre hakim olarak bir hükümet kuran Delibaş'ın direncini kırdılar, kuvvetlerini şehirden çıkardılar
1921 - İngiliz Muhipler Cemiyeti, son yıllık kongresini Perapalas salonunda yaptı. Fahri başkanlığa eski Şeyhülislam Mustafa Sabri Efendi,  başkanlığa da yeniden Sait Molla seçildi.
Meclis, Dersim Mebusu Hasan Hayri Bey'in önerisi üzerine, bir inceleme kurulunun gitmesine kadar Koçkiri olaylarından tutuklu olanlar hakkında Divanıharp ve İstiklal Mahkemelerince hiç bir işlem yapılmamasını kararlaştırdı.
Sakarya Zaferi'nden sonra Ankara-Bağdat Demiryolu Şirketi, işletmelerinde Türkçe kullanmaya başladı
1922 – Fransa'nın ve ltalya'nın Türk isteklerini kabul etmeleri üzerine gece Paris'e giden İngiliz Dışişleri Bakanı Curzon, yapılan görüşmeler sonunda İngiltere'nin de Doğu Trakya'nın Türkiye'ye iadesini kabul ettiğini bildirdi.
1923 – Romancı Yaşar Kemal Doğdu
1923 - İstanbul'un Kurtuluşu: Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri İstanbul'a girdi ve yaklaşık 5 yıl süren işgal resmen sonlandı.
1923 - Damat Ferit Paşa, Fransa'nın Nis kentinde öldü.
1926 - Kayseri'de ilk uçak fabrikası kuruldu.
1930 - I. Balkan Konferansı Atina'da toplandı.
1951 - Sovyetler Birliği devlet başkanı Stalin, ülkesinin atom bombasına sahip olduğunu açıkladı.
1968 - Şair, yazar ve psikolog Sabri Esat Siyavuşgil öldü
1969 - Cumhuriyet gazetesinin sahibi ve gazeteci Doğan Nadi öldü.
1981 - Mısır Cumhurbaşkanı Enver Sedat, Müslüman Kardeşler'in düzenlediği suikastta öldürüldü.
1990 - SHP Parti Meclisi üyesi ilahiyatçı Bahriye Üçok, kargoyla gönderilen bombalı bir paketin patlaması sonucu 71 yaşında hayatını yitirdi.
1993 – İş adamı Nejat Eczacıbaşı öldü.
2000 - Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Milošević istifa etti.
2014 - Türkiye'de Kobani eylemleri başladı.

Günün Olayı
İstanbul’un Kurtuluşu veya İkinci Kez Fethi

6 Ekim 1923 günü Şükrü Naili Paşa komutasındaki Türk birlikleri İstanbul'a girdi ve yaklaşık 5 yıl süren işgal resmen sonlandı. 
Fatih'in fethettiği İstanbul 16 Mart 1920'de Müttefikler tarafından işgal edilmişti... Çocukluğumdan bu yana Fransız, İtalyan ve İngiliz askerlerinin İstanbul'u işgaline ilişkin fotoğrafları yüreğimi sızlatır. Sizin?
Hele İstanbul'un her yerine asıl olanan İngiliz, Fransız, İtalyan bayrakları...
Azınlıkların -o tarihlerde İstanbul'da kim azınlıktır, azınlık dediklerimiz mi Türkler mi? O da ayrı bir tartışma konusu- işgal kuvvetlerini gösterilerle şenliklere karşılaması, Türklere karşı saldırılara girişmeleri de ayrı bir üzüntü kaynağı olmuştu..
İstanbul 6 Ekim 1923'e kadar 4 yıl 10 ay 23 gün işgal altında kaldı... 6 Ekim 1923 Tarihinde Türk Ordusunun İstanbul'a girmesiyle İşgal sona erdi...
Bir başka ifadeyle İstanbul Yeniden fethedildi...
İstanbul'un Fethini kutlayalım, Fatih Sultan Mehmet'e dualar gönderelim. Osmanlı'nın yüceliğinden bahsedelim. Ama; İstanbul'un işgal edildiğini ve 4 yıl 10 ay 23 gün işgal altına kaldığını unutmayalım. İstanbul'un ikinci Fethini borçlu olduğumuz Mustafa Kemal Paşa ve silah arkadaşlarını da rahmet ve minnetle anmayı ihmal etmeyelim.
Unutmayalım İstanbul İşgal altında olsaydı; ne İstanbul'un Fethi'nden bahsedebilirdik, ne Fatih'in büyüklüğünden...
Mesela 29 Ağustos 1521 tarihini hatırlıyor musunuz? Belgrad'ın Fethi..
Mesela 21.Aralık.1522 tarihini hatırlıyor musunuz? Rodos'un Fethi..
Mesela 08 Eylül 1526 tarihini hatırlıyor musunuz? Budapeşte'nin Fethi..
Bu tarihleri ne hatırlıyoruz... Ne de kutluyoruz...
Bu zaferler de büyük zaferlerdi... Ama kutlamıyoruz... Daha doğrusu kutlayamıyoruz... Niye? Çünkü ne kadar muhteşem zaferlerle sahip olunsa da kaybedilen şeylerin kutlaması yapılmaz… Ancak, acı da hissettiren buruk bir özlem duyulur… Her Müslüman aydının Endülüs karşısındaki duyguları gibi… Olsa olsa Yahya Kemal’in Endülüs’te yaptığı gibi, şiir yazılır…
Eğer İstanbul kurtulmasaydı, İstanbul'un fethini de kutlamamız mümkün olmazdı..
Yani Atatürk olmasaydı ne yüce Fatih bugünkü kadar anılırdı, ne de Osmanlı’nın ihtişamından bahsedilirdi.  İstanbul’un fethini konu alan filmler çevrilemez, romanlar yazılamazdı. Hatta Necip Fazıl, Nazım Hikmet, Cahit Sıtkı Tarancı, Ümit Yaşar Oğuzcan, Bedri Rahmi Eyüpoğlu, Orhan Veli, Turgut Uyar, İlhan Berk, Ziya Osman Saba,  Özdemir Asaf’ın İstanbul temalı o muhteşem şiirleri dilimizde olmazdı. İstanbul’u aynı Budapeşte’yi, Belgrad’ı, Selanik’i, Sofya’yı olduğu gibi yabancıların yazdığı şiirlerden romanlardan öğrenmeye çalışırdık…
Laiklik ve Atatürk düşmanlığı kaynaklı bir hamaset hareketi olan, önemli bir bölümü kendisini “Türk” olarak hissetmeyen Yeni Osmanlıcılar bu gerçekler üzerinde hiç düşünmüşler midir?
Bu vesileyle;
İstanbul’un birinci fatihi Fatih Sultan Mehmet’i,
İstanbul’un işgalinin ön hazırlıklarının yapıldığı 1919 Mayısının başlarında, İstanbul sahillerine demirleyen savaş gemilerini görünce "Geldikleri gibi giderler" diyen ve kutlu bir mücadeleden sonra onları geldikleri gibi gönderen İstanbul’un ikinci fatihi Mustafa Kemal Atatürk’ü,
Saygı, minnet ve rahmetle anıyorum…

 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER