Bir Aile Hekimi eşinin yazdıkları

Son günlerde Aile Hekimleriyle ilgili yeni uygulamalara tepkiler giderek artarken, basında yer alan haberlerde Aile Hekimlerinin eş ve çocuklarından da tepki geldi

Bir Aile Hekimi eşinin yazdıkları

. Bu günkü köşemizi bir aile hekiminin eşinin kaleme aldıklarına ayırıyoruz. İşte o yazı:
“Aile hekimi kimdir? Nedir? Bilir misin?Kısaca anlatayım. Tıp biliminin lokomotifi. Sizi sağlık sorunlarınızla boğuşurken ilk karşılayan kişi. Sizin hayatınıza yön veren, belki de sizi sizden daha iyi tanımlayabilecek bir yön levhası. Belki bir ana, belki bir baba, bir ağabey yada bir kardeş rolünde. Yani ailenizin bir ferdi. Peki sizler, bizler ailemizin birer ferdi olan bu fedakar insanları yeterince tanıyor ve onlara hak ettikleri saygı ve ilgiyi yeterince gösterebiliyor muyuz? Hiç sanmıyorum. Günümüzde yaşanan birçok sağlık sorununa ilişkin öncelikle işin kolaycılığına kaçarak hemen onları suçluyor ve hedef tahtası oturtuyoruz. Oysaki sorunlar o kadar karmaşık ve içinden çıkılmaz bir halde ki, hepsi birer isimsiz kahraman olan bu kişileri suçlayıp yargılamadan önce bu sorunlar üzerine yoğunlaşmalıyız. Bir otomobil çalışmadığı zaman şoförü suçlamak ne kadar yanlışsa sağlık sistemindeki bozuklukların faturasını hekimlere kesmekte o kadar yanlıştır. Ama bizler işin kolaycılığına kaçarak öncelikle sağlığın ön cephesindeki bu insanları hedef alıyoruz. Buna hakkımız olmadığı gibi sağlık sisteminde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmaya da hakkımız yok. Ünlü bir yazar “Bilmeyenden korkmayın, bildiğini sanandan korkun” der. Bu insanlar toplumda en iyi eğitimi almış, sosyo-kültürel seviyeleri toplumun bir adım önünde olan kişiler. Toplum olarak içimizdeki eziklik ve aşağılık kompleksini onlara kusmayalım. Şöyle bir düşünün “Başımıza en ufak bir sağlık sorunu geldiğinde önce ananızın babanızın yanına değil yana yakına ağlaya zırlaya salya sümük hekiminizin yanına koşuyorsunuz. Bunu asla unutmayın. Ülkenin birçok yerinde ve birçok zaman sadece hekimler demeyelim, sağlık personelleri de fizik ve manevi şiddete maruz kalmaktadır. Bu durum sosyolojik anlamda anlaşılabilir bir şeydir. Terazinin bir tarafında ülkesinin yetiştirdiği hekim evladı, diğer kefede ise onu anlamaktan çok uzak cahil biri. İşin maalesef doğası bu. Sevgili halkım bu sözler canınızı acıtmasın, sizler anlayışsız ve saldırgan tutumunuzla yıllardır sağlık camiasının canını acıtıyorsunuz. Sorunun bir parçası da sayıları azda olsa yerel basında fikri ve zikri olmayan sığ, vasıfsız kişilerin sağlık camiasını karalayıcı yazıları. Aslında onlar hakkında bir şeyler yazmaya dahi gerek yok. Cahil, bilgisiz, seviyesiz bu kişileri basın zaten içinde barındırmıyor.
Gelelim son zamanlarda aile hekimlerini toplumun gözünde karlamaya yönelik acil nöbeti konusuna. Arkadaş bu konuda ahkam kesmeden önce kendimize şu soruları sormalıyız. Hipokrat yemini nedir? Aile hekimi kimdir? Aile hekimliği nedir? Acil nöbeti ne demektir. Bu konularda bilgi sahibi olmadan fikri sahibi olmaya kalkışıp birde bunu medya yoluyla paylaşmaya kalkarsanız, İnek Şaban rolüne düşersiniz. Lütfen haddimizi, yerimizi, seviyemizi bilelim ve ara sıra aynaya bakıp “Ben kimim?” diyelim. Yaşamınız ucuz değil, onlar hekimlerinizin ellerinde. Düşmemeye bakın.”
 

Güncelleme Tarihi: 00 0000, 00:00
banner3
YORUM EKLE