Uzun Beyaz Bulut Gelibolu

Çanakkale Savaşının Farklı Bir Anlatımı; “Uzun Beyaz Bulut GELİBOLU”

Bazen bir kitabı alırsınız ama bir türlü okuma fırsatı bulamazsınız. Buket Uzuner’in “Uzun Beyaz Bulut GELİBOLU” romanı da bunlardan birisiydi… Alalı on yılı aşkın zaman geçti üzerinden… Ama nedense bir türlü okumaya başlayamadım. Nihayet bir ay kadar önce okumaya başladım. Araya başka okumalar girdi. Yeni bitirebildim…

“Uzun Beyaz Bulut GELİBOLU” Çanakkale Savaşı’na farklı bir açıdan bakan “tarihi roman”. Ama konusu ile kurgusu ile çok farklı… Bu da romanı klasik tarihi romanlardan oldukça ayırıyor… Yeni Zelanda’lı psikolog Victoria Taylor’un, dedesi Alistair John Taylor’un izini sürerek Gelibolu’ya gelip onun hikâyesini öğrenmesi romanın ana temasını oluşturuyor. Uzuner’in romanında, Çanakkale Savaşı kurguyu anlamamıza yarayan bir dekor işlevini görüyor.

Buket Uzuner, “Uzun Beyaz Bulut Gelibolu”da günü ve geçmiş birlikte anlatıyor. Roman iki farklı zamanda, dört roman kahramanı üzerine kurulmuş. Bunlar, yaşayan kahramanlar Beyaz Hala ve Victoria Taylor… Ve geçmişten iki portre; Çanakkale savaşına katılan bir Türk subay (Ali Osman)  ile bir Yeni Zelandalı er (Alistair John Taylor).

Dedesi Alistair John Taylor’un izini bulmak için Gelibolu’ya gelen Victoria Taylor’un Eceyaylası Köyünün kahvesinde Çanakkale Gazisi Alican Çavuş Taylar’ın fotoğrafını görüp “bu benim dedem”  demesiyle köy karışır, romanın kurgusu da değişir…  Victoria Taylor ısrarlı çabaları sonucu Alican Çavuş’un kızı Beyaz Hala ile tanışır… Beyaz Hala’nın anlattıkları, ortaya dökülen mektuplar, romanı bazen sıkıcı, bazen de akıcı bir dalgalanmaya yöneltir… Çanakkale Savaşının gönüllü Teğmeni Ali Osman ve maceraperest Yeni Zelandalı Alistair John Taylor’un mektupları aracı kılınarak Türk’lerin ve Aznak’ların bakış açısıyla Çanakkale Savaşı anlatılır..

Teğmen Ali Osman, Çanakkale Savaşına ülkesini emperyalistlerden korumak için gönüllü olarak katılan bir Türk aydınıdır. Alistair John Taylor ise Yeni Zelanda’dan kalkıp macera uğruna, savaşa dair hiçbir fikri olmadan, gönüllü olarak orduya yazılıp savaşa katılan bir genç… Teğmen Ali Osman’ın şahsında Türk Aydının, Alistair John Taylor ile de tüm Anzak’ların Çanakkale Savaşı’na bakış açısı dile getirilmiş…

Beyaz Hala, son derece zeki, kültürlü, okuyan, kendisini geliştirmiş, ağdalı bir İngilizce konuşan,  bilge tavırlar sergileyen, kimi bazen sıradan; çoğu zaman da sıra dışı bir Türk kadınıdır. Victoria Taylor ise oldukça naif ama mücadeleci, yılmayan,  geçmişini öğrenme konusunda son derece kararlı bir kadındır… Bence Buket Uzuner, çoğu zaman Victoria Taylor’u kendisinin savaşa bakışını anlatmada bir aracı olarak kullanmış…  

Geri dönüşler, tekrarlar, zaman zaman okuyucuya sıkıcı gibi gelse de, bu farklı anlatım tarzı kitabı çekici de kılıyor.  Uzuner Çanakkale Savaşı’nı hamasi, milliyetçi, geleneksel yalnızca “bizim” cephemizden bakan bir anlayışla değil “ hümanist” bir bakışla anlatmaya çalışmış.  “Karşı tarafı” da anlamaya çalışmış.  Çelişkiler, uyumsuzluklar, bilgisizlikler vurgulanarak, birbirlerini tanımayan insanların olaylara yaklaşımı ustaca sergilenmiş. Buna rağmen, romanda yerli-milli bir damar da var.  Tarihi romanlarda görülen bilginin, daha doğrusu laf kalabalığının kurguyu alt etmesi gibi bir roman için noksanlık olarak nitelendirilebilecek yaklaşım “Uzun Beyaz Bulut”ta yok… Hatta tam tersi söylenebilir; kurgu daha öne çıkmış, tarih kurguya yenilmiş… “Uzun Beyaz Bulut” için; tarihi roman değil, yalnızca “roman” demek mümkün…

Ama romanda tarih felsefesi üzerinde de çok laf ediliyor.  Hatta Uzuner, tarih felsefesi ve tarih sosyolojisi üzerine uzun ve derin laflar ederek, romanı ders kitabına havasına soktuğu bölümlerde akıcılık kayboluyor. Ben sıkılmadım ama yalnızca roman okumak isteyen, tarih felsefesi üzerine kafa yormak istemeyen okuyucunun romanı okurken sıkılması kaçınılmazdır.

Çanakkale Savaşı hakkındaki şu cümleler bana çok çarpıcı geldi;  “Tarih canlı yayın olarak yazılmadığına göre belleğe dayalıdır. Ama belleğe dayalı olarak tarih yazılmaz. (…) Çanakkale Savaşları Türkler için bir zaferdir. İngilizler bunu kendi geri çekilişleri olarak yazarlar. Anzaklar için Gelibolu kendi ulusal kimliklerinin kazanıldığı bir olaydır. Almanlar bunun kendi zaferleri olduğunu çünkü Çanakkale Savaşları’nın komutanın bir Alman general olduğunu söyleyebilirler. Çanakkale Savaşı yirminci yüzyılın en önemli savaşlarından biridir. Rus Çarı’nın devrilmesi ve Sovyetler Birliği’nin kurulması, bu savaşı Türklerin kazanması sonunda gerçekleşmiş, başka deyişle dünya tarihi bambaşka bir yöne kaymıştır. İşte burada da aynı savaş, aynı savaşa katılanların tarihlerinde birkaç farklı versiyonla anlatılmaktadır.”

“Uzun Beyaz Bulut GELİBOLU” Çanakkale Savaşı’nı alışılmışın dışında anlattığı için “ilginç” tanımlamasını hak eden bir roman..

Roman severlere, özellikle tarih felsefesine ilgi duyan roman severlere şiddetle öneririm…

YORUM EKLE
YORUMLAR
Sibel Yeşilkaya
Sibel Yeşilkaya - 4 ay Önce

Romanı okumadım. Ama yorumunuz çok etkileyici Başkanım. Okurken şu gibi aktı. Kaleminize sağlık

M Sabri KAYA
M Sabri KAYA - 4 ay Önce

Kitabı yaklaşık 15 yıl önce okudum.Çok etkilenmiştim.Ancak bir sayfada kitabı yorumlamanız da çok etkileyici.Kaleminize sağlık üstadım