Tarihte Bugün - Kimsesiz çocukların hamisi Kazım Karabekir

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı 'Tarihte Bugün' köşesinde 12 Kasım'a yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, Milli Mücadele kahramanlarımızdan Kazım Karabekir'in yetim ve öksüz çocukların eğitimi için yaptığı çalışmaları anlattı

Tarihte Bugün - Kimsesiz çocukların hamisi Kazım Karabekir

12 Kasım
1877 - Gazi Osman Paşa, Plevne'de teslim olmayacağını bildirdi.
1920- Ermeniler Iğdır’ı boşaltarak Aras kuzeyine çekildiler. Doğu Cephesi Ordusu Arpaçay'ın doğusuna geçti.
Paris Elçisi Hardinge'den Curzon'a: Mustafa Kemal ile Bolşevikler anlaşma yapıyorlar. Müttefikler acele olarak Mustafa Kemal'e Sevr Anlaşması'nda bazı değişiklikler önermelidir.
1921 - Hintli Müslüman lider Ağa Han'ın The Times'te yayımlanan mektubu: Türkleri yenmek mümkün değildir. Meriç'ten Ganj'a kadar bütün İslam memleketleri galeyandadır.
Karabekir'in çabalarıyla Sarıkamış'ta Çocukları Himaye Cemiyeti resmen kuruldu. Bugün, kitap bayramı olarak kutlandı. Haftaya da Çocuklar Haftası adını verdi.
1922- Dışişleri Bakan Vekili Rauf Bey imzasıyla üç Yüksek Komiserin 6 ve 8 tarihli notalarına cevap verilerek İstanbul idaresinin Ankara Hükümeti'ne geçtiği bildirildi ve bu idareye yapılacak müdahalenin kabul edilmeyeceği kaydedildi.
1924 – Atatürk’ün taklimatıyala Türkiyat Enstitüsü kuruldu.
1927 - Holland tüneli trafiğe açıldı. Böylece New Jersey ve New York, Hudson nehri'nin altından birbirine bağlanmış oldu.
1929 - Yeni harflerle basılan ilk Türk posta pulları kullanıma girdi.
1933 - Almanya'da yapılan seçimlerde Nazilerin partisi oyların yüzde 92'sini aldı.
1934 - Türkiye'de ilk kez bir kadın, belediye başkan yardımcısı oldu: Bursa Belediye Meclisi, Zehra Hanım'ı Başkan Yardımcılığı'na seçti.
1938 - Almanya'da Hermann Göring, Nazilerin Madagaskar'ı Yahudilerin anavatanı yapmayı planladıklarını açıkladı. Bu fikir ilk kez 19. yüzyılda gazeteci Theodor Herzl tarafından ortaya atılmıştı.
1939 - Erzincan'da deprem meydana geldi. 33.000'e yakın kişi hayatını kaybederken, 100.000 kişi de yaralandı.
1967 - Türk Hükümeti'nin, 31 Ekim'de gizlice girdiği Kıbrıs'ta Rumların tutukladığı Türk toplumu lideri Rauf Denktaş'ın serbest bırakılmasını Kıbrıs Hükümeti'nden istemesi sonrasında, Denktaş serbest bırakıldı.
1969 - Moskova'ya giden Cevdet Sunay, Sovyetler Birliği'ni ziyaret eden ilk Türk Cumhurbaşkanı oldu.
1982 - Lech Walesa, 11 ay bir Polonya hapishanesinde kaldıktan sonra tekrar serbest kaldı.
1989 - Gagavuz Otonom Cumhuriyeti kuruldu.
1996 - Suudi Arabistan Hava Yollarına ait bir Boeing 747 tipi yolcu uçağı ile Kazak İlyuşin İl-76 tipi kargo uçağı, Yeni Delhi yakınlarında havada çarpıştı: 349 kişi öldü.
1997 - AB-212 tipi Türk helikopteri, NATO Akdeniz Daimi Deniz Kuvveti'ne bağlı gemilerin müşterek eğitimleri sırasında Rodos Adası açıklarında düştü: 3 asker öldü.
1998 - PKK lideri Abdullah Öcalan, Roma hava alanında yakalandı.
1999 - Bolu, Düzce ve Kaynaşlı'da, 7,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi; 894 kişi öldü, 4.948 kişi yaralandı.
2001 - New York JFK havaalanından kalkan Airbus A300 tipi bir yolcu uçağı, birkaç dakika içinde düştü: 260 kişi öldü.
2003 - TÜBİTAK Bilgi Teknolojileri ve Elektronik Araştırma Enstitüsü (BİLTEN) tarafından teknoloji transferi yöntemiyle üretilerek uzaya gönderilen BİLSAT uydusu görüntü göndermeye başladı.
2004 - Yaser Arafat'ın ölümünün ardından Mahmut Abbas Filistin Kurtuluş Örgütü lideri oldu.

