Ben artık rahatsız oldum yetkililerden bir adım yok

Yaklaşık bir senedir, önce ‘Söz Hakkı’, ardından ‘Vatandaş Ne diyor’ adı altında yayınlanan köşemizde, vatandaşın Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşadıklarını defalarca gündeme getirdi.

Ben artık rahatsız oldum yetkililerden bir adım yok

Nerede ise iki günde bir, ilimizin siyasilerinin göğüslerini gere gere bahsettikleri Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesiyle ilgili şikayet alıyoruz. Şunu açıkça belirtmek isterim, gelen bu şikayetleri yazarken ben artık utanır oldum. Bize gelen her telefonda Sakarya Eğitim Araştırma Hastanesi ibaresini duydukça, yerimizde şöyle bir hareketleniyoruz. Bazen yazdıklarımızın dikkate alınmadığını bile düşünüyoruz. Ayrıca şunu belirtmekte yarar var, hastane ile ilgili gelen şikayetlerin çok az bir bölümü doktor ve hasta bakıcılarla ilgili. Gelen şikayetlerin çoğunluğunun yönetimsel ve fiziksel uygulamalar oluşturuyor. Belirttiğimiz gibi amacımız yarayı deşmek değil, yaranın kapanması için hastayı doktora götürmek.
Dün sabah SEAH ile ilgili iki ayrı şikayet telefonu aldım. İki telefondan biri, hastanede tedavi gören bir vatandaş, diğeri ise bir evrak imzalatmak için sabahtan beri hastane yönetiminin peşinden koşan bir vatandaş. İkisinin de adı bizde saklı. İlk telefon hastanenin yataklı bölümünden geldi. Arayan okurumuz, uzun zamandır hastanenin yataklı bölümünde tedavi altında. Ama artık kendini iyiden iyiye gösteren karmaşa nedeniyle canın tak etmiş gazetemizi aradı. Canına tak dedirten olay, altı asansörden sadece birinin çalışması. Okurumuz bu asansörün, hasta yakını, hastane personeli, yemek servisi, ameliyathaneye giden hastalar için kullanıldığını dolayısıyla yetersiz kaldığını iddia etti. Diğer taraftan asansörü kullanacak kişilerin zaman zaman kendi aralarında sert tartışmaya girdiğini de vurguladı. Aynı okurumuzu diğer bir şikayeti ise, hastanenin ısıtma sistemlerinin devreye girmemiş olması. İki gündür havaların serin gitmesi nedeniyle hastaların üşüdüğünü belirten okurumuz konuyu yetkilileri aktarmış. Hastanede bulunan yetkililer ise hastanenin ısınma tesisinin devreye alınmasının belli bir takvime bağlı olduğu, bu takvime göre de 15 gün sonra sistemlerin devreye gireceği ifade edilmiş. Okurumuz, yaptığı aramayı şöyle tamamlıyor, “Ben iki gündür soğuktan tir tir titriyorum. Yaşlıları ve çocukları düşünün. Bizler şifa bulmaya geldik, hasta olup gideceğiz. Bu nasıl bir anlayış.” Görüldüğü gibi okurumuz bir hayli dertli, çözüm üretilmeyince de çözümü kamuoyuna şikayette bulmuş.

**
‘Bir evrağı
imzalatamadım’

Yukarıda ifade ettiğimiz gibi diğer bir telefon ise hastane yetkililerini yerinde bulamayan bir okurumuzdan. Recai Bey, dün sabah itibari ile bir evrağını imzalatmak için, hastane yönetimine gitmiş. Ancak hastane yönetimini yerinde bulmak ne mümkün. Ne hastane müdürü yerinde, ne hastane başhekim yardımcıları. Haliyle il dışından gelen okurumuzun işe bir sonraki güne kaymış. Okurumuz şikayetinde hastanenin bu kadar sahipsiz mi kaldığını sorarak, “Tüm hastane yönetimi aynı andamı hastane dışına çıkar?” diyerek tepkisini gösteriyor. Bende merak ettiğim doğrusu, aynı anda hastane yönetimi nereye gider!

**

Öğretmenevi’nde
gazete kaosu

Önceki gün bir okurumuz gazeteye geldi. Kendisi eski bir eğitimci. Merkez Öğretmenevinin müdavimleriden. Oturduk çay içtik. Sohbet sırasında konu Merkez Öğretmen evine geldi. Okurumuz, öğretmen evine alınan gazetelerin kaybolduğunu ifade ederek, “arkadaşlarımızla sohbet etmeye ve dinlenmeye gittiğimiz Öğretmen evinde her gün alınan gazeteleri bulamamak çok ilginç” diyerek küçük bir mesaj verdi. Mesaj bugünden itibaren yerine ulaşır sanırım…
 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner3
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER