Tek kelimeyle rezillik

54.Yaşını kutlayan yarım asırlık bir çınar için bu başlığı atmaktan bir Sakaryalı olarak ve bu camiaya gönül vermiş bir kongre üyesi olarak utanç ve üzüntü duyduğumu sizlere açık bir şekilde ifade etmek istiyorum.

Rüstemler tesislerine ayak bastığım ilk andan itibaren kongre’de insanların gerginliği ve serin hava 35 dereceli bir yaz gününde açıkça belli oluyordu.

İlk olumsuzluk delege kartlarımızı almak için kartların olduğu yere yöneldiğim anda dikkatimi çekti.

Kimliğimi ilgili görevliye ibraz ettiğimde bana dörde bölünmüş bir A4 kağıdının 4’te 1’ine basılmış bir Sakaryaspor logolu kağıt verilmesi ve logonun altına adımın görevli tarafından el yazısı ile yazılması dikkatimi çekti.

Bu özensizlik hazırlanmayan delegasyon kartları bir kulübün kurumsal kimliği açısından yaşanmaması gereken birinci ve önemli bir utanç vesikasıdır.

İkinci olarak ipini koparanın genel kurul salonuna alındığını hayatım boyunca ilk defa gördüm. Ali Baba’nın çiftliği değil orası Sakaryaspor Genel Kurul Salonu ayıptır, yazıktır her şeyden önemlisi Sakaryaspor’un delegesine saygısızlıktır.

Bir önlem alınmaz mı?

Millet el kaldırıp indiriyor delege mi orada bulunma hakkı var mı kimse bunu kontrolünü sağlamıyor.

Geçtiğimiz genel kurul’da Sakaryaspor sevdalılarına üye olma yolu açılmıştı.

Bende üye olurken umutluydum çünkü demokratik ortamlarda genel kurullar yapacağımıza dair sevincim vardı ancak sınıfta kaldık beyler herkes kendi istediklerine göre liyakat ve kontrol mekanizması olmadan en önemlisi Sakaryaspor ile bir münasebeti olmadan bu camiaya delege oluyorsa vay bu camianın haline.

Divan teşekkül edildikten sonra Divan Kurulu Başkanı ve üyelerinin düzgün bir yönetim göstermesine müsaade etmeyen ve Sakaryaspor delegesi olmayan kişiler camiayı bu önemli dönüm noktasında sabote etmiştir.

Divan Kurulu’da şartlar ne olursa olsun bu yönetim ile sınıfta kalmıştır.

İki adet öneriyi Genel Kurul gündemine alarak daha evvel ki dönemlerde başarılı olarak çıkardıkları genel kurul yönetimlerine ne yazık ki gölge düşürmüşlerdir.

Aidat borcu olan delegelerin oy kullanması öneri olarak sunulmuş ve gündemde olmadığı halde oylamış ve kabul etmiştir.

Ancak Kulüp Tüzüğümüzün Gündem başlıklı 22. Maddesi son cümlede şöyle demektedir:

“Olağanüstü Genel Kurul toplantılarında gündeme madde ilave edilemez.”

Diğer bir husus ise tartışmayı alevlendiren dernek organlarının seçilmesinde oy verme işleminin şeklini düzenleyen 26.maddenin uygulanmaması daha doğrusu en başta tüzüğe aykırılık gerekçesi ile reddedilmemesi.

Tüzük Madde 26: “Genel Kurul toplantılarında, Başkanlık Divanı ile kurulacak komite ve komisyonların seçimi açık oyla (işaret oyu ile), organların seçimi ise gizli oyla yapılır. Kararlar, aksine karar verilmedikçe açık oyla alınır. Hiçbir kulüp üyesi, kulüp ile kendisi, eşi ve çocukları arasındaki hukuki işlem veya uyuşmazlık konusunda alınması gereken kararlarda oy kullanamaz.” denmektedir.

Nalbant ve ekibi hem yöneticilik acemiliği ve bir nebzede olsa iyi niyetinin kurbanı olurken eski yönetim ise bu yaptığı ile Sakaryaspor'un altına dinamiti döşeyip ateşe vermiştir.

Ateşin acısını şehirden çekecek olan da mevcut yönetimdir.

Bu rezillikten zararı yine gören Sakaryaspor olacaktır.

Gelelim asıl notlara ilk olarak mevcut yönetime; niyeti bilmem ama siyasi irade bir işarette bulunmuş ve kongre'de de bunu açıkça deklare etmiştir.Ancak ben bu şehirde büyükşehir belediye başkanı olacağım ve işaret ettiğim isim sabote edilecek kimse kusura bakmasın başkanın otoritesi sarsılırsa o da bu şehirde sarsılmadık adam bırakmaz.

Sn.Nalbant ve ekibine;siz 3 sene evvel delege rakibinizin elinde olmasına rağmen 9 oy ile kaybettiniz.İkinci defa bu ateşten gömleği giymeye daha zor şartlarda talip oldunuz.

Her şeyden evvel medeni cesaretinizi tebrik ederim.Ancak genel kurullarda bir gerçek vardır divanı alan seçimi alır.

Siz divana aday dahi gösteremediniz ya da daha doğrusu unuttunuz.

Bu durumu acemiliğinize veriyorz diyelim mevcut divana listeyi vermemek nasıl akla mantığa sığmayan birşeydir.Bağımsız delegede olumsuz etki yaratan bu hareketlerin ürünü işi buraya kadar getirdi.

Üstüne gergin ortam tuz biber oldu. Inşallah tekrarlanacak kongre'de aday olursanız bunları tekrarlamazsınız.

Uzun lafın kısası olan oldu diyelim ama vakit kaybı Sakaryaspor'a hem maddi hem manevi zora sokar.

Mevcut kadroyu elinde tutamazken federasyona gitmelerini de engelleyemezsin ve bu rezillikle ulusal mecrada anılmak Sakaryaspor'a zarar verdi bu da işin cabası.

Sonuçlarını ve etkilerini hep beraber göreceğiz.Ama geçmisten bugüne Sakaryaspor'u bu duruma kim düşürdüyse Allaha havale ediyorum ve biran önce normalleşmeye dönme çağrısını da bu mecradan yapıyorum.

Kalın Sağlıcakla..

 

YORUM EKLE

banner7

banner6