Tesadüfen yaşıyoruz

Bayram dolayısıyla özellikle İstanbul’dan vatandaşlar sahil kenarına akın etti. Bayramda Karasu Devlet Hastanesi’ne gittim. Oradaki arkadaşlarla sohbet ediyoruz. Bir hasta geldi. Adam koronavirüs testini kazanmış. Hayata negatif teste pozitif. Kendini iyi hissetmiyor. Muayene oldu falan. Sonunda adamın aslında İstanbul’dan geldiği ve ev karantinasında olmasının kendisine söylendiği ortaya çıktı. Adama, “Senin burada ne işin var” diye sorduğumuzda gayet rahat, “Buradaki de benim evim” dedi.

Şimdi bu mantıktaki bir adamı yanımıza alıp koronavirüs ile mücadele edemeyiz. Bu adamın mantığına göre seyyar ev yaparsınız, Kemal Sunal gibi çeke çeke istediğiniz yere gidersiniz.

Bu arada hastanede görev yapan arkadaşların hiç şaşkınlık göstermemesi de dikkatimden kaçmadı. “Arkadaşlar neden yalnızca ben şaşırıyorum” dediğimde bana, “Biz bunun gibi günde on kişi görüyoruz. Sen daha ne gördün ki” dediler.

Bu tabloyu dinledikten sonra size de tesadüfen yaşıyormuşuz gibi bir his geldi mi?

Ben artık tesadüfen yaşadığımıza emin gibiyim de…

Et için kesmediniz umarım

Kurban Bayramı yaklaşırken sıklıkla derin dondurucu reklamları patlıyor. Çünkü vatandaşların büyük bir kısmı etlerini yıl boyunca saklıyor.

Ama kurbanın farklı bir anlamı var. İnfak falan… Hani et yemek için kurban kestiyseniz eyvallah kardeşim de aslında ibadet etmek için kestiyseniz bunun farklı sorumlulukları da var ya…

Hani hatırlatmak için söylemiş olayım.

Yoksa sizin kafanız benden çok daha fazla çalışıyor nasıl olsa…

Okullar dezenfekte ediliyor mu

Okulların kayıt dönemler geldi. Ama henüz okullarda eğitim verilip verilmeyeceği belli değil. Sakarya’daki öğrenci sayısı pek çok ilin toplam nüfusundan fazla. Bu durumda okulların dezenfekte edilmesi çok daha büyük önem taşıyor. Bununla ilgili topyekun bir dezenfekte hazırlığı içinde olunduğunu biliyoruz. Ancak bunun kamuoyu ile paylaşılması ve velilerin içlerinin ferahlatılması gerekli.

Sakarya’daki pek çok okulda dezenfektan üretilirken okulların elden geçirilmeyeceğini düşünmek elbette mümkün değil ama yine de bu durumun kamuoyu ile paylaşılması gerektiğini düşünüyorum.

Kim binecek demişlerdi

Seçim zamanlarında bazı projeler gündeme gelir sonrasında unutulur gider. Hatta eski siyasetçiler “Onlar nutuktur. Onlara çok bakmanıza gerek yok” derler.

Sakarya’da bir anda bisiklet kiralamanın mümkün olabileceği konuşulmaya başlandı. İlk dillendirildiğinde kimse oralı olmadı. Sonunda il merkezinde bu uygulama denendi. İnanılmaz şekilde insanların bisiklet kiralamaya ilgi gösterdiği görüldü. Bu şekilde hem doğa temiz kaldı hem de trafikte bir rahatlama oldu. Eğer bu kişiler bisiklet kiralamasaydı ya kendi araçlarını kullanacaktı ya da trafikteki toplu taşıma araçlarının yoğunluğunu artıracaktı.

Dün Sakarya’da akıllı bisiklet kiralanasının 90 bini geçtiği ile ilgili bir haber okudum. Muhtemelen bu şekilde bu sistemin maliyeti de karşılanma noktasına gelmiş.

Bu işi tutulmayan seçim vaatleri arasında bırakmayanlara teşekkür etmek lazım.

HECATİ: Sabahları kruvasan yiyen kızlar için çorba içen kızları üzdünüz…

YORUM EKLE