Tarihte bugün - Tunalı Hilmi Bey

Fazlı Köksal; gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 26 Temmuz'da yaşanan dikkat çeken olayları aktarırken, Tunalı Hilmi Bey'in hayatını anlattı...

Tarihte bugün - Tunalı Hilmi Bey

26 Temmuz

1552 - Temeşvar kalesi, Osmanlı ordusu tarafından fethedildi.
1567 – Yemen’in merkezi Sana’nın ele geçirilmesi
1774 – Rusya ile Küçük Kaynarca Barış anlaşması imzalandı.
1916 – Muş Rus işgalinden kurtarıldı
1919 - Balıkesir Kongresi başladı 
1920 - Kırklareli, Ezine, Şile, Malkara ve Lalapaşa Yunanlıların eline geçti. Yaralanan Trakya Milli Savunma Komutanı Cafer Tayyar Bey, Yunanlılardan korkan bir köylü tarafından onlara teslim edildi.
1921 - Padişah Hükümeti'nin Dışişleri Bakanı İzzet Paşa İngilizlere "Anadolu'daki ordu ve Meclis'in yüzde 65'inin Mustafa Kemal'i devirmek için hazır olduğunu Müttefiklere garanti ederim." 
1922 – Rum Patriği Metron ve Kayseri Metropoliti Trakya'daki Yunan başkomutanın huzuruna çıkarak lstanbul'u işgale davet ettiler.
1928 - Türkçülük hareketinin önde gelen isimlerinden Tunalı Hilmi Bey vefat etti
1933 - Adolf Hitler; görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol, Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Hareketi tarafından tahtından indirildi ve Mısır'dan sürgün edildi. (oğlu II. Fuad'a devretti).
1963 - Yugoslavya, Üsküp’te deprem: 1100 ölü ve 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli’nin Pülümür ilçesinde, Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2004 – Karikatürist oğuz Aral vefat etti..

