Tarihte Bugün - Spor Adamı Süleyman Seba

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde Sakaryalı merhum spor adamı Süleyman Seba'ya ilişkin notlar aktardı

Tarihte Bugün - Spor Adamı Süleyman Seba

13 Ağustos
1501 – Venedik hâkimiyetindeki Draç kenti fethedildi
1787 – Osmanlı İmparatorluğu Rusya’ya savaş ilan etti
1903 – Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlarından Suat Hayri Ürgüplü doğdu. 
1903 - Türkiye Cumhuriyeti'nin 6. Cumhurbaşkanı Emekli Amiral Fahri Korutürk doğdu
1905 - Norveç'te düzenlenen referandumda, İsveç'ten ayrılma kararı çıktı.
1913 - Akrobat Otto Witte, Arnavutluk Kralı oldu.
1920 - Kuşatma altındaki Antep'te Fransız komutanlan Albay Abadi ve Andrea, teslim olmalan için Türklere tekrar çağnda bulundular. Çağnda "Hala uslanmadınız mı? Fransız mandası ve himayesine boyun eğiniz, bu durum size mutluluk ve refah bahşedecektir" denildi. Türkler Karatarla Camii'nde toplanarak savaşa devam karan aldılar.
1920- Cemal Paşa Taşkent'ten Mustafa Kemal’e yazdığı mektupta, Taşkent’te Mustafa Kemal'i adeta bir mehdi saydıklarını bildirdi,
1922 - Büyük Taarruz öncesinde, Fevzi Paşa ve Karargahı, gizlice cepheye gitti. 14 Ağustos'ta birliklerin güneye ve cepheye doğru kaydırılmasına sessizce başlandı.
1923 - Mustafa Kemal, yeniden Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçildi.
1948 – Demokrat Parti mevcut seçim kanunu ile ara seçimlere katılmayacaklarını açıkladı.
1956 - Türkiye'de ortaokullara din dersi konuldu.
1961 - Doğu Almanya yönetimi, batıya kaçışları önlemek için Berlin sınırını dikenli tellerle kapattı. 20 Ağustos'ta bu tellerin yerine, daha sonra "Utanç Duvarı" denilecek beton duvar örülmeye başlandı.
1966 - Çin'de Mao, "Kültür Devrimi"ni ilan etti.
1974 - Edebiyat tarihçisi Nihat Sami Banarlı öldü.
1993 – Emekli Orgeneral, Cumhuriyet Senatosu Başkanlarından Tekin Arıburun öldü.
1999 - Türkiye'de "Uluslararası Tahkim" yolunu açan anayasa değişikliği kabul edildi.
2014 - Eski futbolcu ve Beşiktaş Jimlastik Kulübü’nin Onursal Başkanı Spor Adamı Süleyman Seba öldü. 

Bir Portre
Süleyman Seba

“Spor Adamı” tanımlamasına en yakışan kulüp yöneticisi olan Süleyman Seba 13 Ağustos 2014’de vefat etmişti..

Sporla yakın bir ilişkim olmasa da kendimi “Fenerbahçeli” olarak tanımlarım. Ama Süleyman Seba’nın başkanlığından bu yana Beşiktaş’a ve Beşiktaşlılara saygı duyarım. Süleyman Seba’nın her spor adamında bulunması gereken insani özellikleri yanında Beşiktaş taraftarının toplumsal konulardaki duyarlılığı, Beşiktaş’a ve Beşiktaşlılara duyduğum saygının en temel nedeni…
O nedenle 13 Ağustos’ta “Tarihte Bugün”de “Günün Portresi” olarak Süleyman Seba’yı tanıtmaya çalışacağım. Seba’nın hayat hikâyesini her yerde bulabilirsiniz… O nedenle Seba’nın insani vasıflarını gösteren birkaç olayı aktarırsam onu daha iyi anlatacağımı düşünüyorum..

