Tarihte bugün: Suikastin atası Hasan Sabbah

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı tarihte bugün köşesinde 12 Haziran günü yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, bugün ölen Haşhaşiler tarikatı kurucusu Hasan Sabbah'ın da hayatını anlattı

Tarihte bugün: Suikastin atası Hasan Sabbah

12 HAZİRAN
1124 - Haşhaşiler tarikatının kurucusu Hasan Sabbah öldü.
1826 - Eşkinci Ocağı isimli yeni bir askeri birlik kurulmasına başlandı.
1919 - Mustafa Kemal Paşa, Havza'dan Amasya'ya geçti.
1920 - Damat Ferit Paşa, Ali Kemal ve Sait Molla'yı öldürmek için gizli örgüt kurmak suçuyla Birinci Divan-ı Harb-i Örfi tarafından idama mahkum edilen ve idam kararlan Padişah tarafından onaylanan Halil İbrahim, Dramalı Rıza, Mehmet Ali ve Tevfik Sükuti, İstanbul'da asılarak idam edildiler.
1920 - Cemil Cahit Bey kuvvetleri, isyancıların ellerinde tuttukları Zile'ye girdiler.
150 isyancı öldürüldü. 50 kişi askeri mahkemeye verildi.
1921 - Yunan taarruzu öncesinde, Yunan Kralı Aleksandros, Başbakanı Venizelos ve Genelkurmay Başkanı İzmir'e geldi.
1921 - Ankara Hükümeti'nin İstanbul'da temsilciliğini yapan Kızılay İkinci Başkanı Hamit Bey, Ankara'ya İngilizler'den bir görüşme isteği geldiğini bildirdi.
1921 - Bakanlar Kurulu, Merkez Ordusu Kumandanlığı'nın önerisi üzerine, Samsun'a bir Yunan çıkarması ihtimaline karşı kıyılardaki 1 5-50 yaş arası Rum erkeklerinin iç bölgelere nakline karar verdi
1921 - Mustafa Kemal, Diyarbakır'dan Şeyh Sunusi'nin gönderdiği bayram tebrikine
verdiği cevapta "Bugünkü savaşımız, İslam'ın kurtuluşu içindir" dedi
1924 - Türkiye'nin ilk sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu açıldı.
1940 - Cumhurbaşkanı İsmet İnönü Başkanlığında toplanan Hükûmet, savaş dışı kalınmasını kararlaştırdı.
1945 – Celâl Bayar, Refik Koraltan, Adnan Menderes ve Fuad Köprülü'nün verdiği “Dörtlü Takrir” diye bilinen önerge CHP Grubunda reddedildi
1957 - Kırşehir yeniden il yapıldı.
1958 - Ankara'da Kıbrıs için yapılan mitinge, 150 binden fazla kişi katıldı.
1960 - Geçici Anayasa açıklandı. TBMM'nin bütün hak ve yetkileri, Geçici Anayasa gereğince Millî Birlik Komitesi'ne verildi. MBK üyeleri açıklandı
1966 - Keban Barajı'nın temeli atıldı.
1967 - ABD'de ırklar arası evliliği yasaklayan yasalar tamamen kaldırıldı.
1984 - Urfa'nın adı, "Şanlıurfa" olarak değiştirildi.
1988 - Ankara'da 15 dakika esen 80 kilometre hızındaki rüzgâr ve şiddetli yağmur, arkasında 14 ölü bıraktı.
1989 - Bulgaristan'dan göç eden Türklerin sayısı 90 bin kişiyi buldu.
2005 - Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı'na ilk petrol verildi.
2007 - Anayasa Mahkemesi'nin ilk kadın Başkanı Tülay Tuğcu emekliye ayrıldı.
2009 - İran'da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı.
2011 - Türkiye'de 2011 TBMM Milletvekilliği genel seçimleri yapıldı.
2012 -  Atmosferdeki karbondioksiti emebilen, NOTT-202 adı verilen metal-organik bir madde keşfetti.
2016 - Orlando, Florida'daki bir gey bara düzenlenen saldırıda 49 kişi öldü, 53 kişi yaralandı. 


Günün Portresi
HASAN SABBAH

Hasan Sabbah, dini terör için bir araç olarak kullanmak amacıyla,  İsmailiye mezhebine dayalı oluşturduğu Haşhaşiler tarikatının (terör örgütünün) lideridir.  Hasan Sabbah’ı meşhur eden ona ölümüne bağlı müritleri ve bu müritlerine işlettiği suikastlardır.. Tabii bir de 34 yıl boyunca hiç dışına çıkmadan yaşamını sürdürdüğü ünlü Alamut Kalesi...