Günün Portresi
Tunalı Hilmi Bey

Ankaranın göbeğinde en önemli caddelerinden birine adını veren Tunalı Hilmi Bey 1871’de Eskicuma’da (Bulgaristan) doğdu. Şehir, Tuna nehri kıyısında olduğu için, sonraki yıllarda, Hilmi Bey’e “Tunalı” lakabı takılır ve Tunalı Hilmi olarak anılmaya başlanır. Küçükken Osmanlı Rus Savaşı (93Harbi) nedeniyle ailesi ile birlikte İstanbul’a göç etti. İlkokulu Üsküdar İptidai Mektebi’nde tamamladı. Ortaokul öğrenimini Adana, Kastamonu Mülkî ve İstanbul-Fatih Askerî Rüştiyesi’nde yaptıktan sonra 1885’te Askerî Tıbbiye İdadisi ’ne girdi. Lise üçüncü sınıfındayken el yazısı ile çıkardığı haftalık “Teşvik” gazetesinin hafiyelerce ihbar edilmesiyle takibe uğradı. Ancak daha önceden gazete nüshalarını yaktığı için aleyhinde bir delil bulunamadığından hakkında işlem yapılmadı.
Askerî Tıbbiye Mektebi’nde öğrenci iken, sonradan İttihat ve Terakki Cemiyeti ile birleşen “Gizli Mektepliler” adında bir dernek kurdu. Tıbbiye’nin son sınıfında iken 1895’te Avrupa’ya kaçarak İsviçre’nin Cenevre kentine yerleşti. 22 Ekim 1985’te Jön Türklerin amaç ve hedeflerini açıklayan “Hutbe” adında on bir broşür yayımladı. Bir yandan Cenevre Üniversitesi’nin Hukuk ve Pedagoji bölümlerine devam ederken, 21 Aralık 1896’da “Osmanlı İhtilal Komitesi”ni kurdu. Bir süre gizli İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin genel sekreterliğini yaptı. 
Abdullah Cevdet ve İshak Sükuti ile birlikte “Osmanlı” gazetesini çıkardı. Bu gazetede Türkçü, milliyetçi, cumhuriyetçi fikirlere yer veriliyordu. Abdülhamit, yönetimin aleyhine yayınlarını durdurması konusunda görüşmek için kendisine Paris Sefiri Münir Paşa’yı gönderdi ise de Hilmi Bey sefirle buluşup görüşmeyi kabul etmedi.
Hilmi Bey’in direnişini kırabilmek için babası İsmail Efendi tutuklandı ve sürgün olarak gönderildiği Musul’da 1899 yılında öldü. Kardeşlerinden Faik Bey askerlikten ihraç edildi ve babasının sürgün yıllarını onunla birlikte paylaştı. Ortanca kardeşi Şükrü Bey önce Bağdat’a, sonra Basra’ya sürüldü ve orada yoksulluk içinde öldü. Büyük kardeşi Fehmi Bey baskıdan kurtulmak için önce Bulgaristan’a sonra ABD’ye kaçtı. Ailesine el uzatılması karşısında kini daha da artan Tunalı Hilmi, 1898’de İttihat ve Terakki Cemiyeti müfettişi olarak Mısır’a gitti Kahire’de “Hak” adıyla bir gazete çıkardı. Jön Türklerin bir ara Sultan II. Abdülhamid ile geçici bir anlaşma yapması üzerine, 1900’de kısa bir süre Madrit Elçiliği’nin Türkçe Başkâtipliğine atandı. Cenevre Üniversitesi’nin Pedagoji Bölümü’nden diploma aldıktan sonra 1904’te Mısır’a gitti. Bir süre Muhtelit (Karma) Mahkeme’de ve Kahire’de yayımlanan “Kanun-u Esasi” ve “Hak” gazetelerinde çalıştı.
Tunalı Hilmi Bey, İkinci Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra çıkarılan aftan yararlanarak Ağustos 1909’da yurda döndü. 1 Eylül 1909’da Karadeniz Ereğlisi Kaymakamlığı’na atandı. 1911-13 yılları arasında Bayburt ve Ordu kaymakamı olarak görevlendirildi. 1913’te Mülkiye Müfettişi olarak Musul’da görev yaptı. Temmuz 19l4’te Beykoz, Eylül 1915’te Gemlik Kaymakamı oldu. 1916’da Türkiye’ye göç eden ve sığınanların durumlarını düzenleme çalışmalarının teftişine memur edildi.
İstanbul Mebusan Meclisi’nin son dönemi için yapılan seçimlerde Bolu milletvekili oldu. Meclisin kapatılmasından sonra Heyet-i Temsiliye’nin talimatına uyarak Ankara’ya geldi ve 27 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne katıldı. Bolu ayaklanmasında TBMM Başkanlığı’nın uygun görmesiyle bölgeye gönderilerek incelemelerde bulundu. Oradan Karadeniz Ereğlisi’ne geçerek bölgenin düşman gemilerine karşı savunması çalışmalarını örgütledi; Meclis’te İrşad, Millî Eğitim, İktisat, Sağlık-Sosyal Yardım ve Tasarı komisyonla­rında çalıştı. Kanunlara numara konulması ve Millî Marşın TBMM kararıyla belirlenmesi, verdiği önergelerle kabul edildi. İkisi hitaplarda ve resmî yazışmalarda lâkap ve aşırı saygı ifadeleri­nin kaldırılmasına dair olmak üzere, on yedi kanun teklifinde bulundu. Özellikle milliyetçilik ve Türkçülük konularında Meclis kürsüde en çok konuşan milletvekillerinden biri oldu. Konuşmalarında sürekli arı Türkçeyi savundu. Bu konularda çeşitli gazete ve dergilere yazılar yazdı.
Milletvekilliği sırasında, sonraki yıllarda Atatürk devrimlerine kaynaklık edecek olan kanun teklifi ve önergeleri vermiş olmasıyla da tanınmıştır. Hilmi Bey, Zonguldak Milletvekili iken, 1928 yılında tüberküloz hastalığına yakalanarak İstanbul Şişli Etfal Hastanesi’ne yatırıldı, birkaç ay süren ve sonuç vermeyen tedavinin ardından 26 Temmuz 1928’de İstanbul’da öldü. Maçka Mezarlığı’nda toprağa verildi, mezarı daha sonra Ankara’ya Cebeci Asri Mezarlığı’na taşındı.  
Ankara’da, adının verildiği Tunalı Hilmi Caddesi’nin başındaki Kuğulu Park’ın içinde bir heykeli bulunmaktadır.
BAŞLICA ESERLERİ:
Makedonya: Mazisi - Hali - İstikbâli (1898), Peşte’den Reşit Efendi ile (1899), Rezalet Portekiz’de (1900), Rezalet Yine İspanya’da (1900), Kongre-Cevapları:  Cevabımız )1901), Kongre Nedir Nasıl Olmalıdır? (1901), Avrupa’da Tahsil (1903), Un projet d’organisation de la souverainete du peuple en Turqie (Türkiye’de Halk Hakimliği: Bir Şart - Bir Dilek, 1904; Osmanlı’da Ahali Hekimliği (1906), Evvel ve Ahir (tsz), Memiş Çavuş Büyük Millet Meclisi’nde (1923).

Güncelleme Tarihi: 27 Temmuz 2020, 11:59
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER