Tarihte Bugün - Türk Dil Bayramı

Fazlı Köksal, gazetemiz için hazırladığı Tarihte Bugün köşesinde 26 Eylül Türk Dil Bayramını yazdı

Tarihte Bugün - Türk Dil Bayramı

26 Eylül
1364 - 11.000 kişilik Osmanlı Ordusu ile 20.000 kişilik Haçlı Ordusu Sırpsındığı Savaşı'nda karşılaştı.
1930 - Adana'da Ahali Cumhuriyet Fırkası kuruldu.
1932 - Birinci Türk Dil Kurultayı başladı ve bu gün Dil Bayramı olarak kabul edildi
1947 - İngiltere, Filistinlilerle Yahudilerin kendi geleceklerine kendilerinin karar vermesi gerektiğini açıkladı; bu nedenle Filistin'i boşaltma kararı aldı.
1953 - Millet Partisinin 13 üyesi gericilik hareketlerine neden olmakla suçlanarak haklarında dava açıldı. Savcı, bu partiyi, din devletinin geri getirilmesini amaç edinmekle suçlayarak partinin kapatılmasını istedi.
1964 - Kıbrıs Türk ve Yunan alayları Kıbrıs Barış Gücü emrine verildi.
1978 - Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Jimmy Carter Türkiye'ye uygulanan ambargoyu kaldıran yasayı onayladı.
1980 - Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği Basın Danışmanı Selçuk Bakkalbaşı uğradığı silahlı saldırıda yaralandı
1990 - Millî İstihbarat Teşkilatı (MİT) eski müsteşar yardımcısı Hiram Abas, İstanbul'da Dev-Sol örgütü tarafından öldürüldü.
1999 - Ankara Ulucanlar Merkez Kapalı Cezaevi'nde düzenlenen operasyonda 10 mahkûm öldü.
2019 - İstanbul Silivri açıklarında saat 13.59'da 5,8 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. 1 kişi kalp krizi sebebiyle ölürken, 43 kişi yaralandı. 473 binada hasar meydana geldi.

Günün Olayı
Türk Dil Bayramı

Bugün 26 Eylül; Türk Dili Bayramı… 26 Eylül 1932 tarihinde gerçekleşen 1. Türk Dil Kurultayının yıldönümü  Ülkemizde kutlanan iki Türk Dil Bayramı’ndan birisi..

İngilizce kelimelerin dilimizi işgal ettiği; her cümlesine iki üç İngilizce kelime yerleştirenlerin aydın sayıldığı; çocuklara Arapça dağ, taş, yer isimleri koymanın Müslümanlık sanıldığı; sokaklarda İngilizce, Fransızca, Arapça tabelaların Türkçe tabelalardan kat kat fazla olduğu; yabancı dil öğrenmenin değil, yabancı dille eğitimin özendirildiği; kültür zenginliği diyerek 100-200 kelimelik dillerin diriltilmeye çalışıldığı bir ortamda ‘Türk Dil Bayramı’nı kutlamak hüzün verici...

Tüm bu olumsuzluklara inat Türkçe'yi sevenlere düşen görev, diline sahip çıkmaktır. Bu bayram dolayısıyla; Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, Kaşgarlı Mahmud, Ali Şir Nevai, Karamanoğlu Mehmed Bey, Yunus Emre, Şah İsmail (Hatayi), Van'i Mehmed Efendi, Necip Asım, İsmail Gaspıralı ve Ömer Seyfettin gibi Türk Dili sevdalılarını rahmet ve özlemle anıyor; Türkçe'nin hayattaki savunucularına da uzun ömürler diliyor,

Ve hepinizi, Şair Yusuf YANÇ’ın sorularına cevap aramaya davet ediyorum:


A R I Y O R U M
Yusuf YANÇ

Karamanoğlu  Mehmet Bey’ i arıyorum.
Göreniniz bileniniz,duyanınız var mı?
Bir ferman yayınlamıştı.;
       “Bu günden sonra, divanda,dergâhta,bârgâhta,mecliste,
       meydanda Türkçe’ den  başka dil konuşulmaya.” diye,
       Hatırlayanınız var mı?

Dolanın yurdun dört bir yanını,
Çarşıyı,pazarı,köyü şehiri,
Fermana uyanınız var mı?

       Nutkum tutuldu,şaşırdım merak ettim,
       Dolandığınız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
       Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

Tanıtımın demo, sunucun  spiker,
Gösteri adamının showmen, radyo sunucusunun discjokey,
Hanım ağanın, firstlady olduğuna şaşıranınız var mı?

       Dükkanın store, bakkalın market,torbasının poşet,
       Mağazanın süper, hiper,gros market,
       Ucuzluğun, damping olduğuna kananınız var mı?

İlan tahtasının billboard, sayı  tabelasının, skorboard,
Bilgi alışının brifing,bildirgenin deklârasyon,                                         
Merakın uğraşın, hobby olduğuna güleniniz var mı?

       Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
       Beldelerin girişinde welcome,
       Çıkışında, goodbye okuyanınız var mı?

Korumanın muhafızın, body guard,
Sanat ve meslek pirlerinin,duayen,
İtibarın saygınlığın, prestij olduğunu bileniniz var mı?

Sekinin alanın, platform, merkezin center,
Büyüğün mega, küçüğün mikro, sonun  final,
Özlemin hasretin, nostalji olduğunu öğreneniniz var mı? 

İş hanımızı plaza , bedestenimizi galeria,
Sergi yerlerimizi, center room ,show room,
Büyük şehirlerimizi, mega kent diye gezeniniz var mı?

       Yol üstü lokantamızın fast food,
       Yemek çeşitlerimizin menü,
       Hesabını, adisyon diye ödeyeniniz var mı?

İki katlı evinizi dubleks, üç katlı komşu evini tripleks,
Köşklerimizi villa, eşiğimizi antre,
Bahçe çiçeklerini, flora diye koklayanınız var mı ?

       Sevimlinin sempatik, sevimsizin antipatik,
       Vurguncunun spekülatör,eşkiyanın mafya,
       Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, sponsorluk diyeniniz var mı?

Mesireyi, kır gezintisini picnic,
Bilgisayarı computer,hava yastığını, air bag.,
Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, okey diye konuşanınız var mı ?

       Çarpıcı önemli haberler, flash haber,
       Yaşa,varol sevinçleri, oley oley,
       Yıldızları, star diye seyredeniniz var mı?

Vırvırık dağının tepesindeki köyde,
Cafe show levhasının altında,
Acının da acısı, kahve içeniniz var mı ?

       Toprağımızı, bayrağımızı, inancımızı çaldırmayalım derken,
       Dilimizin çalındığını, talan edildiğini,
       Özün el diline özendiğine, içiniz yananınız var mı ?

Masallarımızı, tekerlemelerimizi,ata sözlerimizi unuttuk ,
Şarkılarımızı, türkülerimizi, ninnilerimizi kaybettik,
Türkçemiz elden gidiyor, dizini döveniniz var mı?

     Karamanoğlu Mehmet Bey’i arıyorum,
    Göreniniz, bileniniz, duyanınız var mı?
    Bir ferman yayınlamıştı…
    Hayal meyal hatırlayıp da, sahip çıkanınız var mı ?
 

Sakarya Yenihaber

banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER