Türköne dosyası titizlikle incelenmelidir

Geçtiğimiz haftanın en çok konuşulan konularından birisi de FETÖ Sanığı Mümtazer Türköne’nin tahliye edilmeseydi… Mümtazer Türköne hakkında 1.Kasım.2009 tarihinde  “Bay Türkdöne” başlıklı bir yazı yayımlamıştım… 15 Temmuz darbe girişimi sonrası, darbenin nasıl göstere göstere geldiğini anlatmak için bu yazıyı yeniden yayımlamayı düşündüm… Ama düşene vurmak yakışmazdı… Yayımlamadım… Mümtazer Türköne tahliye olunca yazıyı yeniden yayımlamak farz oldu…

İşte o yazı;

“BAY TÜRKDÖNE

01.11.2009

Tüm dönekler devrimcilerden çıkacak değil ya, bu da ülkücülerin "DÖNEK"i...

Bay Türkdöne 29.Ekim.2009 günü, yani Cumhuriyet Bayramı’nda Zaman'daki köşesinde "Bizim bir Nizam-ı Cedit ordusuna ihtiyacımız var." başlıklı bir yazı yazmış...

Belli güçler sanki 29.Ekim.2009'u Türkiye Cumhuriyetine, Türk Devletine, Türklüğe Taarruz'un başlangıcı olarak seçmişler.. Seven Nişanyan Taraf'da “Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi”ne saldırıyor, Türkdöne Türk Ordusunu kaldırmaktan bahsediyor... Ve bazı gazetelerde aynı sertlikte olmasa da aynı doğrultuda onlarca yazı...

Türkdöne ilginç bir adam... 1980 öncesi Ülkü Ocakları genel yönetim kurulu üyesi... 1990'da terörle mücadelenin en radikal döneminde Tansu Çiller'in danışmanı... Tansu Çiller'in Abdullah Çatlı için söylediği " Bu Ülke için Kurşun Yiyen de Kurşun Atan da değerlidir" sözünün metin yazarı... Ve şimdi Ordu düşmanı...

Belli ki talimatları Okyanus ötesinden alan bir "DÖNEK"... Tüm dönekler devrimcilerden çıkacak değil ya, bu da ülkücülerin "DÖNEK"i...

Değişim hayatın kuralıdır. İnsanların zaman içerisinde fikirlerinin değişmesinden doğal ne olabilir. Ama ani ve 180 derecelik dönüşler beni ürkütüyor...

Bu "Dönek" dediklerimiz aslında değişmedi mi acaba? Diye kendi kendime soruyorum zaman zaman...

Cengiz Çandar Filistin kamplarındayken, Hasan Cemal darbe girişimlerinde yer alırken, Türkdöne Ülkü Ocaklarında görev yaparken de “Okyanus Ötesi”nden talimat mı alıyorlardı? Sorusu beynimi kurcalıyor.

Gelelim Türkdöne’nin yazısının son paragrafına ve yazıya ilişkin düşüncelerime...

Türkdöne şöyle diyor;

""Gerçek" olduğu ortaya çıkan belge, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin vatanı ve milleti ile bölünmez bütünlüğüne karşı, bugüne kadar ortaya çıkartılmış en ciddi tehdidin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin içinden geldiğini gösteriyor. Bu tehdidin ortadan kalkması için cuntacıların ordudan ayıklanması yetmez. Bu belgenin hazırlanması emrini veren Genelkurmay İkinci Başkanı'nın başında bulunduğu hiyerarşinin tamamının görevden alınması da yetmez. Hatta ve hatta bu kurumsal yapıyı sürdürebilmek ve skandalı örtbas etmek için kendi itibarını riske eden Genelkurmay Başkanı'nın istifa etmesi bile bu tehdidi ortadan kaldırmaz. Türk askerinin şerefini, ülkemizin güvenliğini, Türkiye'nin birliğini, halkın hukukunu, devletin bekasını koruyabilmek için bu "kurumsal yapı"ya son vermemiz ve yeni bir ordu kurmamız lâzım. Bizim bir Nizam-ı Cedit ordusuna ihtiyacımız var. "

Nizam- Cedit benzetmesi boşuna değil... Ne demek Nizamı Cedit: Yeni Düzen... Yeni Dünya Düzeni kurulmaya çalışılmıyor mu? Ulus Devleti reddeden ABD - daha doğrusu Küresel Şirketler- merkezli “Yeni Dünya Düzeni”nde ulus devletlerin milli ordusu olabilir mi? Bu düzenin savunucularının yeni düzene uygun bir ordu istemelerinden daha mantıklı ne olabilir...

