Tesadüfen yaşamaya devam ediyoruz sayın seyirciler

Geçtiğimiz yazın bir arkadaşım ayıptır söylemesi sütlü bir tatlı ısmarladı. Adını bile bilmediğim tatlıyı yedikten sonra zehirlendiğimi anladım. Hastanede serum falan aldıktan sonra kendime geldim. Ertesi gün arkadaşıma “Dün bir rahatsızlık yaşadın mı” dedim. “Dün beni klima çarptı. Sabaha kadar midem altüst oldu” dedi. Sonra pastaneye gidip, “Kardeşim, dün buradan yenilen şu tatlıdan şikayet oldu mu” diye sordum. Pastane sahibi “Evet! Birkaç kişi zehirlenmiş. Yaz ya. Sütlü tatlılarda bu tip aksilikler yaşanıyor. Normal yani” dedi.

Ben ölüyorum ona normal geliyor.

Neden anlattım bunu:

Dün akşam saatlerinde bir haber geldi. Bir çocuk pastaneye gidiyor. Çocuk dediğime de bakmayın 15 yaşında yani. Çocuk bir anda pastanedeki dolaptan elektrik akımına kapılıyor. Çocuk bir anda yere yığılıyor. Meğer dolapta elektrik kaçağı varmış. Şükür olsun ki çocuğun sağlık durumu iyi.

Biz de tesadüfen yaşamaya devam ediyoruz.

Hangimiz normal ki

Televizyonla pek aram yok. Onun yerine okumalar yapıyorum. Sosyal medyada geziniyorum. Hatta kelime oyunları falan oynuyorum. Sonra birden bir yerde en absürt televizyon olayına şahit oluyorum.

Şaşırıyorum, milletin benim şaşırmama şaşırmasına daha çok şaşırıyorum.

Dün bir kadın bir gündüz kuşağı programında kocasına böbreğini verdiğini ve sonra kocasının da başka bir kadınla kaçtığını söyleyip böbreğini geri istediğini açıklamış. Kocan sana böbreği geri verse işine yaramaz, kocanı değil böbreğini arıyor olman dikkate değer, kocanın yakın bir arkadaşınla kaçmış olması da konu değil, hatta kocanın Sakarya’da çıkmasına da olabilecek bir şey de…

Bu olaya hiç şaşırmadan, bu programları izleyip ekran karşısında kısır yiyen kadınlar mı normal yoksa benim gibi ağzı açık kalanlar mı?

Sahte olmayın

Partiler kongre sürecine girdi. CHP İl Kongresini yapacak, önümüzdeki günlerde. Diğer partiler de usul usul başladı kongrelerine. Kongrelerde tek aday çıkarma geleneği sanırım pek çok partide uygulanacak.

Aday olanlar da şu ya da bu şekilde bir şeyler söylemeli. Ancak Sakarya’da yüzde 1-2 oy almış bir partinin de pat diye, “Bu kongrelerde yaşanan heyecan partimizin iktidara yürüyüşünün işaretidir” tadında konuşması gerçekten komik oluyor. Söylediğinizin gerçek olmadığını bildiğiniz halde söylüyorsunuz. Sahte.

Sizi yuhalaması gerekirken alkışlayanlar oluyor külliyen sahte.

Sizin bu söylediklerinizi yazan gazetecileri kutluyorsunuz. Yazılan da kutlama da sahte…

Ne olur artık gerçekçi olun, gerçekçi olursanız belki hayalleriniz de gerçek olur.

Yol yakınken

Ferizli’de bir kesim organize sanayi bölgesi konusunda kandırıldığını iddia ediyor. OSB sevdasından vazgeçilmesi isteniyor. Tarım arazilerinin “tarım arazisi” sıfatından çıkarıldığını iddia ediyor.

İddiaya göre o bölgeye yerli otomobil yapılacağı söylenmiş. Vatandaşlar da o zaman daha özverili davranmış.

Tabi bunlar şifai şeyler. Yani yazılı bir belge yok. “Siz yeri verin. İnşallah yerli otomobil yapacağız” denmiş. Sonunda yerli otomobil bırakın Ferizli’yi Sakarya’ya uğramadı.

Oradaki arazi sahiplerinin görüşlerinin şimdiden dinlenmesinde fayda olduğunu düşünüyorum. Yoksa yıllar sonra üstünde yatırım olan arsalardan hak talep edilebiliyor.

Mesela Ferizli’den 27 kilometre ötedeki Karasu’da bu yaşanıyor.

Onun için yol yakınken uzlaşın. Sonra pabuç pahalı oluyor.

YORUM EKLE

banner22

banner21