Vali

Belki bunu çocukluğunuzda fark etmişsinizdir.

 Bir sözcüğü çok defalar üst üste söylediğinizde, sözcük giderek anlamsızlaşır.

 Son derece basit ve sıradan bir nesne bile, semantik (anlamsal) değerini yitirecektir.

Deneyin:    "bina bina bina bina bina...." diye onlarca defa tekrar edin. "bina" sözcüğü, tekrarlara başladığınız andaki anlamını büyük oranda yitirecek, adeta anlamsızlaşacaktır.  İşte psikolojide buna "semantik doygunluk" (semantic satiation) denir.

St. Louis'teki Washington Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Prof. Dr. David Balota bunu şöyle izah ediyor:

Bir şeyi ne kadar fazla kullanırsanız, gelecekte kullanmak üzere o kadar az kalır. Nöronların tekrardan uyarılıp kelimeyi anlamlandırması için enerjilerini geri doldurması gerekir. Bu da belli bir zaman alır.  Gerekli süre geçtiğinde  semantik doygunluk eski haline döner ve böylece 'bina' sözcüğünün anlamını yeniden algılarsınız.

Yani her şey sinir sistemimizdeki nöronlar yüzünden...Bu bilgi burada kalsın. Tekrar buraya döneceğiz.

           *      *      *     *      *      *      *      *

Şehrimize yeni bir vali atandı.

Çetin Oktay Kaldırım.

Daha gelmeden Sakarya'nın gündemine oturdu.

Şu kelimeler ve cümlelere dikkat edelim:

-Bir şehrin başarısı için ortak akıl gerekir.

-Ortak akıl ile yapılan değerleri şehir sahiplenir.

-Şehiri ortak yönetmek zorundayız.

-Yeni nesil turizm

-Solo turizm

-Lokal turizm

-Bilişim turizmi

-VR gözlüğü

-Artırılmış gerçeklik

-Gençler gençler gençler..

-Vatandaşa dokunmak

Bu cümle ve kelimeler yeni valimize ait.

Sosyal medyayı aktif kullanması, genç oluşu  ve makamının sorumluluğunu bırakmadan samimiyetine Çetin Oktay'ı dahil edebilmesi, sürekli gençlik vurgusu, iletişimde halk ile yakınlık kurabilmesi, dünyayı ve yenilikleri yakından takip etmesi, iş odaklı olması ilk gözüme çarpan şeylerden.

Bu şehirde,  ama şu ama bu sebepten siyasetin çözemediği sorunları çözüm yoluna koymasını bekliyoruz. En azından siyasilerin de dikkatini Sakarya'lının gerçek sorunlarına çekmesini bekliyoruz.

Kimseyi ötekileştirmeden, her kurum ve düşünceyi bir zenginlik olarak kabul edip kendisinin de önemle üzerinde durduğu ''ortak yönetim'' olgusunu hayata geçirmesini istiyoruz.

Makam sahibi olanların her zaman  başına gelme ihtimali olan bir şey var. Etrafı sarılır. Halktan kopartılır. Yönettiği toplumun sesini duyamaz olurlar.

valim valim valim valim valim...... gelen valim giden valim...

Ne demiştik yazımızın başında?

Sözcük çok tekrarlanınca anlamınıda yitirir.

Yani kelime ve harfler değildir değer katan makama. Yaptıklarındır, ne kadar sevildiğindir, herkesi kucaklamandır,  iz bırakabilmendir..

Recep YAZICIOĞLU'dur.

Nuri OKUTAN'dır.

Gaffar OKKAN'dır. (EMNİYET MÜDÜRÜ)

-Kişilerin kurumların değil halkın yanında olanlardır.

-Kimseyi ayırmayanlardır.

-Her değeri ve dağılmış güçleri halk için bir masada toplayabilendir.

-Cesaretli olup düzeni değiştirebilenlerdir.

İşte bu isimler sadece açılışlarda, balolarda, süslü törenlerde valilik yapmadı.

Bu insanlar dağda, sokakta, şehirde halkına babalık yaptı.

Etrafını sarıp üstüne üşüşenlerden etkilenmediler.

Kaygıları koltukları değildi. Halk ile arasına perde çekmediler.

Nöronlarına yenilmediler...

Anlamlarını yitirmediler..

Yeni valimizde de böyle bir ışık görüyorum. Sakarya halkı ile iyi bir sinerji yakaladı.

Ben ümitliyim..

Sakarya insanı vefalıdır. Severse tam sever. Unutmaz, unutturmaz.

Bence şartlar müsait.

Gerisi sayın valimize kalmış..

Allah yolunu açık etsin... İşlerini kolaylaştırsın..

Başarılar diliyorum...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Kenan kaçar
Kenan kaçar - 2 hafta Önce

Yeni valimiz umarım siyaset dışında kendini tutabilirse sakarya hizmetleri olur bu potansiyeli var gibi umarım yanılmam

Sinan Ulusinan
Sinan Ulusinan - 2 hafta Önce

Güzel bir yazı. Sayın Valinin farkındalığı benimde dikkatimi çekti. Umarım verdiği olumlu enerjiyi icraata dönüştürür.

ayhan sarıca
ayhan sarıca - 2 hafta Önce

Deprem riskine ragmen, tüm faaliyetlerin Adapazarı merkezde yapılıyor olması cinayettir.
Valilik binasında olduğu gibi devlet dairelerinin tamamı (başta büyüksehir belediyesi binası olmak üzere ) Depreme en dayanıklı bölge olan Yenikent'e taşınmalıdır. Deprem riski, Adapazarında bir azınlığın rant geliri düşecek diye görmezden gelinemeyecek kadar hayati bir sorundur. Büyük deprem sonrası, Japonların hazırladığı zemin ve deprem raporları vardır.
Bu doğrultu da adım atmamak; görevi süistimal etmektir. Halkın can güvenliğine değer vermemektir.
Saygılarımla

Halk
Halk - 2 hafta Önce

Umarım şov değil iş yapar!!!

Rami̇s
Rami̇s - 2 hafta Önce

nuri okutan memurları .... gibi azarlamaktan başka ne yaptı ?