Hasan Sabbah, 11. yüz yılın ortalarında İran’ın Kum şehrinde doğmuştur. Yemen kökenli olduğu  Himmerlerin soyundan geldiği gibi farklı iddialar vardır. Rivayete göre Hasan Sabbah, Ömer Hayyam ve Nizamülmülk aynı medresede okumuş yakın arkadaşlardır.  Kendi aralarındaki dayanışma ve verdikleri sözlere göre, içlerinden herhangi birisi çok başarılı olursa, diğerlerine yardımcı olacaktır. Ve bu iddiayla dayalı pek çok rivayet, hikaye hatta romanlar gündeme gelmiştir… Ancak bunun gerçek olma ihtimali düşüktür… Zira aralarında ciddi yaş farkı vardır…
Rey şehrinde iyi bir eğitim aldıktan sonra Mısır’a giden yaklaşık üç yıl Mısır’da kalan Sabbah, daha sonra ise Kuzey Afrika'ya sürülmüş, buradan da Suriye’ye gitmiştir. 10 Haziran 1081 tarihinde İsfahan’a tekrar ulaşan Hasan Sabbah, dokuz yıl İran’ı dolaşmıştır. Hasan Sabbah, İran’ı gezerken Deylem bölgesi insanının, savaşçı ve geleneklerine bağlı olduğunu, arazinin de çok sarp olduğunu görünce faaliyetlerini bu bölgede sürdürme kararını verdi.  Ve Kazvin’e yerleşti. Burada yerli halkın arasından çok sayıda mürit bulan Hasan Sabbah, Elbruz Dağları’nda bulunan Alamut Kalesi’ne uzun süreli yerleşmeye karar verdi.
Alamut Kalesi, çok geniş bir vadiyi gören, üstün ve egemen konumdaki büyük bir kayalık alan üzerine yapılmıştı. Yüksekliği iki bin metreyi bulan Alamut Kalesi, oldukça sert, sarp ve dolambaçlı bir yola sahipti. Bu özelliği ile de erişilmesi ve ulaşılması çok zor bir yapısı vardı. Kale ile ilgili ilginç rivayetlerden birine göre, kalenin inşa edilmesinden önce kral, kartalını havaya bıraktı. Kartal, kalenin olduğu kayalıkta durdu. Bu nedenle de kale, bu noktaya yapıldı. İsmi ise, “Kartalın öğretisi” anlamını taşıyan “Aluh Amut” adından gelmekteydi. Sabbah kaleye vardığında, Alevi Mehdi isimli hükümdar, kalenin hâkimiydi. Halkı kendi tarafına çekmeyi başaran Hasan Sabbah, kaleyi almak için çalışmalara başladı. 4 Eylül 1090 tarihine, gizli bir çalışmayla kale ele geçirildi. Kaleye hükmeden Alevi Mehdi, kaleyi terk etmek zorunda kaldı. Bir kısım İranlı tarihçilere göre Sabbah, Mehdi’ye büyük bir meblağ değerinde altın vermiştir. Bu tarihten itibaren Hasan Sabbah’ın ve Haşhaşilerin sürekli kalacakları güvenli bir mekanları vardır.
Hasan Sabbah müritlerine eğitim ve öğretimi yasaklamış ve müritlerini cahil bırakmıştır. Ona göre Allah akıl ve düşünceyle değil imamın rehberliğiyle tanınabilir; zira akıl Allah’ı tanımak için yeterli olsaydı herkes aynı fikre sahip olurdu. Hâlbuki akıl din için yeterli değildir ve bundan dolayı insanların her devirde dini bir imâm-ı ma‘sûmun nezaretinde öğrenmeleri gerekir. Etrafındaki insanlar, Hasan Sabbah’ın bu düşüncelerinde derin hikmetler gizli olduğuna inanıp peşinden gittiler.
Alamut Kalesi’ne yerleştikten sonra 34 sene boyunca kaleden neredeyse hiç çıkmadığı, hatta kale içindeki odasını bile çok az terk ettiği belirtilir. Alamut Kalesi’ni aldıktan sonra, Büyük Selçuklu Devleti ve Abbasiler’e karşı planlar yapan Sabbah, yetiştirdiği haşhaşi suikastçılar ile sadece kendi döneminde elli civarında suikast gerçekleştirmiştir. Bu suikastların en önemlisi ve muhtemelen ilki  Sultan Alpaslan’ın kudretli veziri Nizamülmülk’e karşı gerçekleştirilmiştir. Diğer suikastlar ise, Büyük Selçuklu Devleti’nin üst kademedeki yöneticileri ve Abbasiler’in ileri gelenlerine karşı gerçekleştirilmiştir. . Nizamülmülk’ün öldürülmesinin ardından, Melikşah’ın da ölümü üzerine Sencer, Berkyaruk ve Muhammed Tapar arasında yaşanan taht kavgaları nedeniyle Büyük Selçuklu Devleti çöküşün içine girmiş gerilemeye başlamıştır. Hasan Sabbah, yaşanan bu olumsuzlukları kendi lehine çevirmiş ve döneminde başka kalelerin de alınmasını sağlamıştır. Yaşadığı sürece Selçuklullara büyük zarar veren Hasan Sabbah 1124 yılının Mayıs ayında hastalanarak yatağa düştü 12 Haziran 1124 tarihinde öldü.
Hasan Sabbah keskin zekalı, becerikli, aritmetik düşünebilen bir lider olmasının yanı sıra astronomi ve büyü gibi alanlarda da yetkin olarak bilinirdi. "Suikast"in atası olan Hasan Sabbah, tarihin ilk teröristlerini yetiştiren kişi olarak da bilinir.

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER