Tarihte Bugün - Tarih-i Osmani Encümeni’nin Kuruluşu

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı "Tarihte Bugün" köşesinde 30 Kasım'da yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken; Türk Tarih Kurumunun nüvesi sayılabilecek olan Tarih-i Osmanlı Encümeni'nin kuruluşunu anlattı

Tarihte Bugün - Tarih-i Osmani Encümeni’nin Kuruluşu

30 KASIM 
1467 - Akkoyunlu Devleti hükümdarı Uzun Hasan Karakoyunlu ordusunu Çapakçur Savaşında yendi. Bu savaştan sonra Karakoyunlu Devleti tarihe karıştı.
1853 - Sinop Baskını: Kırım Savaşının önemli çarpışmalarından biri olan baskında Rus Karadeniz donanması, Sinop'ta Osmanlı donanmasına ağır bir darbe indirdi.
1909 - Osmanlı tarihiyle ilgili bilimsel çalışmalar yapmak amacıyla Tarihi Osmani Encümeni kuruldu.
1920 - Mustafa Kemal, Gümrü'de Türk delegeleri başkanlığı yapmakta olan Kazım Karabekir, Baku'da Türkiye temsilcisi Memduh Şevket Bey ve Tiflis Temsilcisi Kazım Bey'e çektiği telde, İtilaf Devletleri ile anlaştıkları, Azerbaycan’ın Türkiye'ye bırakılmasına karşılık Kafkasya’da Bolşeviklere karşı bir cephe kurulacağı yolundaki uydurma haberlerin kesinlikle yalanlanmasını istedi, İngiliz, Fransız ve İtalyanlardan hiç bir barış önerisi almadıklarını bildirdi. Aynı Gün Stalin de yaptığı konuşmada Kemalistlerin Batıya yanaşmayacağını umduğunu söyledi.
1921 - Cemal Paşa, Münih'ten Mustafa Kemal'e yazdığı mektupta, Türkistan'da Rusya aleyhine ayaklanma çıkarmak fikrine kapılan Enver Paşa'yı delilikle suçladı.
1922 – Doğu Trakya Yunanlılar tarafından tamamen boşaltıldı…
1925 - Tekke ve zaviyelerin kapatılmasına ilişkin kanun ile Selahiyetsiz sarık ve ruhani kıyafet taşıyanların cezalandırılmasına ilişkin kanun kabul edildi...
1925 - TBMM kürsüsünün arkasındaki duvara Hakimiyet Milletindir yazısı asıldı.
1926 - Koç Uşağı İsyanı Sona Erdi. Ovacık, Hozat, Çemişgezek arasındaki bölgede vergi vermek istemeyen, askerlik ödevini yapmayan, çapulculuk yapan 450 kadar asinin çıkardığı isyan son buldu. İsyancıların büyük bölümü Şeyh Sait isyanından kaçan ve dağlara çıkan Koç Uşağı aşiretine mensup kişiler oldukları için bu isyan Koç Uşağı isyanı olarak adlandırılmıştır.
1930 - Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. 
1931 - İktisadi Buhran Vergisi Kanunu kabul edildi.
1961 - Birleşmiş Milletler'in genel sekreterliğine Birmanya'lı (diğer adlarıyla Myanmar veya Burma) eğitimci U Thant seçildi. U Thant, bu görevi 31 Aralık 1971 tarihine kadar sürdürdü.
1971 - İdamla yargılanan Mahir Çayan ve arkadaşları, İstanbul Askeri Cezaevinden tünel kazarak kaçtı.
1973 - Çukurova Üniversitesi kuruldu.
1974 - Dicle Üniversitesi kuruldu.
1982 - Anadolu Üniversitesi kuruldu.
1990 - Zonguldak'ta 43 bin maden işçisi greve başladı.
1997 - Genel nüfus sayımı ve seçmen yazımı gerçekleştirildi. Türkiye'nin nüfusu 62 milyon 865 bin 574 olarak belirlendi.
1999 - Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi PKK lideri Abdullah Öcalan için verilen idam cezasına ihtiyati tedbir kararı aldı. Mahkeme, Strasbourg'daki yargılama sonuçlanana kadar infazın ertelenmesini istedi.
2007 - İstanbul-Isparta seferini yapmakta olan, Atlasjet Havayolları'na ait MD-83 tipi yolcu uçağı, Isparta'nın Türbetepe mevkiinde düştü. Uçakta bulunan, 50 yolcu ve 7 mürettebattan kurtulan olmadı. Uçakta hayatını kaybedenler arasında 7 bilim adamı da olması kazanın nedeni konusunda kuşkular yarattı.

Günün Olayı
Tarih-i Osmani Encümeni’nin Kuruluşu

Türk Tarih Kurumunun nüvesi sayılabilecek olan Tarih-i Osmanlı Encümeni, halka millî şuur aşılanması, vatan sevgisi kazandırılması maksadıyla 30 Kasım 1909 tarihinde kurulmuştur.
Encümenin gayesi, teşkilâtı, görevleri ve üyeleri tüzüğünde belirtilmiştir. Tüzüğünü Necip Âsım (Yazıksız) tarafından hazırlanmıştır. Tüzükte ilmî ölçülere uygun bir Osmanlı tarihinin yazılamaması, vakanüvis tarihleriyle diğer özel tarihlerin birer salname mahiyetinde bulunması, muhtasar tarihlerin ise sübjektif bir nitelik taşıması nedeniyle böyle bir encümenin kurulmasının zorunlu olduğu belirtilmiş, ayrıca halka tarih bilgisi ve şuuru ile vatan sevgisi kazandırma amacı da vurgulanmıştır.. 
İlk çalışmalarına Vakanüvis Abdurrahman Şeref Bey’in Bâbıâli’deki odasında başlayan encümen bir Osmanlı tarihi yazma hazırlıklarına girişti. Baskı masrafları bizzat Sultan Mehmet Reşat tarafından karşılanacak olan tarih için görev taksimi yapılarak ilk ciltte Osmanlıların Anadolu’ya gelişi ve devletin ortaya çıkışının ele alınması, ayrıca Bizanslılarla Selçuklular hakkında bilgi verilmesi kararlaştırıldı.
Tüzüğüne göre biri başkan on iki uzmandan teşekkül eden Tarih-i Osmani Encümeni üyelerini başlangıçta hükümet seçecek, daha sonra gerektikçe yeni üyeleri encümen alacaktı. Bu üyelerden başka Osmanlı hanedanından bir fahrî üye ile yardımcı ve muhabir üyelerin bulunması öngörüldü. Encümenin üç üyeden meydana gelen yönetim kuruluna idarî ve malî işleri yürütme görevi verildi. Encümen başkanı ve üyeleri maaş almayacaktı. Padişahın özel hazinesinden yıllık 10.000 kuruşluk tahsisatı bulunan encümenin diğer gelir kaynakları kitap satışından gelecek meblağ ve yapılacak bağışlardan ibaretti. Yazılması kararlaştırılan Osmanlı tarihinin telifinde görev alanlara da ayrıca ödeme yapılacağı tüzükte belirtilmişti.
Târîh-i Osmânî Encümeni’nin ilk başkanı Vak‘anüvis Abdurrahman Şeref Bey, üyeler Ahmet Tevhid, Ahmet Refik, Ahmet Mithat Efendi, İskender Yanko Hoçi, Efdaleddin (Tekiner), Ali Seydi Bey, Diran Kelekyan, Zühdü Bey, Mehmet Ârif Bey ve Necip Âsım’dır. Daha sonra Ahmed Muhtar Paşa, Ahmet Râsim ve İbnülemin Mahmut Kemal gibi şahsiyetler de üye seçildi. 1925’te ölen Abdurrahman Şeref Bey’in yerine Ahmet Refik başkanlığa getirildi. Târîh-i Osmânî Encümeni üyeleri çeşitli vesilelerle rütbe, nişan ve madalyalarla ödüllendirildi. Osmanlı döneminde sadrazamlığa tâbi olan encümen Cumhuriyet devrinde Türk Tarih Encümeni adını aldı. Maarif Vekâleti’ne, daha sonra Telif ve Tercüme Heyeti Hars Müdürlüğü’ne bağlandı. 1927’de Maarif Vekâleti bünyesinde yeniden teşkilinden sonra Köprülü Mehmet Fuat başkanlığındaki yeni üyeler Ali Canip (Yöntem), Akçuraoğlu Yusuf, Ahmet Hamit ve Ramazan beyler oldu..
