Tarihte Bugün - Mora İsyanı

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde Balkan topraklarının Osmanlı hakimiyetinden kopuşunun başladığı 1821’de başlayan Mora isyanını anlattı

Tarihte Bugün - Mora İsyanı

23 Eylül
1215 – Türk-Moğul İmparatoru Kubilay Kağan doğdu.
1529 - Leitha Muharebesi'nde Türk öncüleri, Alman kuvvetlerini püskürttü.
1821 - Mora İsyanı'nda Tripoliçe şehrini ele geçiren Yunanlar 10.000'den fazla Türk'ü öldürdü. Mora İsyanını sona erdiğinde öldürülen Türklerin sayısı 160.000’e ulaşmıştı…
1856 - İzmir-Aydın hattı demiryolu imtiyazı, bir İngiliz şirketine verildi. 1866 yılında işletmeye açılan 612 kilometrelik demiryolu hattının imtiyazı 15 Ekim 1950'de dolacaktı. Ancak genç Cumhuriyetin hükümeti, bu hattı 30 Mayıs 1935'te satın aldı.
1920 - Antep Fransız Birlikleri Komutanı Albay Andrea, Kuvayı Milliye Komutanı Ozdemir Bey'e teslim olması için yeni bir mektup gönderdi. Mektupta "Son söz bizde kalacak. Kendi menfaatını anlamaktan aciz bir halkı, direnişe sevketmek nedir? Herkese hürriyet bahşedeceğiz ... " denildi
Daha sonra Mücahit, Muharip, Felah Grubu adlarını alacak olan gizli Hamza Grubu kuruldu. Genelkurmay'ın emriyle, Kurmay Yüzbaşı Neşet Bey'in başkanlığında çalışmaya başlayan grubun görevi, Yunan ordusunun teşkilatı ve harekatı hakkında bilgi toplamak, ordu için satın almada bulunmak, Anadolu'ya subay göndermek, Anadolu harekatı aleyhindeki çalışmaların kovuşturulması, casusların yakalanması olarak belirlendi.
İstanbul Hükümeti, ı 5 Nisan'dan beri Posta Telgraf Telefon Genel Müdürlüğü'nü yapmakta olan Refik Halit Bey’i, iktidardaki Hürriyet ve İtilaf Partisi içindeki muhaliflerle ilişki içinde olduğu için görevinden alarak yerine Orhan Şemsettin Bey'i atadı.
1921 - Keskin fişek fabrikası çalışmaya başladı.
Katil llyas Çetesi, Boğazlıyan'dan Yozgat istiklal Mahkemesi'ne 18 sanığı götüren müfrezeye saldırarak bunların silahlarını aldı, sanıkları salıverdi, 
Samsun ve Bafra'da 67 Pontosçu asıldı
1949 - Rusya'nın atom bombasına sahip olduğu anlaşıldı. Atom bombasının Amerika'nın tekelinden çıkışı, Amerika'nın yabancı ülkelerde üsler edinmesi gerekiyordu ve böylelikle Türkiye'nin ve SSCB’nin  etrafındaki diğer ülkelerin durumu çok önem kazandı.
1951 - Kurtuluş Savaşı kahramanı Yörük Ali Efe vefat etti…
1967 – Ressam Ali Sami Boyar vefat etti…
1961 - THY'nin Kıbrıs-Adana-Ankara seferini yapan Tay uçağı, Etimesgut Havaalanı yakınlarında Karanlıktepe'ye çarparak düştü, 28 kişi öldü.
1973 - 18 yıl önce iktidardan darbeyle düşürülen Juan Peron, Arjantin'de yeniden devlet başkanı seçildi.
1996 - Anayasa Mahkemesi, Türk Ceza Kanunu'nun, evli erkeğin zinasına ayrıcalık tanıyan maddesini iptal etti.

Günün Olayı
Mora İsyanı

Rumlar Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine girdikleri günden sonra özellikle 18.ci yüzyılın sonlarında defalarca isyan ettiler.  Ama 1821 yılına kadar bu isyanların hepsi bastırıldı. 
Etniki Eterya Cemiyeti,  Fener Rum Patrkhanesi ve Avrupalı Devletler rum isyanlarını her yönüyle desteklemişlerdir.  
Rum başkaldırısı 23 Eylül 1821’de başlayan Mora isyanı ile farklı bir dönemece girdi… İsyan kısa zamanda bütün adaları ve Yunan coğrafyasını sardı. 
Mora isyanı Rumlar açısından Yunanistan’ın kurulması yönündek en ciddi adım, Türkler açısından da Balkanlarda çözülmenin, gerilemenin başlangıcı olması açısından çok önemlidir…
Rum isyancılar, 1821 yılında Aleksander İpslanti liderliğinde Eflâk ve Buğdan’daki başarısız ayaklanma girişimden sonra, isyanlara devam için en uygun yerin Mora Yarımadası olduğu görüşüne vardılar. Rum liderler toplanarak, Paskalya gecesi Müslümanlara saldırma konusunda anlaştılar. Asiler, Mora’nın kasaba ve köylerne papazlar göndererek halkı isyana hazırladılar. 
Rum isyancılara Batı dünyası da maddi ve manevi destek veriyordu. Batılı aydınlar, Avrupa medeniyetinin köklerinin Antik Yunan'dan kaynaklandığı düşüncesiyle Yunan isyancılara destek veriyorlardı. Dolayısıyla Osmanlı’yı düşman olarak görüyorlardı.  Byron, Puşkin ve Hugo gibi edebiyatçılar, Beethoven gibi bestekârlar, Türklere düşmanlık Yunan’a hayranlık dolu eserler ortaya koyuyorlardı.
1821 yılına kadar  Mora’da Türkler, Rumlar ve Yahudiler iç içe yaşıyordu. Bu nedenle isyancıların saldırısına uğrayan Müslümanlar, böyle bir saldırıya hazırlıklı değillerdi. İsyan süresince Mora’da Türkler hem katledilmek suretiyle, hem de açlıktan öldüler…
Mora’daki ilk ciddi isyan hareketi Kalavrita Kazası’nda başladı. Bu gelişme İstanbul’da büyük yankı uyandırdı. Aynı zamanda Mora Eyaleti’nin yönetim merkezi Tripoliçe ve etraftaki kalelerde yaşanan hareketlenmeler sonrası Balyabadra (Patras) Piskoposu Germanos önderliğindeki Rumlar, 6 Nisan 1821’de Kalavrita Kalesi’ne bayrak çekerek isyanı resmileştirdiler. Rum asiler ise Kalavrita’daki 200’den fazla Müslüman’ın evini basılıp, bütün erkekleri katlettiler. Türk kadınlar esir alındı. Buradaki katliamlar iki gün aralıksız sürdü. Bu
Sırada Anabolu Kasabası pazarında iki sarhoş Müslüman’ın silah kullanmaları üzerine İsyancılar gördükleri Müslümanlara zarar vermeye başladılar. Bu gelişmeler üzerine bölge Müslümanları en yakın mesafedeki Anabolu Kalesi’ne sığındılar. Lala Kasabası’ndaki 20 binden fazla Müslüman da alelacele Badra’ya nakledildi.

Mora’daki bu ilk katliam haberleri duyulunca Türkler kalelerin bulundukları büyükçe yerlere sığındılar.  Kornina ahalisi, Türklerin toplanma merkezi haline gelen Tripoliçe’ye giderken bir geçitte isyancılar tarafından saldırıya uğradı. Bu saldırı Tripoliçe’den duyulunca 2 bin kadar gönüllü yardıma koşarak kalanları kurtarılabildi. Tarihin en büyük katliamlarından birinin eşiğinde olan Tripoliçe şehri, 5 ay boyunca 50–60 bin Rum tarafından aralıksız kuşatıldı. Kalede 12 bin eli silah tutar adam bulunuyordu. Kuşatma başladıktan bir müddet sonra kaleye yardım için gelen Bayram Paşa, Rum isyancılar karşısında yenilgiye uğradı ve 7 Eylül 1821’de çekildi. Bu arada isyancılar, Badra tarafından Tripoliçe’ye sığınan Müslümanlarla gizlice haberleşmeye başladılar. 
Bu arada isyancılar, Badra tarafından Tripoliçe’ye sığınan Müslümanları ikna ederek kaleden ayrılmalarını sağladılar. 23 Eylül günü Kaleden çıkan onbin Türk’ün tamamını yollarda öldürdüler. 
Bu olaydan haberdar olmayan Türkler İsyancılar ile pazarlıklarını sürdürdüler. Ama zamanla şehirde erzak sıkıntısı hat safhaya ulaştı. Açlıktan ölenler oldu.  Bu arada şehirdeki Arnavutların lideri de Rum isyancılarla ayrıca gizli bir anlaşma yapmıştı. Bu anlaşma gereği Arnavutlar 10 Ekim 1821 gecesi kale kapılarını asilere açtılar. Arnavutlar dışarı çıkarken, Rum isyancılar şehre gireek Tripoliçe’de bulunan 40 bine yakın Türk’ü vahşice öldürdüler. Rum isyancılar Türk mezarlığını dahi kazıp, Müslümanlara ait kemikleri çıkarıp yaktılar. İsyancılar, Tripoliçe Kadısı Halim Efendi’yi de üzerine yağ döküp yakarak öldürdüler.
Osmanlı Devleti, Mora ve isyanın yayıldığı alanlarda durum kötüleşince ve Avrupa devletlerinin Rumlara destekleri artınca isyanın bastırılması için devreye Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa sokuldu. Ancak Mısır Valisi’nin bölgeye gelişinden rahatsız olan Avrupalılar isyancılara desteği artırdı ve bu durum bağımsız Yunan Devleti’ne kadar uzanan hadiselere zemin hazırladı.
On yıl boyunca şiddetini sürdüren Mora isyanında ne kadar Türk’ün ve isayncının öldüğü tam olarak tespit edilememekle birlikte, Türklere karşı tam bir Soykırım uygulandı… Bazı araştırmacılar İsyan sonunda öldürülen ve açlıktan ölen Türklerin sayısının 360 binin üzerinde olduğunu ifade ediyorlar…
Bu yazıyı kaleme alırken “keşke Yunan galip gelseydi” diyen, sözde tarihçiler, aydınlanmaya muhtaç aydınlar aklıma geldi… 
Ve ……..

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER