Ülkü Yolunda Kardeşlik

Ülkücü ülkücünün kardeşidir de kurumlar miras malı mıdır?

Ya güçlü olan hepsini alacaktır ya da kardeşler arasında bölüşülecek midir?

Olumlu cümleler kuramaz olduk!

***

Eskiden küskünler vardı. Şimdi birbirinden farklı negatif enerji yüklü gruplar oluştu.

Kızgınlar, hakarete maruz kalanlar, örselenenler, zıvanadan çıkanlar, kararsızlar…

***

Sakarya Milliyetçi Fikir Topluluğu’nun bu hafta içinde yayımladığı, ulusal medyada da haber olan bildirisini bu açıdan önemsiyoruz. 

Bildiri Ülkücü hareketin Genel Başkan Adaylarına yazılmış bir açık mektup! Ancak bu açık mektup,  genel başkan adayları üzerinden bütün camiaya önemli mesajlar veriyor. 

“Sayın Genel Başkan Adayı” hitabıyla başlayan bildiri özetle şu cümleleri içeriyor:

“Başbuğumuz Alparslan Türkeş, karşısındaki gencecik bir liseli ülkücü dahi olsa fikrini ifade edeni dinlemiş, değer vermiş, o fikirleri uygulamaktan imtina etmeme erdemini göstermiştir. Saf ve temiz vicdanlara sahip bilgili ve erdemli ülkücü akılları birleştirerek doğru fikirleri üretmeyi görev addetmiştir.”

 “Atalarımızın tarihi süreçte uyguladığı milli ülkü ile siyasi istiklalin birbirine olan bağını daha da kuvvetlendirerek yolunuza devam ediniz. Sessiz ve sayıları milyonları bulan haysiyetli ülkücüye yakışan haysiyetli siyaset yapınız.”

 “Ülkenin karanlık bir dönemden geçtiği şu günlerde bize ışık olunuz, önümüzü aydınlatınız. Vatanımızın üzerini saran kara bulutları dağıtınız. İcraatlarınızla Bilge Kağan olunuz, Sultan Alparslan olunuz, Atatürk olunuz, Başbuğ Alparslan Türkeş olunuz. Kutlu yürüyüşümüze katkı sağlamayacak ve inanmadığınız hiçbir şeyi konuşmayınız.”

 “İdealiniz, “Hak ve adalet duygusunu” her şeyin üstünde tutarak, büyük Türk Milleti için en iyisini, en doğrusunu ve en güzelini ne pahasına olursa olsun elde etmek olmalıdır. Kaderinizin bunları yapmak üzerine yazıldığına inanıyorsanız, şüpheniz olmasın ki desteğimiz her daim sizinle olacaktır. Lekesiz ve gölgesiz bir adalet istiyoruz.  Başımızı öne eğdirecek söz ve davranıştan Allah’a sığınırız.” 

“Ancak; istişare yollarını kapatacak, kutlu yürüyüşümüzü yavaşlatacak veya rotasından çıkartacak, “davayı aşağılarda bırakarak kendinizi zirveye taşıyacak” eylemler içerisinde olursanız, biliniz ki sadakatimiz her zamanki gibi yine davamıza olacak ve sizi o karanlık dehlizde kaderinizle baş başa bırakmaktan çekinmeyeceğiz.”

***

Siyaset elbette zorluklar içeren bir yoldur! Kimileri sevinir, kimileri üzülür. Ancak herkes muhakkak yorulur. Kendi görüşünün “doğru” olduğunu savunmak ne kadar meşru ise kardeşinin savunduğu “sence yanlış” olan nedeniyle huzursuz olmak da o kadar gereksizdir.

Demokratik yaklaşımlar ve çabalar, ülkemizin geleceği için önemli ve gereklidir.

Sağduyu, sabır ve asalet, elbette zor zamanlarda kullanılacak değerlerden en önemlileridir. 

YORUM EKLE