Encümenin faaliyetleri Osmanlı tarihi telifi, monografi çalışmaları ve mecmua neşri gibi başlıklar altında toplanabilir. Encümen ayrıca yurt içinde ve yurt dışında yoğun bir kaynak toplama çalışmasına girişti; halkın elinde bulunan ferman, berat, vakfiye vb. belgelerin sûretleriyle tarihî yerlerin fotoğrafları istendi.. 
1917 yılında ilk cilt yayınlanınca M. Fuad Köprülü ülkede tarih telakkisinin çok ilkel olduğunu, Osmanlı Tarihi’nin mukaddimesinin bunu açıkça gösterdiğini, İbn Haldûn’a yetişmek için bile daha uzun süre beklemek gerektiğini belirtti. Birçok eksiklik yanında en önemlisi henüz kütüphane ve arşivlerin istifadeye elverişli hale getirilmediğini söyledi. Encümen üyesi Ahmet Refik Bey de eleştirilerin haklı olduğunu belirterek; istenilen çapta bir tarih yazmak üzere iyi bir kütüphane teşkilinin gerekliliğine vurgu yaparak, uzmanlar aracılığıyla malzeme toplamanın ve Osmanlı arşiv belgelerinin neşredilmesinin gerekli olduğunu belirtti. Ayrıca yabancı dillerde yazılmış Türkler’le ilgili eser ve seyahatnamelerin tercüme edilmesini teklif etti.
Ahmed Refik Bey’in teklifi üzerine arşiv kanunuyla ilgili bilgiler toplamak üzere Abdurrahman Şeref Bey Viyana ve Berlin’e gönderildi. Ardından Sadâret Hazîne-i Evrakı bünyesinde ilk defa Tasnîf-i Vesâik-ı Târîhiyye Encümeni kuruldu ve başkanlığına Ali Emîrî Efendi getirildi. Bu arada Osmanlı Târihi’nin ilk cildi halktan rağbet gördü, ikinci cildin telifi için çalışmalar başladı ve görev taksimi yapıldı. 
Târîh-i Osmânî Encümeni ve Cumhuriyetin ilanından sonra bunun yerini alan Türk Tarih Encümeni’nin en önemli faaliyeti dergi çıkarmak oldu. 9 Şubat 1910 tarihinde neşrine karar verilen Târîh-i Osmânî Encümeni Mecmuası 1918’yılına kadar sürekli yayınlandı. 1921’den 1924’e kadar bu adla yayımlanan derginin adı 1924’de, Türk Tarih Encümeni Mecmuası’na dönüştü. Dergide yayımlanan makaleler dğnyada da ilgi gördü, bazıları yabancı dillere çevrilerek yayımlandı.
Encümenin kütüphanesi de sürekli geliştirildi. Satın alma, bağış ve becayiş yoluyla yazma ve basma 3000 kadar eser toplandı. 
Cumhuriyet döneminin ilk tarihçilerini yetiştiren, 1931 yılında kapatılan Türk Tarih Encümeni’nin yerini Mustafa Kemal’in emriyle aynı yıl oluşturulan Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti aldı. Adı 1935’te Türk Tarih Kurumu’na çevrilen bu müessese gerek on altı seri altındaki neşriyatı ve Belleten ile Belgeler adlı süreli yayınları, gerekse düzenlediği milletlerarası kongrelerle faaliyetlerini sürdürmektedir.


 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE