Türkiye’siz düzen olmaz


Benim, başlıkta olan bu kanına, bir tek Türkiye içinde değil, dünya içinde nefes alan hiç kimse, hiç bir şekilde itiraz etmez, edemez. İster sağcı olun, ister solcu. İster Müslüman olun, ister Yahudi. İster tüm dünyanın sahibi olan, yüce Allah’a tapın, ister duvara, taşa. İster al bayrak için mücadele edin, ister Amerika bayrağı için, ister Almanya, Hollanda, Fransa bayrağı ya da ister Rusya, İran, İsrail bayrağı için mücadele edin. Ancak bu dünyada, Türkiye’siz bir düzen, asla ama asla kuramazsınız. 
Aman ha! Sakın yanlış anlaşılmasın. Ben bunları, ne Türkiye’yi övmek için kaleme alıyorum, nede ülkemizi dev aynasında göstermek için. Aksine, birisi bana; “Dünyanın dev gücü, Türkiye.’’ dese, hem şiddet ile karşı çıktiğim gibi, kahkahalar ile gülerim. Şuan dünya düzeni değişiyor olsa, Türkiye’nin özgüveni, yüz yıl sonra yeniden yükleniyor olsa ve güç dengeleri, yavaş yavaş farklı bir hal alıyor olsa da, şu gün için, dünyanın en büyük gücü, ne yazık ki hala Amerika’dır. 
Keza geçen yıl, ağustos ayı içinde, ABD Başkanı Trump, ülkemizi tehdit eden, atmış olduğum bir iki twet ile birlikte, ekonomimizi mahvettiği, yolumuza taş koyduğu ve ülkenin her noktasını toz duman ettiği, açık ve nettir. 
Lütfen artık hiç kimse, bugünün Türkiye’si için, pembe tablo çizmeye kalkmasın. Kabul edelim ki; şu gün Türkiye, çok ciddi ve ülkede nefes alan, her insanın belini büken, çok büyük bir ekonomik kriz yaşıyor. Kabul edelim ki; bugün vatandaşın cebinde yangın var. Cebinde yangın olan vatandaş, elektrik faturasına gelen %14 küsür zamla birlikte, hem üzüldü, hem kalbi kırıldı, hem de haklı olarak çok ama çok öfkeli. 
Bütün bunları kabul ediyor iken, yine kabul edelim ki; Türkiye yüz yıl sonra, yeni, daha doğrusu öz kimliğine geri dönüyor. Türkiye, yüz yıl boyunca, ayağına takılan prangaları, birer ikişer sökmeye çalışıyor. Türkiye, 40 yıl boyunca, tüm bedenine sızıp, bütün organlarına zarar veren, FETÖ’yü temizlemeye uğraşıyor. Türkiye, sınırlarında kurulmak istenilen, terör devletinin farkında olup, ABD’ye rağmen, 9 ekim günü, saat tam 16’da, Cumhurbaşkanımızın, tarihi emriyle, askerimiz, Fırat’ın doğusuna girdi ve sınırlarımızı terörden temizlemeye kalktı ve barış pınarı harekatı başladıktan, sadece bir hafta sonra, YPG’yi, geri çekti.  
Her ne kadar, içimizden birileri, üstünü örtüp, inkar etmeye çalışsa da, bütün bu gerçekleri, tüm dünya biliyor. Bunları bildiği için de, Türkiye’nin içini karıştırıp, Türkiye’yi kendi iç gündemine hapsederek, düzen masasında, elimizi zayıflatmak istiyor. Ve şuan, yeni bir düzen inşa edilen, o masada güçlü bir şekilde ülkemize darbeler vurarak, masadan kaldırıp, ülkemizi, bir kağıt parçası misali, masanın ayağına koyup, dengeyi sağlamak istiyor. Çünkü biliyorlar, Türkiye olmadan, asla bir düzen olmayacağını. Biliyorlar, bölgesel olarak, Türkiye’nin ne kadar değerli olduğunu. Ve biliyorlar, kağıt parçası olsa bile, denge kurucu olduğumuzu. 
Lakin ben; o masada güçlü oturmak, ben; başıma ne gelirse gelsin, düzen kurucu olmak ve ben; yoksul, sefil kalsam da, dünyaya adaleti haykırmak istiyorum. Peki ya siz? 
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Engin Karakaş
Engin Karakaş - 3 hafta Önce

Muazzam yazı olmuş. Konumumuzu bilelim, temkinli yürüyelim. Allah'ın izniyle aşarız zorlukları.

Aslan Akgül
Aslan Akgül - 2 hafta Önce

Güzel bir konuyu dile getirerek yazmışsın Tebrikler içerde ve dışarda ülkemizin itibarını kazanılan başarıları gölgelemek isteyen ve bunlara taşeronluk yapan hainleri görüyoruz ALLAH BUNLARA FIRSAT VERMESİN. Rabbim Ordumuzu vatanımızı Mehmetciklerimizi korusun zafere ulaştırsın

banner7

banner6