Tavuklu yağlı yufka

Güzel geçmesini dilediğim bir hafta sonundan daha herkese merhaba.

Bugün kalabalık aileleri bir araya getiren, Anadolu'da birçok yerde farklı isimlerle anılsa da sonucu aynı olan yöresel lezzet Tavuklu Yağlı Yufka tarifine köşemde yer veriyorum.

  İlçelerimizden biri olan Pamukova'nın çok şirin, tarım yönünden bereket taşan, sıcakkanlı ve misafirperver sakinlerinin yaşadığı bir köyü var: Cihadiye. Dedem ile babannemin doğduğu köy.

Bugün bir değişiklik yaparak liste şeklinde değil de, tarifi size yaşatarak yazmak istiyorum. Köyü ziyaret etmeden önce haber verin diye hep tembihleniriz çünkü çok misafirperver olan büyüklerimiz yemek yemeden bizleri asla göndermek istemezler. Önceden haber verilme nedeni tavukların yağlanması için besiye çekilmesi -öyle ya bu tarif için gerekli en önemli şey tavuk yağı- bunun için tavuklar kesilmeden yaklaşık bir hafta on gün özel yem ile besleniyorlar. Asla endüstriyel tavuklardan böyle bir yağ çıkmıyor. Neyse, haber verilir: "Haftaya geliyoruz." Hazırlıklar o an başlar, besiye uygun olan tavuklar alınır.

Kuru yufka olayında sıkıntı yok, marifetli büyüklerimizin elinde her daim el açması yufka bulunur.

 Tavuklar kabul günü sabah erkenden kesilir, temizlenir, bir güzel kaynatılır. Sapsarı yağı suyun üzerini 1 parmak kaplar, suyun üzerinden dikkatlice kaşık yardımı ile bir kaseye alınır. Pilav bu su ile yapılır, içine biraz haşlanmış nohut da eklenir. Pilav piştikten sonra demlenirken biraz da karabiber eklenir ve sofra bezine sarılır. Bir de erişteli, kıvamlı sıcacık bir tavuk çorbası menüye dahil edilir.

Gelelim yağlama işlemine, kuru yufkalar birkaç saat önceden su ile kıvamında ıslatılır. Yumuşayıp kendini bırakacak kadar ıslatılmalı, asla çok sulu veya kuru olmamalı. Yufkalar büyükçe bir yuvarlak tepsiye alınıp tek tek araları tavuk yağıyla yağlanıp üst üste dizilir. Üçgen parçalar çıkacak şekilde dilimleyip üçgenin uç kısımları geriye kıvrılır. Ortada açılan boşluğa demlenmiş mis gibi tavuk kokulu, dumanı üstünde pilav dökülür. Üzerine didiklenmiş tavuk parçaları ilave edilir. Masaya mis gibi köy ayranı ve turşuları eklenir. Tabaklar sıralanır, herkes dilim yufkasını tabağına alır. Pilav ve tavuk eti yufka arasına sarılıp usulünce yenir.

   Artık yeni nesil, büyüklerinden el almıyor. Oysa farkına varılamayan bir durum var ki o da hatıralar bu yemeklerle birlikte bizimle yaşıyor. Bu bir aktarım. Nesil aktarımı da şimdilik ailede bir tek bende. Çoğalması dileğiyle...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Meral gürer
Meral gürer - 1 ay Önce

Geleneklerimizi yaşatma noktasında tariflerini hikaayeleştirerek anlatman harika.

Nermin yucesoy
Nermin yucesoy - 1 ay Önce

Nasıl güzel anlamışsınız, evet eskiler yemek yemeden gondermezdi ama şimdi kalmadi artik malesef siz yaşatıyorsaniz ne mutlu size

Safiye Kazıcıoğlu
Safiye Kazıcıoğlu @Nermin yucesoy - 1 ay Önce

Yorumunuz için teşekkürler.Evet yemeğin bereketi gelen misafir ile birlikte yenilirse artar. Yapılan sohbetlerle ile de değerlenir.

Sakine usta
Sakine usta - 1 ay Önce

Cok farkli bir tarif, hic gormedim daha önce. Markette satilan yuvarlak kuru yufkalar var onlarla olur mu acaba

Duygu gül
Duygu gül - 1 ay Önce

Hayran kaldığımı soyleyebilirim yazıya

Tülay toprak
Tülay toprak - 1 ay Önce

Harikaaaaa

Sena Tekdoğan
Sena Tekdoğan - 1 ay Önce

Canım ablam, ne kadar içten yazmışsın o kadar duygulandım ki okurken. Pamukova'ya gidişlerimiz ve gelincik tarlalarından geçmemiz, büyük dayımız Şefik dayının bize hazırlattığı sofralar yengemizin ellerinden hepsini mutlulukla anımsadım :)

GÜLSEN ERKAN
GÜLSEN ERKAN - 1 ay Önce

Ellerine saglik tesekkurler

Mirac yuceer
Mirac yuceer - 1 ay Önce

Cok guzel gorunuyor