Uzaktan eğitim ve plansız yatırımlar

Eğitim yılı, daha doğrusu uzaktan eğitim sorunlu başladı. EBA çöktü… Konuya ilişkin açıklama yapan Bakan Selçuk “Bu bizim için olumlu bir haber çünkü inanılmaz bir talep var.” dedi… En olumsuz olaydan bile olumlu sonuç çıkarmak, yani Polyanacılık oynamak herkesin harcı değil. Sayın Selçuk’u bu özelliği nedeniyle kutlamak gerek…

Uzaktan eğitimin tek problemi EBA’nın bant yetersizliği değil ki… İnternet ücretinin ailelere yüklediği yük, çok çocuklu ailelerin dizüstü bilgisayar veya tablet ihtiyacı uzaktan eğitimin çıkmazları… Kırsal alanda internete ulaşılamaması da başlı başına bir problem…

Eğitimde EBA’dan önce de büyük umutlarla başlanan çok önemli bir proje de çökmüştü: FATİH Projesi… FATİH Projesi başarı ile sonuçlansaydı, muhtemelen EBA’da da sorun yaşanmayacaktı… Bir proje düşünün ki beş bakan eskitiyor, on civarında sorumlu daire başkanı değişiyor, Projeye 8.5 milyar lira kaynak ayrıldığı ve şimdiye kadar 3,4 milyar harcandığı ifade ediliyor ama ne yapıldığını kimse izah edemiyor..

Büyük umutlarla başlanan bu projeler neden başarılı olamıyor? Öncelikle plansızlık… Sonra emanetin ehline verilmemesi…

Emaneti Ehline vermek dedik de, kurumların Bilgi İşlem Daire Başkanlarına baktığımızda, çoğunun Bilgi İşlem veya Elektronik Mühendisi olmadığını, o kurumda egemen meslek mensubu olduğunu görüyoruz. Mesela; İçişleri Bakanlığında Kaymakam, Adalet Bakanlığında Hakim, Sağlık Bakanlığında Tıp Doktoru,  OGM’de Orman Mühendisi, Askeri Kurumlarda Subay olduğunu görürüz… Bu durum meslek taassubunun liyakatin önüne geçtiğinin göstergesidir. Yine kurumların bilgi işlem dairesi başkanlarından bilgi işlem mühendisi ve elektronik mühendisi olanlara baktığınızda, bunlar arasında Boğaziçi, Bilkent, ODTÜ, Koç vb üniversitelerden mezun kimseye pek rastlamıyorsunuz…

Projelerin gerçekleşmemesinde emanetin ehline verilmemesinden daha önemli olan ise programsızlıktır, plansızlıktır…

Planlamayı; “Şimdiki veriler ve gelecekteki muhtemel gelişmelerin ışığı altında belli bir amaca ulaşmada izlenecek yolu gösteren bir süreç” diye tanımlamak mümkündür. Planlama bir işin başarılı olarak sonuçlanması için bir zorunluluktur. Ama doğu toplumları, planlamanın kurallarından, bağlayıcılığından hoşlanmazlar… Nitekim 1960 ihtilalinden sonra Başbakanlık Müsteşarı olan Alparslan Türkeş’in gayretleriyle 30 Haziran 1960 tarihinde DPT (Devlet Planlama Teşkilatı) kurulunca, planlamanın gereğine inanmayan çevreler  “Bize plan değil pilav lazım” diyerek planlama çabaları ile alay etmişlerdi…

Plan olmayınca veya plana gereken önem verilmeyince kaynaklar çarçur edilir, eşe dosta peşkeş çekilir… Gereksiz, öncelik sıralamasında yeri olmayan yatırımlara öncelik verilir… Aklın ve mantığın yerini duygusal tercihler alır.

Planlı kalkınma anlayışı hâkim olmayınca;

FATİH projesi başarısızlıkla sonuçlanır,

Kasım 2012'de hizmete açılan Kütahya'daki Zafer Havalimanı'nda yüklenici firmaya yıllık 1 milyon 232 bin yolcu sayısı garanti edilmesine karşılık 2019 yılında yolcu sayısı 82 binde kaldı. Yüklenici firmaya anlaşma gereği 2019 için 6.5 milyon Euro, işletme süresinde (29 yıl) için toplam 205 milyon euro garanti bedeli ödenir,

Aynı fahiş hatalar, otoyol projelerinde, köprü projelerinde de yaşanır,

Bulgaristan’dan saman, Sırbistan’dan sığır, Kanada’dan mercimek, Madagaskar’dan börülce, Şili’den ceviz ithal edilir,

Kanal İstanbul gibi çok iddialı bir proje, uzmanların görüşü alınmadan, doğaya yaratacağı tahribat yeterince araştırılmadan, doğuracağı askeri ve stratejik sonuçları irdelenmeden, “güç bende, istediğimi yaparım” mantığı ile hayata geçirilir,

Ben yaptım oldu mantığı ile özelleştirmeler yapılır, çağın peşkeşi olan Türk Telekom özelleştirmesi  “çağın özelleştirmesi” diye takdim edilir…

Bazıları, “internet öğrencilere, öğrencisi bulunan ailelere ücretsiz olmalı” diyorlar… Eğer, ülke bir sosyal devletse, eğitim bir kamu hizmeti ve uzaktan eğitim de bu dönemde bir zorunluluksa tabii ki internet öğrencilere ücretsiz olmalı… Ama kar amacı ile kurulmuş İnternet Servis Sağlayıcılarından bunu bekleyebilir miyiz?

Ne dersiniz? Bu tür kritik zamanlarda Türk Telekom özelleştirmesinin ne kadar yanlış olduğu daha iyi anlaşılmıyor mu?

Özetle; plan yapmıyorsanız, başarısızlığı planlıyorsunuz demektir.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Hasan Akbulut
Hasan Akbulut - 1 ay Önce

Süper yazı., daha ne anlatacaksın

Mustafa Yandakci
Mustafa Yandakci - 1 ay Önce

Aynen yazdığın gibi Kardeşim .Saldım Çayıra,Allah Kayıra

Zekeriya Aslan
Zekeriya Aslan - 1 ay Önce

Emeğinize sağlık, güzel bir yazı olmuş.Plan ve programın yerini, günü kurtarmak ve ben bilirim alınca daha çok sürünürüz.

M.İhsan Uzun
M.İhsan Uzun - 1 ay Önce

Meslek şovenizmi hiç bu kadar öne çıkmamıştı.İşe göre adam değil adama göre iş yaratma çabaları yıllardır vardı.Ancak 2002'den beri tavan yaptı.Kavakta nar olur mu?sorusuna, tabii efendim,olur efendim,hem de kellem gibi.Cevabı çok kullanılır oldu.Yazık.

Özen Mendil
Özen Mendil - 1 ay Önce

Cok guzel yazi üstad, kalemine sağlik.

Asım akyürek
Asım akyürek - 1 ay Önce

Ahhh ah.Telekom.

Yıldırım DAĞDAŞ
Yıldırım DAĞDAŞ - 1 ay Önce

Üstadım yine çok güzel bir konuya değindiğiniz için teşekkürlerimi sunuyorum.

Burhan şahin
Burhan şahin - 1 ay Önce

1975 yılında telekomünikasyon hizmeti veren PTT de göreve Ümraniye PTT ana depo müdürlüğünde göreve başladım özveriyle burada çalıştım kurumun PTT ve Türk Telekom olarak ayrılması nedeniyle müdürlüğün konumu itibariyle müdürlük olarak Telekom da kaldık 23 sene burda hizmet verdim 1997 yılında Kadıköy Telekom müdürlüğüne geçtim özveri ve sevgi ve saygı ile memur,amir ve müdür ilişkileri içinde özveri ile çalışıyorduk o zaman işin ehli olanlar liyakatli olanlar iş başındaydı şimdi bunların hiçbiri yok işi ehline vereceksin...