Tek adayın demokrasiye katkısı ne?

Tek adayın demokrasiye katkısı ne?

Siyasi partilerin kongre süreçleri hep heyecan verici olmuştur. Şimdilerde de bir kongre furyası var. CHP ilçe kongrelerini tamamladı. Diğer partiler henüz başlamadı.

Dün bizim gazetenin manşet haberine göre CHP de il başkan adaylığına tek isim düşünüyor.

İktidar partisi yıllardan bu yana tek adaylı kongreler yapıyor. Bu dönem de benzer bir yol izleneceği açıklandı.

Sosyal bilimlerde mutlak doğru yoktur. Başarılı olan doğru kabul ediliyorsa Adalet ve Kalkınma Partisi hep tek adaylı kongre yaptı ve hiç iktidarını kaybetmedi. Küsenler oldu ama onun yerine yeni gelenler de oldu.

CHP bu durumu örnek almış olabilir.

Çok adaylı kongreler demokrasiye renk katıyor ama partilerin küskünler ordusuna da yenileri ekleniyor. Bu açıdan bakıldığında tek adaylı kongreler parti yönetimleri açısından kolaylık sağlıyor. Elbette parti yöneticilerinden daha çok bilecek değiliz ama benim gönlüm her parti için çok adaylı kongrelerden yana.

Vurmak işi çözmez yeni soruna neden olur

Dün Sakarya’da bir kadın eski eşi tarafından vuruldu. Ayağından ya da başka yerinden vurulması değil, hatta kadın olması da değil konu. Konu insanın vurulmuş olması.

Bir insanı vurmak herhangi bir sorunu çözmez. Yeni bir sorun daha ortaya çıkarır.

Bir kişi ile aranızda husumet var. Sorunu çözemediğinizi düşünelim. Söylediğiniz her şey, yaptığınız her hareket soruna katkı sağlıyor.

Bir yuva kurulmuş. Yürümeyeceğine kanaat getirilmiş. Sonunda yuva birlikteliği sonlanmış.

Peki bundan sonra atılacak hangi adım bir kazanım sağlayabilir?

En doğru yöntem gidip saldırmak olabilir mi? Saldırınca işi çözmek mümkün olabilir mi?

Birini vurmaya teşebbüs ettiğinizde artık iş yargıya intikal etmiş. Duruma bakış açısına göre iş kan davasına dönebilir. Yıllarca sürecek ve sadece vuranla vurulanı değil ailelerin hayatını da değiştirecek faktörler ortaya çıkıyor.

Gelelim işin diğer boyutuna. Birini vurmak, savunmasız birine silah çekmek hele bir kadına üstelik de silahla saldırmak…

Sorunu çözmediği gibi…

Yeni sorun çıkardığı gibi…

Toplum nazarında izah edilebilir de değildir!

Bu şekilde olayların yaşandığı bir ilde dahi yaşamak insanlara zor gelir. Bilesiniz.

Para olmayınca kendinizi bozmayın

Ekonomik sıkıntı üst düzeye çıktı. Esnaf gerçek manada sıkıntıya düşüyor. Zaman zaman kredi kullanan, krediyi ödeyebilmek için kredi kullananlar var. Hesapları döndürmekte zorluk çekiyoruz.

İnsanların birbirine kefil olması artık hayale döndü.

Ama bu süreç içinde firmaların maliyetleri düşürmek adına kendilerini bozduklarını görüyoruz.

Krizler gelir geçer. Bazı firmalar krizden sapa sağlam çıkar. Bazı firmalar da batar. Bunun nedeni krizde kendini bozmasıdır.

Yani siz maliyetinizi düşürürken günü kurtarıyorsunuz. Ancak geleceğinizi kaybediyorsunuz. Krizde kendinizi bozarsanız krizden sonra sizin akışınız bozulur.

Her kafamızı kaldırdığımızda

Biz bir iş yerinde sıkıntı yaşadığımızda firma sahibini görmek isteriz. Bir devlet dairesinde sorun çıkarsa “müdürle görüşmek istiyorum” diye düşünürsünüz. Belediye binasında sıkıntı yaşarsanız “Başkan burada mı” diye bağırırsınız.

Sakarya’nın beklentileri söz konusu olduğunda da gözlerimiz hemen vekilleri arıyor. Sakaryaspor taraftarı geride kalan haftalarda bir açıklama yayınlayıp Sakarya Milletvekillerinin kulüp tarafından satışa sunulan formalardan almadığını dile getirdi.

Bakın işyerinde sıkıntı yaşadığınızda patronla görüşmek istersiniz ama patrona hitap diliniz dikkat çeker. Ya da devlet dairesinde sıkıntı yaşadığınızda müdüre çıkarsınız ama “Müdür bey” diye söze başlarsınız.

Belediye başkanına şikayetinizi dile getirirken söze “Sayın Başkan” diye başlarsınız.

Orada taraftarın söylediklerinde yanlış bir şey yok. Ama söyleme şekli tartışılabilir.

İkinci konu da…

Her sorun yaşadığımızda işyerinde patronu görmeli miyiz?

Her sıkıntıda başkana çıkmalı mıyız?

Her kafamızı kaldırdığımızda dilimize milletvekillerini dolmalı mıyız?

“Her konuda en üstte gördüğümüz kişilere karşı olan kredimizi ilk sıkıntıda kullanmamalıyız” diye düşünüyorum.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hakan
Hakan - 10 ay Önce

Allah akıl fikir versin. Bütün toplum cinnet yaşıyor