Türkiye Cumhuriyetini Yönetenleri Tanımak İçin Bir Tasnif Denemesi

Türkiye Cumhuriyetini kuruluşundan bugüne kadar yönetenler çeşitli tasniflere tabi tutuldu;  sağcı-solcu, devletçi-liberal, demokrat-diktatör, aktif-pasif, milli-dış bağlantılı vb.

Devletimizi yönetenleri, eğitimlerini ve geçmişlerini gözetilerek birbirlerini takip eden şu dört dönem halinde tasnif edersek, yöneticilerimizi de ülkedeki değişimi de daha doğru değerlendirebileceğimizi düşünüyorum…

Asker Kadrolar, Savaşı Yaşayanlar, Savaşın Zorluklarını Bilenler (1923-1960)

Bu dönemdeki ilk üç Cumhurbaşkanımızın (Atatürk, İnönü, Celal Bayar) ortak özelliği Birinci Dünya Savaşını yaşamış olmaları fiilen istiklal savaşına katılmalarıdır. Üçü de birinci meclisin üyesidir. İkinci, üçüncü cumhurbaşkanımız, birinci cumhurbaşkanımız Atatürk’ün başbakanlarıdır. Bir başka deyişle ilk üç cumhurbaşkanımız devleti kuran kadronun en önde gelen temsilcileridir.

Üçü de devlet okullarında okumuşlardır…

O nedenle, bağımsızlığın, barışın, savaşın, yokluğun ne demek olduğunu yaşayarak öğrenmişlerdir…

Üçü de küçük memur çocuğudur…

Lider özellikleri ile temayüz etmişlerdir…

Üçü de partili cumhurbaşkanıdır… Güçlü lider ve güçlü kişiliklerdir… Zaman zaman Başbakanlar önde imiş gibi gözükseler de asıl belirleyici onlar olmuştur…

Bu dönemdeki Başbakanların ve bakanların büyük bölümü de aynı özellikleri taşırlar…

Teknokrat-Bürokrat Kadrolar (1965-1985)

1965-1985 yıllarına baktığımızda, bu dönemde Demirel, Ecevit, Erbakan, Türkeş ve Özal’ın öne çıktığını görüyoruz…

Ortak özellikleri; devleti tanımaları, iyi eğitim almaları, parlak kariyerleri…

Ecevit dışındakiler Liseyi devlet okullarında yatılı-burslu okumuşlar, okullarını derece ile bitirmişler…   Yine Ecevit Dışındakiler, dar gelirli ailelerin çocukları ..

Demirel, Özal ve Erbakan o yıllarda Türkiye’nin en önemli üniversitesi İTÜ’yü derece ile bitirmişler… Türkeş de Harp Okulunu ve Harp Akademisini derece ile bitirmiş…  Ecevit Robert Kolej mezunu bir gazeteci… Hepsinin yabancı dili mükemmel… Uzun yıllar yurtdışında kalmışlar…

Siyasete atılmadan hepsi devleti çok iyi tanıyor… Demirel eski DSİ Genel Müdürü… Türkeş ve Özal Başbakanlık Müsteşarlığı görevinde bulunmuşlar… Erbakan TOBB Başkanlığı yapmış,  çeşitli Bakanlıklarda danışman olarak çalışmış…  Ecevit çok genç yaşta Çalışma Bakanı olmuş… Kısacası ortak özellikleri, Başbakan veya Başbakan Yardımcısı olduklarında devlet çarkını çok iyi biliyor olmaları…

 Zekâları ve hafızaları ile sıradışı insanlar…

Tesadüfü Kadrolar (1985-2000) 

Bu dönem Erzincan eski Hal Müdürü Yıldırım Akbulut’un Başbakan olması ile başlatılabilir…  Sonra bir Alman Koleji mezunu, sermaye çevrelerine yakınlığının başbakanlığa taşıdığı bir şanslı kişi… Sonra Prof. unvanlı sarışın güzel kadın… Gafları ve potları ile kalacak hafızalarımızda… Siyasete dışarıdan montaj denemesi…

Arada dönemini kapamış 2-3 eski ismin arzı endam etmesi…

Dürüst bilinen bir politikacı yanında yetişmesine rağmen, ön plana çıkmadan sermayenin istekleri doğrultusunda siyaseti yönlendiren bir tilki politikacı…

Bu dönemdeki siyasetçilerin ortak özelliği, bürokrasiyi de siyaseti de iyi bilmemeleri… Hatta hiç bilmemeleri…

Üç Akademili (2000-2020)

Daha sonra; üç akademili [i]

Mezuniyet sonrası, birincisi ticareti ve siyaseti, ikincisi bürokrasiyi, üçüncüsü de akademik hayatı tercih etmiş…

Yıllar sonra siyasette buluşmuşlar… Birisi iktidar partisinin, diğeri ülkenin en eski partisinin, üçüncüsü de en köklü ikinci partinin başında…

80 milyonluk Büyük Türkiye, öğrenim hayatları çok başarılı olmayan, üç akademili tarafından yönetiliyor…

Meclisteki vekilleri onlar belirliyor…

İkisi yoksul aile çocuğu, üçüncüsü varlıklı aile çocuğu…  Birincisi İmam Hatip Lisesinde, ikincisi devlet lisesinde, üçüncüsü de bir özel kolejde tamamlamış orta öğrenimini… Orta öğrenimleri, iş hayatları, yabancı dil bilgileri çok farklı ama üçü de akademili…

Sebep sonuç ilişkisini sevenlerin ilgisini çekebilecek, farklı bir tasnif denemesi olduğunu düşünüyorum…

Tabii bu dört ana dönemin içinde yer yer kısa süreli darbeler, darbeciler dönemleri olduğunu da belirtmek gerek…

 

[i] İktisadi Ticari Akademileri 1960-1980 yıllarında var olan Lisans ve Yüksek Lisans eğitimi veren öğrenim Kurumları… Daha sonra Üniversitelere bağlanarak İktisadi Ticari Bilimler Fakültelerine dönüştüler… Ben de Akademi mezunuyum… İstisnalar dışında, doktor, mühendis, hukukçu olacak puanı alamayanlar Akademiyi tercih ederlerdi…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Turgut TUNÇBİLEK
Turgut TUNÇBİLEK - 1 ay Önce

Güzel bir tasnif .
Değeri minimum dan en değerli duruma getiren ilk grubu her zaman minnetle anmak gerekir

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 1 ay Önce

Sevgili Başkanım 2000-2020 yılları arasındaki yönetimin kariyerleri karanlık olduğu için açıkça yazmadınız heralde.genede çok güzel yazı teşekkür ediyorum.

Mehmet Kazmaz
Mehmet Kazmaz - 1 ay Önce

Son 20 yıl eksikmi banamı öyle geldi Fazlı abi.

Yıldırım Dağdaş
Yıldırım Dağdaş - 1 ay Önce

Liderleri tanımayanlar içinde tanıyanlar için de güzel bilgiler verildiği için teşekkürler

Cengiz
Cengiz - 1 ay Önce

Siyasetin geçmişini anlamak için güzel bir yazı olmuş

Özen Mendil
Özen Mendil - 1 ay Önce