21 Eylül 1986 Ankaragücü Beşiktaş maçında top hakeme çarpıp gol olmuş ve Beşiktaş mağlup olmuş ve o sezon Beşiktaş 1 puan farkla şampiyonluğu kaçırmıştı. Yani o gol olmasa şampiyondu. Maçın hakemi Ahmet Akçay o maçtan sonra yaşadığı olayı bir televizyon programında şöyle anlatır; “Süleyman Seba, maçtan sonra beni arayarak "hocam biz seni biliyoruz. Bu senin ve bizim yaşadığımız bir talihsizlik oldu. Bu aralar canını sıkarlar, birkaç gün gazete falan okuma. Kendini de üzme" dedi.”

Bir Ekşi Sözlük yazarı Süleyman Seba ile ilgisini şöyle anlatıyor; “Daha ilkokula giderken babamla kendisini ziyarete gitmiştim. Gitmeden evvel peder sıkı bir nasihat verip Süleyman Seba oturmadan sakın koltuğa oturma demişti. Neyse gittik odaya girdik, Süleyman Seba bizi görünce hemen ayağa kalktı, ceketinin düğmelerini ilikledi, geldi önce babamın sonra benim elimi sıkıp "buyurun oturun" dedi. Tabi ben emri aldım ya oturmuyorum, Süleyman Seba da misafir oturmadan oturulmaz diyerek oturmuyor. Kalakaldık ayakta anlayacağınız; 5 dakikalık bir inatlaşmadan sonra babamdan gelen otur lafıyla oturdum ve sonra Süleyman Seba da oturdu.”

O seyircinin karşı takım yöneticileri aleyhine söyledikleri sloganı, ellerini dudağına götürerek, tek bir hareketle on binlerce taraftarı anında susturacak otoriteye sahip bir kulüp başkanıydı…

Hakemin yanlış ve haksız kararları karşısında olay çıkarmak, gazetelere demeç vermek yerine, takım kaptanını çağırarak, ona “Sizler Beşiktaş’ta oynuyorsunuz. Bir tek maçta bile sizin yerinizde olmak için tüm bir hayatını verecek milyonlarca fakir insan var. O yüzden siz öyle bir mücadele sergileyeceksiniz ki hakemi bile yeneceksiniz”

Bir Uludağ Sözlük yazarı da onunla ilgili bir anısını şöyle anlatıyor; “Harbiye’de radyo evinin önünde rastladım Süleyman Bey’e. kendimi tanıttım, Beşiktaş’a hizmetlerinden ötürü kendi çapımda teşekkür ettim ve elini öpmeye çalıştım. Neredeyse torunu olacak yaştaki benim hamleme öyle bir süratle karşılık verip, ''estağfurullah, estağfurullah'' deyip elimi kuvvetle bir sıkışı vardı ki mahcubiyet, minnettarlık, hayranlık karışımı bir duygu ile başımın döndüğünü hatırlarım.” İnsan babası yaşındaki insanlara elini uzatan bazı “büyükleri” hatırlayınca Seba’nın adamlığını daha iyi anlıyor…

Beşiktaş’ın unutulmaz Futbolcularından Feyyaz Uçar da Beşiktaş Altyapısında kendilerine değer veren Seba’yı şöyle anlatıyor; "Ayda yılda bir gelirdi. Yeter de artardı bu geliş. Hepimizi karşısına alır, lafını ortaya söylerdi. Unutulmayacak sözler miydi yoksa onun sözleri mi unutulmazdı, anlamazdık. Sık değiştirmediği kahverengi ceketinin üst cebindeki mendili hep biz kirletirdik. Ya akan burnumuzu ya da kaçan gollerin ardında döktüğümüz gözyaşlarımızı silerdi o mendil. Çocuktuk işte... Ama büyük başkan bizi adam yerine koyar o şanlı formayı ısrarla bize giydirirdi. Adalelerimiz gözüksün diye kısa tuttuğumuz şortumuzu ve malzemeci ahmet abimizden "ne eeedecen" deyip verdiği tozlukları giyip, çivili kramponlarımızı da yandan bağladığımızda hakikaten koca adamlar gibi dururduk.”

Onun hakkında duyduğum en güzel cümlelerden birisiyle son vereyim, bu alıntılar zincirine; “Atılan hiç bir çamurun üzerinde leke bile bırakmayacağı, saçları gibi bembeyaz, Beşiktaş aşkı kadar tertemiz ADAM”

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER