Utanıyor olsam da…

Evet, gerçekten utanıyor olsam da, bazen, aynadaki kişiden nefret ediyor, ona deli gibi öfkeleniyor, ruhumu alıp, çekip gitmek istiyorum. ‘’İmtihan’’ olarak gördüğüm dünya hayatı, bazen çile olarak görünüyor gözüme ve itiraf edeyim ki, kendime yakıştıramasam, çok utanıyor olsam da, bazen, ölmek bile istiyorum.
Hani, su misali akıp giden zaman, her şeye ilaç idi? Hani, zaman ile her derde alışılır idi? Hani, hayat bir sınav idi ve bu sınavın pan zehiri, sabır ve iman idi? Ve asıl soru, bütün bunları tüm dünyaya haykıran, bu satırları yazan kul, zaman zaman ve bu zaman, neden kendini mutsuz, çaresiz, sabırsız, nefret dolu ve deli gibi öfkeli hissediyor, bilmiyor, bilemiyorum.
Bazen, hayata sıkı sıkı sarılmak geliyor içimden. Hayatı izlemeye, ülkeyi, dünyayı izlemeye doymuyorum. Ailemin her ferdinin yüzüne bakmaya, minik yeğenimin kokusunu içime çekmeye, özel insanlar ile sohbet etmeye doyamıyorum. Sürekli düşünmeye, her bir duyguyu hissetmeye, yanacağımı bile bile, hayat ve aşk ateşine koşmaya doyamıyorum. Her bir sesi, her farklı fikri dinlemeye, her yaşanan olayı tarafsız izleyip, ama ortaya kendi rengimi koymaya doyamıyorum. Tarihi bir dönem yaşadığımız bugünlerde, ülkeyi izlemeye, zamana dair, kalemden cümleler düşürmeye, gündemin, her noktasını takip etmeye ve bugünü yaşamaya doyamıyorum.
Yaşamaya doyamıyorum ama, ‘’ama’’ demekten de, hiç bir şekilde kurtulamıyorum. İnancım mı zayıf, imanım mı yetersiz kalıyor, ömür boyunca beni yalnız bırakmayan engeller, geçen zaman ile büyüyor mu, yoksa, zaman zaman sabrım mı tükeniyor bilmiyorum. Ama, bazen cümlelerime yabancı kalıyorum. Kurduğum hayale, imkansızlığa inat, yüreğime ektiğim umudu ve Allahıma ettiğim duaya bile, yabancı kalıyorum.    
Yani sizin anlayacağınız, tam bir çelişki, tam bir araf hali yaşıyorum son zamanlarda. Bir yandan, yaşadıklarımdan, yaşayamadıklarımdan, rahat bir su içemeyip, hatta içtiğim suyu dahi, rahat atamamaktan yorulup, kurtuluşu ölümde arıyorum. Bir yandan da, ülke tarihi zaman yaşarken, bugünü çılgınlar gibi yaşayıp, bu tarihe tanık olmak, bu tarihe binlerce, milyonlarca cümle düşürmek ve ileride bu tarih konuşulur iken, benim cümlelerim de anılsın istiyorum.
Dedim ya, tam anlamı ile, araf yaşıyorum. Hem okyanus kadar derde sabır edip, hayata karşı dik ve ayakta duruyorum. Hem de, bir damla suda bile, boğulup, gidiyorum… Ama bu satırları okuyan her yürekten dua istiyorum. Dua istiyorum ki, bu satırlari yazan yüreğe, sabır gelsin, sakinlik gelsin  ve ufak ta olsa çare gelsin. Gelsin ki, 2019’a giden bu yolda, tarihe, tarihi cümleler düşürsün. 

YORUM EKLE

banner22

banner21