Tramvayın artısı eksisi

Her belediye başkanı bir eseri ile anılmak ister. Ekrem Yüce de nostaljik tramvayı Sakarya’ya kazandırmak ve bu şekilde Sakarya Tarihi’ne geçmek istiyor.

Ki önemli bir proje.

Çark Caddesi esnafı da zorlu bir süreçten geçiyor. Pandemi döneminde para kazanamadılar. Kiralar ve vergiler birikti. Önceden verilmiş çekler ve ödemeler esnafın belini büktü. Bir de süreç sonunda caddede çalışma başlarsa işlerin düşeceğini hesap ediyorlar. Süreç boyunca oluşan hasarı atlatmak için esnafın uzunca bir süre eskiden yaptığı işin iki katını yapması gerekiyor. Zaten bu süreç sonunda işlerin birden patlaması mümkün değil. Açılan işyerlerinin müşterisi eskinin de altında. Berberler bile beklenen ilgiyi görmedi. Nerede kaldı diğer esnaf…

Olağanüstü bir dönemden geçiyoruz.

Esnaf bir de caddede çalışma olursa iyice zora gireceğini düşünüyor. Çalışmanın en erken şekilde tamamlanması durumunda bile aylar sürmesi gündemde. Bu durumda da zaten var olan ekonomik sıkıntı kendini daha derinden hissettirecek.

Ama eğer proje uygulanırsa Çark Caddesi’nin cazibesi bir kat daha artacak. Zaten marka olan Çark Caddesi artık şehrin göz bebeği haline gelecek. Bu da hem esnafın hem de Sakarya’nın yararına olacak.

Bu işin belediyeye maliyeti de olacak şüphesiz. 10 milyon lirayı aşkın bir maliyetin kendini amorti etmesi de biraz zaman alabilir. Ki ticari bir yatırımın kendini amorti etmesi bile yıllar alıyor. Bu durum sadece esnaf için değil belediye için de bir mali külfet getirecek.

Ama neticesinde Sakarya, esnaf ve belediye bu işten kazançlı çıkacak gibi.

Tüm bu açıların iyi değerlendirilmesi gerektiğini ve neticede herkesin üstünde uzlaşı sağladığı bir karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Projenin ertelenmesi de dahil olmak üzere Cadde Esnafı ve Belediye Yetkililerinin bir araya gelip konuyu istişare etmeleri gerekir.

CADDER bugünden itibaren Çark Caddesi Esnafı ile bir anket düzenliyor. Ancak bu yeterli değil. Çünkü Çark Caddesi sadece esnafı ilgilendirmiyor ki! Sakarya’daki herkesi ilgilendiriyor.

Bu açıdan bakıldığında elde bir veri olabilir ama ben anket yapılması yerine diyalog kurulmasından yanayım.

Sayısal veriler günden güne değişebilir. Ama söylenen sözler daha mühimdir.

İnsanlar konuşarak anlaşır. Anketler sadece eğilimi belirler.

Kadın erkek eşitliği

Bizde iki olgu hep karıştırılıyor. “Eşitlik ve adalet…”

Eşitlik başka şeydir adalet başka. Bir işadamı ile öğrencinin aynı cep telefonu faturasını ödemesi eşitlik olabilir. Ama adalet değildir. Çiftçi ile keyfine araç kullanan kişinin mazotu aynı fiyata alması eşitliktir ama adalet değildir.

Kadın ile erkek de eşit değildir. Olmamalıdır da. Herkes yaradılış gayesine uygun davranmalıdır.

Güç doğru yerde kullanıldığında işe yarayan, yanlış ellerde ise başta sahibi olmak üzere herkese zarar veren bir şeydir. Bir reklam sloganında dediği gibi, “Kontrolsüz güç, güç değildir.”

Bayramda bile kadına şiddet konusu ile gündeme geldi Sakarya.

İnsanın insan olmasından kaynaklanan duygusal tepkileri olabilir. Ama bunun şiddete dönüşmesi hele ki sizden daha zayıf yaradılışta olanlara yönelik bir harekete çevrilmesi sizi insanlıktan uzaklaştırır.

Gerçi şimdi diyeceksiniz ki “Allah’ın dediğini yapmayan adam senin yazını okuyup da hizaya mı gelecek” ama…

Gene de toplum olarak bu konuda duyarlılığımızı göstermek zorundayız.

Unutmayalım ki fiili işleyenler kadar şiddet eylemi konusunda sessiz kalanlar da suça ortak olmaktadır.

Elimizden yazmak geliyor yazıyoruz.

Ne yapalım!

HECATİ: Mutluğa giden yolda çevirme var sanırım…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kürşat ULUĞBEY
Kürşat ULUĞBEY - 6 ay Önce

Başkanım yüreğine kalemine sağlık. Son sözünde yasaklarda balığa gitmek isteyip kollul kuvvetleri olduğu bilgisi alan, olta balıkçılarına gelsin.