“Turnusol Kağıdı”nın Tanıttıkları

Geçen Cumartesi yayımlanan “Turnusol Kâğıdı” başlıklı yazımda; “Türkiye’de bir kısım aydının(!) Türk’e, Türk Dünyası’na bakışında bir çarpıklık var… Bu çarpıklık milli konular gündeme geldiğinde daha belirgin bir hal alıyor… İnsanların Azerbaycan-Ermenistan savaşına bakışı da onları tanımamıza yarayan turnusol kâğıdına dönüştü...” demiştim…

Geçtiğimiz birkaç gün içinde bu konuda bazıları Azerbaycan konusundaki açıklamalarıyla gerçek renklerini ortaya koydular…

    Bilindiği üzere Azerbaycan toprağı olan Karabağ Şubat 1988-Mayıs 1994 tarihleri arasında süren savaş sonucu Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Savaş süresince Hocalı soykırımı gibi büyük acılar yaşanmıştır. Gerek bu süreçte, gerek savaş sonrasında bir milyon civarında Azeri işgal edilen bölgeden Dağlık Karabağ dışındaki Azerbaycan Cumhuriyeti topraklarına, 230.000 civarında Ermeni de Azerbaycan Cumhuriyeti'nden Ermenistan’a ve Dağlık Karabağ'a göç etmiştir. Yani bir bakıma Dağlık Karabağ Ermenileştirilmeye çalışılmıştır.

     Rusya’nın Ermenistan’dan yana tavır alması, Ermenistan Ordusunda SSCB ordusunda deneyim kazanmış deneyimli subayların görev yapması, hepsinden önemlisi Ermenistan karşısında başarısız olan Süret Hüseyinov’un Elçibey’e karşı isyan etmesinin ve bu isyanın başarılı ulaşmasının ülkede ve ordu içerisindeki karışıklıklara neden olması gibi nedenler Azerbaycan’ın savaşta mağlup olmasına yol açtı… Bunun sonucunda 1994 yılında Ateşkes anlaşması imzalandı… Ermenistan’ın Dağlık Karabağ’dan fiili işgali bu güne kadar sürdü…

        1994’den sonra Kaşif Kozinoğlu, Levent Göktaş ve Engin Alan gibi Türk Silahlı Kuvvetlerinin değerli komutanları Azerbaycan Askerlerini eğitmesi sonucu Azerbaycan Ordusu ciddi bir güç kazandı… Bu komutanların Ergenekon kumpası ile hedef alınması tesadüf müydü sanıyorsunuz?

        1994’den bu yana Dağlık Karabağ’daki fiili işgale karşı tek laf etmeyenler, soykırım boyutundaki Hocalı Katliamına tepki göstermeyenler, “Hepimiz Ermeni’yiz” pankartlarıyla sokaklara dökülenler, Azerbaycan ordusu Ermeni güçlerine karşı galip gelmeye, onları işgal ettikleri topraklardan def etmeye başlayınca, barış havarisi kesildiler… “Savaşa Hayır”, “Hemen Ateşkes”, “Barış”, “Türkiye savaş kışkırtıcısı olmasın” gibi nutuklar atmaya başladılar…

HDP’nin tavrı ve açıklamaları malum… Onlar kendilerinden bekleneni yapıyorlar…

       CHP Kurumsal olarak Azerbaycan’ın yanında dururken iki CHP’li yetkilinin ters çıkışları tepki aldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Emekli Büyükelçi Ahmet Ünal Çeviköz’ün “Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor"  şeklindeki beyanatı ne milli çıkarlara, ne de beyefendinin sahip olması gereken diplomatik üslupla bağdaştırılabilirdi.

       

     PKK’nın Ermenistan saflarında savaşmasından hiç bahsedilmemesi de daha düşündürücüdür. Türkiye’nin Azerbaycan’a silah yardımı yapmasını Atatürk’ün partisinin Genel Başkan Yardımcısı nasıl eleştirebilir? Söylentilere göre demeç verebilirdi? Bu açıklamalar kime yarar hiç düşünmez mi? Bu zatın 2001-2004 yılları arasında Türkiye Cumhuriyetinin Bakü Büyükelçiliğini yapmış olması konuyu daha düşündürücü hale getiriyor…

          Türkiye Cumhuriyetini kuran partinin başka bir milletvekilinin, İlhan Cihaner'in 'Gelecek İçin Biz' grubu tarafından yapılan açıklamada; “Azerbaycan'ın ve Ermenistan'ın yoksul çocuklarının hayatları, iktidarlarını savaş çığırtkanlıkları ve düşman üretme üzerine kuran siyaset elitlerinin tercihlerine feda edilemez” ifadesine yer verilmesi daha da düşündürücüydü…

İster istemez “CHP nereye?” diye sormadan edemiyor insan…

Aydın olmayı Türk’e Türkün çıkarlarına karşı olmak sanan, hiçbir zaman “Biz Türk’üz” diyemeyen ama “Biz Ermeni’yiz” diye sokaklara dökülenler de malum tavırlarını sergilediler…

        Bunlardan yalnızca birinden bahsedeceğim yalnızca… İslamcı-Kürtçü gelenekten gelen Levent Gültekin bir tv programında  "Bir kere Azerbaycan devlet mi? Bir de bu var, bunu soralım. Azerbaycan bir aşiret, Demokrasisi yok. Hukuku yok. Bir otoriter yönetim var. Seçim yok. Paranın üzerinde yüzüyorlar. Bugüne kadar adam gibi bir devlet kurmamışsın. 30 yıl önce senin toprakların işgal edilmiş." diyerek Ermenistan'a destek verdi. Levent Gültekin bugüne kadar herhangi bir Arap krallığını, şeyhliğini, demokrasisi, hukuku olmadığı, otoriter yönetimi olduğu için zenginliği eşit dağıtımının yapılmadığı için eleştirdi mi? Oysa Arap krallarının, şeyhlerinin, diktatörlerinin hepsinde bu olumsuzluklarının tamamı vardır… Keza Barzani’de de…

“Azerbaycan devlet değil aşiret” demek, yalnızca Azerbaycan devletine hakaret değil, gerçekleri tersyüz etmektir.

Azerbaycan; Selçuklulardan, Akkoyunlulardan, Karakoyunlulardan, Sirvanşahlardan, Safevilerden, Kaçarlardan devraldığı bir devlet geleneğinin mirasçısıdır…

Azerbaycan Cumhuriyeti; 28 Mayıs 1918 tarihinde Doğu’da kurulmuş ilk Cumhuriyetlerden birisidir. Daha sonra 28 Nisan 1920’de Sosyalist Azerbaycan Cumhuriyeti… 30 Ağustos 1991’de de Bağımsız Azerbaycan Cumhuriyeti…

        Okuma yazma oranının yüksekliğiyle, tiyatroları ve operalarıyla, Üzeyir Hacıbekov, Zeynep Hanlarova, Bahtiyar Vahapzade, Ahmet Cevad gibi sanatçıları ile yüksek bir kültürün temsilcisi olan Azerbaycan’ın devletliğini tartışmak Levent Gültekin haddine midir?

Levent Gültekin’in bu çıkışı ile Mesrur Barzani’nin Ermenistan yanlısı tavrı arasında ilişki var mıdır? Bilmiyorum…

Bildiğim şu ki; sözde aydınlar ne derse desin, biz iki devlet bir milletiz…

Yazıma Karabağ ile ilgili bir anekdot ile nokta koymak istiyorum…

       1920'de Kızıl Ordu temsilcilerini Bakü'ye çağıran ve Azerbaycan'ın bağımsızlığını sona erdiren Ali Haydar Karayev, parlamentoda Karabağ'ın Ermenilere verilmesini teklif eder... Neriman Nerimanov, bu iğrenç teklife: "Ali Haydar! Karabağ senin g.tün değildir her gelene veresin!" diye tarihi bir cevap verir.

Evet, gerek Karabağ gerekse herhangi bir karış Türk toprağı ne Haydar Karayev’in ne de sözde aydınların g.tü değildir…

YORUM EKLE
YORUMLAR
TANER üNAL
TANER üNAL - 2 hafta Önce

Mükemmel bir yazı olmuş tebrik ederim Sevgiler Selamlar

Durhasan KOCA
Durhasan KOCA - 2 hafta Önce

Eline, yüreğine, kalemine sağlık, Sizi kutlarım. Selamlar, Saygılar.

Ali Peker
Ali Peker - 2 hafta Önce

Unutulmaması ve dikkate değer olayları mükemmel işlenmiş. Teşekküe ederiz.

Hasan uğur
Hasan uğur - 2 hafta Önce

Kalemine ve emeğine sağlık iki devlet bir milletiz ülkümüz birdir

Sedat Erdem
Sedat Erdem - 2 hafta Önce

Çok teşekkür ederim aydınlatıcı bilgileriniz için..

Selahattin Coşkun
Selahattin Coşkun - 2 hafta Önce

Başkanım bu Ülkede o kadar hayin ve ermeni uşağı varki lanet olsun onlara lanet olsun onlara desdek olanlara.Azerbeycan bir Türk devletidir kimsenin haddine değil eleştirmek bende onları ne Millet vekili nede Türk olarak görmüyorum zaten.NE MUTLU TÜRK DİYENE

Nevzat Coşkun
Nevzat Coşkun - 2 hafta Önce

Emperyalizm vazgeçmez !!!!

NECDET
NECDET - 2 hafta Önce

Yüreğine sağlık. Hepimiz ermeniyiz diyenler bir gerçeği yüzümüze karşı söyledikleri halde, deve kuşu gibi kafasini kuma gömen bir sürü aydın geçinen insanlar var bu ülkede.