Günün Portresi
Kimsesiz Çocukların Hamisi Kazım Karabekir

Kazım Karabekir çok büyük bir askerdir…
Milli Mücadele’nin başarıya ulaşmasında onun payını kimse inkâr edemez… Eğer İstanbul’un “Mustafa Kemal’i tutuklayın” emrine uysaydı, Erzurum Kongresinde Atatürk’ün Reis seçilmesine destek vermeseydi. Milli Mücadele’nin başarıya ulaşması mümkün müydü?


Evet o büyük askerdi. Büyük vatanseverdi. Ama aynı zamanda büyük “İNSAN”dı. Onu büyük insan yapan özelliği yetimlerin hamisi olmasıdır…
12 Kasım 1921’de Kazım Karabekir'in çabalarıyla Sarıkamış'ta Çocukları Himaye Cemiyeti resmen kuruldu. Bugün, kitap bayramı olarak kutlandı. Haftaya da Çocuklar Haftası adını verildi. Bu nedenle bugünkü yazımı Kazım Karabekir’in yetim çocukları koruyan, kollayan, insan yönünden bahsetmeye ayırdım…


Daha çok küçük yaşlarında yetim çocuklar için bir çocuk kasabası kurma hayali kuran Kazım Karabekir ülkenin geçirdiği uzun ve ağır savaşlar sonunda mağdur olan yetim çocukların korunması konusuna büyük önem vermiştir.. Hatıralarında bu faaliyetlerini şöyle özetler;


“Ana ve babalarını harb-i umuminin herhangi bir herc ü mercinde kaybetmiş binlerce yetim ve öksüz masumları Erzurum’un sine-i merhametine sığınmış buldum. Fakat çıplak ve sefil… Şark-ı Anadolu’da beni bekleyen namütenahi ve hassas işlerin çokluğuna ve güçlüğüne rağmen bu yavruları büyük bir şefkatle bağrıma bastım ve Şark’ın bütün yetim ve öksüzlerine hakiki ve pek şefik bir baba oldum. Benim gibi rakik kalplerin sağyi müşterekleriyle Erzurum’u ebediyen şenlendirecek leyli mekteplerde bu çocuklarımı mesud ve bahtiyar kıldım.”


Yetim ve öksüz kalan sahipsiz çocuklar, Türk-Ermeni ayrımı yapılmadan yetimhanelere yerleştirilmiştir. Yetim kalan Ermeni çocukların asimile olmamaları için Trabzon’daki Ermeni yetimhaneye gönderilmesi bu bakımdan son derece önemlidir. Nitekim bu konuda Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Karabekir şunları aktarmaktadır: ‘’O çocukları himayesine alıyor. Ama ortada Ermeni çocuklar da var anasız, babasız kalmış. Onları bu toprağın evlatlarıyla aynı yerde yetiştirmiyor. Bunu iki açıdan yapıyor. Savaşmış iki toplumun evlatlarının kini devam etmesin diye. İkincisi de Ermeni’ye olan saygısından. ‘Bu çocuk Ermeni ise dinini, dilini bilerek yetişsin’ diyor. Amerikalıların Trabzon’da açtığı bir yetimhane var. Çocukları da oraya alıyor ve onlara da babalık ediyor. Bugün bize yapıştırılmaya çalışılan iğrenç yalana yani tehcir olayını bir soykırıma benzetme yalanına başlı başına bir cevap ve bir belgedir ki; Trabzon’daki Ermeni yetim evlatlar bir şükran ifadesi olarak, Kâzım Karabekir’in bir kara kalem resmini yapıyorlar. Altındaki ithaf çok çarpıcı. ‘Yetimler Babası Kâzım Karabekir Paşa Hazretlerine Trabzon Ermeni Yetimleri tarafından’ diye yazıyor. Bu başlı başına bir belgedir. Başlı başına bir cevaptır. O soysuz yalana. O evlatlar da hayatlarından emin olarak büyüyorlar.’’


Bir kasaba kurma hayalinin ilk adımlarını Erzurum’da atan Kazım Karabekir, doğu cephesindeki askeri harekat başarıyla sonuçlandıktan sonra eğitimle ilgili çalışmalarına hız vermiştir.
Karabekir Paşa 1919-1921 yıllarında Erzurum’da; Sanayi Mektebi, Ana Mektebi ve Otomobil Mektebi,  Sarıkamış’ta Sıhhıye Mektebi, Sarıkamış Askeri İdadisi, Sarıkamış Ana Mektebi olmak üzere toplam 7 okul açmıştır.


Karabekir’in kurduğu okullarda sosyal faaliyetler ve özellikle tiyatro çalışmalarına da yer verilmiş, müzik de ihmal edilmemiştir. Bu okulların spor kulüpleri, temsil kolları, çocuklar ordusu vardı. Bu okullardaki öğrenciler Erzurumluların alışık olmadığı bir şekilde, başları açık ve kısa pantolonlarla gezer ve gösteriler yaparlardı. Karabekir Paşa, yoğun tempo ve zor koşullar içerisinde bile çocuklarıyla ilgilenir, bestelerini de kendisinin yaptığı marşlar yazardı.


O yıllatda Ankara’da yayımlanan makta ola Anadolu’da Yeni Gün gazetesi, Kazım Karabekir’i bu faaliyetlerinden sebebiyle ‘’bilim dünyasında bir devrim yapan kişi’’ olarak nitelendirmiştir.
10 Kasım 1921 tarihli Varlık gazetesinde Çocukları Himaye Cemiyeti’nin kurulacağı şu şekilde bildiriliyordu: “Çocukları Himaye Cemiyeti’nin merkezi Sarıkamış’tır. Tesis merasimi Peygamberimizin doğduğu 12 Rebiü’levvel gecesinin ertesi gününe tesadüf eden 12 Kasım  Cumartesi günü yapılacak ve bugünün pek mübarek olan yeni hatıralarının manevi kıymetiyle de şereflenmiş olacaktır. Her yıl tekrar edecek olan bu musaad gününde aynı zamanda kitap bayramı yapılacak bu bayramda cemiyet azaları rozetler takarak hususi tezahürlerle günü teyit edeceklerdir. Bugünden evvel gelen hafta çocuklar haftası olacaktır. Bu hafta içinde cemiyetin mensupları ve hariçten arzu edenler tarafından çocuklarımıza kitap hediye edilecek, fakir ve kimsesiz çocuklara iane toplanacaktır.”


Cemiyetin amacı; savaş ve yoksulluk felaketi ile karşılaşan çocukları, koruyup, kollamak eğitim ve öğretim ihtiyaçlarını sağlamak, ülkeye faydalı ve kıymetli olmalarını sağlamak olarak açıklanmıştr. Bu cemiyet ile ordu kendi çocuklarını himaye altına alıyordu. Yeni kurulacak olan devletin, ilan edilecek cumhuriyetin temelleri bu çocuklar ile atılıyordu.


Ana Mektepleri
Çocukları Himaye Cemiyeti’nden sonra açılan önemli kuruluşlardan biri de ana mektepleridir. Ağaç yaş iken eğilir atasözünü destekleyecek nitelikte olan bu eğitim kurumları, belki de diğer eğitim hizmetlerinden farklı olarak daha fazla önem taşımaktaydı. Ana mekteplerinin birincisi olan Erzurum Ana Mektebi 8 Ocak 1920’de açılmıştır. Kazım Karabekir Paşa, Sarıkamış Ana Mektebi’ni 28 Kasım 1921’de törenle açmıştır.