Yeniçeri Ocağı benzetmelerinin temelinde Yeniçeri Ocağının Bektaşi tarikatına bağlı olmasının da payı var... Bunlara göre Türk Ordusunun mensupları “Laiklik Tarikatı”nın mensubu... Sırf bu nedenle yok edilmeleri gerekir diye düşünüyorlar.

Yalnız bir soru var; Nizamı Cedit kurulurken, dayandığı hazır eğitimli bir grup vardı... Bunların kuracakları ordunun nüvesini hangi silahlı grup oluşturacak?

Yeniçeri Ocağının kışlalarını top ateşine tutacak başka silahlı kuvvetler vardı. TSK'nın kışlalarını kim top ateşine tutacak. Yoksa dağdan indirecekleri PKK mı?

Not: Bunları yazmak TSK’nın hiçbir hatasının olmadığını iddia etmek anlamına gelmez. Diğer kurumlarımız kadar olmasa da ordumuzun da pek çok hatası vardır. Ama bu hatalar Ordumuza haksız ve insafsız bir şekilde saldırılmasını gerektirmez.”

Bir Cumhuriyet Bayramı yazısında, cumhuriyetin kurucu unsuru Türk Silahlı Kuvvetlerine savaş açan Mümtazer Türköne’nin söz konusu yazısındaki öngörüleri –Okyanus ötesinden aldığı bilgiler mi desek? – gerçekleşti… TSK’nın, daha doğrusu Türkiye’nin “Kozmik Oda”sına girildi… Türk Ordusunun en seçkin subayları kumpaslarla hapse atıldı… Ve 15 Temmuz 2016 günü bir kısım FETÖ’cü TSK mensubu, TBMM’ni bombaladılar, halka silah doğrulttular, silah arkadaşlarına silah çektiler… Darbe başarılı olsaydı “Nizam-ı Cedit ordusu” kurulacaktı…

Evet, Mümtaz'er Türköne'nin davası tekraren ve titizlikle değerlendirilmelidir… Tüm yazdıkları ve yazdıklarının arka planı da gözetilerek…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Özlem Ecemsu Kara
Özlem Ecemsu Kara - 1 ay Önce

Sizin, Bu Genel ve Adaletli Bakış Açınız Beni Derinden Etkiliyor. Sizi, Tanıdığım İçin Son Derece Mutluyum. Müthiş Bir Öngörü Yeteneğiniz Mevcut. Devlet Bünyesinde, Sizler Gibi Perdeyi Bu Kadar Net Okuyan Kişiliklere Çok İhtiyaç Var. Bu Noktada, Sadece Belirli ve Sınırlı Kalmanız da Açıkçası Beni Fazlası İle Üzüyor. Paylaşımınız ve Değerlendirmeniz İçin, Bizleri Aydınlattığınız İçin Yürekten, Sonsuz Sevgi ve Saygılarımı Sunarım. Hürmetler Sayın Müfettişim.

Selçuk Mete Darıcı
Selçuk Mete Darıcı - 1 ay Önce

Bahçeli içinde bir yazı yazmak lazım, son dönek olarak.

ZÜHTÜ KIYISIN
ZÜHTÜ KIYISIN - 1 ay Önce

Güzel bir yazı olmuş. Aynı görüşteyim.

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 1 ay Önce

Başkanım ağzınıza yüreğine sağlık bu işin içinde Devlet Bahçeli de olabilirmi Türköneye sahip çıktığına göre.

Muharrem Beşir
Muharrem Beşir - 1 ay Önce

Bu yazıdan başka söylenecek bir. Şey yok Buların ülke ile ülkü ile. Alakaları olmayan malukatlardır

Kenan Çatalbaş
Kenan Çatalbaş @Muharrem Beşir - 1 ay Önce

Başınız sağolsun, Allah rahmet eylesin, Annemizin mekanı cennet olsun

Musa can
Musa can - 1 ay Önce

Baskan hepsoni dile getirmissin açıkça bellki okyanus ötesi kopeklerin affedersin baskan buna layik olduklarindan yazdım .Peki buna kefil olup hspisten cikarmak ne demek bunu anlamış degilim

Atanur Yılmaz
Atanur Yılmaz - 1 ay Önce

Başkanım kaleminize sağlık.

Memo
Memo - 1 ay Önce

Aynı görüşeyim.. Aklın yolu bir. Gün geçmiyor ki göz göre göre aklımızla dalga geçilmesin