Turnusol Kâğıdı

Türkiye’de bir kısım aydının(!) Türk’e, Türk Dünyası’na bakışında bir çarpıklık var… Bu çarpıklık milli konular gündeme geldiğinde daha belirgin bir hal alıyor…

İnsanların Azerbaycan-Ermenistan savaşına bakışı da onları tanımamıza yarayan turnusol kâğıdına dönüştü...

Bu ülkeyle bütün bağı, Siyasi Partiler kanunun açıklarından yararlanarak TBMM’de kendine yer bulan PKK’nın siyasi destekçisi HDP, Azerbaycan-Ermenistan savaşında da gayri millî tavrını sürdürdü. AK Parti, CHP, MHP ve İYİ Parti TBMM grupları ortak bildiri yayımlayarak, Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik saldırısını kınarken, HDP her milli konuda olduğu gibi bu kez de bildiriyi imzalamadı. Hatta bazı HDP milletvekilleri Türkiye’yi savaşı kışkırtmakla suçladılar…

HDP’nin tavrını, bellidir, ne yapsa yeridir der geçeriz. Ama Türkiye Cumhuriyetini kuran partinin genel başkan yardımcısının “Maalesef gelen haberlerde, Türkiye'den Azerbaycan'a silah yardımı yapıldığı ve söylentilere göre cihatçı grupların da Azerbaycan'a gönderildiği ifade ediliyor" şeklindeki zanna, söylentiye dayalı demeç vermesini gerçekten anlayamıyorum…

Sosyal Medyada “Azerbaycan'a gittiniz mi?” etiketi açtı birileri… Bu etiket üzerinden Azerbaycan’a saldırdılar… Azerbaycan’a gitmemek Azerbaycan’a destek vermeye engel gibiymiş gibi… İçlerinde Muhtemelen Bolivya’yı harita gönderemeyecek olmalarına rağmen profilinde Che Guevera fotoğrafı olanlar vardı…

Azerbaycanılar Türk mü? Diye saçmalayanlar vardı.  Bu saçmalığa Azerbaycan Türkü Bahtiyar Vahapzade “Ben Türküm” şiirinde nasıl cevap veriyor;

“Eslimi, neslimi tanıyıram men,

Garışıg deyilem, özümden hürkem.

Sen kimsen, sen nesen, özün bilersen,

Men ilk gaynaşımdan Türk oğlu Türkem!”

 “Azerbaycan halkı Türkleri sevmiyor, Türk vatandaşlarına, iş adamlarına ne zorluklar çıkarıyorlar”.  Diyenler vardı. SSCB yıkılınca Türk Devletlerine akbabalar gibi üşüşen, her türlü dalavereyi çeviren oraları soyup soğana çeviren “Türk” iş adamlarını unutarak… Onların her işine karışan, kardeş olarak görmeyip, yönetilecek devletler olarak gören siyasileri, “Onlar şii, biz sünniyiz” diye  Azerbaycan’ı İran’ın kucağına yitmek isteyen devlet adamlarını (!),  onları yabancı gibi gören bürokratları, Kuzey ve Güney Azerbaycan Türklüğünün çok değer verdiği Şah İsmail’i küçültücü ifadelere ders kitaplarında hâlâ yer verilmesini görmezden gelerek, Azerbaycan’ı ve diğer Türk Devletlerini suçlamak hangi gerekçe ile izah edilebilir?

Türkiye’nin resmen böyle bir talebi olup olmadığını sorgulamadan, “biz Karabağ için ne yaptık” diye düşünmeden, Bazı Türk Milletvekillerinin Avrupa Parlamentosunda Azerbaycan aleyhindeki bir karara olumlu oy kullandıklarını hatırlamadan, Sarkisyan’ın isteği üzerine Bursa Stadında Azerbaycan bayraklarının toplanıp çöpe atıldığını unutarak   “Azerbaycan KKTC’yi tanımıyor” diyenlerin bu tavrı art niyetli değilse bile aptalcadır…

Sanki Ermenistan dünyanın en demokrat ülkesiymiş gibi Aliyev ve eşinin diktatör olduğunu iddia ederek, Ermenistan’a destek çıkanlar, uluslararası mücadelede haklı olmakla rejim arasında ilişki olmadığını bilmezler mi? Kaldı ki "Qoy Uca Tanrı hər bir azərbaycanlıya müqəddəs Qarabağ torpağını öpməyi nəsib etsin!" diyebilme milli duyarlılığını gösteren Mihriban Aliyava’ya “Ne Mutlu Türküm Diyene” herkesin saygı duyması gerektiğini düşünüyorum…

“Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kaderi de bizim kaderimizdir.” Diyen Atatürk’e rağmen , “Bir millet iki milletmiş! Hadi canım sen de!”  diyen Atatürkçülerin varlığına şahit olunca, bunların  Atatürk’ü de tanımadığını görüyor üzülüyorsunuz…

Azerbaycan- Ermenistan savaşında Ermenistan’ı destekleyenler muhatabım bile değil…   Ama “savaşa karşıyım” demenin, “Karabağ Ermeni Toprağı olsun” demekle eşdeğer olduğunu görmeyen, sözde aydınlara sormak isterim;

 “Türküm bu açıdan kendimi mutlu hissediyorum” diyen Resulzade’yi bilir misiniz?

Atatürk’ün esgeri Elçibey’i duymadınız mı?

Türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden Fuzuli'yi okumadınız mı?

Genceli Nizami'yi bilir misiniz?

Üzeyir Hacıbeyov’un, Zeynep Hanlarova’nın Türk kültürüne katkılarından haberdar mısınız?

Ahmet Cevat’ın bestelediği Çırpınırdı Karadeniz’i hiç dinlemediniz mi?

Atatürk'ün yakın arkadaşları, Yusuf Akçora, Ahmet Ağaoğlu kim bilir misiniz?

Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva’nın Soma felaketinden sonra Soma’ya TC Milletvekillerinden daha fazla gittiğini, maaşını felaketzedelere bağışladığını ne çabuk unuttunuz…

Sizin kafanızla; Atatürk'ün Cumhurbaşkanı olmasını engellemek için "Türkiye Cumhuriyeti Sınırları dışında doğanlar Cumhurbaşkanı olamaz" diye kanun teklifi veren Atatürk Düşmanının kafası arasında fark var mı?

Siz ne derseniz deyin; Biz iki devlet bir milletiz…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Gülten Akkaya
Gülten Akkaya - 4 hafta Önce

Kaleminize sağlık. Keşke herkes bu yazıyı okuyabilse.

Necdet ilhan
Necdet ilhan - 4 hafta Önce

Tüm yazılarını severek okuyorum. Eline emeğin e sağlık.

Yusuf Çolak
Yusuf Çolak - 4 hafta Önce

Eline kalemi ne sağlık Ne mutlu Türküm kelimesini söyleyemeyen lere kapak olsun.Bu milletin içerisinde her zaman sırtımız dan vuracak sırtlanlar vardır.

Mehmet DENİZ
Mehmet DENİZ - 3 hafta Önce

Tebrik ediyorum. Eline yüreğine sağlık.

Musa can
Musa can - 4 hafta Önce

Bsskanim ya karabağ ya ölüm baska yolu yok bunun kim edersedesin bunu sahte Ataturkcülerde pkk nin siyasi ayagi da

Yıldırım Dağdaş
Yıldırım Dağdaş - 4 hafta Önce

Çok güzel bir konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkürler.

M.ihsan Uzun
M.ihsan Uzun - 3 hafta Önce

Bunlar zavallı aydıncıklar.Sulandırılmış sosyalist zihniyetli ucube bunlar.Gündemde tutup da meşhur etmeyelim.

İbrahim Soydemir
İbrahim Soydemir - 3 hafta Önce

Türk soylu olupta Türk Milletini sevmeyen ve lafa geldikçe demokrat,sosyalist ve enternasyonal olduğunu söyleyenlere ben "aydın "demem. Bu tiplerin aydin diye tanıtılması da tahammülüm olamaz..