Sarıkamış Ana Mektebi
Bugünün anaokulu, o günlerin ana mektebi bu devrede çocuğa, ileride sağlığını, psikolojik gelişimini olumlu yönde etkileyebilecek bazı melekeleri kazandırma amacıyla kuruluyordu.  Ana Mekteplerinde modern eğitim verilmeye çalışılıyordu. Çocukları çok yönlü yetiştirmek için çeşitli eğitim programlarının uygulandığı yedi ayrı masa tertip edilmiştir: Kâğıt işleri masası, iğne- iplik masası, fikri terbiye, çamur-kum ve boya masası, temizlik masası, güzel yaşayış masası, ağaç ve mukavva masası olmak üzere her masada çocuklara pratik eğitimler verilmekteydi.
Ana sınıflarının açılması esnasında dikkate değer bir husus da Kazım Karabekir’in bizzat bu okullarda öğretmenlik yapmasıdır.


Karabekir Paşa, çocukların ve halkın eğitimi için yılda belirli bazı günlerin Kitap Bayramı, Ağaç Bayramı ve İdman Bayramı olarak kutlanmasını uygun görmektedir. Karabekir Paşa’nın “bayram” adını verdiği bu sosyal faaliyetlerle toplumun milli ve manevi olarak bilinçlendirilmesi amaçlanmıştır.


Karabekir Paşa, tiyatronun da halkı her konuda bilinçlendirmek için önemli bir araç olacağını düşünüyordu. Kendisi çocuklar için piyesler yazmış, “İbret Yeri” adını verdiği tiyatro sahneleri kurmuştur. Paşa; Makine ve Mikrop, Coğrafya, Süvari ve Sanayi Oyunları gibi müzikaller hazırlamıştır. Kendisi bu konuda şöyle der:

‘’Çocuklarımızın ruh, dimağ ve vücutlarını bir arada terbiye etmek ihtiyacını yakından görerek ilk gençliğimin şiir ve musiki vadisinde hayatıma kazandırdığı basit malumatla birkaç ‘’oyun’’ yazdım. Memleketimin evlatlarına hediye ettim.’’


Karabekir Paşa, toplumu bilinçlendirmek için kütüphanelerin de işlevinden bahsetmektedir. Her kasabada halkın ücretsiz olarak yararlanabileceği “Millet Kütüphaneleri” oluşturulmasını arzu etmektedir. Aynı zamanda bir kitap bayramının mutlak surette ihtiyaç olduğunu, şeker ve kurban bayramlarında nasıl şeker ve et dağıtılıyorsa kitap bayramlarında kitap dağıtılması gerekliliğini savunmuştur. Hatta bu faaliyetin tüm Müslüman ülkelerde can bulmasını istemiş, Mevlid Kandili’ni Kitap Bayramı olarak kutlayarak, o gecede dostlara ve çocuklara hediye kitap gönderilmesini gündeme getirmiştir.


Kazım Karabekir’in eğitimci ruhu, çocuklar için başlattığı eğitim seferberliği 1919 yılından ölümü olan 1948 yılına kadar devam etmiştir. Eğitime dair yaptıklarını basından duyan Batı Cephesi Kumandanı İsmet (İnönü) Paşa, 7 Mayıs 1922’de Kazım Karabekir Paşa’ya yazdığı mektupta: “Kardeşim, senin Okulların ve senin Şehit Çocukları’nın menkıbelerini işiterek, öğünüyor ve gurur duyuyorum. Fotoğrafları, işittiklerimden daha iyi ve daha olağanüstü işler yaptığını gösteriyor. İçimizde, senden daha olumlu ve daha payidar ve ebedi iş yapanımız var mıdır? Gürbüz, akıllı ve tahsilli çocuklar, geleceğimiz için güçlü bir dayanak olacaktır…” ifadelerini kullanmıştır.


Şark Cephesi Komutanı Kazım Karabekir Paşa, 15 Ekim 1922’de Ankara’ya gelmiştir.Ankara’ya geldiğinde Mustafa Kemal Paşa, vekiller ve memurlar tarafından karşılanmıştır. Birlikte getirdiği yetim çocuklarının yaptığı gösterileri çok beğenen Mustafa Kemal Paşa, Karabekir’i bu çalışmalarından ve özverisinden dolayı takdir ve tebrik etmiştir.

Sakarya Yenihaber

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2020, 08:18
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali Peker
Ali Peker - 4 ay Önce

Kazım Karabekir'in anılarında okumuştum ama bu kadar etkilenmemiştim , çok önemli bir konu ancak, gündeme taşınmaması ihmal veya maksatlı seçim.Teşekkürl ederiz.